Sevgili Dereotu, Şehirler ve Söyledikleri karambole geldi. Gündem şehirleri de gölgede bıraktı. Fırsat buldukça yazmaya devam.
Hem şehirler Kapadokya'yı bekliyor haberiniz olsun.
Gündem, genelde hızlı tüketilir. Bakınız Güncel Olaylar kısmına forumdaki. Ama diğer yerlerdeki konular, unutulmuyor, birisi gelip, çok eski bir yazıya yorum yazıyor mesela.
Adana izlenimlerimi ben de paylaşacaktım aslında ama kelimelerim çok cılız kaldı. Vazgeçtim. Kapadokya anılarını yazacağım. Fotoğraflar ile birlikte. Çok yakında.
Evet dediğiniz doğru gündem çabuk tüketilir ama söyleyecek sözü olan da sonuna kadar söyleyebilmeli sözünü. Nitekim de öyle oldu, iyi de oldu.
Şehirler için kelimeleriniz nasıl cılız kalır sevgili dereotu, kaleminiz güçlü çünkü. Adana, Kapadokya ve diğer şehirler şehirlere bekler
Başka şehir ismi söylerseniz onu da eklerim, yükünüz adamakıllı ağırlaşır, benden söylemesi
"Sözü olan söyleyebilmeli"
Gecenlerde "konuşun benimle "kısmına Nasrettin hoca ile ilgili birşeyler eklemiştim, bilmiyorum ki denk gelip okudunuz mu? Nasrettin Hoca arkasını dönüp bir bakar ki kimse yok
"Kaleminiz güçlü" ... Bu kelimelerinizi, soğuktan üşümüş elleriniz yanlışlıkla yazda farzediyorum sevgili Care lakin kalemimin gücü düşlerimden geliyordu, onu da bugün gerçek bir fırtına yerle bir etti. Geriye yalnızca GERÇEKLER kaldı ...
"Başka şehir ismi söylerseniz onu da eklerim, yükünüz adamakıllı ağırlaşır, benden söylemesi" demişiniz. Bir asker çocuğuna denmeyecek birşey bu inanın. Ben şehirleri anlatmaya kalksam, neyse siz kestaneleri sobaya koyun, geliyorum ben
"Nerede, kiminle, ne okuduğun beni ilgilendirmiyor. Diğer her şey bittiğinde seni ayakta tutan şeyin ne olduğunu bilmek istiyorum."
Oriah Mountain Dreamer
Söz gücünü düşünceden, düşlerden ve hissiyattan alır, kalem ise enerjiden. Kaleminizin enerjisine vurgu yapmak istemiştim daha çok. Bugün coşmuşsunuz diye ))
nüfus cüzdanınızı özenle saklayın.
kaybetmeyin.
çünkü kaybettiğiniz şey, sadece avuç içi kadar bir naylon karton karışımı değil.
tüm hayatınız olabilir.
nüfus memurunun karşısında oturup,
kendinizin gerçekten kendiniz olduğunu ispatlamaya çalışırken
buram buram ter dökebilirsiniz.
hayatımızın aslında ufacık bir karton parçasının elinde olduğunu bilmek
çok tuhaf bir duygu.
insan orada oturup bu ahiret sorularını cevaplamaya çalışırken
farkına varıyor bunun.
rahmetli aziz nesin'in, "yaşar ne yaşar ne yaşamaz" ı gibi oluyordum neredeyse.
Allah'tan kayınbiraderimin eşinin adını hatırlayabildim de
durdum (siz bana aldırmayın) öyle düşünmüyorum ki
hem nedir ayrıca kendi canavarlığımdan korkmuyor muyum? Ben boyuna susuyorsam bir şeylerin tuhaf acıtmalarına bazı kelimeler benziyor sadece onlardan yakıştırmalar yapıyorum adına diyalektin, iyi değil baş ağrıları için yanardağ ağzı göl olarak susmuş diyorlar. Edebisi değil kimse kurmadı, fiiliyat.
...
Konuşmalıyım
herkes kılınıyorsa kelimelerden
harfe çarpan bir kalbe
kalbiy kelime konuşmalıyım
c.s
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız