| Yazar |
Mesaj |
care KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Oct 08, 2007 Mesajlar: 569
|
Tarih: Cum Ksm 23, 2007 11:17 pm Mesaj konusu: Delilerin Gözleri... |
|
|
Bir delinin gözlerine bakabileniniz var mı?
(Deli ifadesini kullanmamın sebebi kesinlikle aşağlamak değil. Büyük saygım var, gözlerine bakamadıklarıma...) En son ısrarla görmek istediğim meczup kadınları yanına kabul etmiyordu... Karanlığı peçe yapıp izleyebilmiştim ancak. |
|
| Başa dön |
|
 |
LEV_TOLSTOY KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Dec 24, 2006 Mesajlar: 671 Nereden: İstanbul
|
Tarih: Cum Ksm 23, 2007 11:26 pm Mesaj konusu: |
|
|
Evet delilerin gözleri başka türlü tarifler istiyor sanki.Sanki bakar kör gibi.Bu dünyayı görmeyen safça, temiz bir bakış bu.Bir buğu gözledim onların gözlerinde.Duygunun en nefis kokusunu hissettim ben onlarda.Bence meleklerin gözleri onlar...Her bakışımda sadece gözlerine baktım...Ne yapıyorsun sen bu dünyada der gibiydiler...İtiraf edeyim en iyi dostlukları onlarda gördüm...Hala düşündükçe içim bir tuhaf olur.
Benim akıllı delim Gülsüm'dü...5 yıldır görmüyorum.Görmek için 1400 km yol gideceğim onun için... |
|
| Başa dön |
|
 |
care KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Oct 08, 2007 Mesajlar: 569
|
Tarih: Cum Ksm 23, 2007 11:31 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Üsküdar'da, sürekli aynı yerde, duruşunu hiç değiştirmeyen bir kadın var. Bir caminin merdivenlerini mesken tutmuş. Onun gözleri çok etkileyici, fazla baktırmıyorlar kendilerine. |
|
| Başa dön |
|
 |
LEV_TOLSTOY KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Dec 24, 2006 Mesajlar: 671 Nereden: İstanbul
|
Tarih: Cum Ksm 23, 2007 11:50 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Evet fazla göz göze gelmeyenler var.Gülsüm'ün gözleri kar gibi ağlardı sanki.Biraz bakınca, önce sarılır, 5 dakka sonra yerdim sopayı.Babasına bile beslemeyen sıcaklığı gösterirdi bana.En çokta sınıfı geçtiğine sevinirdi...Sadece 48 yazmayı öğrenmişti.Tahta 48 lerle dolardı.Alkışlar onu sevindirirdi... |
|
| Başa dön |
|
 |
LEV_TOLSTOY KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Dec 24, 2006 Mesajlar: 671 Nereden: İstanbul
|
Tarih: Cmt Ksm 24, 2007 12:13 am Mesaj konusu: |
|
|
Deliler önemli insanlardır aslında.Dünyanın ne olduğuna en çok onlar kafa yorar der,İsmet Özel. Acaba dünyanın önemini kavrayan insanlar gözlerinden mi belli olur...  |
|
| Başa dön |
|
 |
mhmt Yazar

Kayıt: Oct 24, 2007 Mesajlar: 222 Nereden: Denizin Kıyısından
|
Tarih: Cmt Ksm 24, 2007 12:38 am Mesaj konusu: |
|
|
Bence deli dediklerimiz deli değiller.
Deli, zihninde bir şey olmayan, hareketleri saçma, anlamsız, iki kelimeyi birbirine bağlayıp da söyleyemeyenlerdir bence.
Bu tanım herkes için değişir tabiki.
Küçük bir ilçede ikamet ediyorum güzel bir sahilimiz ve sahilimizde de bol miktarda deli sanılan insanlarımız var. Birisini sizlerle paylaşacağım...
İsmi Sabri geçmişi hakkında herkes bir şeyler söyler kesin bir tanığı,şahidi yok. Sabri abiye herkes deli der dıştan deli gibi görünebilir görünmekten kastım bakımsızlığı,kılık kıyafetidir. Geçenlerde sahilde tavla oynuyorduk bankta arkadaşım ile Sabri ağabey geldi ve kolay gelsin dedi sağ ol dedik oturttuk çayı çok sever 1 büyük çay söyledik herkes bize ayıplar gibi bakıyordu ama biz aldırmıyorduk biliyorduk ayıplanacak kişinin biz değil bize bakanlar olduğunu...
Arkadaşla oyunumuz bitti ve Sabri ağabey ayağa kalktı bende oynayacağım dedi güldük arkadaş kalktı bardakları götürmek için ve Sabri ağabey oturdu karşıma ben dizmedim taşlarımı tabiki arkadaşımla konuşuyordum tavlaya baktığımda ise gözlerime inanamadım hem kendinin hemde benim taşlarımı dizmişti ve zarın birisini eline almış diğeri tavlada duruyordu zarı aldım ve attım kaç geldiğini hatırlamıyorum ama oyuna o başladı gerçektende oynuyordu hemde parmakla da saymıyor direk pulu kaldırıp gideceği yere koyuyordu şaşırdık ikimizde, oyunun sonucunda kazandım ama hala şaşkındık deli dedikleri insan sizin benim gibi oturdu tavla oynadı.
Sabri abinin cepleri hep doludur ne diye sorarsanız yerden topladığı gazete sayfaları,fişler,çikolata ambalajları kısaca üstünde yazı olan her şey! Belki de bu sebepten deli diyorlar bilemeyiz oturduğu zamanda ceplerini boşaltır ve hepsini tek-tek açar okur bizzat bunlara şahidim bu insanın okuma-yazması da var üstelikte he-ce-le-mi-yor!
Size bir sorum var aramızdaki tek fark ben ceplerime bulduğumu doldurmuyorum sizce onu deli beni normal sayan fark bu mudur? Yoksa o deli değil bizim gibi normal bir insan mıdır? |
|
| Başa dön |
|
 |
LEV_TOLSTOY KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Dec 24, 2006 Mesajlar: 671 Nereden: İstanbul
|
Tarih: Cmt Ksm 24, 2007 12:55 am Mesaj konusu: |
|
|
Deliler yol gösterir akıllılara.Akıllılar kendini akıllı sanır ama nafile.Deliler güler, akıllılara gülmeyi öğretir.Deliler kendi haline ağlar akıllılara ağlayın halinize der.Deliler kendi halindedir, kendileriyle ilgilenir.Akıllılar kendini unutur, bu ben miyim der aynaya. Akıllılar yüzleşmez kendisiyle ,haindir, kaçar kendinden.Sokrates deli miydi boşuna demiş: Kendini bil kendini tanı diye...
Ben de sorarım şimdi; Deli kim akıllı kim diye?... |
|
| Başa dön |
|
 |
mhmt Yazar

Kayıt: Oct 24, 2007 Mesajlar: 222 Nereden: Denizin Kıyısından
|
Tarih: Cmt Ksm 24, 2007 1:07 am Mesaj konusu: |
|
|
| Deli göreceli bir kavram diyebiliriz o zaman... |
|
| Başa dön |
|
 |
LEV_TOLSTOY KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Dec 24, 2006 Mesajlar: 671 Nereden: İstanbul
|
Tarih: Cmt Ksm 24, 2007 1:12 am Mesaj konusu: |
|
|
Deliler delice sanrılarda bulunur.Ölçmez,biçmez,kesmez.Yok ya bunu deliler yapmıyor...Akıllı olduğunu sananlar yapıyor...Vallahi öyle...  |
|
| Başa dön |
|
 |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2844
|
|
| Başa dön |
|
 |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2844
|
Tarih: Cmt Ksm 24, 2007 9:02 am Mesaj konusu: |
|
|
Ve çok güzel ilerleyen bir başka başlık. Edaei açmıştı başlığı. Günfer'in araştırmacı, Tian'ın muhteşem satırlarıyla süren güzel bir karakutu güncesi. Sabırla okumalı! Herkes arada sağa çekip bekler.
http://www.karakutu.com/frmasc6455-gun0-baslangic0
Karakutu'nun arşivi yeni açılan başlıklara katkı sağlar hep. Ama birinin üşenmeyip eskileri sandıktan çıkarması lazım. Arada eski başlıkları da okuyun arkadaşlar. |
|
| Başa dön |
|
 |
care KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Oct 08, 2007 Mesajlar: 569
|
Tarih: Cmt Ksm 24, 2007 2:09 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Delilerin herhangi bir konuda bilgi birikimine sahip olmaları her zaman şaşırtmıştır beni. Kimisi tavla oynar, kimi gazate okur, kimi duvarlara yazı yazar, kimi sürekli konuşur, hatta bir kaç yabancı dil konuşabilen bile vardır. Onları deli eden her neyse o noktada takılı kalmış sanki yaşamları. Döne döne aynı yerde buluveririler kendilerini. |
|
| Başa dön |
|
 |
tiananmenian KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Jun 26, 2006 Mesajlar: 1458 Nereden: gebze
|
Tarih: Cmt Ksm 24, 2007 2:39 pm Mesaj konusu: |
|
|
Yazmayayım diyorum duramıyorum sonrasında...
Delilere ve deliliğe fazla özenmeyin, kendinizi o teraziyle tartmaya da kalkmayın, türleri vardır, aklın alamayacağı kadar çeşitlidir, hatta ne kadar deli varsa o kadar delilik türü vardır. Kendi bokunu yiyen de var, resim çizeni de var. Ben kendi yangınımı yıllar sonra kaleme dökmeye çalıştım ama o yıllara ait bazı karanlık noktalarımı hala çözebilmiş değilim. Delilik iyi bir şey değil, iyi bir hal, saflık, sukunet, duruluk, güzellik, evliyalık, bilgelik hiç değil. İyisi, safı, masumu, bilgilisi, efendisi yok değil manasına algılanmasın bu söylem.
Neyse işte, siz bilirsiniz yine de...
En son tiananmenian tarafından Pzr Ksm 25, 2007 9:19 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi |
|
| Başa dön |
|
 |
care KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Oct 08, 2007 Mesajlar: 569
|
Tarih: Cmt Ksm 24, 2007 2:48 pm Mesaj konusu: |
|
|
Sn. Fadim, daha önce forumda yazılanları günışığına çıkardığınız için müteşekkirim. Gerçekten çok etkileyici. Ama yazılanların tamamını okumak isteyenler, çaylarını demlesinler, mümkünse eve kimseyi almasınlar. Böylece uzun uzun okuma fırsatları olur...  |
|
| Başa dön |
|
 |
care KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Oct 08, 2007 Mesajlar: 569
|
Tarih: Cmt Ksm 24, 2007 3:08 pm Mesaj konusu: |
|
|
| tiananmenian, yazdıklarınıza katılmamak mümkün değil. Ama bir şekilde delilerin hayatına da değiyor hayatımız. Ve kapalı kutu gibi yanıbaşımızda durana merak duymamak elde değil. Belki bu meraktan da öte birşey. Belki de onların en zararsız anlarına denk gelmişizdir. Ama bilinmeyene, tanımlanamayana olan ilgimizin altında yatan gerçek sebep ne bilmiyorum doğrusu. Özenti olmadığı kesin. "Davulun sesi uzaktan güzel gelir" diyebiliriz belki. Bana göre kesin olan bir şey var ki, onlarda dışarıda olanı içeriye çeken bir güç var. |
|
| Başa dön |
|
 |
|