Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 36 Üye Adayı ve 1 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dağ Başında...
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Otobüs camı...


Otobüs camı...

 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Denemeleriniz
Yazar Mesaj
turkcer
Okur


Kayıt: Apr 24, 2005
Mesajlar: 62
Nereden: aDaNa

MesajTarih: Sal Oca 24, 2006 7:45 am    Mesaj konusu: Otobüs camı... Alıntıyla Cevap Ver

Otobüs camı...

Bir otobüs camının, dostluğu kadarsın

şimdi.
Oysa sahipsiz bir bankın evsahipliğin de, simit parçalarını bölüştüğüm kumrumdun. Yalnızlıktan üşüdüğüm hasret mevsimlerinde girmiştin, gözlerimin hüzünlü ufuklarına. Yakılmış gemiler geçerken dost muhabbetlerinde, inadına gurur ve

sonuna kadar pişman olunacak yeminler edilirken, yaralar nefretle açılıp küfürle kapatılmaya çalışılırken, titreyen omuzlara takıldı bakışlarım. Soğuk ve sert esen rüzgara karşı, bu gözlerdeki alevlerle durabilirdi ancak. Cesaretin bayrağı gibi

dalganıyordu saçların. Ürktüm biraz , öyle güçlü duruyordun ki orda, kim bilir hangi savaşların yalnız kahramanıydın. Kocaman bir yüreğin olmalıydı, kaşlarındaki öfkeyi dizginliyen.
Bir suskunu, dinleyebilir mi diye sordum gönlüme. Kör

tedavilerle, iyileştirebilir mi yaralarımı.
İstemek hiç hakkım olmamıştı. İstemedim senide, sadece diledim. Düğüm düğüm oldu dilim, dilim dilim dilimlendi göz yaşlarım, sana doğru yöneldikçe. Sen, kitaplarımdaki o hayali dost muydun.

Şiirlerimdeki her haykırışta, beni içine gizleyen özne, sen miydin.

Yeniden takıldı karanlığa camdaki aksim. Arada cılız ışıkları uzak evlerin, terk edip gidiyordu bir bir karanlığı. Yansımamın terkedilmiş ifadesine bakınca acıdım birden,

yeniden sana açıldı sahipsiz düşünceler kapısı.

Acılarımızı paylaşmayı kabul edince yüreğin, ne garip laflar dökülmüştü acınası dudaklardan. Çirkin dediler ilkin, sonra içine kapanık ve suskun. Boydan kaybediyor diyenler mi istersin, asabi

diyenler mi.
Oysa dışına hiç kapanmayan, güzel kelimesinin sarhoşluğunda, lâl yüreklerine inat dudak araları kelime çöplüğü olmuş, bu insancıklara çok cevabım vardı verecek.
Tek cevap sen oldun. Yabancısı olduğum bir coğrafya değildi

ruhun. Tanıdık türkülerin tesellisinde, için; o huzur bulduğum şelale. Ben gülün tomurcuğuna tutulmuşken varsın başka gözlere batsın dikenleri.

Yeniden yanımdaki boş koltuğa kayıyor gözüm. Bir otobüs yolculuğunun en kedere bulanmış

hali oturuyor yanımda, yalnızlık…
Muavinin uyku yarasına bulanmış, çatlak gözlerinde yeniden sana yöneliyor güzergâhım.

Sabahsız gecelerimin, uyku bahçesinde; ayakta durmak için tekrar tekrar yıkadığın yüzün.
Islak

saçların, göğsümdeki şefkat arayışı. Bedenim kollarının her sarışında, bir savaşçı ruhuna esir düşüyor; Cesur ve sadık.
Kapalı gözlerim, burnumla buluyorum cenneti. Bu koku olamaz başka yerde. Çiçekler boyun büker bu kokuya, boyun

büker kibirli yalnızlığım. Yüzümde o anda ölebilme arzusu.

Kırmızı ışıklı saati otobüsün, gecenin kör yarısını geçtik diyor. Karanlığın içinde uykuya düşman gözlerim. Şoförün tavanda savrulan sigara dumanına, karşıdan gelen arabaların

ışıkları karışıyor. Sarsılıyor otobüs, sarsılıyor en tatlı yerinde biten hatıralar.

Sarsıntılı günlerimizin, en sağlam duruşunu anımsıyorum. Resmi ağızların, yetkili karanlığında, kibrit ışığına yüklediğimiz istikbal umudu. “Her şeye rağmen,

seninle olabilmek” düşüyor gözyaşlarının ıslattığı dudaklarına, “sus” diyorum sonra, “biz”liğe tapulanmış bir sevdada, “sen”liğe yer olmamalı. Emir gitmekse, bütün biletler iki kişilik bundan

sonra.

Yarım saatlik ihtiyaç molasının, kör eden ışıkları yanıyor ansızın. Yarım saate nasıl sığdırılır sana olan ihtiyacım, bilmiyorum. Soğuk mola durağında demli bir çay içmek istiyorum yokluğunla. Ben masada yokluğunu beklerken, o

hâlâ oturduğum otobüs koltuğunun camından, gülümsüyor. Gittikçe deliren umutlarıma…..


laciverTT
Başa dön
yekru
Okur


Kayıt: Jun 30, 2005
Mesajlar: 23

MesajTarih: Sal Oca 24, 2006 8:38 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Veda




kendimi kendime verdim bu gece
düşünüyorum...
zamanı hecelere böldüm,
bulamıyorum.
gece sabah göz kırpıyor,
elimde son bir kelime,
onu sa sana bırakıyorum,
HOŞÇAKAL diyorum.....
.
Hasan El Benna




.
Başa dön
okyarselcan
Yazar


Kayıt: Jan 15, 2006
Mesajlar: 146
Nereden: şehr-istanbul

MesajTarih: Sal Şub 07, 2006 9:06 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

yılmaz erdoğan'ın bir dizesi geldi aklıma:

'yanağım otobüs

camının garantisinde'
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Denemeleriniz Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok OTOBÜS Gezgin Şiirleriniz 1 Cum Ksm 03, 2006 11:01 pm

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke