| Yazar |
Mesaj |
guest-only Forum Yöneticisi

Kayıt: Sep 13, 2006 Mesajlar: 148 Nereden: gideceğimiz yerden
|
Tarih: Prş Oca 18, 2007 8:56 pm Mesaj konusu: İlk başlık benden olsun... |
|
|
Öncelikle böyle bir başlık açtığı için Karakutu'yu cân-ı gönülden kutluyorum.
Kültürümüz, tarihimiz, canımız, can damarımız, eski(MEZ) yazımız Osmanlıca "Ne gariptir ki, tamamen bize ait olan ve günümüzde artık Osmanlıca ya da eski yazı olarak tabir edilen Târihî Türkiye Türkçesi"(*)...
Osmanlıca üzerine güzelim birikimlerinizi paylaşmak ümidiyle...
(*) Osmanlıca İmla Müfredatı/ Muhammed Ali Ensâri, İstanbul, 2003
En son guest-only tarafından Prş Oca 18, 2007 9:24 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi |
|
| Başa dön |
|
 |
peruza Yazar

Kayıt: Aug 19, 2006 Mesajlar: 463
|
Tarih: Prş Oca 18, 2007 9:04 pm Mesaj konusu: |
|
|
İlk cevap da benden olsun Osmanlıca değil Osmanlı Türkçesi.Hocalar öyle diyor.
Türkçenin tarihi sürecinin en sofistike kısmı. |
|
| Başa dön |
|
 |
guest-only Forum Yöneticisi

Kayıt: Sep 13, 2006 Mesajlar: 148 Nereden: gideceğimiz yerden
|
Tarih: Prş Oca 18, 2007 9:16 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Osmalıca tabirini ben kullanmadım zaten sevgili "peruza", dikkat ederseniz Târihî Türkiye Türkçesi tabirini kullandım. Hele hele Osmanlıca (kısa olduğu için ve malesef sadece Osmanlı'ya mâl edildiğinden böyle kullanmak zorundayım) için "sofistike" yani karmaşık tarifi bence hiç yakışık almaz. Zengin desek daha dürüst oluruz herhalde. Saygılar |
|
| Başa dön |
|
 |
peruza Yazar

Kayıt: Aug 19, 2006 Mesajlar: 463
|
Tarih: Cum Oca 19, 2007 6:19 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Sofistikenin "yapmacık"tanımı sanatlı süslü olmak anlamını da içerdiği için bence gayet uygun.Yani malumunuz çok süslü bir dildi. |
|
| Başa dön |
|
 |
maivesiyah Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir

Kayıt: Apr 15, 2006 Mesajlar: 8
|
Tarih: Cmt Oca 20, 2007 9:33 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Bence de forumdaki yeri "Osmanlı Türkçesi" başlığını taşımalıydı... Çünkü "Osmanlıca" deyince sanki ayrı bir dilmiş gibi algılanmaya müsait oluyor. Oysa "Osmanlı Türkçesi" Arapça ve Farsça'nın etkisinde kalmış bir "Türkçe"yi ifade eder. |
|
| Başa dön |
|
 |
monark Yazar

Kayıt: Nov 12, 2006 Mesajlar: 299
|
Tarih: Cmt Oca 20, 2007 9:37 pm Mesaj konusu: |
|
|
Osmanlıca Arap ve Fars özentisinin, kendi diline ve kültürüne duyduğun güvensizliğin bir göstergesidir ilk başta.
Öyle bir düşün ki, halkın anlamayacak... |
|
| Başa dön |
|
 |
guest-only Forum Yöneticisi

Kayıt: Sep 13, 2006 Mesajlar: 148 Nereden: gideceğimiz yerden
|
Tarih: Pzr Oca 21, 2007 5:33 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Osmanlıcanın bir dil mi yoksa bir yazı biçimi mi olduğuna daha sonra açılık getireceğim. Ama bununla birlikte eğer bir dil olarak kabul edilirse sorarım size sayın Monark halkın anlamadığı bir dil nasıl var olabilir ki ?! Kim konuşuyor bu dili? |
|
| Başa dön |
|
 |
peruza Yazar

Kayıt: Aug 19, 2006 Mesajlar: 463
|
Tarih: Pzr Oca 21, 2007 6:10 pm Mesaj konusu: |
|
|
[quote="monark"]Osmanlıca Arap ve Fars özentisinin, kendi diline ve kültürüne duyduğun güvensizliğin bir göstergesidir ilk başta.
Öyle bir düşün ki, halkın anlamayacak...[/quote]
Bu özentinin güvensizlikle ilgisi yok bence.Türk milleti kadar güzelliklerden üstünlüklerden faydalanmayı bilen bir millet bilmiyorum var mı?Bu da bence özgüvenin göstergesi."Değişmekten korkmamak" bunu harikulade buluyorum.Ayrıca osmanlı türkçesi dediğimiz bu dille üretilenler Arapların ve Farsların ürettiği sanatın aşağısında kalmamış.Öyle olsa belki size katılırdım monark.
Ayrıca Osmanlı türkçesi dediğimiz dilin kullanım sınırlarını iyi belirlemek lazım.Devlet yazışmaları ve edebi eserler.Yoksa halk fuzulinin şiirinde kullandığı dili kullanmıyordu günlük hayatta. |
|
| Başa dön |
|
 |
guest-only Forum Yöneticisi

Kayıt: Sep 13, 2006 Mesajlar: 148 Nereden: gideceğimiz yerden
|
Tarih: Pzr Oca 21, 2007 7:48 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Kullanmıyordu ama tamamen anlamıyordu demek büyük haksızlık olur. |
|
| Başa dön |
|
 |
El-Muallim Yazar

Kayıt: Aug 24, 2006 Mesajlar: 121 Nereden: seyyar
|
Tarih: Pzr Oca 21, 2007 10:07 pm Mesaj konusu: |
|
|
Kanaatimce daha zengin bir dildi. Duygu ve düşüncenin ifade edilmesinde etkili kullanıldığı zaman harikalar ortaya çıkıyor.
Divan Edebiyatındaki güzel örneklerini İskender Pala ortaya çıkarmaya devam ediyor..
Haa! Osmanlıca ya da Osmanlı Türkçesi'ni konuşurken de konuyla ilgili abartılı fıkraların etkisinde kalmamak gerektiğini düşünüyorum. Süslü denmişti sanırım.!? |
|
| Başa dön |
|
 |
monark Yazar

Kayıt: Nov 12, 2006 Mesajlar: 299
|
Tarih: Pzr Oca 21, 2007 11:25 pm Mesaj konusu: |
|
|
Halk anlamıyordu tabiki.
Kim konuşuyordu ?
Saray çevresi,mürekkep yalamış zevat birde.
Güzelliklerden faydalanan millet olma durumu iyi niyetle bulunmuş bir bahane bence.
Halk kendi şiirini söylüyor ve ona sahip çıkıyordu.Yoksa halk edebiyatı divan edebiyatı gibi bir ayrıma neden ihtiyaç duyulsun ki?
Benim köyümde hâla öztürkçe kelimelerle konuşuluyor.Artık unutulmaya yüz tutsa bile. |
|
| Başa dön |
|
 |
guest-only Forum Yöneticisi

Kayıt: Sep 13, 2006 Mesajlar: 148 Nereden: gideceğimiz yerden
|
Tarih: Pts Oca 22, 2007 12:27 am Mesaj konusu: |
|
|
Divan şiiri ve edebiyatının yeri burası olmamakla birlikte haksız ve araştırma yapmadan yapılan yanlış yorumunuza kısa bir cevap yazıyorum sayın Monark!
(...) Bu suçlamanın temel dayanak noktası, Osmanlı toplumunu halk ve saray çevresi diye ikiye ayırmaktır...Temelde İslam kültürüyle beslenen Osmanlı toplumunda tam bir kaynaşma ve temel müşterekler üzerinde uyumluluk söz konusu idi.(...) Bu kültürün yine ortak dili ve bediî zevki olan Divan edebiyatı ise her muhit ve mahfelde az veya çok ilgi görüyordu. (...) Zira halk da padişah da aynı kaynaktan besleniyordu. Böylesi bir toplumun ortak zevki olan Divan edebiyatını halktan uzak göstermeye çalışmak ne büyük gaflettir?!
Prof. Dr. İskender Pala; Divan Edebiyatı |
|
| Başa dön |
|
 |
monark Yazar

Kayıt: Nov 12, 2006 Mesajlar: 299
|
Tarih: Pts Oca 22, 2007 11:54 am Mesaj konusu: |
|
|
İyi niyetle bulunmuş bahaneler bunlar.Ben olaya gerçekçi gözle bakıyorum siz ise romantizm boyutundasınız.
İskender Pala'nın her sözü farz hükmünde midir?Divan şiirini sevebilir ,bende severim...Ama bu divan şiirinin ve Osmanlıcanın halktan kopuk olduğu gerçeğini değiştiremez. |
|
| Başa dön |
|
 |
guest-only Forum Yöneticisi

Kayıt: Sep 13, 2006 Mesajlar: 148 Nereden: gideceğimiz yerden
|
Tarih: Pts Oca 22, 2007 3:15 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Bravo o kadar bilgilisiniz ki bu konuda (!) profesörler falan vız geldi. |
|
| Başa dön |
|
 |
peruza Yazar

Kayıt: Aug 19, 2006 Mesajlar: 463
|
Tarih: Pts Oca 22, 2007 9:42 pm Mesaj konusu: |
|
|
Ekonomik yönden belini doğrultmuş her milletin tarihinde klasisizmi yakaladığı bir dönem vardır.Bu da doğal olarak hakltan kopuk olur.Birkaç avrupa ülkesine bakın yaşadıkları klasik dönemin ne denli elitle sınırlı olduğunu görürsünüz.Öyleki osmanlınınki yıkanmış yunmuş kalır.
Bence monark sizinki durduğunuz yerle alakalı.Halktan biri olarak halkın yarattığı size saha üstün görünüyor.Ama daha da önemli sebebi taraf tutma alışkanlığımız.Bize ait olanlar arasında bile seçim yapıyoruz.Çok severiz taraf olmayı.
Bunları yazarken "bir güzelin aşığıyım erenler"i dinliyorum ve vecd halindeyim |
|
| Başa dön |
|
 |
|