Tarih: Çrş Ksm 29, 2006 8:31 am Mesaj konusu: Sinemada halkla ilişkiler ve pazarlama örneği
Vizyondaki Türk filmleri içinde kendisinden en çok söz ettiren DondurmamGaymak ,bir pazarlama ve halkla ilişkiler çalışmasının başarılı bir örneği olarak karşımıza çıkıyor.
Seyirciler tarafından farklı tepkiler almasına rağmen filmin ismi özellikle Oscar adayı film(Aslında aday adayı ama) olarak medyada sürekli olarak tekrarlanmakta.Bu konuda bir tutundurma politikası işlenmekte. Bunu ise Hermes Filmin çiçeği burnundaki ortaklarından Elif Dağdeviren Güven başarmakta.Hermes Filmin ses getiren bir birikimine henüz rastlanmamakta.Zaten medyadan da iki yıllık bir geçmişe sahip olduğunu görüyoruz.
Elif Dağdeviren Güven'in de ciddi bir sinema deneyimi yok ama aldığı farklı eğitimleri birleştirme konusunda başarılı.Bu konuda Hermes yapımcılığa da katkısı büyük olacak.
Dikkat edilirse filmde başrol oyuncusu tanıdık bir yüz ama ismi ön planda değil.Her ne kadar da filmde, herkesin oyuncu olabileceğinin tasarlandığı bir konsept sözkonusuysa da Elif dağdeviren Güven ismi önde ve hatta filmin yönetmeni Yüksel Aksu'nun isminden de önde anılmakta.Oysaki Hermes Film ,kurgu aşamasında filme katılmakta.
Basın açıklamalarından ve filmle ilgili yazılarda Hermes Film'in öne çıkması ve sürekli filmi övmeleri farkedilmeyen bir Pr yani halka ilişkiler çalışmasının gizilgücü olarak karşımıza çıkmakta.Bunu da Türk filmleri açısından paranın ve gücün egemenliğindeki kapitalist sinema dünyasına yerli bir başkaldırı olarak görmek olumlu bir gelişme.
En son fadim tarafından Çrş Ksm 29, 2006 10:04 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Akademisi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Üniversite eğitimi sırasında, bir ara verip ABD’nin New Jersey eyaletindeki Rutgers University’de “American Sociology and Languages” kursunu bitirdi. Türkiye’deki eğitimini tamamladıktan sonra bu defa da New York Baruch College’da “Bussiness of Music” kursunu bitirdi. İş hayatına üniversite yıllarında TRT için film çevirileri yaparak başladı. Çeşitli şirketlerde yaptığı stajlardan sonra 1992’de İstanbul’a gelerek bir prodüksiyon şirketine ortak oldu. Geçtiğimiz yıl Bülent Helvacı ile birlikte “Hermes Film”i kurdu. Bu şirket “Banyo”, “Living and Dying” ve “Dondurmam Gaymak” adlı sinema filmlerinin yapımcılığını üstlendi.
Biz filmi daha önce, geçtiğimiz yıl vizyona girecek şekilde tamamlamayı düşünüyorduk ama ekonomik nedenlerle geciktik. İstanbul Film Festivali'ndeki ilk gösteriminde Jüri Özel Ödülü aldı biliyorsunuz, festivale gelen Gerard Depardieu de filmi çok beğendi ve bir açıklama yaptı. De Sica'ya benzetti ve dünya sinemasının bu tür filmlere ihtiyacı olduğunu söyledi. Tüm bu gelişmeler filme olan ilgiyi artırdı. Dağıtımcılarla da bir sorun yaşamadık, hemen Özen Film'le anlaştık. Başlangıçta, filmde yıldız bir isim olmadığı için "entelektüel film" muamelesi yapıyorlardı, ama izledikten sonra fikirlerini değiştirip 50 kopyaya çıktılar. Güzel de bir takvim verdiler bize. İstanbul'da ve Adana'da aldığımız ödüllerden sonra, şimdi Oscar aday adayı olarak seçilmesinin de etkisiyle vizyonda ilgi göreceğini düşünüyorum. Ben elimden geldiği kadar açık yapmaya çalıştım filmi; üstü örtük bir anlatım tercih etmedim, çok fazla metaforlara yer vermedim. Ben filmimin kendisinin star olmasını istiyordum, yapımıyla, oyuncularıyla, tarzıyla… Kimseyle dalaşmak istemiyorum ama artık konuya, hikâyesine bile bakılmıyor filmin. Ben başlangıçtan beri filmin şöyle bir yere oturmasını istiyordum: Hem seyirlik bir tadı olsun, hem de bu tadı yaratmak için sinema sanatının gereklerinden ödün vermesin. Yüzeyselliğe düşmeden, hem seyirlik olan, hem de kendi içinde entelektüel tadları olan bir film yapmaya çalıştım.
Kurgu aşamasındayken Hermes Film ortak olmuştu, yoksa film montajdan çıkamayacaktı. Hermes Film'in, bu konularda çok profesyonelce çalışan bir ekibi var, vizyonları çok geniş. Orada onlar bir PR çalışması yapacaklar ki bu adaylıktan sonra Oscar'ın daha ziyade bir PR çalışması olduğunu öğrendik. Ben, duygusal bakıyor olabilirim ama, film dikkate alınırsa, küçümsenmezse, orada şansı olacağına inanıyorum. Çünkü Dondurmam Gaymak, dünyanın unuttuğu şeyleri ifade ediyor bence: naiflik, doğallık, sahicilik, hakikilik ve sıradan insanın da estetik bir değer üretebileceği… Bilindik taşra algısını kıran bir film. Bilindik taşra algısı nedir, şiddet, kavga, kan davası, vs. Bunun yanında genel olarak oryantalist bakış açısını da kıran bir film yaptığımızı düşünüyorum; tespihli, şalvarlı, nargileli köylüler yok bu filmde. Bunun dışında da, 11 Eylül'den sonra, tamamen İslamcı teröristlerden oluşan bir Ortadoğu coğrafyası algısı var. Halbuki bu coğrafya, özellikle de Anadolu coğrafyası, pek çok medeniyete beşiklik etmiş, kültürel açıdan çok zengin. Bu zenginlik, sokaktaki insanların gündelik hayatlarına da sirayet ediyor ki bu sirayetin bizim filmimize de yansıdığını düşünüyorum. Filmde genel olarak bir Türkiye panoraması verdiğimizi düşünüyorum. Filmde doğrudan oralı insanlar oynadığı için, yurtdışında da ilgi çekecektir.
Bundan sonraki çalışmalara gelince... Benim daha ilk filmim bu, nasıl bir üslup geliştireceğimi zaman gösterecek. Amakendimi tekrar etmeye de niyetim yok. İkinci ve üçüncü filmlerimde farklı şeyler deneyeceğim. Hep şuna inanırım: Bir şeyin biçimini içeriği belirler. İçerik kendi biçiminin kendi belirler. Bu proje bir dionizyak film çıkardı ortaya, belki yeni film daha apollonyan olacak, daha kontorllü, daha tasarlanmış bir şey olacak. Hikâye kendi biçimini kuruyor.
Buca Eğitim Fakültesi Coğrafya bölümünde dört yıl okuduktan sonra 1989 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Televizyon Bölümüne girdi. Aynı okulda yüksek lisans yaptı.
Yönetmenliğini yaptığı belgeseller
Underground Kadir ve Sinema Çetesi - 1995
Maksat Namım Yürüsün - 1995 / 1996
Canlar Canı 1996
Yönetmenliğini yaptığı kısa filmler
Zamanın Labirentinde Karşılaşma - 1993
Yönetmenliğini yaptığı uzun metrajlı filmler
Dondurmam Gaymak - 2005
Yönetmenliğini yaptığı dizi filmler
Bir Dilim Aşk 2004
Büyük Yalan 2004
Pilli Bebek 2003
Yılan Hikayesi 1999
Yasemince 1997
Ödülleri
Dondurmam Gaymak, 25.İstanbul Film Festivali, 2006, Jüri Özel Ödülü
Underground Kadir ve Sinema Çetesi, 7. Ankara Uluslararası Film Festivalinde ikincilik ödülü 1995, Adana Belgesel Filmler arasında birincilik ödülü 1995.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız