Tarih: Cmt Eyl 01, 2007 10:45 am Mesaj konusu: Sınır tanımayan karikatür / kriz
Karikatür krizine iki taraftan bakış:
".....
Danimarka'da yayınlanan Jyllands Posten gazetesinin 30 Eylül 2005'de yayınladığı Hz. Muhammed (SAV) hakaret karikatürlerinin bir benzerini çizen İsveçli ressam Vilks'in karikatürlerini Nerikes Allehanda gazetesi yayınlamıştı. Karikatürler, İsveç'teki Müslümanların tepkisini çekmişti. Örebro kentinde bulunan Müslümanlar, gazeteyi protesto etmek için dün Cuma namazı ardından yürüdü.
(...) gazetenin editörü Johansson, karikatürleri yayınlamaları ardından çok tepki aldıklarını söyledi. Johansson, "Çok reaksiyon gördük. Asıl, yürüyüşten sonra olaylar oldu. Hem karşı olanlardan hem de destekleyenlerden. Düşünce özgürlüğünün bu şekilde olmasını düşünenler çok kimse var." dedi. "Bu kadar tepki bekliyor muydunuz?" şeklindeki soruya Johansson, "Hayır, hiç beklemiyorduk. Büyük gazeteler de basmıştı, bir tepki olmadı. Biz küçük, lokal bir gazeteyiz" dedi.
Danimarka örneğini ortaya koyarak, bu başlatılan olayın İsveç'in ekonomik, sosyal yapısına bir zarar verip vermeyeceğini öngörüp öngörmediklerini sorduğumuzda, "Bu sefer daha farklı sinyaller var. Protestoların sadece lokalde gerçekleşeceğini duyduk. Biz böyle bir eleştiriye İsveç olarak açığız, Danimarka'ya göre." şeklinde konuştu. "İsveç hükümetinin size yatıştırıcı girişimleri oldu mu?" şeklindeki soruya Johansson, "İsveç'te önceden de böyle birşey yasaklanmadı. Danimarka karikatürlerini yayınlayanlar da oldu. Ama çoğu yayınlamadı. Yanlış zamanda olduğu düşünüldü. Ama bu faklı bir durum. Karikatürleri çizen, sergi yapmak isteyen birisi. Ona yardımcı olduk" diye cevapladı.
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN SINIRI YOK
"Basın özgürlüğünde sınır nedir, bir sınırınız var mı?" şeklinde bir sorumuz üzerine, "2 ayrı durum var. Benim için o kadar az sınır olmalı ki. Sınır olmamalı. Bence herkesin kendi şahsi görüşüdür. Benim için çok geniştir, başkaları için az olabilir." ifadesini kullandı.
Bir halk gurubunu aşağılama, en azından onlar tarafından öyle algılanma hususunu sorduğumuzda ise Johansson,"Ben saygı duyuyorum, ama herkes kendi karar vermeli, aşağılanıp aşağılanmadığını. Ben her gün yayın yapıyorum. Bazı Hıristiyan gruplar da böyle. Bazı Müslüman gruplar aşağılandığını hissediyor, bazıları hissetmiyor."
Pakistan ve İran'ın tepkileri için ne düşündüğünü sorduğumuzda Johansson, "Bence komik ve tuhaf oluyor. Biz lokal küçük bir gazeteyiz. Büyük gazeteler de yapmıştı. Ben diğer ülkelerinin düşüncelerini düşünemem. Sadece Örebro daki Müslümanları düşünürüm" diye konuştu.
Hıristiyanlarla-Müslümanlar arasında diyalog kurulma aşamasında böyle olayların meydana gelmesinin zarar verip vermeyeceğini sorduğumuzda, "Benim hedefim burada yaşayan Müslümanlarla diyalog kurmak. Çalışanlarımıza İslam hakkında bilgi almaları için kurslara yolladık. Zannediyordum ki bizler böyle bir şey hazırız. İran, Pakistan hazır olmayabilir ama burada buna alıştığımızı zannediyordum." ifadesini kullandı.
"Sizler Müslümanların nasıl bir karşılık vermesini öngörüyorsunuz, Nasıl tepkiler bekliyorsunuz?" diye sorduğumuzda Johansson, "Karşılığı, yürüyüş yapmalarıdır. Diğer ülkelerde de olabilir. Daha fazla ne gibi tepkiler olabilir bilemiyorum." dedi.
Gazete binası önünde müslüman halk toplandığında, dinleyiciler arasında Folk Partili bazı partililerin yanında bir de milletvekili de yer aldı. İsminin Johan Pehrson olduğunu söyleyen Halk Partili vekil, demokratik çerçevede herkesin tepkilerini ortaya koymakta olduğunu(....) Pehrson, İsveç'te herkesin mahkemeler vasıtasıyla haklarını arayabileceğini ekledi. Folk Partili saflarında yer alan bir İran Derneği yetkilisi ise İsveç'te basın özgürlüğü olduğunu belirterek, "Burada herkes istediğini basabilir" diye konuştu."
İsveç'te Hz. Muhammed'e (SAV) yönelik hakaret karikatürünü yayınlayan Nerikes Allehanda gazetesini protesto eden İslam Kulturcenter Derneği'nin Başkanı Cemal Lamhawdi, "Kendimi aşağılanmış, provoke edilmiş hissediyorum" dedi.
.....
Lamhawdi, Türk medyasının bu olayı takip etmesinden duyduğu memnuniyeti ifade etti. Lamhawdi, aslen Tunus'tan geldiğini söylese de "Ama İsveç vatandaşıyım, İsveçliyim." diye konuştu. Derneklerinin faaliyet maksatları için de Lamhawdi, "Biz dernek olarak ise İslami entegrasyon için uğraşıyoruz" dedi.
Örebro'daki Müslümanların genel toparlanma yeri olan ve ağırlıklı olarak Somalili ve Tunuslu Müslümanların rağbet ettiği İslam Kulturcenter Derneği'nin yan tarafında bir de büyük mescid var ve Müslümanlar Cuma namazlarını burada kılıyorlar.
Gazeteyle girişimlerini sorduğumuzda, Lamhawdi, "Özür dilemeleri için bir grup göndermiştik, bugün de yürüyeceğiz. Yayın yönetmeni, bizimle işbirliği yapmak istiyor. Bir kriz grubu kurmuşlar. Aramızda konuşarak çözmeye çalışıyoruz." dedi.
Örebrolu müslümanlar olarak bu karikatür krizinden dolayı duygularını sorduğumuzda Lamhawdi, "Şahsen kendimi aşağılanmış, provoke edilmiş hissediyorum. İslam dininin kötülenmesi için yapıldığını düşünüyorum. Sadece şahsen değil bütün dünyadaki Müslümanların incindiğini düşünüyoruz" derken, karikatürü çizenin ısrarla karikatürleri yayınlatma çalışmaları için de, "Belki provoke etmek istiyor, biraz daha para kazanmak istiyor. Biliyor ki bütün dünyada tepki toplayacak. İnsanların duygularıyla oynuyor" şeklinde konuştu.
"Neden Örebro?" diye sorduğumuzda, "Problem zaten orada. Gazete de aynı hedefte. Düşünce özgürlüğü diyor ama bunun bir sınırı vardır. Başkalarının duygularıyla oynamamalısın" diye cevaplıyordu.
"İran cumhurbaşkanının, bu işin arkasında Siyonistler var sözüne katılıyor musunuz?" şeklinde sorulduğunda Lamhawdi, "Böyle bir risk olabileceğini ben de düşünüyorum. Hangi ülkenin tepkisi değil, neticede bütün Müslümanlar kırılıyor. Bu hakaret, bütün İslam alemine karşı yapılmıştır." diye vurguluyordu. Gazetenin hep savunmasında söylediği basın özgürlüğünün sınırlarını sorduğumuzda Lamhawdi şöyle konuştu: "Düşünce özgürlüğünde de bir sınır olmalı ki, var. Bu ülkede yaşayan insanlara saygı duymalısın. Hepimiz aynı ülkede yaşıyorsak birbirimizin sembollerine, değerlerine sahip çıkmalıyız, saygılı olmalıyız. Bu yaşananlar ve Danimarka'daki yaşananlar ders olmalı."
KEŞKE ÖNCE MÜSLÜMANLARI TANISALARDI
Sözlerinin devamında, konuyla ilgili olarak, "Tamam, özgürlük var. Gazete olarak özür dilemiyorlar, ama biz, bir daha yaşanmaması için tepkilerimizi ortaya koyuyoruz. Ben yayın yönetmeni ile birkaç kere görüştüm. Onun da üzgün olduğunu ve olayın daha da büyümesini istemediğini biliyorum. Müslümanlara da saygı duyulsun. Keşke önce Müslümanları tanısaydı. Hz Muhammed'i de tanısaydılar. Asıl biz, ressamın ne yapmaya çalıştığını merak ediyoruz. Biz arada bir diyalog oluşsun istiyoruz. İsveç'in bütün şehirlerindekilerle görüşüyorum. Ve bize mânen katılıyorlar. Biliyorum ki bütün dünyadaki müslümanlar bu olaydan üzüldü." diye ekliyordu Lamhawdi.
Danimarka'daki ile burada yaşanan karikatür krizi arasındaki farkları sorduğumuzda Lamhawdi, "Biz bu olayı Örebro içinde çözmek istiyoruz. Danimarka'da yaşananlar ile buradaki olay farklı. Çünkü orada hükümet sahiplenmişti ve bütün dünyada reaksiyon görmüştü. Fakat biz İsveç'e inanıyoruz. Güzel bir şekilde çözümlenmesini istiyoruz." temennilerini iletti.
Pakistan ve İran'ın tepkilerine de değinen Lamhawdi, uluslararası bir kriz ve riskin doğmak üzere olduğunu belirtirken, "Biz, küresel çapta protestoların olmasını istemiyoruz, ama bu olay bütün İslam dünyasındaki Müslümanlar teker teker aşağılanmış oldu. Bu yürüyüşte bir karışıklık ve olay olacağını zannetmiyorum. Biz oraya gidip üzüntülerimizi ileteceğiz. Peygamberimizi anlatan bir kitapçık vereceğiz. Tanısın, eleştirecekse yine eleştirsinler, diye. Burada yaşayan Müslümanların da duygu ve düşünceleri var ve demokratik bir ülkede bunları ortaya koymak istiyoruz. Biz buna karşıyız ve bunu ortaya koymak istiyoruz. Eğer biz böyle lokal olarak anlaşsak güzel olur. İnşallah bir daha yürümek zorunda kalmayız" dedi.
DAVA AÇACAĞIZ
Konuyla ilgili olarak hukuki yollara başvurup başvurmayacaklarının sorulması üzerine: "Evet, dava açmayı düşünüyoruz, gazeteye karşı. Hükümete vereceğiz, halkı kışkırtmasından dolayı" şeklinde cevapladı.
Orada bulunan Finli bir gazetecinin: "Neden bu kadar tepki gösteriyorsunuz. Hıristiyanların peygamberine böyle bir şey yapıldığında tepki olmuyor?" sorusu üzerine Lamhawdi şöyle cevapladı: "Biz bu inanç için yaşıyoruz ve bunun için ölüyoruz. Bizim için çok önemlidir. Bütün kâinatı yaratan Allah tarafından seçilmiş böyle müstesna bir insana karşı böyle bir şey yapılamaz. Bu bizi çok üzüyor ve ajite ediyor."
" ALİ HAYDAR NERGİS/AÇIK GAZETE İSVEÇ -
İsveç’te yayımlanan 130 günlük gazete arasında yapılan bir araştırmaya göre, her üç gazeteciden ikisi yayımlanan haber ve yorumlardan dolayı tehdit alıyor.
12 Şubat 2007
İsveç’in en büyük gazetelerinden Dagens Nyheter’ de bugün manşette yer alan bir habere göre, ülkede son yıllarda gazetecilere yönelik tehditler görülmemiş oranda arttı. 2006 yılında, gazeteci ve yönetici konumundaki her üç gazeteciden ikisi gazetelerde yayımlanan haber ve yazılardan dolayı tehditle karşılaştı.
Sundsvall Üniversitesi’nden Mikael Hellmyrs ve Johun Olofsson tarafından, İsveç’te yayımlanan 130 günlük gazete arasında yapılan açıklamaya göre, ülkede bugüne dek ciddi bir saldırı gerçekleşmemiş olmasına karşın gazetecilere yönelik tehditler her geçen gün daha da artıyor.Gazeteciler ölümle veya saldırı sonucu sakat bırakılmakla tehdit ediliyor.
Araştırmacılar, gazetecileri saldırı olasılığına karşı dikkatli olmaya çağırırken çağırırken, hükümeti de tedbir alması için uyardı "
Bu araştırma, haber, karikatür krizinden önce yayınlanmış. İsveç Basını ya sınır tanımıyor ya da İsveç'de yaşayanların demokrasiye, insan haklarına, basın özgürlüğüne bakışı çok farklı.
Danimarka'dan sonra İsveç'te de Hz. Muhammed'e hakaret içeren karikatürlerin yayınlanması İslam dünyasını yeniden ayağa kaldırdı. İsveç'in acilen özür dilemesini isteyen İKÖ Genel Sekreteri İhsanoğlu, Müslümanların tepki gösterirken asla şiddete başvurmaması gerektiğini söyledi.
Düşünce ve ifade özgürlüğüne bayraktarlık yapan Avrupa, inançlara saygı konusunda aynı hassasiyeti göstermiyor. Danimarka'da iki yıl önce Hz. Peygamber'e hakaret içeren karikatürler yayınlanmasının ardından şimdi benzer bir durum İsveç'te yaşanıyor. 'Nerikas Allehanda' isimli bir gazete, 19 Ağustos'ta Müslümanları rencide eden karikatürler yayınladı. Üstelik ülkede ikamet eden Müslümanların 'özür' talebi geri çevrildi. Bunun üzerine mesele uluslararası alana taşındı. İslam dünyasından yükselen tepki her geçen gün artıyor. Ancak buradaki en büyük tehlike, provokasyonlar sebebiyle haklıyken haksız duruma düşmek. İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, İsveç'e mutlaka tepki gösterilmesi gerektiğini; ancak şiddetten uzak durmanın zaruri olduğunu vurguluyor.
Karikatürlerin fikir hürriyeti ile bağdaşmadığını kaydeden İhsanoğlu, Batı'ya 'sorumlu davranma' çağrısında bulunuyor. İsveç hükümetinin, acilen gazete hakkında cezai işlem başlatarak Müslümanlardan özür dilemesini isteyen İhsanoğlu, karikatürleri 'İslam dünyasına meydan okuma' şeklinde yorumluyor: "Kutsallarımıza tecavüz etmek alışkanlık haline geldi. Yapılanları kabul etmek mümkün değil. Bu, basit bir hadise olarak görülmemeli. Basın hürriyetinin arkasına saklanılamaz. İslam'a yönelik saldırılara sessiz kalanlar, kendi kutsalları söz konusu olunca yanlarında kimseyi bulamazlar."
Özellikle 11 Eylül olayları sonrasında artan İslamofobya (İslam düşmanlığı) ile mücadele kapsamında İKÖ'nün girişimleriyle Birleşmiş Milletler'de (BM) önemli kararlar alınmıştı. BM İnsan Hakları Konseyi, İslam'a karşı hakaretlerin tüm dünyada yasaklanması çağrısı yapılan bir karar tasarısını 2007 yılı Mart ayında kabul etmişti. Tasarıda, "Herhangi bir din veya mensuplarına karşı hakaret, kin ile şiddet içeren ırkçı ve yabancı düşmanı fikirlerin yayılmasının yasaklanması için kararlı adımlar atma" çağrısı yapılıyordu. İKÖ Genel Sekreter İhsanoğlu da, Cenevre'de bulunan BM İnsan Hakları Konseyi'nin bu yöndeki kararlarının uygulamaya geçmediğine dikkat çekti.
İsveç'ten 'basın özgürlüğü' savunması
İsveç hükümeti ise, Müslümanları rencide eden karikatür konusunda gazeteyi savunan bir tutum sergiliyor. Tepkilerin ardından bir açıklama yapan Başbakan Fredrik Reinfeldt, "Basın özgürlüğü bizim temel prensiplerimizden biridir. Gazetelerde neyin basılacağına biz karar veremeyiz." dedi. Hükümetin bu tavrından güç alan koalisyon ortağı sağcı Halk Partisi de krizi yabancı düşmanlığı için kullanmaya çalışıyor. Bazı parti milletvekillerinin, "Rahatsız olduysan çek git" şeklindeki demeçleri İsveç basınında geniş yer buldu. Hakaret karikatürünü yayınlayan gazetenin editörü Ulf Johansson'un tepkiler için, "Dikkate almıyorum, saygı duymuyorum." şeklinde açıklaması da 'provokatif' bulundu. Bu ifadelerin, şimdiye dek tepkilerini demokratik yollarla dile getiren ülkedeki Müslümanları, tahrik etmesinden endişe ediliyor.
Kaynak: Zaman
*******
Batının özgürlükte sınır tanımayan ülkelerinin, garez ve kin dolu kalplerini karikatürize etmelerini izliyoruz.Maksatlarını açık etmeden, sanatsal bakış diyerekten, mukaddes değerimize saldırmanın adının "alçaklık" olduğunu bilmiyorlar, sanki.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız