| Yazar |
Mesaj |
karakedi Yazar

Kayıt: Jul 22, 2005 Mesajlar: 202
|
Tarih: Cmt Hzr 17, 2006 10:05 am Mesaj konusu: |
|
|
ilk hirsizligim bakkal muharrem amcanin allah rahmet eylesin macun sekerlerinden cebime atmak olmustu,kardesimle beraber
sanirim bilyordu ve sesini cikarmiyordu
zaten bir kere yaptim |
|
| Başa dön |
|
 |
Poe KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Jun 25, 2005 Mesajlar: 2151 Nereden: Çevre'den
|
Tarih: Cmt Hzr 17, 2006 11:14 am Mesaj konusu: |
|
|
Bilye oynardım, gazoz kapağı oynardım. Sonra sonra futbolcu kartlarıyla da oynamayı öğrendim. Futbolcu kartları çıkmazdan önce kibrit kutusunu parçalara ayırıp, onlarla oynardık. Hepsinde en önde yüdülür çıkardım. Bu yüzden genelde izleyici olmak zorunda kalırdım.
Gazoz kapağı toplamak için arkadaşlarla kahvehane çöplüklerine dadanırdık. Çöp bidonlarının içine dökülmüş çaylar ellerimize yapışa yapışa gazoz kapağı arardık. En çok oralardan çıkardı. O çay ve çöp kokusunu hiç bir zaman unutmam. Bazen de akşamcıların gittiği tenha yerlere uğruyorduk gazoz kapağı toplamak için. Tuborg kapağı çok değerliydi. Ve hep oralardan çıkıyordu. Sevinçle eve dönerdik bulduğumuzda. Sürekli toplar, sürekli kaybederdik. |
|
| Başa dön |
|
 |
Poe KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Jun 25, 2005 Mesajlar: 2151 Nereden: Çevre'den
|
Tarih: Cmt Hzr 17, 2006 11:20 am Mesaj konusu: |
|
|
Küçükken bazen çok çok sıkılırdım. Büyümeyi isterdim. Büyümenin düşünü kurardım. Büyük olduğum zaman sıkılmayacağımı sanırdım. Sıkıla sıkıla gezmek, hiç bir oyundan zevk alamamak gibi güzel hasletlere sahip olmuştum. Elimden biri tutsa, bu sıkılganlığım verimli olabilrdi.
İlkokul 5. sınıfta, o ara en yakın arkadaşımla birbirimize yaslanmış yürüyoruz. Şöyle bir baktık okul bahçesine, teneffüs saatinde. "Vay be, okuldaki en büyükler bizleriz" deyip büyümenin hazzına vardık o gün.
Bazen, halen o tepe noktasına varamadığımı düşünüyorum. |
|
| Başa dön |
|
 |
Poe KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Jun 25, 2005 Mesajlar: 2151 Nereden: Çevre'den
|
Tarih: Cmt Hzr 17, 2006 11:28 am Mesaj konusu: |
|
|
O arkadaşla bir gün Hacivat-Karagöz'ü ödev almıştık öğretmenden. Türkçe kitabındaki diyalogu canlandıracaktık sınavda. Karagöz müydüm, hacivat mı, hatırlayamıyorum. Ödev gününe kadar arkadaşımla top sahasında buluşur prova yapardık. Arkadaşım çok gülerdi diyaloglardaki esprilere. Ben de 'böyle giderse hiç bir şey yapamayız' deyip arkadaşa ciddi olmasını hatırlatırdım. O gün geldiğinde çıktık ortaya ve maharetlerimizi sergilemeye koyulduk. ama işe bak; ben gülmekten yarıldığım için konuşamıyorum. Arkadaşım ise gayet ciddi. Kakara kikiri, zar zor bitirdik diyalogu, tabi öğretmenin bir sürü uyarısı ve çocukların oflama poflamaları arasında. Sanırım benden başka kimse gülmemişti. Yoksa diyaloglardaki felsefik derinliği orda, yeni mi keşfetmiştim?
Neyse, o gün anladım ki benden oyuncu falan olmaz. |
|
| Başa dön |
|
 |
karakedi Yazar

Kayıt: Jul 22, 2005 Mesajlar: 202
|
Tarih: Cmt Hzr 17, 2006 6:03 pm Mesaj konusu: |
|
|
annem ve babam ne zaman kavga etmeye baslasa onlari komsuya sikayete gitme tehdidi ile durdururdum
kabak hep benim basima patlardi kavga sonrasi |
|
| Başa dön |
|
 |
karakedi Yazar

Kayıt: Jul 22, 2005 Mesajlar: 202
|
Tarih: Cmt Hzr 17, 2006 6:06 pm Mesaj konusu: |
|
|
tipitip cikleti karikaturleriyla oyun oynardik
bir cesit kumar
cocukluk iste
sanki para kadar degerliydi
deste deste
evlerin bodrumunda buyukler gormesin diye gizli oynanirdi
alt mi ?ust mu? idi oyunun adi
seri numaralarina bakilirdi tipitipin |
|
| Başa dön |
|
 |
OWL KARAKUTU YAZARI

Kayıt: May 02, 2006 Mesajlar: 748 Nereden: Mağara
|
Tarih: Cmt Hzr 17, 2006 6:31 pm Mesaj konusu: |
|
|
| O tipitip oyununu bizde oynardık. Aynen bende babamlar kavga edince araya girerdim, akıbette malum tabii. Bir gün gene araya girip şimşekleri iyice üzerime çekince kavga bayaa büyüdü. "İn lan bahçeye, karının yanında dövmek istemem seni" dedim. Sonra mı? Çok güldük, kavga filan kalmadı. |
|
| Başa dön |
|
 |
True Yeni Üye

Kayıt: Jun 07, 2006 Mesajlar: 79
|
Tarih: Pzr Hzr 18, 2006 12:36 am Mesaj konusu: |
|
|
Sahininden satılık -kullanılmamış çocukluk- vardır.
Biline. |
|
| Başa dön |
|
 |
zeynepdi Yeni Üye

Kayıt: May 08, 2006 Mesajlar: 82
|
Tarih: Pzr Hzr 18, 2006 6:48 pm Mesaj konusu: |
|
|
what?
olmadı;
vat? |
|
| Başa dön |
|
 |
True Yeni Üye

Kayıt: Jun 07, 2006 Mesajlar: 79
|
Tarih: Pzr Hzr 18, 2006 6:59 pm Mesaj konusu: |
|
|
Anlamadığın kısmı anlamadım ben de.
Kullanılmamış çocukluk olmaz mı diyorsun.
Yoksa neden sattığımı mı anlamadın?
it is a pencıl. |
|
| Başa dön |
|
 |
ANLAM-SIZ KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Dec 14, 2005 Mesajlar: 852
|
Tarih: Pts Hzr 19, 2006 9:18 am Mesaj konusu: |
|
|
| Alıntı: | | Halen rüyalarda balık tuttuğumu görürüm aynı bulanık sularda. |
Ahhh sevgili poe...
Çok güzel anılar.Aynı şeyleri yaşadım desem yeri var.Bir de yengeçler olurdu çayda,kayaların arasında.Ben en çok yengeçlerden korkardım.Süs balığıda olurdu yakaladıklarımızın arasında.Öldüklerinde çok üzülürdüm.
Hey gidi günler heeeey. |
|
| Başa dön |
|
 |
karakedi Yazar

Kayıt: Jul 22, 2005 Mesajlar: 202
|
Tarih: Pts Hzr 19, 2006 3:20 pm Mesaj konusu: |
|
|
yaz aylari
o zamanlar bodrum falan bizim lugatta yok
hep bir hastalik sunlar suraya tatile gittiler falan
biz gene rahmetlinin 1 aylik iznine findik toplamaya
hic sevemedim findik toplamayi
o zamanlar koyde elekrtrikte yok
luks lambasi altinda yemek yemeyi
sabah bizim ineklerden sagma sut icmeyi
sirtimda kucuk kufeyle findik toplamayi hatirliyorum
ben hep tasirdim toplamak cok sikici idi
geceleri erken yatilirdi koyde
sabahlari bakkala yolun ustune cikilirdi
o zamanlar kamyonlarla gidilirdi sehre
karadenizde evler uzak olur komsuluklar yakin
herkesin kopegi olmak zorunda
korkmazdim kopeklerden
bizimki haric
hala aklimdadir bizim danalarin cingirak sesleri
gerci otlatmayida sevmezdim
rahmetli dedem hic vermezdi zorla boylesi gorevler
kiraz agacindan kiraz yemek
dut sirkelemek
ne guzelmis meger |
|
| Başa dön |
|
 |
melki Yazar

Kayıt: Dec 29, 2005 Mesajlar: 228
|
Tarih: Pts Hzr 19, 2006 6:06 pm Mesaj konusu: |
|
|
İlkokul birinci sınıfta mini mini bir kuş donmuştu şarkısını söylerken gözlerim dolardı.Sanırım empati kuruyordum donmak üzere olan kuşla, çok sulu göz bir çocuktum herşeye ağlardım. Evin karşısındaki kavaklar kesildiğinde bile ağlamıştım tabi bunu aileme anlatamadım bir de yatağa yatınca önce ben mi öleyim yoksa ailem mi ölse daha iyi olur ?diye düşünürdüm. Ben ölsem ailem çok üzülecek ailem ölse ben çok üzüleceğim en iyisi hep beraber ölmek diye düşünüp dua ederdim. |
|
| Başa dön |
|
 |
Poe KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Jun 25, 2005 Mesajlar: 2151 Nereden: Çevre'den
|
Tarih: Sal Hzr 20, 2006 12:16 pm Mesaj konusu: |
|
|
İlkokul 5.sınıftaydım. O senelerde Beşiktaş ha bire şampiyon oluyordu. Fırtına gibi esiyordu. Metin-Ali-Feyyaz efsanesinin yaşandığı yıllardı. Beşiktaş taraftarlarının o çok meşhur şarkısı vardı sıklıkla terennüm edilen:
Sen çok yaşa
Sen çok yaşa
Canım feda olsun sana...
diye uzayan o efgarlı, hüzünlü, coşkulu bir şarkı.. Ben hep sıkı Trabzon'luydum ama bu şarkı beni uçuruyordu. Beşiktaş'a sempati beslemeye başlamıştım bu şarkı yüzünden.Ama diğer taraftan erken yaşta oluşan bir kimliğim vardı. Şimdi anlamlandırabildiğim bir teslimiyeti istemiyordum. Muzaffer olana tapınmak küçükken de ölümdü benim için. Ama ramak kalmıştı Beşiktaş'lı olmama da. Beşiktaş'lı bir kaç arkadaş "hadi, bir adım at, bitir şu işi" mealinden sözler söylese de gelmedim gaza. İyiki de gelmemişim.
Yıllar yılı "burası leş gibi hamsi kokuyor" veya "hamsi attım tavaya, başladı zıplamaya" gibi kızdırıcı edebiyata maruz kalsam da, hep bir avuç Trabzonperver olarak göğüs gerdik tüm bu kuşatmalara. Ama küçükken insan daha kolay ve daha çok etkileniyor. Onu da söyleyelim. |
|
| Başa dön |
|
 |
utarant Forum Admin

Kayıt: Apr 24, 2005 Mesajlar: 764
|
Tarih: Sal Hzr 20, 2006 12:23 pm Mesaj konusu: |
|
|
Ben en zor olanı başardım, birilerinin döneklik dediği şeyi. Sene ortaokul yılları. Fb şampiyon... Fb'li utarant Galatasaraylı olmaya karar verdi. Sebep bu futbolla şampiyon olan takımı tutmak bize yakışmaz. Ya kimi tutacaz, ezeli rakibi tabi...
İşte o yılarda özellikle FB, GS maçlarında yaşadığım içsel çelişkinin verdiği hazzı hayatımın hiçbir evresinde yaşamadım. Her golde hem sevinç hem üzüntüyü çok bariz yaşadım.
Sonra ne mi oldu, şimdi dünya kupası maçlarını dahi izlemiyorum çeyrek finale kadar. |
|
| Başa dön |
|
 |
|