Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 181 Üye Adayı ve 15 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Gazete Kültürü
 ERTELEYEN ÖĞRENCİ PSİKOLOJİSİ
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?
 SON CELLAT
 nicht allein
 İçimde Bir Ben Var...
 Bilgi Kuramı
 deprem
 O SEN MİSİN?
 ışıklı kentin sokak süpürücüleri

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

BİLGİ YARIŞMASI-1


BİLGİ YARIŞMASI-1
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 13, 14, 15 ... 28, 29, 30  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Genel
Yazar Mesaj
tohum
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 01, 2006
Mesajlar: 553

MesajTarih: Sal Ksm 07, 2006 6:39 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Doğru mu yani..!
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2840

MesajTarih: Sal Ksm 07, 2006 6:56 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

bence evet
Başa dön
netameli
Yazar


Kayıt: Aug 08, 2006
Mesajlar: 152
Nereden: şekviranlı köyünden

MesajTarih: Sal Ksm 07, 2006 6:57 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

bence bu sorunun yanlış bir cevabı yok.. doğru yani..
Başa dön
tohum
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 01, 2006
Mesajlar: 553

MesajTarih: Sal Ksm 07, 2006 7:03 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sorumu hazırlamaya gidiyorum,bekleyin;AZ SONRA...
Başa dön
tohum
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 01, 2006
Mesajlar: 553

MesajTarih: Sal Ksm 07, 2006 7:32 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

DUA


Ey Yaratıcı Rabbim!



Sen insanoğluna keremi bağışlamışsın. Sen kendi özel emanetini insanoğlunun omuzlarına yüklemişsin. Sen bütün peygamberlerini, kitabı öğretmek ve adaleti gerçekleştirmek için göndermişsin. Sen kendine, peygamberlerine ve iman eden insanlara izzeti bağışlamışsın. Sana ve peygamberlerinin getirdiği mesaja inanıyoruz. Senden özgürlük, bilgi, uygarlık, adalet ve şeref istiyoruz. Bize bunları bağışla! Çünkü çok muhtacız ve her zamandan daha dertliyiz ve alçaklık, esaret ve cehaletin kurbanı olmuşuz.



Ey zayıf bırakılmışların Rabbi!



Sen yeryüzünün zavallılarını, mahkum ve zayıf yığınlarını ve hayattan yoksun bırakılanları – ki onlar, köle arayan azgınların; çağın karanlık zulmünün; kin ve nefret cehenneminin tarihteki kurbanlarının devamıdırlar ve her zamankinden daha çok zulme ve baskıya maruz kalmışlardır –insanların önderliğine eriştireceğini ve onları dünyaya varis kılacağını irade etmişsin. İşte şimdi zamanı gelmiştir. Yeryüzünün lanetlileri senin vaadini gözlemekte ve beklemektedir.



Ey gaybın bilicisi Allah’ım!


Şu çağımızda sana gerçekten tapanlar, yalnızca yeryüzünün mustaz’aflarıdır.


Ey Yüce Rabbim!



Sen tüm meleklerini Adem’e secde ettirensin. Şimdi insanoğlunun, idarecilerin ayağına kapanarak secde toprağına yüz sürdüğünü görmüyor musun? Onları bu çağın putlarına –ki hepsini kendimiz yapmışız – tapıcılıktan, onlara kulluktan kendi özgür kulluk ortamına çek ve kendilerine özgürlük bağışla!



Ey güçlü Rabbim!


Senin ayetlerine küfredenler, senin peygamberlerini yalanlayıp haksız yere öldürenler ve adalet, eşitlik istemek için ayaklanan kullarını öldürenler hâlâ yeryüzünde egemendirler. Müjdelediğin azabı onlara ulaştır!!



Ey Kadir olan Allah’ım!


Ailemize sorumluluk, halkımıza bilim, inananlarımıza aydınlık, aydınlarımıza iman, tutucularımıza anlayış, kavramışlarımıza tutuculuk, kadınlarımıza bilinç, erkeklerimize şeref, ihtiyarlarımıza bilgi, gençlerimize soyluluk, öğretmen ve üstadlarımıza, öğrencilerimize inanç, uyuyanlarımıza uyanıklık, uyanıklarımıza irade, tebliğlerimize gerçek, dindarlarımıza din, yazarlarımıza güvenirlik, sanatkarlarımıza dert, şairlerimize şuur, araştırıcılarımıza hedef, ümidsizlerimize ümit, zayıflarımıza güç, muhafazakarlarımıza hareket, ölümcül uykularda olanlarımıza hayat ve dirilik, körlerimize görme, suskunlarımıza feryat, müslümanlarımıza Kuran,Sünnet ve Ehl-i Beyt bilinci, tüm mezheplerimize birlik, kıskançlarımıza şifa, egoistlerimize sabır, halkımıza kendini bilme, tüm uluslardan kurulu milletimize samimiyet, basiret, feraset, cesaret, fedakarlık yeteneği, kurtuluşa layık oluş ve izzet bağışla!!



Ey Kabe’nin Rabbi!



Şu ömürleri boyunca, her sabah ve her akşam bütün dünyada senin evine yönelen, senin evine dönerek yaşayıp ölen, İbrahim’in evinin etrafını tavaf eden insanlar; cehalet ve şirkin kurbanı olmuş; Nemrud’un eziyet ve zulmünün bağlılıları durumuna düşmüştür, ve onu övmekte devam ediyorlar.



Ey güç, özgürlük, ve uyanıklığın peygamberi!


Senin evinde yangın çıkmış, kapını tutmuş; senin toprağını batıdan doğma bir sel basmış, senin ailen ise çoktandır illetin siyah örtüleri altında uyuya kalmış. Onların başında dur ve bağır:



– Kalk ve Uyar! Onları uyandır.



Ey Ali!



Allah’ın ve halkın insanı... Aşk ve kılıcın adamı!

Biz seni, iyice tanımayı unutmuşuz.. Seni iyi tanımayı aklımızdan çıkarmışlar. Ama senin sevgini, çağın zulmüne karşıt, vicdanlarımızın derinliklerinde, gönül perdelerimizin ardında yakıp durmak zorundayız. Sen, seni sevenlerin eğri yolda olmalarına nasıl razı olabilirsin? Sen, haksızlığın bir yahudi kadına yönelmesini bile kabul etmedin. Gel de şimdi müslümanların, boyunduruğunda yaşadığı kapkara zulmü gör! Gör, bak! Müslümanların başından geçenleri gör!



Ey güçlü kolların sahibi!


Bir darbe daha!...



Ve siz ikiniz; ey bacı, ey kardeş! Ey siz! “insan olma”ya anlam verdiniz. Özgürlüğe can; iman ve ümide iman ve ümid; ulu ve yüce ölümünüze “yaşam ve dirlik” kazandırdınız; bağışladınız.


Evet, iki beden ve ten, evet!


O dertli günden – ki hayal onu tasarlamaktan korkar, gönül onun derdiyle paramparça – bu yana, İslam ümmetinin gözyaşı kurumamıştır. Halkımız, asırlardır sizin gamınızı çekmekte, sizin için ağlamakta!.. Oysa aşk, salt gözyaşıyla söyleşme değil midir? Bir tarih boyunca İslam ulusu, sizin keder ve gamınızla inlemektedir. Bu aşktan dolayı, İslam ulusundan bazıları kırbaçlanmış, katliamlar görmüş, işkencelere uğramış; fakat hatırınızı aklından; yanan ateş gibi aşkınızı gönlünden çıkarmış değil! Her caninin kırbacı, sizin mührünüzün sırta kazılışıdır.



Ey Zeyneb!


Ey damaklarda, amaçlar için, Ali’nin dili!

Kendi halkına söyle!


Ey kadın!



Ey mertlere, cesurlara bu sıfatları öğreten!


Senin aşk ve derdini can ve gönüllerinde duyanlar sana muhtaçtırlar. Hem de her zamankinden çok... Bu eski ve yeni sömürünün, bozulmuş gelenek ve kurumların, modernist ilericilerin oyuncağı olanları; Bir şehrin başındaki güçlü feryadın gibi bir feryatla, Kasvet ve vahşet şehrini, -ki şehri onunla ezmiştin- bir sarayın temellerini, -saltanat ve cinayetin sarayını sallamış, titretmişsin!- karıştır, sinirlendir, canlandır! Tâ ki kendi kendilerine canlanıp sinirlenerek, etraflarını saran örümcek ağı perdelerini yırtıp parçalayabilsinler. Tâ ki bu kötü ve yıkıcı tufanın çağdaş biçimine karşın, durmayı öğrensinler!


Bu korkunç ve tehlikeli makinayı, -ki bu onlardan, insanlardan- yeni oyuncaklar yapmak için, sonra yeni sömürü düzeni kurmak, modern uyutmalar için, başıboş günleri artırmak için, sermayedarların piyasaya sunduklarını ihtirasla yutabilmek için, burjuvazinin zevk verici yoğun hevesleri için, ruhsuz yeni soyluluğun daha ilginç görünümü olan yalnızlık, tecrid ve unutulmuşluğu için müreffeh toplumu hedefleyen bomboş bir yaşamla uğraşmak için yapılmıştır- kırıp parçalasınlar!!


Ve kendilerini eskinin saygın köleliğinden, yeninin saygın piyasasından – senin mesajının parıltılarıyla- kurtarsınlar!



Ey amaçta Ali’nin dili!

Ey Hüseyin’in mesajı gönül ve beyninde olan.


Ey Kerbela’dan gelerek şehitlerin mesajını, tüm cellat ve canilerin baskılarına rağmen tarihin kulağına ulaştıran!


Ey Zeyneb!

Bize söyle !

Başınızdan geçeni söyleme!


O kan kırmızısı çölde ne gördüğünü söyleme! Orada, cinayetlerin ulaştığı doruk noktasını da söyleme! O günün acısından sonra, Fırat’ın kenarında, Allah’ın insanı melekleri niçin secde ettirdiğini de söyleme! Ve Fırat sahilindeki gösteriyi ve durumu da söyleme!


Evet, Zeyneb!

Düşmanlarının ne yaptığını da , dostlarının tavrını da söyleme!



Evet, ey Hüseynî devrimin mesajı!

Biz biliyoruz, Biz, hepimiz, işitmişiz. Senin Kerbela ve şehidler mesajını dürüstçe ulaştırdığını biliyoruz. Sen kendi varlığında söz üreten bir şehidsin! Tıpkı damla damla kanıyla söz söyleyen şehid kardeşin gibisin sen.



Fakat söyle ey bacı!


De ki “ne yapalım?” Bir an bak ki biz ne çekiyoruz? Kulağını bir anlık bize ver ki, kendi isteklerimizi sana ulaştıralım.



Ey sevgili ve güçlü bacımız!


Ey kardeşinin emin ulağı! Kerbela’dan gelerek tarih süresince tüm nesillere şehidlerin mesajını ulaştıransın! Sen şehidliğin kıpkırmızı bahçelerinde yeni açılmış güllerin kokusunu can ve elbisesinde taşıyansın.


Ey Ali’nin kızı!


Ey esirler kervanının komutanı! Bizi de bu kafilenin izinde kendine ulaştır!



Ey Hüseyin!
Seninle ne söyleşelim? O korkunç, fırtınalı, girdaplı ve karanlık gecede yol lambasının ışığı! Ey kurtuluş gemisi! Ey her zamana yayılan, her nesle ulaşan, kıyama hazır her zeminde kanı hatırlanan, her elverişli tohumu toprağın altında açan ve yeşeren, her susuz çiçeği kanıyla, yaprak, hayat ve canlılığa kavuşturan!



Ey şehadetin büyük üstadı!


Bizim de bu karanlık ve ümidsiz gecemize bir şimşek çak! Bizim kurumuş, yarı ölü halimize bir damla kanını yay! Bizim bu soğuk ve donmuş kışımıza, o çöl kıyamındaki ateşinden bir kor bağışla! Ey aşıklarını “siyah ölümden” kurtarmak için “kırmızı ölümü” seçen! Sen, her damla kanınla halka hayat ve dirilik verirsin. Tarihi hareketlendirirsin. Çağın donuk, ölü bedenini ısıtırsın ve bu coşkuyla dirilik, aşk ve ünid saçarsın. İmanımızın, halkımızın, tarihimizin ve de zamanımızın bedeni; “sana ve senin kanına muhtaçtır.”

------

YUKARIDAKİ DUA METNİ KİME AİTTİR..?
Başa dön
istanblue
Yazar


Kayıt: Aug 28, 2006
Mesajlar: 343

MesajTarih: Sal Ksm 07, 2006 7:35 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ya arkadaşlar sorunun cevabı doğru değil.İKi dakka yemek yedik şuraya bakın.
Doğru cevabı bekliyorum ben
Başa dön
netameli
Yazar


Kayıt: Aug 08, 2006
Mesajlar: 152
Nereden: şekviranlı köyünden

MesajTarih: Sal Ksm 07, 2006 7:44 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

arkadaşlar yine bilgi yarışması olayından uzaklaştık galiba yoksa bana mı öyle geldi, bana öyle geldi herhalde olric.
-evet efendim.
Başa dön
istanblue
Yazar


Kayıt: Aug 28, 2006
Mesajlar: 343

MesajTarih: Sal Ksm 07, 2006 7:46 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sorunun cevabı o değilki.sonra kendi doğrunuz ile devam etmişsiniz.Neyse. hadi bu sefer hakkımdan vazgeçeyim.
Başa dön
netameli
Yazar


Kayıt: Aug 08, 2006
Mesajlar: 152
Nereden: şekviranlı köyünden

MesajTarih: Sal Ksm 07, 2006 7:50 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bari doğru cevabı yazsaydınız istanblue..
Başa dön
tohum
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 01, 2006
Mesajlar: 553

MesajTarih: Sal Ksm 07, 2006 7:52 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

O halde benimkini yok sayıp yolunuza devam edin...özür yanılttılar beni.
Başa dön
istanblue
Yazar


Kayıt: Aug 28, 2006
Mesajlar: 343

MesajTarih: Sal Ksm 07, 2006 7:56 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

O dua ALİ ŞERİATİ ye ait.
Doğru cevabı söylemeyeceğim.

Ve de soru hakkımı isteyen alabilir.
Başa dön
netameli
Yazar


Kayıt: Aug 08, 2006
Mesajlar: 152
Nereden: şekviranlı köyünden

MesajTarih: Sal Ksm 07, 2006 8:00 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

galiba çok uzadı yarışma herkes sıkıldı..
Başa dön
tohum
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 01, 2006
Mesajlar: 553

MesajTarih: Sal Ksm 07, 2006 8:04 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Hem zaten o soruyu sormada isteksizdiniz,isterseniz farklı bir soru sorun.Yada dediğiniz gibi kim sormak istiyorsa.
Başa dön
gece
Forum Yöneticisi


Kayıt: Nov 05, 2005
Mesajlar: 1436

MesajTarih: Sal Ksm 07, 2006 8:23 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Omar Sherif Dr.Jivago ile ulaştığı uluslararası şöhretini hangi Türk oyuncunun İngilizce bilmemesine borçludur ?
Başa dön
istanblue
Yazar


Kayıt: Aug 28, 2006
Mesajlar: 343

MesajTarih: Sal Ksm 07, 2006 8:24 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Arkadaşlar,soru soracak olan yokmu ????Gelene git,gidene gel demeyiz
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Genel Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 13, 14, 15 ... 28, 29, 30  Sonraki
14. sayfa (Toplam 30 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Bilgi Kuramı 981044 Kişisel 26 Prş Ksm 20, 2008 9:45 am
Yeni mesaj yok Bilgi Yarışması gece Genel 35 Pzr Eyl 21, 2008 12:37 am
Yeni mesaj yok Molla Nasreddin Azerbaycan 2008 Karik... fadim Karikatür 1 Pzr Tem 20, 2008 2:44 pm
Yeni mesaj yok Bilgi yarışması dereotu Genel 179 Çrş Arl 26, 2007 1:36 am
Yeni mesaj yok LATİN AMERİKA HAKKINDA GENEL BİLGİ Yagmurca Latin Amerika 6 Cum Mar 09, 2007 3:17 pm

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke