Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 79 Üye Adayı ve 4 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Fazıl Hüsnü Dağlarca
 Bugün Sokağa Çıktım!
 Edebiyatta Dine Yaklaşımlar
 Kargalar ve Türkler...
 Çakallar ve Araplar
 William Street, birinci sokak
 KORKUYORUM
 NİCCOLO MACHİAVELLİ
 İç...
 Yarış
 Gene Hackman
 Doktor Doktor
 Ahmet İnam'la sıradışı bir sohbet...
 Sömürünün kavramları
 Halide Nusret Zorlutuna ile yeniden
 Mutfak kitapları
 FELON
 Kalbin hafızası var mıdır?
 Dahası ne?
 Ayaklarının üstünde

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Kırılgan Kızlar Kulübü


Kırılgan Kızlar Kulübü
Sayfa Önceki  1, 2
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Vesaire
Yazar Mesaj
mehrek
Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir


Kayıt: Jul 16, 2008
Mesajlar: 8

MesajTarih: Çrş Tem 16, 2008 8:43 pm    Mesaj konusu: kırıklar Alıntıyla Cevap Ver

kırılganım...
kalbimin neresinden tutsan elinde kalır artık...
kırılmadık yer kalmadı..
yaşamaksa devam ediyor...
nefes almaksa eğer...
kırıkların acıyor...
mümkün değil herşeyin tamiri...
kırıklarda yaşatıyor bazen seni...

çelişki...
Başa dön
ceste_ceste
Yeni Üye


Kayıt: Mar 18, 2008
Mesajlar: 51

MesajTarih: Çrş Tem 16, 2008 10:54 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

drsitare demiş ki:
ceste_ceste, 'bu' senin için... beni daha çok sev diye:)

yorgun bir karıncanın ayakları asla incitmez
sırtının düzlüğü hep yüklüdür ,
kimse bilmez
kendi hiç bilmez...
toprağa usulca bıraktığı ayak izinden oku onu
nefesi kesilene kadar üflediği ıslığı tersinden oku
her hece, kekeme ve yorgun
göğün yolu topraktan çok daha uzun...

gözün tarttığını, kalp eksik tartınca
eksik kopuk telli bir çalgıya döner dilin
kalp kapaklarından
nefesinle büyüttüğün ağrılı boşluğa
dökülen bestenin
yarısı
eksik çalgının
en kopuk telinin
en acıtan ucundadır
ve bir yarısı bestenin
hep ıslaktır
hep yarım, hep yarım
tamamlayamazsın
bir bulutu ta gözlerinden öperken
ıslanan, kalbin bir yarısıdır...

yorgun karınca
biz
hiç karşılaşmadık sizinle
ve rastlamadık bereketinize
ve hiç incitmediniz siz bizi...
küçük ayaklarınızla...


süsleyip püsledim, ama sen biliyorsun, 'bu' asla şiir değil
tamam, sen söylemeden ben söyleyeyim çok tanıdık satırlar, etkilenmiş de olabilirim, ama sen biliyorsun, ben asla şair değilim:)



Hayatımın bir ucundan kıvırıp diğer sayfalara devam etmemi özenle dileyen dosta... Devam ettirmek itmekten söylemekten değil, yakın olmaktan geçiyor. Bilmediğimiz toprakları kendi tarlalarımız yaptık, bildiğimiz coğrafyalarda öğrendiğimiz tekerlemeleri tekrar ederek. Ben senin yanına bir yerlere astım hayal gücümü...
Kırışık bakabilen ve yakışıklı kalan kaç yıldız var sitare? Kaydığın yerde iyi dileklerim...
Başa dön
ceste_ceste
Yeni Üye


Kayıt: Mar 18, 2008
Mesajlar: 51

MesajTarih: Pzr Ağu 03, 2008 2:07 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Deftere geçerdim kendimden aldıklarımı ve benden ödünç alınanları.
Biraz daha büyüyünce geri toplayabilmek için iyi nedenlere iyi deliller koyardım. Ben unuturken hayat uzadı gitti. Uzadı gitti.
Başa dön
ceste_ceste
Yeni Üye


Kayıt: Mar 18, 2008
Mesajlar: 51

MesajTarih: Pzr Ağu 03, 2008 11:32 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sitare

“Çeşmek Be-zen Sitare
Ezmen Mekon Kanare”

Nerden çıktın karşıma böyle Sitare
Efsaneler dökülüyor gülüşlerinde
Kirpiklerin yüreğime batıyor
Telaşlı bir kalabalığın ortasında
Ayaküstü konuşuyoruz
Nedimin nigehban nergisleri gibi
Üstümüzde bütün nazarlar
Çok utanıyorum Sitare
Dün oturup hesap ettim
Sen doğduğun zaman
Ben bir askeri mektepte talebeymişim
Sen bilmezsin Sitare
Burada gündüzler çekip durduğumuz bir mercan tespih
Geceler içinde uyuduğumuz birer siyah buluttu
Her akşam dokuzda yat borusu çalardı
Yat borusu baştan aşağı hüzün çalardı
Bir derin uykuya atardım kendimi
Siyah benli bir kız düşlerime kaçardı
Bende onu alır anamın düşlerine kaçardım

Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum
Gözlerin mi daha sıcak gülüyor
Yoksa dudakların mı anlayamıyorum

Seninle konuşurken Sitare
Aklıma yıldızlar dökülüyor
Bir çaresiz Zühre oluyorsun Babil caddelerinde
Ateş gözlü kahinler koşuyorlar arkandan
Binlerce meşalenin ışığı kımıldıyor saçlarında
Gökyüzü salkım salkım
Zigguratlar tıklım tıklım
Dönüp dolaşıp dudaklarına takılıyor aklım
Ah benim bu akıldan sıyrılmış aklım
Kimi gün boşlukta konacak yer bulamayan
Kimi gün inatçı yosunlar gibi kepez diplerine yapışan aklım
Gözlerine baktığım zaman Sitare
Bütün çöllere ay doğuyor
Yoldaş ediyorum kendime İmrül Kays’ı Antere’yi A’şa’yı
En kuytu vahaları dolaşıyorum
Hangi vahaya gitsem çadırlar sökülmüş Sitare
Çadırla su arasında bir cılga var
O cılgada narin ayak izlerin var
Durgun suya düşüp kalmış gözlerin var

Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum
Gözlerin mi daha sıcak gülüyor
Yoksa dudakların mı anlayamıyorum

Bazan sapsarı bir benizle geliyorsun
Yorgun çizgileri alnında uykusuzluğun
Biliyorum içinde bir sızı var
Bıçak ağzı gibi bir sızı var
Bu sızıdır işte seni verimsiz kılan
Züheyr’in Suad’ı gibi keremsiz kılan
Kuzeyden güneye
Güneyden kuzeye
Heyy! Gidip geliyorum bu çöllerde
Kureyş’in heybetli ve inatçı develeri
Hiç aldırmadan benim esmer sevdama
Geviş getiriyorlar ufka bakarak
Ben kaçıp Yesrib’e sığınıyorum
Yesrib bahane, bir kitaba sığınıyorum
Dağda, ovada, badiyede okuduğum hep elif
Elif diyorum Sitare, sineme elif çekiyorum
“Ah minel aşk-ı ve halatihi..”
Çok eski bir gerçektir bu biliyorum

Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum
Gözlerin mi daha sıcak gülüyor
Yoksa dudakların mı anlayamıyorum

Sinsi bir yağmur altında beraber yürüyoruz
Ve ikimizde ıslanıyoruz
Ben ne yağmurlar gördüm Sitare
Ben kaç kez iliklerime kadar ıslandım
Bilmiyorum sen kaç yaşındaydın
Ben göğü hep bir kurşun gibi ağır
O şehirde sırılsıklam gezerdim
Bölük bölük insanlar boşanırdı tapınaklardan
Tapınaklar insanları safra gibi atardı
Sonra hepsi bir yere toplanıp bana bakarlardı
Bir gün bu şehrin kirli yağmurları alıp götürdü beni
Gidip bir Uygur çadırında göğü dinledim
Kara bulutlar kükrerken bir Kaşkar sabahında
Oturup Aprunçur Tigin ile seni konuştuk
Bakışlarımı sunuyorum, tereddütsüz alıyorsun
Gizli bir tebessümle çağırıyorum, geliyorsun
Kaşı karam, gözü karam, saçı karam
Umay gibi yumuşak huylum
Nerden çıktın karşıma böyle
Sesin ılık bir bahar güneşi gibi ığıl ığıl akıyor içime
Asya’nın bozkırlarında ordular düşüyor peşime
Yığılıp kalmışım bu Anadolu toprağına Sitare
Adam akıllı yorulmuşum
Ellerin böyle olmamalıydı
Ellerine acıyorum
Ve kim bilir kaç zamandan beridir kalbimi öğütlüyorum
Durup durup ıssız yerlerde
“güçlü ol ey kalbim, güçlü ol
Daha çok işimiz var” diyorum

Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum
Gözlerin mi daha sıcak gülüyor
Yoksa dudakların mı anlayamıyorum
Başa dön
ceste_ceste
Yeni Üye


Kayıt: Mar 18, 2008
Mesajlar: 51

MesajTarih: Pzr Ağu 03, 2008 11:40 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Dilaver Cebeci" yi rahmetle anıyorum.
Başa dön
drsitare
Yazar


Kayıt: Nov 24, 2007
Mesajlar: 245

MesajTarih: Cum Eyl 05, 2008 9:14 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver


Müennes kıvrımlı harflerin toplamından
tüm noktaları çıkarttığında,
inceliği kalmaz bu hayatın...
Dilinin ucuna gelen
ama asla söyleyemediğin,
' neydi o' diye içini kemiren
eksik hafızalı bir tamlamanın sıfatı kalır elinde...
Yarım kalan bir rüyayı tamamlamak için
tekrar tekrar uykuya dalsan da,
sonunu bilemeyeceğin başlangıçlara açılır
o kırık aynadaki yansıma...
Bir sır bu...
Sus sus sus...
Sakın söyleme...
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Vesaire Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa Önceki  1, 2
2. sayfa (Toplam 2 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Küskün Adamlar Kulübü tiananmenian Vesaire 15 Cum Nis 18, 2008 10:41 pm
Yeni mesaj yok Dövüş Kulübü unlem_isareti İzlenesi Filmler 37 Cmt Hzr 10, 2006 10:04 am
Yeni mesaj yok Kusma Kulübü tohum Okunası Kitaplar 2 Pzr Hzr 04, 2006 5:57 pm

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke