Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 28 Üye Adayı ve 0 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Gene Hackman
 Doktor Doktor
 Ahmet İnam'la sıradışı bir sohbet...
 Sömürünün kavramları
 Halide Nusret Zorlutuna ile yeniden
 Mutfak kitapları
 FELON
 Kalbin hafızası var mıdır?
 Dahası ne?
 bir cumartesi
 Ayaklarının üstünde
 Bayramsız Çocuklar
 İyi Bayramlar
 bir cezm kaldı
 Uzlette...
 Çizginin Yüzleri...
 Eyy Uhnem! Eyy Uhnem!
 Seçmece
 İmkansızın peşinden koştunuz mu hiç ?
 Hakim Anlatı

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Biz kimiz?


Biz kimiz?
Sayfa 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Okur Adayları İçin
Yazar Mesaj
ANLAM-SIZ
Forum Yöneticisi


Kayıt: Dec 14, 2005
Mesajlar: 848

MesajTarih: Prş Arl 27, 2007 11:52 am    Mesaj konusu: Biz kimiz? Alıntıyla Cevap Ver

Bizden bahsediyorum...

Bunu tesbit etmemiz gerekiyoruz sanırım.

Biz kimiz?
Başa dön
08parpali
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Feb 23, 2007
Mesajlar: 557
Nereden: İstanbul'da bir sokak başı kaldırım kenarı

MesajTarih: Prş Arl 27, 2007 12:02 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Biz çoğulluk ifadesidir. Evet, dediğiniz gibi ''tesbit etmek gerekiyor''
Ben benim ya siz kim siniz?
Başa dön
ANLAM-SIZ
Forum Yöneticisi


Kayıt: Dec 14, 2005
Mesajlar: 848

MesajTarih: Prş Arl 27, 2007 12:26 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

08parpali demiş ki:
Biz çoğulluk ifadesidir. Evet, dediğiniz gibi ''tesbit etmek gerekiyor''
Ben benim ya siz kim siniz?


İşin içine biz girdiğinde "ben"lerin her birini bir arada tutan şey söz konusudur.

Biz neden Tükiye diye bir devlette yaşıyoruz?

Bu bayrak neden dalagalanıyor?

Türk milleti denen kavram nedir?

Türklük kavramı neden 301. md. de değiştiriliyor?

Bu Ülke kurulduğunda -Türki Cumhuriyeti-, nüfusun büyük çoğunluğunun göçmen olması ne anlam ifade eder?

Biz bir mirasın sahibi miyiz?

Öyleyse bu miras nedir?

Kimler düşmanımız?

Kimler dostumuz?

Gavur inadı ne demek?

Biz bizden gizleniyor mu?

Ve biz uyuyormuyoz?

...

Biz aslında aynı şeyiz. Ancak fark etmemiz gereken bir şey var. O şey nedir?

Klasikleşmiş cevaplar aramıyorum. Ben-in ve biz-in karakterini soruyorum. Özünü...
Başa dön
08parpali
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Feb 23, 2007
Mesajlar: 557
Nereden: İstanbul'da bir sokak başı kaldırım kenarı

MesajTarih: Prş Arl 27, 2007 12:48 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Biz demek çoğul demektir. Ancak ben görüşlerimi belirtikten sonra ''Biz'' olabiliriz. Aynı duygu ve düşünceyi paylaşanlar olarak.
Sadece ''biz'' Ülkemizi ve kültürlerimizi söylerken kullanabiliriz. Çünkü bu da bilinmektedir benimle aynı şeyde aynı duyguyu ve çoşkuyu yaşadıkları...

Nedir mi bunlar?
''Hayırlı Olsun'', ''Hoş Geldin'', ''Allah Kavuştursun'', ''Gözün Aydın'',...

Sizin sorulara ''ben'' olarak cevap vermeliyim! Bana katılmayanlar olacağından.
Başa dön
ANLAM-SIZ
Forum Yöneticisi


Kayıt: Dec 14, 2005
Mesajlar: 848

MesajTarih: Prş Arl 27, 2007 3:34 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yanılıyorsunuz sn parpali, ben olarak cevap verebilirsiniz ve sizin görüşlerinize katılmayanlar olabilir. İşte bu durum dahi sizi ve karşı görüştekileri "biz" altında toplayabilir. Mutlaka aynı duygu ve düşünceleri sergilememiz gerekmiyor. Biz ayrı düşünceleri, duyguları paylaşabilen, böyle bir karakter sergileyen insanlar topluluğu olarak "biz" olabiliriz. Örn: Karakutu

Asıl ayıracımız karakter.

Bizim karakterimiz nedir?
Başa dön
testi
Yeni Üye


Kayıt: Dec 27, 2007
Mesajlar: 32

MesajTarih: Prş Arl 27, 2007 4:49 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Hipnotize edilmiş bir millet.
Başa dön
testi
Yeni Üye


Kayıt: Dec 27, 2007
Mesajlar: 32

MesajTarih: Prş Arl 27, 2007 4:51 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Elbet uyanacağız. Çok geç olmaz umarım.
Başa dön
mhmt
Yazar


Kayıt: Oct 24, 2007
Mesajlar: 222
Nereden: Denizin Kıyısından

MesajTarih: Prş Arl 27, 2007 10:15 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Biz kimiz biliyomusunuz? Nereye çekilirse oraya giden bir toplumuz. Bütün yönlendirmelerimizi açmışız vermişiz kullanım hakkımızı ve artık BİZ yönelmiyoruz yönelemiyoruz hep YÖNLENDİRİLİYORUZ.

Kim mi yönlendiriyor?
1) ABD
2) TÜRKİYEnin gerçeklerini değil kendi gerçeklerini yazan BASIN.

PKK yı besledi ABD şimdi de yok etmemiz için bize izin verdi yokmu olacaklar hayır! Artık şehirlere inecekler onlar artık belirli bir bölgede değil heryerde olacaklar. Bu acı bir gerçek. PKK sadece Irakta mı? neden İran daki PKK ya müdahele edemiyoruz? çünkü bizi Irak'a yönlendirdiler. Fart etmediniz mi?
Başa dön
YAZARIM
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Mar 13, 2007
Mesajlar: 1250
Nereden: TAŞLITARLA

MesajTarih: Cum Arl 28, 2007 12:35 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

ANLAM-SIZ demiş ki:
Yanılıyorsunuz sn parpali, ben olarak cevap verebilirsiniz ve sizin görüşlerinize katılmayanlar olabilir. İşte bu durum dahi sizi ve karşı görüştekileri "biz" altında toplayabilir. Mutlaka aynı duygu ve düşünceleri sergilememiz gerekmiyor. Biz ayrı düşünceleri, duyguları paylaşabilen, böyle bir karakter sergileyen insanlar topluluğu olarak "biz" olabiliriz. Örn: Karakutu

Asıl ayıracımız karakter.

Bizim karakterimiz nedir?


Bu ''örneğinizi'' inandırıcı bulamadım bir türlü. Saygısızlık ve size bir tepki olarak sakın algılamayın.

Mhmt dostum, senin İran' ı düşünmeni de sağlayanlar onlar. Ben de öğle düşünüyorum AMA işin aslı öyle değil. Konuyu dağıtmayalım.

Biz;
''Modacıların'' diktiği elbiseleri giyen ''mankenleriz''. Çıplak kalma özgürlüğümü kullanıyorum. Salak kral durumuna da düşmek istemiyorum. Wink

Tarihi Yargılıyorum kitabı da iyi ezberlenmiş bu arada...
Başa dön
mhmt
Yazar


Kayıt: Oct 24, 2007
Mesajlar: 222
Nereden: Denizin Kıyısından

MesajTarih: Cum Arl 28, 2007 1:18 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

YAZARIM demiş ki:

Mhmt dostum, senin İran' ı düşünmeni de sağlayanlar onlar. Ben de öğle düşünüyorum AMA işin aslı öyle değil. Konuyu dağıtmayalım.


İşin aslı nedir abi? Konu BİZ(iz) yani sen+ben+o= hepimiz.

ANLAM-SIZ konuyu dağıttığımıza kızmaz inşallah ama YAZARIM abi sende kısa da olsa beni aydınlatırmısın özelden de olabilir. Teşekkür ederim.
Başa dön
ferrante
Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir


Kayıt: Jan 04, 2007
Mesajlar: 19

MesajTarih: Cum Arl 28, 2007 2:57 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Çok eskilerde delici bakışlarıyla sorup-sorgulayan, varlığını sürdürmek için kendisine yönelik tehditlerle pazarlıksız savaşan cesur, kaba ve kabına sığmayan karakteristik bir millet olan bizler, insanoğlunun dünyada var oluş sebebini kavarayacak bir aydınlanma ile buluşup tanıştığımızda zamanın en medeni ve bilge milleti olacak kadar yükseldiğimizde, kendi aydılanmamızı koruyup-geliştirmek ve onu yaygınlaştırmak için zamanının dilini ve davaranışını iyi bilen saf niyetli savaşçılar idik.

Çağ ve iklim adamlık kuşağındaydı. Ve bizim çok güçlü bir adamlık karakterimiz vardı. Bize karşı çıkanlar karşımızda birer adamcık oluverirlerdi. Uzun süre, bu çağ ve iklim boyunca dünyanın en akıllı, en medeni, girişimci ve savaşçı milleti olarak zamandan zamana, iklimden iklime ve coğrafyadan coğrafyaya yayılıp genişledik, büyüdük.

Sonunda daha önce hiç görmediğimiz, olabileceğini hiç düşünmediğimiz milleti kancık karakterli coğrafyaya, bir türlü alışamayacağımız nemli yavşak bir iklime ve şaşkınlıktan elimizin kolumuzun bağlandığı artık doğrunun hiçbir kıymeti kalmadığı bir zamana vardık.

Geldiğimiz bu yerlerde yalan büyüleyici güzellikte bir kadın olmuş ve kendi güzelliğinden oldukça emin ve ayartıcı bakışlarıyla gözlerimize bakarak bu taş-toprak dünyada eşsiz bir sanatçılıkla şehirler ve medeniyetler çizip boyamakta, münafıklık adamlık yerini almış karşımıza geçip bizimle dalga geçmekte, kurnazlık, yalancılık ve münafıklığı yedeğine alarak kancık bir savaş olan barışı icat etmişti. Artık savaşmıyor barışıyorduk, kılıcımız can yakmıyor, sözümüz gülünç bulunuyor, kendinden emin bakışlarımız şaşkınlıktan donuklaşıyordu. Yine acıların doktoru zaman geçti, iklim kendinde olanları tek tek çıkardı serpti atmosfere, ve toprağı bataklık olan bu coğrafyanın derinliklerine doğru uzayıp gittik.

Unutuşun derin okyanusunda tam bilinçsiz bir halde yüzümüz daha önceleri düşman bilip canına kıydığımız tüm düşmanların yüzlerine büründü tek tek. Asil yüzümüzü örten şaşkınlıktan sonra zır cahillere özgü bir hayret kapladı. Sonra kölelere özgü bir aşağılık duygusu. Sonra maymunca bir taklitçilik. Ama bir türlü bu karmaşık, kozmik hayatın içinde kendimizi farkettirmeyecek bir homojenleşmeyi beceremiyorduk. Sonunda o civan yüzümüzde bir kadınsılık belirdi sessizce. Bu kadınsılık arttıkça bu hayatla ilgili sorunlarımız da azalmaya başladı. Zamanla içimizden bir oğlan çıktı yüzümüzü kapladı. En çok bu yüzle eğlendik bu hayatta. Fakat o da geçip gider oldu. Her yüz binlerce, yüzbinlerce bizden olanı ebediyen bizden ayırdı gitti.

Şimdilerde aynaya baktığımızda o ilk şaşkınlıkla beraber önceleri kötü bildiğimiz tüm yüzlerin birer izlerini görüyoruz ama en çok da sonuncusunu. Fakat bir gariplik var yüzümüzde sanki tüm bu yüzlerden oluşan yüzümüz bir maske gibi bize yavaş yavaş yüzümüze yabancılaşmakta. Sanki bu zaman, iklim ve coğrafyadaki yolculuğumuz sona ermekte ve bu maske biraz sonra düşecekmiş gibi. Eğer düşecekse altındaki yüzümüz nasıl bir yüz acaba? Eğer uyanacaksak kaç kişi uyanacağız acaba? Tekrar o yüzü sahiplenebilecek miyiz? Yoksa en zor geçitleri de geçip sağ kalabilmiş daha asil bir yüzle mi karşılaşacağız? Nasıl toparlayacağız kendimizi? Ölen ölür kalan sağlar bizimdir mi diyeceğiz? Çin kominisleri Çin toprakları içinde yaptıkları binlerce millik uzun yürüyüş sonunda sayıları %95 eksilmişti. Mao kalanların karşısına geçip sormuştu: "Yolculuktan önce mi daha güçlüydük yoksa şimdi mi?" Eğer sağ salim uyanabilirsek tabi... Uyanabileceğimize dair benim tek umudum bir Türk olarak her şeye rağmen hala dünyada aşağılanıyor olmak...

Sonuç olarak varlık aleminde bir zamanlar var olduğu iddiasını ortaya koyan bir millet olarak bizler çok çetin bir sınavın sonuna yaklaştık diye düşünüyorum. Acaba hala var olabilecek miyiz? Eğer var olmaya devam edersek bu dünyanın en görmüş-geçirmiş milleti olacağız.
Başa dön
08parpali
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Feb 23, 2007
Mesajlar: 557
Nereden: İstanbul'da bir sokak başı kaldırım kenarı

MesajTarih: Cum Arl 28, 2007 10:22 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yabancı bir kişi ile konuşurken senli-benli konuşmayız. Bu kişi illede yabancı olmak zorunda değil. Bunun yerine sizli-bizli konuşuruz. Yani ona hitap ederken ''siz'', kendimizi söylerkende ''biz'' deriz. Sanırım daha kibar oluyormuş. ( Very Happy )
Neyse, ''biz'' demekle aslında ''ben''i kasttetdiğim anlaşılsın da, sonra birisi çıkıp, ''kendi adına konuş'' demesin.
Böylelikle önce sizin sorularınıza cevap vermekle başlayalım. Çocukken babam eve meyve alıp gelirdi. Ben portakalı ve elmayı fazla sevmezdim, mandalina ve armutu daha çok severdim. Onun için ilk yemeye bunlardan başlar bunlar bittikten sonra diğerlerini beğeni sırama göre yerdim. Burda da bu şekilde devam edecem.

''Biz bir mirasın sahibi miyiz? Öyleyse bu miras nedir? ''

Evet bir miras sahibiyiz. Hemde öyle bir büyük bir mirasın sahibiyiz ki; Türklüğün ve İslamın bilgi ve deneyiminin mirasına sahibiz.
Öyle bir mirasa sahibiyiz ki; fennin, ilmin, felsefenin,simyanın, matematigin, astronominin,.. kapısını açan bilgisine sahibiz. Avrupanın aydınlanmasına yol açan İslam düşünce filozofların bilgisine sahibiz.
Öyle bir mirasa sahibiyiz ki; kıyafette devrim sayılacak refomları getiren, insanların eşit ve kardeş olduğunu söyleyen, yaşam hakkının her canlının hakkı olduğunu söyleyen, hoş görüyü son noktasına kadar yaşatan,...
Öyle bir toprağa sahibiyiz ki; insanların gıpta ile baktığı, medeniyetlerin doğduğu-buluştuğu topraklara sahibiz.
Öyle bir mirasa sahibiyiz ki; yılmaz, korkmaz, aman dileyene el veren, yabanlık yapana yalın kılıç çalan yüreklerin sahibiyiz.
...

Bize kalan bu miraslarıma ne oldu nerede kaldı? Biz mirasımızı terkettik mi? Yoksa başkaların miraslarını mı aldık?
Başa dön
ANLAM-SIZ
Forum Yöneticisi


Kayıt: Dec 14, 2005
Mesajlar: 848

MesajTarih: Cum Arl 28, 2007 10:23 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

YAZARIM demiş ki:
ANLAM-SIZ demiş ki:
Yanılıyorsunuz sn parpali, ben olarak cevap verebilirsiniz ve sizin görüşlerinize katılmayanlar olabilir. İşte bu durum dahi sizi ve karşı görüştekileri "biz" altında toplayabilir. Mutlaka aynı duygu ve düşünceleri sergilememiz gerekmiyor. Biz ayrı düşünceleri, duyguları paylaşabilen, böyle bir karakter sergileyen insanlar topluluğu olarak "biz" olabiliriz. Örn: Karakutu

Asıl ayıracımız karakter.

Bizim karakterimiz nedir?


Bu ''örneğinizi'' inandırıcı bulamadım bir türlü. Saygısızlık ve size bir tepki olarak sakın algılamayın.



-Biz ayrı düşünceleri, duyguları paylaşabilen, böyle bir karakter sergileyen insanlar topluluğu olarak "biz" olabiliriz. Örn: Karakutu-

Bu sözlerim biz buyuz anlamında anlaşılmamalı. Parpali'nin yazdıklarına yönelik bir açılımdı onlar.

Biz; siz ve ben, karakutu çatısı altındayız öyle değil mi? Yani burada bilmem kaç zamandır bir takım şeyleri paylaşıyor ve tartışıyoruz. Sizin gönderdiğiniz linkler var ya, onları dinliyorum ben. Bu ne demek?
Başa dön
ANLAM-SIZ
Forum Yöneticisi


Kayıt: Dec 14, 2005
Mesajlar: 848

MesajTarih: Cum Arl 28, 2007 11:47 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Annem, oğlanın ensesinden öpün inatçı olsun diyip duruyor. Ben de öpüyorum bol bol.

Bu güzel bir şey. Yani annemin böyle bir tavsiyede bulunması. İnatçı olmayı değerli bir şey olarak görüyor demek.

İnat, direnmek demektir. Vazgeçmiyorum, bu benim için önemli, olmazsa olmazım anlamındadır. Aynı zamanda bu vazgeçmeyiş, bu inat bir takım şeylerin göze alındığını/alınabildiğini gösterir. Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın halidir. İnat etmek iddia sahibi olmanın da ön şartı konumundadır. Sahip çıkmak biraz da inat edebilmeyi gerektirir.

Gâvur inadı diye bir deyim var bizde. Bu deyim aslında bir uyarı niteliğindedir. Gâvur davasından dönmeyecek haberin olsun uyarısıdır. Ancak annemin tavsiyesinden de anlıyorum ki, biz de gavur karşısında direnmiş, iddia sahibi olmuş insanlarız. İnatçı insanlarız. İstiklal harbinde kazma kürekle gâvurları kovalamışız. Ve şimdi, “biz kimiz” diye bir başlıkla uğraşanlar değil ama elinde kazma kürekle bekleyenler ne olduğumuzu unutmuş değil.

İnatçı olmak bizim karakterimizde var. Bu yüzden karakutu da farklı düşünce ve duygular inatla çarpıştıkça “biz” perçinleşecek.
Başa dön
siyahsu
Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir


Kayıt: Dec 02, 2007
Mesajlar: 6

MesajTarih: Cum Arl 28, 2007 12:13 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

önemli, kritik bir konu. hal itibariyle siyasi zemine çekilmiş, politik söylemler var. bu konu hakkında süregelen bir toplantımız var. henüz farkettim başlığı. gece yazacağım birşeyler.

karşıdan / yakından bakmadan önce bakanların bakışlarına dikkat etmenizi öneririm öncelikle. sonrasında bu bakışlardan ayrı bir fikir sistemi geliştirmek mümkün olacaktır.
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Okur Adayları İçin Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9  Sonraki
1. sayfa (Toplam 9 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke