--Genç memura yaklaşarak dilekçeyi gösterdi.
(Genç, "memura" mı yaklaşmıştır,yoksa herhangi biri "genç memura" mı yaklaşmıştır? Noktalama işareti kullanılmadığı için anlatım bozukluğu oluşmuştur.)
ANLAMCA YANLIŞ KULLANILAN SÖZCÜKLER
--Sınava çok iyi hazırlanmam üniversiteyi kazanmama neden oldu.
("Neden olmak" sözü olumsuz durumlar için kullanılır. Bu cümlede ise arzulanan bie sonuç alınmıştır. Bu yüzden "neden olmak" yerine "sağlamak" sözcüğünün kullanılması gerekir.)
--Taşıma için parça başına ne fiyat düşündüklerini öğrenin.
("Fiyat" satın alınan mal için ödenen ücrettir. Burada "satın alma" değil "taşıtma" yani bir hizmet söz konusudur. Hizmet karşılığı ödenen para için "fiyat" değil "ücret" kullanılmalıdır.)
BİRBİRLERİYLE KARIŞTIRILAN SÖZCÜKLER
--Ne yaptığının ayrıntısında olmadan konuşup duruyor.
("Ayrıntı" teferruat anlamındadır. Bunun yerine fark anlamına gelen "ayrım" sözcüğü kullanılmalıdır.)
--Etken olmayan yanardağlar son yıllarda yeniden harekete geçti.
("Etken" faktör demektir. Bu cümlede kullanılması gereken sözcük "etkin"dir.)
SÖZCÜKLERİNİN YANLIŞ YERLERDE KULLANILMASI
--Yunus Bey,on bir oya karşı dokuz oyla yönetici seçildi.
(Yunus Bey'in seçilmesini sağlayan oy sayısı dokuz değil on bir olduğundan bu sayılar yer değiştirilmelidir)
Tabi Cumhurbaşkanı takdir hakkını kullanmadıysa
--İzinsiz inşaata girilmez.
(Bu cümlede inşaatın mı izinsiz yapıldığı yoksa girmenin mi izinsiz olamayacağı belli değildir. Bunun için cümle "inşaata izinsiz girilmez" şeklinde düzeltilmelidir.)
--Futbolcularımız üç hafta içinde Avrupa'da şampiyon olan takımlarla karşılaşacak.
(Takımlar mı üç hafta içinde şampiyon olmuştur;karşılaşma mı üç hafta içinde yapılacaktır belli değil. "Üç hafta içinde" sözü "karşılaşacaklar" sözcüğünden önce söylenirse belirsizlik ortadan kalkacaktır.)
GEREKSİZ SÖZCÜK KULLANILMASI
--Her gün saatlerce suda yüzerek kilo vermeye çalışıyor.
(Yüzmenin yalnızca suda yapıldığı bellidir. "Suda" sözcüğü gereksizdir.)
--Bu konudaki iftiralar tamamen uydurmadır.
(İftira zaten uydurma demektir. -BKZ:aynı anlama gelen sözcüklerin bir arada kullanılması- 2003 ÖSS'de çıkmıştır.)
--İşin başına dönmesi için biraz dinlenmiş olması gerekiyordu.
(Dinlenmiş olması sözü değil "dinlenmeliydi" sözcüğü kullanılmalıydı. BKZ:yardımcı fiillerin gereksiz kullanılması)
ANLAMCA ÇELİŞEN SÖZCÜKLERİN BİR ARADA KULLANILMASI
--Mutlaka bir yerlerde karşılaşabiliriz.
(Mutlaka sözcüğü kesinlik belirtir ancak cümlede kullanılan "-(e)bilmek" yardımcı fiili ihtimal anlamı katmıştır.)
--Yaklaşık tam üç yıldır bizi aramıyorlar.
(Yaklaşık ve tam sözcükleri çeliştiği için cümlede anlatım bozukluğu vardır.)
Forumda yazan arkadaşlarımız; chat alışkanlığından olacak; imla, anlatım ve dil kuram hataları yapıyorlar. Bu konuda ısrarcı olan bazı arkadaşları, kırmadan, incitmeden uyarmaya gayret ediyorum, ama pek de etkili olduğunu söyleyemem maalesef. Sabır ile bu arkadaşları, güzel ve kurallara uygun yazmaya, teşvik etmek zorundayız.
Hazır fırsat bulmuş iken, ben de biraz saçmalayayım, müsaade ederseniz tabii.?
" Bab-ı ali kapısından, mürür eder geçerken, iki atlı süvariye tesadüfen rastgeldim. " Bu cümlenin tercümesini yapacak arkadaşlara duyurulur.
Sevgi ile kalın ve sevilin. Şayet, Dünyada sevgi kalmış ise.?
Sizin yazdığınız doğru. Yapmış olduğum hatayı, biraz hafıza zayıflığına, biraz da tembelliğime paylaştırırsanız; yüzümdeki, kırmızılık biraz daha hafifler gibime geliyor.
Doğru ifadeniz için teşekkür ederim. Hafızayı beşer, ne yapalım.?
Sevgi ile kalın ve sevilin. Şayet, Dünyada sevgi kalmış ise.?
bâb-ı âli: yüksek kapı demektir bu yüzden de, bâb-ı âli'nin yüksek kapısı kullanımında gereksiz sözcük kullanılmasından dolayı bir bozukluk var..aynı şekilde, mürûr etmek, geçmek kelimeleri de eşanlamlıdır, bunların beraber kullanılması yanlış oluyor..süvari, zaten atlı asker demektir, bu nedenle atlı süvari kullanımı da yanlış..tesadüfen demek, zaten rastlantısal demek anlamında kullanılan bir kelime olduğundan tesadüfen rastladım demek yerine tesadüf ettim diyebiliriz...doğru şekli, "Bâb-Âli'den geçerken, bir süvariye rastladım." olabilir diyorum ben...
Çok da iyi anladım ve örnekledim.Eski ve yeni kelimelerle aynı şeyi iki kere yazmanın yanışlığını dile getirdim.İki cümle ile yazılabilecek hallerini de gösterdim.
Nüans farkı diyerek de günümüzdeki saçmalığını örnekledim.
Sevgili fadim ! Konu ile ilgili olarak, aramıza yeni katılan "arzusenturk" arkadaşımızın cevabı gibi, klâsik bir yanıt beklentisi içinde olmam; Sizin cevabınızı anlamakta, hataya düşmeme neden olduğu için üzgünüm.
Bir centilmen olarak, affınıza sığınırım.
Selamsız sabahsız, konuya ani dalış yapmış gibi olduysam, özür dilerim.. Ben, Arzu, bu sitenin uzun zamandır üyesiyim..Ama zamansızlıktan forum bölümünde fazla yazamadım..Bu "klasik" cevabı, bu kadar "ukâlâ" casına anlatmış olmamın sebebi ise, belki bu kelimelerin anlamlarını tam olarak bilmeyen ve yanlışlığın nedenini de kavrayamayan birileri vardır diye düşünmemdi..Fadim de doğru cevabı vermiş, bu bir yarışma değil sanırım, sadece doğru kullanımın-yanlış kullanımın farkını göstermek amacını taşıyor..Ama, yine de, özür dilerim..Fadim'den ve bu "ayrıntılı" cevabı vererek başını ağrıttığım herkesten...
Sevgili arzusenturk.! Böyle düşünüp, yazmana, gerek olacak anlamı nereden çıkardın.? Tamamen aksine, ben sizin cevabınız gibi bir beklenti içinde olduğumdan, sevgili fadim'in ince açıklamasını atlamakla, ona karşı haksızlık yaptığımı itiraf ile özür dilemek istedim.
Sizin, hiçbir şekilde hatanız sözkonusu değil. Zannederim benim cevabımı yanlış yorumladınız. Burada, forumda; Siz, her üye gibi, en az benim kadar hakka sahipsiniz.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız