Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 139 Üye Adayı ve 17 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dağ Başında...
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Ekmek...


Ekmek...
Sayfa Önceki  1, 2
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Güncel Olaylar-insanlar
Yazar Mesaj
tiananmenian
Yazar


Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 1231
Nereden: gebze

MesajTarih: Pzr May 25, 2008 12:40 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Spekülatör

Spekülatör" sözcüğüyle eskiden bir ürünü piyasadan toplayıp stoklayan ve fiyatının artmasını bekleyen ticaret erbabı kastedilirdi. Onlar "Reel", yani üreten ekonominin oyuncularıydılar. Günümüzde ise "İrreel", yani finansal ekonominin oyuncularına spekülatör deniyor. Onlar ürün stoklamıyor, sadece borsalarda yaptıkları işlemlerle fiyatın sürekli yükselmesini sağlıyorlar.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler dün "Şu anda petrol fiyatında varil başına 40 dolarlık bir köpük var" derken, işte bu spekülatörleri kastetti. Hangi üründe yok ki? Buğdaydan pirince, demirçelikten kalaya kadar aklınıza gelecek tüm ürünler onların oyuncağı oldu.
Bir yanda buğday fiyatlarının katlanması nedeniyle aç yatıp-kalkan yüz milyonlarca insan, bir yanda buğday fiyatlarını katlayıp kazançlarını alabildiğine şişiren birkaç bin kişi. Bir yanda petrolün önlenemeyen yükselişiyle uyanan enflasyon canavarının pençesinde çırpınan milyarlarca tüketici, bir yandan kara altın yükseldikçe sevinçten zil çalıp oynayan birkaç yüz vurguncu.
Ancak bu tablo ve gidişat, sağduyu ve vicdan sahiplerini korkutmaya başladı. Batı medyasında hemen her gün hükümetleri harekete geçmeye çağıran bildiriler yayınlanıyor, küreselleşmenin insancıllaştırılması önerileri yapan uzmanların görüşleri aktarılıyor, dünya finans sisteminin denetlenmesini hedefleyen tartışmalara yer veriliyor.
Son girişim 21 akil adamdan kurulu Büyüme ve Gelişme Komisyonu'ndan geldi. BM Kalkınma Programı Başkanı Kemal Derviş'in de yer aldığı bu komisyon hazırladığı raporda "Daha az vahşi bir küreselleşme" için bir dizi öneride bulundu. Derviş "Le Monde" gazetesinde bu raporu şöyle yorumladıNeutral "Vardığımız başlıca sonuçlardan biri şu; yoksulluğu geriletmek ve sürdürülebilir büyümeyi güvenceye almak için güçlü devlet şart!"

Adam Smith'i hatırlamak
Yine "Le Monde" gazetesinde üç gün önce bizi çok etkileyen bir açık mektup yayınlandı. AB Komisyonu eski başkanları Jacques Delors ve Jacques Santer, çeşitli ülkelerin eski başbakanları Helmut Schmidt, Massimo d'Alema, Lionel Jospin, Pavvo Lipponen, Goran Persson, Poul Rasmussen, Michel Rocard gibi Avrupa'nın önemli isimlerinin imza koyduğu mektupta bakın ne uyarılar yapılıyor:
"Finansal sermaye günümüzde tüm ülkelerin gayrisafi milli hasılaları toplamının 15 katı büyüklüğe ulaştı. Ancak bu akıl almaz birikimin insanlığın koşullarının düzelmesinde ve çevrenin korunmasında zerrece faydası yok. Tam tersine, gelir dağılımındaki adaletsizliği daha da derinleştirdi. Serbest piyasa ekonomisi toplumsal ahlaka sırt çeviremez. Liberalizmin babası Adam Smith'in aynı zamanda 'Ahlaki Duyguların Teorisi'nin de yazarı olduğu, Max Weber'in kapitalizmin gelişmesinin iki koşulu olarak sıkı çalışma ve ahlaki değerleri saydığı unutulmamalı. "
Spekülatif fonların en temel besin maddelerini bile kumar aracı yaptığı hatırlatılan açık mektupta, "Eşi görülmemiş bir yoksulluk ve birçok devletin iflası tehlikesiyle karşı karşıyayız" uyarısı yapılıyor, finansal ekonominin etik değerlerden ne denli uzaklaştığı bir örnekle anlatılıyor: "Bir yatırım fonu, riskli konut kredileri yüzünden ABD emlak piyasasının çökeceği öngörüsüne dayalı türev kağıtlar pazarlayıp milyarlarca dolar kazandı."
Sözü edilen yatırım fonu "Paulson Investment Company". Sahibi ve yöneticisi de John Paulson. ABD'de yüz binlerce kişi konut kredisi taksitlerini ödeyemediği için sokağa atılırken, o el konan evlerin haraçmezat satışının geliri üstüne kurulu kağıtlarıyla, müşterilerinin yatırımını bir yılda 24 kat artırdı. Somut rakamlarla ifade etmek gerekirse, net 12 milyar dolar kâr etti, bunun 3 milyar dolarını komisyon olarak cebine attı.
İşte bu yüzden Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler 20002004 arasında IMF'in başkanlığı yaptığı finansal piyasaları bir "Canavar"a benzetiyor.
Bu yüzden Deutsche Bank Başkanı Josef Ackermann piyasaların açgözlülüğü ve yol açtığı krizler yüzünden dünyada kapitalist sisteme güvenin hızla azaldığı uyarısı yapıyor.
Ama en doğru tespit dünyanın en zengin adamı Warren Buffett'in: "Dünya, finansal kitle imha silahlarının tehdidi altında."
Tüm bu uyarıların tek anlamı var: Ya ahlaki değerlere yeniden önem verilecek ya da kapitalizm çökecek. Hem de bir anda. Berlin Duvarı gibi. Komünizm gibi...

Erdal Şafak, sabah, 24,05,2008

Dr. Frankestein, önce Ucube'yi yarattı, şimdi ne büyük bir felaketle karşılaştığını anladı, yarın kapışacaklar ölesiye...

Enflasyon oranları pek çok tür kritere göre hesaplanıp açıklanır, istatistik biliminin gerçeği yalanla perdeleme ilmi olduğunu düşünüyorum artık, benim tek bir kriterim var bu konuda, muhalefet ya da hükümet hangi oranı açıklarsa açıklasın ben bankaların piyasa faiz oranlarını baz alırım, şu an % 14'lerde seyrettiğine göre enflasyon oranı % 12'ler civarında demektir...
Başa dön
tiananmenian
Yazar


Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 1231
Nereden: gebze

MesajTarih: Pzr May 25, 2008 1:00 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Hayat Ağacı Market;

Sivas'ta herkes "Hayat Ağacı Market" ten bahsedince...
Sami Aydın'a ( Belediye Başkanı) dedik ki:
- Haydi gidelim.
Gittik.
"Paranın geçmediği" bir market.
Hali vakti yerinde olan "et, pirinç, gömlek, çorap, konserve, kitap, ayakkabı, çanta, kravat, okul önlüğü" bağışlıyor.
"Fakir fukara" da alıyor.
"Parti ayırımı" yok.
Ve koca Sivas'ın caddesinde, sokağında, mahalle arasında dilenen insan da yok.

Yavuz Donat, 04,05,2008 Sabah

Küçük ama güzel...
Başa dön
tiananmenian
Yazar


Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 1231
Nereden: gebze

MesajTarih: Çrş Hzr 04, 2008 8:28 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ya Mesih, ya Marx
Dünyanın tablosu bizi ürkütüyor ve bir beklentimizi pekiştiriyor: Yeni bir peygamber gel(e)meyeceğine göre (Hazreti Muhammed'le o fasıl kapandı), gezegenimizin yeni bir Adam Smith'e, yeni bir Karl Marx'a, yeni bir Friedrich Engels'e ihtiyacı var. Belki üçüne birden.
Yoksa Mesih'e veya Mehdi'ye bel bağlamak zorunda kalacağız.
İşte çeşitli parçaları birleştirerek oluşturduğumuz güncel "Küresel puzzle"Neutral
Afrika ülkelerinden Gine'de ordu başkaldırdı. Nedeni: Temel gıda ürünlerindeki olağanüstü artış. Buna devletin kasalarının tamtakır olması nedeniyle aylardır maaş ödenememesini ekleyin. "Tuz"un kokması için tüm koşullar hazır. Batı Afrika'nın diğer ülkelerinde (Sierra Leone, Liberya, Fildişi Kıyısı, Senegal, vs) iktidarlar "Ya bize de sıçrarsa" korkusuyla uyuyamıyorlar.
Sadece Afrika'da değil, Pakistan'a, Bangladeş'e, Endonezya'ya, Filipinler'e kadar uzanan geniş coğrafyada yüzmilyonlarca kişiyi isyanın eşiğine getiren beslenme krizinin nedeni olarak küresel ısınma gösteriliyor. KanmayınNeutral Asıl neden akaryakıt fiyatlarındaki korkunç artışın yerel çiftçileri safdışı etmesi ve meydanı çokuluslu şirketler ile "Modern vampirler" diyebileceğimiz spekülatörlere (Yatırım fonları, hedge fonlar) bırakması.
Avrupa'da kıyamet kopuyor: Fransa'da balıkçıların başlattığı grev İtalya, İspanya, Portekiz, İngiltere'ye sıçradı. Günlerdir denize açılmıyorlar. Dahası limanları, özellikle akaryakıt dolum tesislerinin bulunduğu limanları trafiğe kapatıyorlar. Bu süresiz grevin gerekçesi; akaryakıtın 3 yılda 3 kattan fazla zam görmesi.
Balıkçıların eylemi diğer sektörlere de yayılıyor: Nakliyatçılar, inşaatçılar, ambulans şirketleri ve çiftçiler. Örneğin Almanya'da süt üreticileri güğümlerini derelere döküyorlar. Nedeni: Satış fiyatlarının akaryakıt zamlarıyla şişen maliyetlerini karşılayamaması. O eylem de hızla Almanya dışına taştı, Lüksemburg, İtalya, Fransa, Avusturya, Hollanda, Belçika ve İsviçre'deki üreticiler de katıldı.

2016'ya pozisyon almak!
Ama bu sırada "Yatırım fonları" zamana karşı yarışarak, piyasalarda pozisyon alıyorlar. Hayır; bir ay, üç ay, bir yıl sonrası için değil! 2010, 2013, hatta 2016'daki petrol üretimlerini kapatıyorlar. Varili 300'den başlayıp 400 dolara kadar giden fiyatlarla! Bu da, bir uzmanın ifadesiyle, "Sadece kısa vadeyle ilgili arztalep verileri üstüne kurulu petrol piyasasını çok uzun vadeli gerilimlere, krizlere teslim ediyor." AnlamıNeutral Yatırım fonları politikalarını petrol arzının bundan böyle asla talebi yakalamayacağı varsayımına oturttular. Yani? Petrol dünya ekonomisinin canına okuyacak.
Zaten o yüzden Uluslararası Enerji Ajansı baş iktisatçısı Fatih Birol, "Petrol bizi terk etmeden, biz petrolü bırakalım" çağrıları yapıyor.
Yine o yüzden önemli petrol ve doğalgaz üreticilerinden Birleşik Arap Emirlikleri ithal kömüre dayalı elektrik santralleri kurmak için kolları sıvadı. (Çünkü ülkede elektrik kesintileri yaşanıyor. Gazını santrallere değil, petrol üretimini sürdürebilmek için kuyulara pompalamak zorunda olması nedeniyle.)
Yine o yüzden başta Suudi Arabistan olmak üzere tüm Körfez ülkeleri nükleer enerji yatırımlarına büyük fonlar ayırmaya başladılar.
Tüketiciler isyanda, üreticiler çaresiz. Ve de bilinen rezervler tükenmeye başladı. (Kuzey Denizi, Meksika, Endonezya. Bir zamanların önemli petrol ihracatçısı Endonezya üretimi artık tüketimini bile karşılayamadığı için OPEC'ten çıkmaya karar verdi.)
Ve de Fatih Birol, "Önümüzdeki on yıllarda petrol rezervleri tükenmeye başlayacak. Hem üreticiler. hem tüketiciler bu yeni döneme hazırlanmak için hemen kolları sıvamalılar" uyarısında bulunuyor.
Ve de "Yatırım fonları", 10 yıl sonrasının petrol üretimini kapatıyor.
Yeni bir Adam Smith, Karl Marx ve Friedrich Engels, hatta üçünü birden beklemekte haksız mıyız?
Kapsamını, şiddetini, süresini hiç kimsenin kestiremeyeceği küresel "Ayakta kalma savaşı"nı (Avrupa Parlamentosu geçenlerde hammadde kaynaklarına erişimin engellenmesinin büyük kriz nedeni olabileceğine ilişkin bir karar kabul etti) ancak o modern kahinler önleyebilir. Belki.

Erdal Şafak
Yayın tarihi: 2 Haziran 2008, Pazartesi
Web adresi: http://www.sabah.com.tr/2008/06/02//haber,E0E67DB8E44C4EE29F9E849E1F423DE5.html
Başa dön
tiananmenian
Yazar


Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 1231
Nereden: gebze

MesajTarih: Çrş Hzr 04, 2008 8:49 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Peki körler sağırlar birbirlerini nasıl ağırlar bu sistemde, sizi bilmem ama ben Banker Kastelli'yi hiç sevemedim, öldü, öldüğüyle kaldı ve arkasından zamanında kendisinin reklam gelirleriyle çöplenen bir gazeteci nasıl şeyler yazdı, buyrun...

Para Sihirbazıydı

Soros değil, halk arasında Banker Kastelli diye anılan Cevher Özden’den söz ediyorum.
Para sihirbazıydı. Bir sözünü hiç unutmadımNeutral
“Beni çok katlı bir binanın en üstünden atın, üzerimde tek kuruş olmasın. Zemine birkaç kat kala en az 10 milyon dolar derlemiş olurum.
Zeminde ise zaten bir güvenlik ağı benim için kurulmuş olur.”
Böyle bir özgüveni vardı.
Sadece 370 bin YTL’lik bir borç yüzünden intihar etmiş olabileceği inanılır gibi değil.
İlginç yatırımları vardı.
Örneğin...
“Başıma bir şey gelirse, eşim ve çocuklarım yaşamlarını sürdürebilsinler diye oğullarından en güvendiğinin İsviçre’deki hesabına 10 milyon dolar koyduğunu” söylemişti.
Peki... N’olmuştu o 10 milyon dolar?
Montreux yakınlarında bir köy vardır. Dünyanın en ünlü ve zengin ailelerinin çocukları orada yaşamışlardır.
Veliaht da, İran Şahı’nın oğlunun oturduğu bu köye yerleşmiş ve onların yaşam temposunda 10 milyon dolar 1 yılda buharlaşmış.
Cevher Özden, boyun damarlarını kabarta kabarta “1 yılda 10 milyon dolar yenir mi? Yenirmiş işte, öğrendik” diye hırsından soluk soluğa anlatmıştı.

Tam sayfa ilanlar
Trabzon’un Sürmene ilçesinin Kastel köyünden çıkmış, İstanbul’un cangılında bir başarı öyküsü olmuştu.
Elini toprağa atsa altın olurdu.
O şaşalı yıllarında etrafı kalabalıktı.
Mert adamdı. Sevilirdi.
Bankerliğin ilk basamağından tırmanıp bu işkolunun yıldızını parlatmıştır.
Onun döneminde başka bankerler de devreye girmişti.
Gazetelere öylesine çok “tam sayfa” ya da “yan yana 2 sayfa” renkli ilanlar verirlerdi ki, zaman zaman “10 gün süreyle sayfalarımızda ilan yeri yoktur” diye anonsları yayımladığımız olurdu.
Gazete sahipleri de, gazetelerin ilan servisleri de memnundu Kastelli’den...
Sonra... Cevher Özden, yüksek faizle bankaların mevduat sertifikalarını satmaya başladı. Onu, diğer bankerler de izledi.
Ne var ki... Bazı bankalar karşılığı olmayan mevduat sertifikaları da bastırıp bankerlere veriyorlardı.
Olmayan mevduatın sertifikasını satmaya dönüştü bu süreç.
Faiz de yüksekti.
Bu çok sorumsuz gidişte, devrin Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Turgut Özal, kazık fren yaptı.
Piyasanın büyük kısmına kâğıt veren Kastelli feryat ediyordu:
“Bana kâğıt verin. Yoksa, satış yapmazsam diğer mevduat sertifikaları için taahhütlerimi yerine getiremem. Batarım. Ben batarsam, bankalar da benimle birlikte batar.”
Dediği oldu.
Hem o battı hem de bir dizi bankayı beraberinde batırdı.
Başbakan Yardımcısı Turgut Özal ve dönemin başarılı Maliye Bakanı Kaya Erdem görevlerinden istifa ettiler.
Kastelli olayı, Türkiye’de hukuk altyapısını oluşturmadan ekonomik açılıp saçılmaların acı sonuçlarını gösteren bir simgedir.

Güneri Civaoğlu, Milliyet


Sanki babasının parasının sihirbazıydı, tek faydası Spk kurumunun ve kanunun yapılmasına neden olmasıdır bu ülkeye, küfredeceğim şimdi olmayacak... Neyse Allah herşeyin en iyisini bilir diyerek kapatalım bu mevzuyu...
Başa dön
Poe
Yazar


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 1969
Nereden: Çevre'den.

MesajTarih: Çrş Hzr 04, 2008 10:30 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Nedense zengin birisi ölünce onun için hiç üzülmem. Meşhur olmasa bile. Hayatı şımarıkça yaşayanlar için ölüm en iyi cezadır. Hayatı ızdırapla yaşayanlar içinse en güzel ödül.
Başa dön
Amentu
Forum Yöneticisi


Kayıt: Jun 22, 2006
Mesajlar: 156

MesajTarih: Çrş Hzr 04, 2008 10:52 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kişileri üzerindeki elbiselere göre yorumlamayın derken birşeyleri eksik mi söylediler diye düşündüm bir an. Aslında düşünmedim ama bunu bir eleştiri olarak görmezseniz şunu söylemeden geçemiyeceğim. Poe bu kelimelerin altında ezim ezim ezer seni zaman anlamazsın bile belki.
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Güncel Olaylar-insanlar Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa Önceki  1, 2
2. sayfa (Toplam 2 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke