Tarih: Cum May 06, 2005 8:02 pm Mesaj konusu: KONUSUN BENİMLE
Sessizce çekilmek öğle vakti,sevginin vecdini duymak,akşamın çöküşüyle de,eve huzurla dönmek. Ve uyumak,kalbinde sevgiliye bir dua,ve dudaklarında bir şükür şarkısıyla.
İçimdeki yaşamın sesi, senin içindeki yaşamın kulağına ulaşamaz. Yine de kendimizi yalnız hissetmemek için konuşalım.
Yalnız hissetmemek mi.Biz zaten yalnız değil miyiz.Bunun hissetmesi mi olur.
Günü ve geceyi yaşamımızda farklı yerlere oturtup buna göre hareket etmenin bir anlamı yok.Ne kadar dua, sevgi, birliktelik gibi kavramların içini doldurursak dolduralım, kabul edelim artık bir yalnızız.Bu dünyaya yalnız geldik ve aynı şekilde gideceğiz.Yaptıklarımızın hesabıdır bizi ilgilendirecek olan.Ondan ötesi heideggerin tabiriyle "hiçbir şey"
Kayıt: Apr 28, 2005 Mesajlar: 87 Nereden: istanbul
Tarih: Sal May 10, 2005 11:28 pm Mesaj konusu:
Bir bakarsın...
Bir bakarsın gerçeğinin arkasına saklanmış bir hayali kolluyordum.
İçimden geçti hayal.
Mahvoldum.
Beklemedim ondan sonra. Hayallerle dalga geçtim. Bir süre sonra
dalga geçmekten sıkıldım.
Islık çalıyordum. Kulaklarım, boğazım tiz sesiyle doluyordu ıslığımın.
Bir bakıyordum hayal etmeye kalkışmıyorum. Bir bakıyordum yokum.
Bir bakıyordum derin sessizlik ve aradığımı buluyordum.
Huzurumu emiyordum kendi kendimden. Bütün hayaller gerçekti yalnızlığımda.
Ortak aramıyordum. Sözüm yoktu kimseye söyleyecek.
Bir bakıyordum...
Tarih: Prş May 12, 2005 8:21 pm Mesaj konusu: YALNIZLIK ÖMÜR BOYU
bir latin atasözü söyle der bir insan yalnızsa ya Tanrı'dır yada delidir... ve ben acıkcası insanların yalnız oldugunu düsünmüyorum ama ne manada yalnız ?
gecenlerde bir gün yalnızlık konusunda bir arastırma yapmıstım yalnızlıgın cesitlerini okumustum bir yerlerde onları anlatacagım biraz sonra belki ilginizi ceker...
cevreyle iliskinin kesildigi depresyonla baslayan DERİN YALNIZLIK, toplum icinde kendini yabancı gibi hissetme ile olusan SOSYAL DURUM YALNIZLIGI, ruhsal durumdaki beklentilere cevap alınamayan DUYGUSAL YALNIZLIK, ic dünyamızdaki sorunlardan olusan ve dısarı yansıtmadıgımız ama kendimizi normal davranıslarda gösterdigimiz GİZLİ YALNIZLIK, depresyon korku gibi belirtilerle oraya cıkan TRİAD YALNIZLIK...
acaba bizim yalnızlıgımız yada sizin yalnızlıgınız hangisi ?
Modern toplumun en büyük hediyesi, yığınların içinde yanlızlığını sorgulamak. Bencilleşmek ve kulaklarımızı tüm dünyaya tıkamak. Benim yanlızlığımsa Filistin' den, Irak'tan, mazlumdan ve zalimden, estetik ve sanattan, kitaplardan konuşacak, paylaşacak insan bulamamak. Televole gençliği o kadar çok ki, bütün kafeleri, çarşıları, mahallemi, etrafımı heryeri dolduruyor. O kadar çoklar ki bazen nefes alamıyorum.
"Televole gençliği o kadar çok ki, bütün kafeleri, çarşıları, mahallemi, etrafımı heryeri dolduruyor. O kadar çoklar ki bazen nefes alamıyorum."
Hasime7'nin sözleri benim için de tamamen geçerli. Dalıyorum aralarına.Ortak nokta mı iki göz, iki kulak, kaş, dudak, çene. Ortak olmayan nokta:ağız yani sözler. Çıkıyorum aralarından. Fakat insanım ve konuşmak,tanışmak, sevişmek isterim. Ama şimdi ne zaman uyum gösterme isteğinde olsam bir mide bulantısı gelip oturuyor içime. İşte bu yüzden mahrum kalıyorum sevişmekten. Bir vazgeçebilsem sözlerimden, bahsedeceğim koluma taktığım sözlülerimden. Onlar öyle sarışın, öyle esmer halindeler. Hormonludur onlar yeme diyor biri.Öldürmez ya bir diyebilsem. Diyemiyorum o halde edebiyat tek çare Canlarım
Kayıt: May 13, 2005 Mesajlar: 26 Nereden: işte Nerden
Tarih: Pzr May 15, 2005 8:14 pm Mesaj konusu:
sayın talip sevişmek fiili insanalra özgü olmayıo sizin tabir ettiğiniz kavrama dahaytkın beşerlerin sorunudur.
hasime ile asla aynı düşünemezsiniz çünkü o daha düzeyli bir muhabbet derken asla sizi kastedmiyor bunu unutmayın...
Yalnızlığı aşmanın yanıtı, yaratıcı ve amaçlı olmakta yatmaktadır. Yalnızlık, zaman denen çok değerli hazineyi etkin ve ekonomik kullanmakla aşılabilir. İnsan yalnız doğmakta ve yalnız ölmektedir.
Doğumla ölüm arasındaki geçen, yaşam dediğimiz zaman süreci içindeki kurulan dostluklar, arkadaşlıklar, evlilikler eğer içlerinde üretkenliği barındırmıyorsa, birey yine doyumsuz ve yalnız kalmakta ve yine iki kişilik yalnızlıkların yaşandığı evlilikler hüsrana uğramaktadır.
Yalnız olduğunu bilen ve bir başkasını arayan tek varlık insandır. Doğası gereği kendi varlığını bir başkasında gerçekleştirme özlemi içinde ve doğaya “hayır” diyerek yaşayan insan, kendi varlığını tanır tanımaz, bir eş ya da arkadaştan yoksun olduğunu anlayarak, yalnızlığının bilincine varır.
Bir anlamda yalnızlık “kendini bilmektir; öteki anlamdaysa, kendimizden, yalnızlığımızdan kaçıp kurtulma özlemidir. Yaşamın temel koşulu olan yalnızlık, kaygıdan ve kararsızlıktan kurtulacağımız bir sınav ve arınmadır. Bu yüzden, yalnızlık labirentinin çıkış noktasında, mutluluğa, tüm dünya ile yeniden denge durumuna erişeceğimizi umarak, yaşamımız boyunca bir arayış içinde olmayı sürdürürüz.
benım yalnızlığım da mesnevide geçen topal kuşlar gibi içimi dolduran duyguların içimde kaldığı yalnızlık ,,,bulumamak anlatamadığın zamanlarda bile anlayanı... belki ulaşamamak ona iiçinden geldiği zaman.... ve anlatamamak içinden geçeni geçtiği gibi....
*Peki kim beni onaylayan?
Kim beni görünür kılan?
Kim o olmazsa ben olmayan, ben olmazsam o olmayan?
Biz kimin rüyasındayız? kim bizce ve bizle görünür kılınan?
Bize hangi roller dağıtılmış , hangi büyük hikayenin parçalarıyız ?-
nazan bekiroğlu
nun masalları
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız