bâd-i sabâh sabah rüzgarı demektir ancak sabah değil de saba diye kullanılır. saba tek başına da sabah rüzgarı demektir. bâd-i sabâ gönle ferahlık veren hoş rüzgar anlamına da gelir.
osmanlıca eserlerde, belgelerde bu kelime daha önce adı zikredilmiş kişiye atfen "adı geçen kişi, kendisine işaret olunan (müşarun: işaret edilen) kişi anlamında kullanılmaktadır. eşdeğer kullanımlar olarak mumâileyh, mezkur gibi kelimeler de geçmektedir.
kef-i sağîr veya sağîr kef olarak adlandırılmıştır. türkçede işitmeyen anlamında kullanılan sağır değildir yani. sağîr küçük anlamındadır.
üzerine üç nokta konularak yazılıp bugün içanadoluda genizden çıkarılarak telaffuz edilen bir N sesi vardır, işte o N sesi ile okunur; onun ta kendisidir. diğer ismi de Kef-i Türkî (Türklere özgü KEF)'dir.
bu kef çok öenmli bir işleve sahiptir. genellikle 2. tekil şahıs ekleri için kullanılır. bu açıdan kullanımına bakıldığında özellikle veraset, tapu, adli vaka gibi olayların resmi zabıtlarında muhatıbın belirlenmesi açısından çok önemlidir. 3. tekil şahıs ile 2. tekil şahıs arasındaki farkın ayrılması açısından çok önemlidir. bu tür resmi yazı ve belgeler üzerindeki ifadelerden doğacak ihtilafların çözülebilmesi için çok önemli bir işleve sahiptir.
misal: osmanlıca bir evrak düşünelim, davalı, davacı, tanık kim varsa kadı beyin huzurundalar ve söyledikleri kayda geçirilmektedir. dinlenenlerden birisi "başına taşla vurduğunda ben oradaydım" demiş olsun ve bu ifade kayda geçirilmiş olsun. başına (senin başına mı yoksa onun başına mı) kelimesinin kim için kullanıldığı işte bu sağir kef'in kullanılması ile anlaşılabilir.
Kayıt: Sep 13, 2006 Mesajlar: 148 Nereden: gideceğimiz yerden
Tarih: Sal Oca 23, 2007 9:56 pm Mesaj konusu:
Bahsi geçen sagîr nun, kâf-i nûni diye de anılır. Maveraya teşekkürler. Kullanım açısından gerçekten önemli bir yere sahiptir.
Kullanıldığı yerler:
1) İkinci tekil şahıs isim ve fiil ekleri: Araban, yaptığın.
2) İkinci çoğul şahıs isim ve fiil ekleri: Arabanız, başlayınız
3) Bazı hususi türkçe kelimeler: Deniz, domuz (kaf-i nuni yok gibi gözükür ama var ), sana, bana
4)Tamlama ve ilgi eklerinde: Kapının kolu, armudu çöpü...
Kusura bakmazsanız dahil oldum konuya.
Başa gelen edatlar
Nâ(nâ-şâd,şad olmayan)
Bî(bî-perva,korkusuz)
Ez(ez-kazâ,kaza ile)
Der(der-dest,elde)
Ender(Harap ender harap,harap içinde harap gibi)
Ber(ber-bâd,rüzgar üzerinde,yele verilmiş manasında)
Bâ(bâ-vefa,vefa ile )
Be(tâ be subh,sabaha kadar anlamında)
Sona gelen edatlar
Râ(kaza-ra,kaza ile)
Â(şeh-â,Ey Şah )
Sona gelen yapım ekleri
Dân-(şem’dân,mumluk)
Sitan(gül-sitan,gülyeri)
Zâr(çemen-zâr,çimenlik)
Sâr(kûh-sâr,dağlık)
Gede(ateş-gede,ateşlik)
Şen(gül-şen,gül bahçesi)
Vend(pûlâd-vend,çelik gibi, kuvvetli)
Nâk(sûz-nâk,ateşli)
Veş(meh-veş,ay gibi)
Âsâ(div-âsâ,dev gibi)
Çe,içe(bağ-çe,küçük bağ)
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız