Tarih: Prş Oca 05, 2006 10:04 am Mesaj konusu: MURATHAN MUNGAN
BIR YILIN SON GUNLERI
Bir yil daha bitiyor
Iste
bu kadar duru, bu kadar yalin
Bu kadar el degmis siradan bir gercegi daha
Kollari bagli hayatimizin
Bir siire nasil dahil edilir bir yilin son gunleri
Her sonda, her baslangicta her defasinda
Alir gibi bir baskasini
karsimiza
Perdeler cekip, isiklar sondurup
Oturup yatagin icinde bir basimiza
Sorgulamak kendimizi
Ogrenmek ikizin ana dilini, ikinci bellegimizi
Ogrenmek kendimizle hesaplasmanin buzul iliskilerini
Bu aynalarin dehlizlerinde
gezinirken goruruz
Karanlik gunlerimizin kenar suslerini
Biterken yilin son gunleri
Biliyoruz takvimler belirlemez degisimin mevsimlerini
Genclik ikindilerini
Karginmis bir cocuktuk buyudugumuzden beri
Bir yil daha
bitiyor
Duslerim tasarilarim, yarim kalmis onca sey
Her yil biraz daha kisaliyor oncekinden
Bana mi oyle geliyor
Yoksa daha mi hizla ilerliyor zaman
Insan yaslanirken?
yitirdiklerim kimler?
Kendimi yineledim mi yazdiklarimda?
Yeniden dusunmeliyim
Dostluklarimi, iliskilerimi
Daginik yatagim, mutsuz yatagim
Cogalttin mi eksikliklerimi?
Gozlerim cocukluk fotograflarinda mi kaldi?
Yitirdim mi
yoksa masumiyetimi?
Borclarimi odedim mi?
Dogru sectim mi sorularin fiilerini?
Tirnaklarim kesilmis, dislerim fircalanmis , saclarim taranmis
Giysilerim utulu odam duzenli mi?
Odunc aldigim kitaplari geri verdim mi
Geri verdim
mi aldiklarimi:
Asklari, dostluklari, sevgileri , guvenleri, baglari
Kitaplara, sayfalara, satirlara borcumu odedim mi?
Yokladim mi duygularimi
Hala sevebiliyormuyum insanlari?
Ovmali gumuslerimi bakirlarimi cila gecmeli
ahsaplarima
Ovmali umutlari
Sakli tutmali gelecek inancimi, yarinlari eksik etmemeli agzimizdan
Hancer kivamindaki o karamizah tadini
Simdi oturup uzun bir hasretlik mektubu yazmaliyim yavuza
Sonra kose basindan bir demet
cicek alip oyle baslamaliyim aksama
Yeni bir yila
Ama nedense herseyin tadi dagiliyor agzimda
Bir sap cicek mi tasisam yoksa agzimin kiyisinda
Aydinlik rengi vursun diye gozlerimdeki buluta
Ey uzak akrabalarim
Uvey
asklarim
Mevsim sonu dostlarim, isporta mali ayriliklar
Arkadas olumleri, dost hancerleri,talan ettigimiz zulalar
Gece telefonleri, issiz konusmalar
Magrur incelikLer, vurgun yemis iliskiler birakilmis mektuplar
Ve yurdumun her karis
topraginda tefrika edilen karanlik
Ey hayatima girenler ve cikanlar
Ucurum duygusUyla yasadigimiz hayat ey
O kadar cok anlattim ki
Kendime kaldim anlatmaktan
Bunaldim kendiyle bogusmasini
Baskalarinda cozmeye calisan
insanlardan
Usandim sozcuk oynamalarindan, bunalim tuccarlarindan, turkce sozlu
(az gelismislik aranjmanlarindan usandim artik)
Kac zamandir bir ermis dinginligi havalandiriyor dizlerime
Acilan pencereleri
Durup bakiyorum
aksam sularinda zaman kavramlarina, zamani dusunuyorum koyuluyorum
Anlamini yitiriyor simdiki zamanin bos yucelikleri
Tarihin unutkan sayfalarindaki murekkep lekeleri
Isimin basina donuyorum icimde issiz bir gonul erinci
Kac
zamandir duru, yalin caliskan, iyi insanlar ozluyorum
Ictenligin yada dunya gorusunun kirletmedigi
Kendime bir yeni yil karti yazarak bunlari diliyorum
Sabahlari acik penceremin soludugu kent
Nabzinda yuzyilin daginik
sancisi
Dumani uzerinde tuten yikintilar
Hangi anlami kusanabilir simdi yeni bir yil
Umutsuzluk sozlugunden karsiliklar aranirken hayata
Hangi sozcugunu dikebilir bu yarali kusak
Hangi yurege ogretilebilir unutmak
Aranip
duruyorum adresini yitirdigim insanlari
Vitrin camlarina yansiyan yuzlerde
Bilimiyorum kalmis midir adresini yuzlerinde tasiyan insanlar
Hala bir umut var midir?
Cikmaz bir sokaga benzeyen bu avare avunmasi vitrinlerde
AYAKUSTU YASANMIS OLUMSUZ ASK HIKAYELERI
Bildigim kendimi bildim bileli asik oldugum
Bildigim ancak asikken varoldugum
Iste bu yuzden asik olmak
Coktandir
hasretine katlandigim yoklugum
Eger asktan soz edildigini duymamis olsalar
Hic bir zaman sevemeyecek insanlar vardir
Demis la rochefoucauld
Benimse hep boylelerini severek basladi vurgunum
Her durakta olumsuz bir ask
edinecegim
Bir bakistan, bir durustan
Cagrisimin sonsuz hizindan
Unutulmaz bir sevgili daha birakacagim ardimda
Belki de yasanabilecek en uzun seruveni terk edecegim
Daha otobusun ilk basamaginda
Kim bilebilir ki?
Gizli
gizli ona veda edecegim ona gormeyecek
Ve bu duyguyla burkulmus yuregim
Otobus camina bagrinda kanli bir ok ile
Bir ask levhasi cizecek, ah minel
Bu da otekiler gibi kendini olesiye sevdigimi bilmeden
Yasayip
gidecek
Simdi hemen kalksam buradan
Hemen ciksam sokaklarin birine
Kiminle karsilasabilirim
Kime vurulurum olesiye, eve donmeden
Geceme kuzguni bir cehennem gibi eklenen
Bir olumcul sevda hangi kose basinda
keser yolumu
Bir tenhaya ulak olan
O suret avi
Birakir mi yakami
Haraci odenmeden
Birakir mi yakami
Bir suretten bir siirden huzunden
Ak kagida dusurulmus
Imzasini gormeden
Birakmazlar yakami, bilirim ben
olmeden
Hangi ask mumkundur asigi oldurmeden
Her ask, her siir
Ardindan uzun uzun bakilan adi bilinmedik sevgilerden,
kuskun omuzlu terk edilmisliklerden,
perspektifinde hep bir sokak tasiyan
o sessiz
o faili mechul
cinayetlerden
murekkep lekesi miras
resim alti sozcuklerden
ask mumkun olsa idi ahh, asigi oldurmeden
DIZEYE DUSEN
kovulmusken hayatin bir yerinden
yalnizken, umarsizken
ofkeni
dillendirecek bir eylem ararken kendine
diyelim gecelerin o tekin olmayan seruveninde
paronoya kivaminda iliskiler yasanirken
imtiyazsiz karanliklarin suclu zevklerine
yasagin buyusune, hayatin ve gunduzun
ote yuzune
siginirken
ve intihar manifestosu gibiyken butun duyarliklarin
ansizin bir dize gelip takilir diline
bir can simidi gibi en kurtarici keyfiyle
bir zaman seninle kalir, yani basinda, zaman icinde yer degistiresin
diye kendisiyle
bir gonul
erincini, en dupeduz anlamiyla yaratmak eylemini
yasarsin bir dizenin dizlerinde
sonra uzaklasir senden, gozden kaybolur
buyumus cogalmis bir siirin derinliklerinde
ne senledir oysa, hep senledir oysa
gecelerin otesi dedigin
masumlar ne anlatir yuzlerinde
cennet neyi yitirdikten sonra aramaya basladigimiz seydir
icimizdeki bosluktan baska nedir ki olum
bu boslukla nereye dek
YAZ GECER
bizi yola cikaran ne varsa
yol uzerindedir
oyle saniyorduk
gelecegi secmeye calisiyordu kisilmis gozlerimiz
adasiz denizlerin ufkunda
bilge ve hirsiz, cocuk ve
katil, olum ve ogul oluyorduk
denizler meydanlar kavgalar ortasinda firtina bilgisi yoklarken
cozulmemis zamanlarin altin bilmecelerini
bir daha hic cikamadik daldigimiz karanliktan
almadik yanimiza
bir yanginda neleri ilk kurtaramadik
nerede curuttuk
bir zamanlar herseye kanan kalbimizi
yerini bulmamis incelikler, bozguna ugramis dusler
atlanmis seruvenlerle hangi hayatlarin yanindan gectik
nerede
yitirdik
erken itiraflar
ergen isyanlarla
bir korsan gibi yasadigimiz gencligimizi
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız