Sanat dallarından edebiyatta; modern şiirleri, Güzel sanatlarda; modern resimleri bir türlü benimseyemedim. Siz şimdi benim için; tutucu, eski kafalı, muhafazakar veya daha kötüsü, bir şeyden anlamaz diye düşünebilirsiniz. Bilmiyorum. Belki de haklısınızdır.
Kendini ressam olarak kabul eden biri çıkyor. Oraya bir fırça, buraya bir fırça atıyor. Neticede renklerden oluşan bir şeyler çıkıyor. Birileri de çıkıp, oluşan bu görüntüye; methiyeler düzüyor, allandırıp, ballandırıyor. Sonradan görmenin, çatalla çorba içmesi gibi. Bir Allahın kulu da çıkıp, demiyor ki; Ya beyler, bu resim değil, bu grafik gibi bir şey. Elbette resim; fotoğraf gibi olmaz, her sanatçının kendine has tarz ve uslübu vardır, ama; resimdir. Grafik değil.
Gelelim şiir'e ; Tamam Aruz vezninden vazgeçtik. Haydi, hece vezninden de vazgeçtik diyelim. Şimdi bir modadır almış başını gidiyor. Ne imiş efendim ? Modern şiir'miş. Her şey serbest. Yaz canın nasıl isterse öyle yaz. Bir satırında; bir kelime. İkinci satırında on kelime. Ses uyumu, kafiye varmış yokmuş, önemli değil kardeşim. Yaz gitsin. Modern şiir bu. Bu şekildeki yazılara, şiir denmez efendi. Bu gibi yazımlara nesir de denmez. Ne şiir, ne de nesir (Düz yazı) denir. Olsa olsa; bozuk, kuralsız yazılım denir.
Evet; resim yapmakta yeteneği olmayanların, Şiir yazmakta kabiliyeti olmayanların, dayandıkları duvar; Modern resim ve Modern şiir olmaktadır. Hele, yapıtınızın başına Modern kelimesini de koydunuz mu ? kim durur artık önünüzde ? Haydi kolay gelsin.
Alem adamsınız valla HB2 Resim konusunda size katılıyorum, hatta bir gece duvarda asılı duran resimlerden birini aniden görünce korkmuştum. Belkide anlamadığım için bana "deli saçması" gibi geliyordur.
Fakat modern şiir konusunda size katılmıyorum. Dahası yeni moda olmuş diyorsunuzda İsmet Özel 40 yılı aşkın bir zamandır modern şiir yazar. Şiirlerini biliyorsunuzdur.
Bu arada hece ölçüsüyle yazılmış ve bize okumamızı tavsiye edeceğiniz şiir varsa, memnun olurum.
Modern akımlar, doğanın taklidi, tekdüzelik gibi unsurları bir kenara bırakıp, değişmeceli unsurları ve dışavurumculuğu ön plana çıkarıp, sanatın kendi kendisini konu haline getirmesini sağlamıştır.Somuttan soyuta geçiş, sanatçı için, eser oluşumunda, daha özgür, ve hatta bana göre daha yaratıcı bir pozisyona geçiş imkanı sağlamıştır.
Sanırım bu olgunun iticiliği, 'postmodern' ifadesinin hissettirdiği mekaniklikle ilgili. Fakat, modern veya postmodern olsun diye icra edilmez sanat. Ona sanat denmez zaten. Bu konuda zoraki bir takım faaliyetlere girişen sözde sanatçıları eleştirmemek mümkün değil.
Modern şiiir sözünü duyunca hafif bir gülümseme belirdi hemen. Varedilmeye çalışılan bir kavram gibi duruyor, yani aslında yok. Serbest şiir deyip geçebilirsiniz aslında. Serbest şiir sezai karakoçun hızırla kırk saatinde kalitesine ulaşmış bundan elli yıl öncesine dayanan eski bir gelenek.
Ve zor bir gelenektir. Serbest şiir kelimelerin dar alanında hapsolmak yerine imgelemin uçsuz bucaksız tarlalarında gezinmektir. Zordur yani. Kullandığınız kavramlar hakkında hesap vermek zorundasınız. Elbette hece veya aruz vezni bir döneme aittir. O dönemin sanatına hitab eder ancak serbest şiir hemen her dönemde az veya çok varolması gereken, sanatın düşünce dünyasında yer edinmesine olanak sağlayanbir yöntemdir. Göründüğü gibi kolay değildir.
Nazenazene katılıyorum...
Herkes armut veya doğa resmi çiziyor...
Aldığın CD'lerle evde öğrenip yapabilir hale geldin...
Ama rastgele fırça dediğin şey sanatçının dışa vurumudur dostum...
Somut değil, soyuttur ve herkese göre farklı anlamlar taşır...
Serbest şiir'de; İsmet Özel, Sezai Karakoç gibi ustaların, gerçekten zevkle okunur şiirlerinin olduğunu kabul ediyor ve esasen ben de, beğeniyorum. Hatta forumda bu konuda itirafta da bulunmuştum. Esasen; temelde serbest şiir'e karşı olduğum da söylenemez. Zannedersem, ben; bu şekildeki şiir yazılımının, biraz abartılmasına karşıyım.
Mısra'nın (Dize) bir kelimeye indirgenmesi, takibeden mısranın nerede ise, düz yazı gibi altı yedi kelimeye çıkarılması, mısralar arasında anlam ve mana bağlantısının kopuk olması gibi unsurlar; bana, şiir yazma san'atı hafife alınmış gibi geliyor. Bütün bunlara rağmen, yine de güzel örneklerinin olduğunu, itiraf etmek zorundayım.
Dedim ya; herhalde, benim yerim, antikacı dükkanı olmalı.
Edebiyatla uğraşanlar bilirler, bu sadece Osmanlıya ait bir hususiyet değildlir. Vezin ile şiir yazma geleneği Avrupada da ondokuzuncu yüzyıa kadar devam ediyordu. Asya da öyle idi. Victor hugo dan tutun da goethe ye kadar çoğu şair vezinle şiir yazardı.
Vezin herşeyden önce ahenk demektir, yani uyumdur. Karmaşayı içinde barındırmaz. Paradokslar, imgelemler fazla yoktur. Tekdüzedir ve bunun nedeni de dünya şartlarının sadeliği idi.
Şiir de hayatın kendisine ışık tuttuğu için hayat nasıl cereyan ediyorsa o şekilde biçim alır. Günümüz dünyası tam bir kargaşanın, curcunanın hakim olduğu bir dünya. Şiir de serbest, her an nelerle karşılacağınızı bilmediğiniz bir kaos haline gelmiştir.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız