Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 18 Üye Adayı ve 1 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Gene Hackman
 Doktor Doktor
 Ahmet İnam'la sıradışı bir sohbet...
 Sömürünün kavramları
 Halide Nusret Zorlutuna ile yeniden
 Mutfak kitapları
 FELON
 Kalbin hafızası var mıdır?
 Dahası ne?
 bir cumartesi
 Ayaklarının üstünde
 Bayramsız Çocuklar
 İyi Bayramlar
 bir cezm kaldı
 Uzlette...
 Çizginin Yüzleri...
 Eyy Uhnem! Eyy Uhnem!
 Seçmece
 İmkansızın peşinden koştunuz mu hiç ?
 Hakim Anlatı

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

hiçlik


hiçlik
Sayfa Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Kişisel
Yazar Mesaj
sartre
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 312
Nereden: ötelerden, ötesizliklerden

MesajTarih: Cum May 23, 2008 11:18 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

yedi

insan yıldızda kendi kadardır
hayat, saçmalığından dolayı anlamlıdır
ümitle yaşamak kendini yanlış anlamaktır
kendine varmak için kendini sonlandırmak gerekir
yaşanılmamış her parça, insanı erteleyen bir unsurdur
varlık mazeret kabul etmez
kelime ve madde hakikatin maskesidir
çoğu kez kendisinin bir öğesi olamadan ölür
kendi şarkısını söyleyen, kendisini dinleyemez
yaşama bir şeyle bağlı olan, kendisinin figüranıdır
vahiy her varlıkta aynı yoğunluktadır
umut, insanın kendine acımasından doğar
her duygu bir çıkış isteğidir
insan her an her ana dahildir
herkes gerçeği bilir
herkes gerçeği kendi boyasıyla boyar
insan kendini dışardan yaşayabilmelidir
insan sandığınca hafiftir
aşk, insanın benliğine yaptığı seyahattir
yaşayarak yaşama varılır
yaşamayarak yaşanılır
insan kendinin yapıcısıdır
kendini dahil etmeden acı çekebilmek acının erdemidir
her insan en çok diğerlerine benzer
toprak her şeyi kendi bilir
her şey suya dahildir
insan üstün sevinçlere güç yetiremediği için ızdırabı seçer
aşk, tanrının insanda kendine tapınmasıdır
her insan kendi tarafından kurgulanmış bir yanılsamadır
insan bilmediği kadardır
sonlu boşluğu, sonsuz nefesiyle doldurmalıdır insan
yokluk, yaşamak için en emin yerdir
insan aksayan yanları üzerine yaşar
çoğu kez gittiği yol, gitmek zorunda olduğu yoldur
insan ilk önce kendini yazar, sonra tanrı yazgısı gibi oynar
toprağın üzerinde toprağın altında kadardır
en amansız ızdıraplar, insanın benlik sevgisinden doğmuştur
yaşamak anlamsızdır, anlam olan insandır
insan yokluğuna rağmen değil, yokluğuyla birlikte vardır
insan duyguların konakladığı evdir
insan her seferinde kendini misafirlerinden biri sanır
insan yeryüzünde kapladığı yerden arda kalan kadardır
yaşamak, kendini kendi yalanında mahpus kılmaktır
ızdırap sevincin yandan görünüşüdür
olmayacak kadar olmuştur olan
insan en çok yalan olduğunu bildiği yalana inanır
insanın geçmişi, insanın derinliklerinde şimdi olarak yaşamaya devam eder
acıya kendine olan inancından dolayı iman eder insan
sızılar kendi başlarına bırakıldıklarında sızlamazlar
varoluş en büyük hastalıktır insan için
kaybolabilir olan, zaten yoktur
imtihan; yaşayabilecek bir şey olmadığı halde insandan yaşamasının istenmesidir
insan kuruntularından kurgulanmıştır
insan
duygulardan,
duyulardan,
renklerden,
sayılardan,
bilgilerden,
eylemlerden,
kavramlardan,
eşyadan,
varlığa indirgenebilen her şeyden bağımsızdır
insan, var olanda var olamayacak bir varlığa sahiptir
Başa dön
care
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Oct 08, 2007
Mesajlar: 555

MesajTarih: Pts Hzr 09, 2008 3:12 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Hiç olamayan tek varlıktır insan.
Başa dön
sartre
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 312
Nereden: ötelerden, ötesizliklerden

MesajTarih: Çrş Hzr 18, 2008 7:25 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

altı

söz özden arda kalandır
dıştan dışa doğru hep dış olarak yaşar insan
bütün yaşantılar, yaşama sevdasının yansımasıdırlar
kendini başkalarında var kılmak ister insan
yalanla başlayan doğruyla bitmez
gökten çalınan ateş kelimedir
ısırılan meyve, ilk söylenen sözdür
iyi ve kötü olduğu yerde, kötü mutlak galiptir
irade, sanrılarla tanrıların karışmasından doğmuştur
insanda kendine giden yolun önündeki engel kendi olarak bildikleridir
benlik şeytanla yaşıttır
bilerek yaşayan, bilmediğini yaşar
bilinmeyen zamanlar, doğru zamanlardır
cehennem olduğu sürece, cennet anlamsızdır
mutlak yokluk, insanın kendisi kadar olmasıdır
yaşamak, zaman ve mekan üzre olduğu sürece yanılsamadır
her nesne öznesini, her nesne öznesini geçersiz kılar
sürgünyerindezamanvemekansürgününsüreğidir
en büyük ceza cezalandırıldığının farkında olmamaktır
hakikati değil yaşanılmak istediğini yaşanır insan
hayat olduğu sürece, yaşamak imkansızdır
kovulmuşlar diyarını tanrının bahçesinde yaşayanlar vardır
hayatın hakikati bütün yaşantıları barındırır
ilk söz insandır ki bütün ve ilk yanılgı ihtimalidir
sayılabilmek, sahteliğinin ispatıdır
bilinen, hakikatin yalanla kirlenen ufak bir ufantısıdır
birden sapan sanrılar dünyasında sabahlar
şeytan ikincisidir, ikiyi olağan kılan birdir
kadın, gündüzün mecbur kılındığı gecedir
varlığı yalan olanın, yaptığı bütün sorgulamalar yalandır
insan, aynadaki yansımayla yetinir
varlık, küçük bir zerrenin büyüklüğüdür
kendilerinden temizlenemeyenler varlığı kirli görür
hakikate giden yol, yolcu kabul etmez
bütün büyük yaşantılar, kirli bir sanrının sanıcılarının icadıdır
her sıfat, iki zıt yönde aynı oranda niteler
varlık niteliksizdir, tanrı en bilinemezidir
özgürlük, özgürlüğünün farkında olmamakla mümkündür
insan hakikatten uzaklaşan bir doğrudur
gidilen her yol, sahteye yaklaştırır
öncesiz zamanlardan sonra üretilen her şey yalandır
bütün iniş ve çıkışlar, insanın kendini olan imanıdır
insanın bildiği varlık var değildir
insanın korktuğu yokluk yokluk değildir
kış ile yaz güz ile bahar değilince yok olur
bir bilinç varsa, bir yalanda bir insan vardır
insan kendini ne kadar az bilirse, o kadar çok bilinir
dağ, büyüklüğünün farkında olmadığı için büyüktür
en güzel olan, güzelliğini fark edemeyecek kadar güzel olandır
sıfatlarla yücelen, tersini yaşar
sahip olmak, farkında olmadan sahip olunmaktır
hiç olmayan, hep olur hep kalır
var olmayan, sahip kabul etmez
insan ne kadar kendine kadar çok aitse, o kadar az ona ait olan vardır
başkalarına duyulan özlem, kendisiz zamanlardaki mutluluğa olan tutkudur
insan kendinin olmadığı bir kişi olmak ister
aşk, benliksiz yaşama arzusudur
mutluluk tek kişilik bile değildir
olanın olduğu yerde, mutluluğa engel bir kıpırdanış vardır
o, her zaman insanın olamadığıdır
başkasında kendini yaşatmak için sever
bütün halkalar büyük bir halkanın içindedir
bütün duygular bir duygunun uzantısıdır
insan istemediğini istediğinin farkında değildir
duygular, insanların hakikatten alıkoyan duvarlardır
akıl insanın mahpus bulunduğu hapishanenin gardiyanıdır
akıl ve duygular insanı kendinden uzağa derinleştiren kelimeleri yaratır
söz söylemek uzaklaşmaktır
iki zıt yol her zaman aynı yere çıkar
bilerek yapılan, bilmeyenin yaptığıdır
her duygu her rengi kendiyle boyar
bilinç, renklere aynı düzlemden bakar
bir özne bütün nesneleri sahte kılar
bütün nesnelerin kendilerinin öznesidir
kendini yapıcı bilen, edilginliğinin farkındalıksızlığına mahkum kılınmıştır
insanın bir benliği olduğu sürece kendini anlayamaz
varlık sahtelik kabul etmez
insanın kendiyle başlattığı her şey yalandır
bütün tartışmalar, tartışanların varlık kaygılarının ürünüdür
bilen, bildiğini ve bilmediğini tartışmaz
sözlerle kurulan bütün yapılar, şeytanın avuçlarına inşa edilmiştir
kendisinden nefret eden karşısındakine saldırır
kendinin bağımlısı olan, bütün düşüncelere kendini taşıtır
her itham bir itiraftır
her hareket bir korkunun devamıdır
insan varlığını ispatlamak için zamanı icat eder
varlığınıgeçmişevegeleceğedeğilzamanınortayerineşimdiyeyerleştirir
mekan insanın yokluk korkusundan doğmuştur
her hareket ve her söz bir özneyi ispat içindir
oysa sadece bir sahteliği gösterir
hakikatherdurumdaheryerdeherzamandaaynıdır
Başa dön
sartre
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 312
Nereden: ötelerden, ötesizliklerden

MesajTarih: Pzr Hzr 29, 2008 1:39 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

beş

insan hiç var olmamış bir ahenktir
her rüya bir dünyanın feryadıdır
her insan her zaman kendini sayıklar
yasamak, zamana yem olmaktır
insanda feda edemediği bir yan varsa,
o insan kendini feda etmiştir
insan, kovulmuşluğun kırgın ağıtıdır
her şey, her zaman bir aynıdır
yapılan, yapılmak istenen değildir
insan, doğruyu saklamak için doğru söyler
dururken durabilen, yürürken de durabilir
suskuya teslim olan, sesleri ele geçirir
her şey her yana meyillidir
kendini kendine sabitleyen bilgedir
yaşarken başkasıdır
her kahır, boğulmuş bir ümittir
bütün yollar iki yöne aynı hızda ilerler
insanın sonu sonsuzluğudur
her kazanım düşüncesi bir kayıp doğurur
her şey, insanın sevemeyeceği kadar basittir
bir rağmeni olanın, geri kalan her şeyi sahtedir
her kitap kirli bir ateştir
ruh, kendine ne kadar yakınsa o kadar çok kendini arar
insan bulanık bir gözyaşıdır
her anlam kendini var kılmak ister
varlık savaşı veren her şey yokluğa mahkumdur
insan köşesiz bir sancıdır
en ufak yerlerde saklıdır en hakiki anlam
yaşamak, kendini anlamamaktır
bütün sesler duyulmaz olduğundu,
hakikat bütün ihtişamıyla dolar
insan renksiz, kokusuz bir gölgedir
her rengi, her kokuyu, her aslı kendine tercih eder
suskuyla başbaşa kalmamak için feryad eder insan
anlamsız bir sestir
kendini ele verir her düşünce
anlam, bir elbiseye bürünmez
susku, hareketten ve sesten arınıktır
bütün için yola çıkan,
bütünden yola çıkan,
hep yarım kalır
sadece renksizlerin renklenme hakkı vardır
sahte olmamak,
sahteliği taşıyan hakikate ulaşmaktır
arınık, pisliğin pis olmasıyla arınıktır
iyiden öte kötü, kötüden öte iyi yoktur
beyazdan öte siyah, siyahtan öte beyaz yoktur
diğer ucunu yanında taşıyan hep ileri yürür
her şey silindiğinde silinmeyen,
her şeyi kendi istemi ile silebilendir
feda edeceği bir şey kalmayana,
her şey kendini feda eder
her uçurum bir kurnadır
bilgenin verdiği yanında kalır
insan, kendine verilmiş bir borçtur
kendinden vazgeçerek öder borcunu
başkasının sınırladığına kendi der insan
kendi sınırlarını kendi çizmez
var olmak, sınırsız olmaktır
Başa dön
sartre
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 312
Nereden: ötelerden, ötesizliklerden

MesajTarih: Cum Tem 11, 2008 1:45 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

dört

insan, kahkaha ile hıçkırık arasına gerilmiş bir cıvıltıdır
insan, umarsızlık ile korku arasına gerilmiş bir damladır
hayat, kuşların yuvalarına taşıdıkları renksiz rüyadır
hayat, insanın bir kendine bir başkasına yüklediği masaldır
insan bir bekleyişin tutsak yankısıdır
her türlü varlık bir yokluğu kovmak için vardır
insan ölü bir coşkudur
bütün insanlar büyük ruhların esiridir
korku büyük bir ruhtur
aşk büyük bir ruhtur
istek büyük bir ruhtur
zaman büyük bir ruhtur
mekan büyük bir ruhtur
her nesne kendini özne sanar
tutsaklık, en tatlı ve en çekici olandır
yaşamak için ya erken ya geçtir
insan bilerek, isteyerek, tatlanarak devam etmez
bütün yollar kimsesiz bir yalnızlıkta huzurluca salınır
yasamak kendini kendinde boğmaktır
öteler ötelerde değildir
her hapis kendinde mahpustur
her ait olunan bir sahiptir
insanın kendine akarsa, kendine varır
küçük bir bilgi bütün karanlığın aydınlığıdır
kendine yığılan, kendinin altında ezilir
insan her yönüyle her şekilde esneyebilecek kadar sabit olmalıdır
yaşamak kendine tırmanmaktır
her yol kendine gider
insan bir ter damlasıdır başkasında başlayan kendinde sonlanan
daldan düşen her yaprak tanrıyla dolu bir gözyaşıdır
her gidiş insanı kendine borçlandırır
insan, hayatla ölüm arasına gerilmiş bir damla topraktır
her birinin bir diğeri olduğunu bilenin her birinde kendidir
anlam, kendi anlamsızlığıyla inşa eder kendini
söz, insanın en sevdiği oyuncağıdır
kelimeler, kendilerine acımayanlara acımazlar
her varlık kendi yokluğuyla yüklüdür
kendine gebe olmak, her birini kendinde sabit kılmaktır
her renk her yerde başkadır
bir görüntü bütün görüntüleri taşır
varlık tutarsızdır
her insan ne kadar genişse o kadarını alır
hakikat bütündür, az olan yoktur
her insan hem bir itham hem bir itiraftır
kimse kendinden ötesiyle bakmaz,
kendinden ötesini anlamaz
her şey kendinden öncesinden ibarettir
en çok sevilen, seven en yalnızdır
insan bir engin bir dinginliğin ortasındaki taşkınlıktır
insan her seferinde başkasına kurulu bir saattir
bir yarım rüya tüm dünyanın yapıcısıdır
insan her ümitte soluklanan bir kırgınlıktır
yaşamak ufak bir yan üzerinde tanrıyla savaşmaktır
bütün kelimeler bütün kelimelerle her an ilişiktir
söz söylemek, kelimeleri rahatsız etmektir
yaşamak bir sanrının karanlığında kendini ağlamaktır
varlık sıcaklığın soğuğa olan ihtiyacıdır
aşk, insanın tabiata karışma arzusudur
düzen, bir düzensizliğin alışkanlığıdır
gençlik, uluyan bir yaşlılığın çürümüş baharıdır
yürüyen bir sürgünlüktür insan
zaman ve mekan değildir zincirdir örten kendini
bir sestir insan kendine gömülü
arınmak suskuya taşınmaktır
insan bir sürekliliğin sürmeyebilirliğidir
hafif bir ezginin sonsuzluğa akmasından yükselen buğudur insan
bütün sayılar artmışlığın arda kalmışlığın hesabıdır
yaşamak, yüzmektir ırmağın üzerinde sürüklenen bir yaprağın kollarında
her ses suskudan koparılmış bir parçadır
insan olduğu yerde değil kıldığı yerdedir
bütün bir varlık hizasındadır bir yavru kelebeğin
ıskalayarak hedefi bulur bilge
yıkanır her mezar kendi ruhunun renkleriyle her gece
uzak bir yakınlıkta yakın bir uzaklıktır
kimse bilemez bilinmeyi hak edeni
yaşamak kendini sonsuzluğun yumuşak kanatlarıyla okşamaktır
insan bir mutluluğun sonsuza akan kutsal gözyaşlarıdır
bütün ruhlar bir ruhun bir yanıdır
her anlam sadece kendinde anlamlıdır
varlık sonralıktır, öncesizliğinde saklıdır susku
bütün hedefler aynı düzlükte sonlanır
yaşamak mazeretidir söylenilemeyenin
isimsiz eylemlerle eylemde bulunur bilge
değersizlik ihtimaliyle değerliyse gerçek değerindedir
her insan kendini koklayan bir çiçektir
bütün kokularda aynısıdır
sevgi, tanrının insana gönderdiği altın kanatlı bir melektir
kelimeler ölü bir çocuğun rüyalarıdır
varlık her kademesinde kendini yalanlayarak yokluğa varır
yokluk, susku ve hiçliğin inşa ettiği kutsal bir yürüyüştür
insan bir aşktır şeytanın meleğe duyduğu
karanlık bir ruhun ay ışığında mırıldandığı şarkıdır hayat
kitap ruhun kendine tutunmak için sarındığı masaldır
her biri ötekinin çocuğu, kendinin dedesidir
varlık bir alandır insanların en düşük yanlarında yaşattıkları
insan bir anlamdır anlamsızlığa gömülü
bir geç kalmıştır zamanı gelmemiş
oyalanmaktır kuytu bir kenarında
varlık bir kaygısızlıktır
Başa dön
sartre
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 312
Nereden: ötelerden, ötesizliklerden

MesajTarih: Sal Ağu 05, 2008 10:11 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

üç

i
nsan anlaşılamayacak bir anlamdır
yaşamak bütün bir her şeyi kendinin sanmaktır
insan sınırsız bir mananın sınırlı olanla kendini karıştırmasıdır
bir yapraktır yüzen dünyanın ortasından akan ırmakta
bir ırmaktır dünyanın ortasından akan
bir vadidir ortasından bir ırmak akan
bir ortasıdır dünyanın zaten hiç olmayan
bilinenin bilgisi bilinmeyenin öğrettiğidir
yaşamak, yokluk kadar varlığı, varlık kadar yokluğu beslemektir
insan ne kadar hafifse o kadar kendidir
hakikat bütün kelimelerde eşit mesafededir
insan kendini kendileriyle tanımlar
içten bir eylemi olanın varlığı bir rüyadır
bilinemez bilinenin nasıl bilindiği
anlatılamaz anlatılanın nasıl anlatıldığı
görülemez görünen, duyulamaz söylenen
var olmak, içi dışa çevirince aynı kalmaktır
bütün yargılar kendini yalanlar
insan kendinin bir parçasını kendi sanar
yaşanamaz yaşanabilir olan bütün
ne kadarsa o kadar değildir
aşk, en büyük parçasıdır parçası olmayan hakikatin
kendinde gezinmeyen kendini keşfedemez
hakiki öğreti öğretmez
ilaç iyileştirmez, iyileştirir
hakikat değişmez bir değişkendir
bir engeldir düzen bir çoğu için
bazılarının yolu bazılarının çukurudur
yokluk her yerde yoktur
her şeyi anlamayan hiçbir şeyi anlayamaz
yaşamak bir hastalıktır tedavisi kendine dahil olan
kimse bilmez bilinenin ne kadarıyla bilindiğini
yaşamak bütünden uzak kalmaktır
insan bir yanına düşmüştür
bir yaşama gayretidir intihar
insan yaşarken bilemez yaşadığını
değerler insanların acizliğinden doğan sığınaklardır
insan düz bir eğriliğin hiç olmayan aksidir
yaşamak kendi sesinle konuşmamaktır
sevmek kendini silmektir
her harf kendinde suskudur
insan duyumsanamayacak kadar bir yorgunluktur
ölmek, yaşamanın anahtarıdır
bilgi basamaklıdır
her basamak her basamakta haklıdır
çelişki, mesafeden doğar
kelimelerin kelimelendirdikleri kendileridir
arzular insanların hakikatten sığındıkları dairelerdir
olan olanla, olmayan olmayanla; olan olmayanla, olmayan olanla bitişiktir
insanın kendine olan mesafesi, hakikate olan yakınlığıdır
insan bir isteksizliğin isteğe dönüşme çabasıdır
yaşamak kendinden çalmaktır
düzen, düzensizliğin ilk basamağıdır
korku, insanın insana mirasıdır
bilinen bilgi alışılmış bir cehalettir
insan ne kadarsa o kadar değildir
iki ikiyi bir araya getiren birdir
bir ikinin ortası ve merkezidir
insan ötekine dönük bir ölümdür
insan sıkışıklığa sıkışıktır
kendini bilmez kendini bilen
umursamaz yapar, anlamaz anlatır, duymaz duyurur
aşağısına karşı şefkatlidir yukarısı
bilinen bildirilemez, bildirilen bilinmez
her şey ilerler kendi yolunda
aynısıdır farklısı farklısından
insan bir yarıda kalmışlıktır
insan, insanın rüyasıdır
hakikat her zaman galiptir
en kötüsü bile onun çocuğudur
yaşamak görecelidir
yanlış olduğu için bilinir
insan bir yanlış hatırlamadır
bir gülümseme var eder varlığı
aşk, kendini kendinden kaçırmaktır
varlık, insanın insana anlattığı efsanedir
bütün sesler katildir
bir tarafı diğer tarafının zıddıdır
her adım bir öncekinin devamıdır
bir inançtır her şey kendini inşa eden
arda kalanın arda kalandan intikamıdır insan
bir ağdır gerilen insanların arasına
saklıdır her şey olmayan bir mahzende
insan bir uzağın kendine uzaklığıdır
yapma bir alçaklıktır zaman
bir salıntıdır yaşamak
düşünmek kendini çiğnemektir
kendine düşen bir damladır insan
aşk, kutsal bir dumandır
insan, rüyada görülen bir aşktır
yapılan yapılmayandan çıkar
hepsi bir hepsi farklıdır
insan yönsüz bir tutkudur
insan yönsüz bir çarpıklıktır
bir taraf yaşar bir tarafı
bir taraf yaşar bir tarafı
bilinmez yaşanan, yaşanan bilinmez
insan kendine eğik bir bilinmezliktir
Başa dön
fadim
Forum Admin


Kayıt: May 27, 2006
Mesajlar: 2732

MesajTarih: Sal Ağu 05, 2008 10:24 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

bir gülümseme var eder varlığı

aşk, kendini kendinden kaçırmaktır
Başa dön
tiananmenian
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 1259
Nereden: gebze

MesajTarih: Sal Ağu 05, 2008 10:58 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir akşam Ankara sokaklarında geziniyorum avare, her nasıl bir ruh halindeysem artık Ankara'nın bütün yüksek binaları üstüme üstüme geliyormuş gibi hissediyorum, her taraftan her türlü insan fışkırıyor ve sanki hepsi sırtıma basıp geçiyor, Sakarya caddesinin alkollü, sazlı sözlü kafelerini ardımda bırakıp, ana caddeye çıkan o küçük meydanda bir parkın boş kalmış beton zeminine oturup kalıyorum sadece. Bir böceğe dönüşmeme ramak kalmış gibi ve yapıp yapabileceğim tek şey sigara içmek. Gözüm bir sarı çiçeğe takılıyor, beton zeminin arasına her nasılsa toplanabilmiş avuç içi kadar toprağı kendine mekan edinmiş. Evlerde, saksılarda asla yetiştirilmeyen ama en ufak bir yeşilliğin arasında kendiliğinden boy veren cinsinden. "Devam et oğlum Ahmet" diyorum sonra kendime "Ve bu bedbinliğinle şu sarı çiçekten utan..."


Sevgili sartre, sizin bu geceki güzelliğinizi gördüğüm vakit aklıma geldi birdenbire...

"bilinen bilgi alışılmış bir cehalettir"

Benim gecemin yıldızı bu cümlenizdir...
Başa dön
sartre
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 312
Nereden: ötelerden, ötesizliklerden

MesajTarih: Cum Ağu 15, 2008 4:48 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

iki

her dudakta başka bir sızıdır hayat
bir ömürlük bekleyiştir tomurcuklanan
azledilmiş bir kıvılcımdır esaretine koşar
çok yönlü bir tekdüzeliktir hayat
bir mananın ince bir sızıntısıdır insan
kendine yapışmaktır yaşamak
mesafeler mesafelerle ölçülmez
hafızası olmayan bir gelgittir insan
bilinmeyen utandırmaz
ses sesin utancıdır
yaşamak, bir unutkanlıktır
başkasına gizlidir başkasının dünyası
ancak kendini gezer insan
varlık, varoluşun balkonudur
bir imzadır insan gereği yerine getirilmemiş
kırık kanatlı bir kelebeğin uçuşan rüyalarıdır hayaller
kelime alışkanlıktır
zamanın sürükledikleri yaşar zamanın sürükledikleriyle
bir tarafta olmayan masumdur o taraftan
yığılıdır uzağına
duyguların birbirine karışmasıyla doğar acılar
insan olmayan bir noktadır duyguların kesiştiği
olduğu kadarını duyar insan
iki yana da dahil değildir duvar
benlik olmayan duyguların arasına gerilmiş olmayan bir örtüdür
var olmak, kendini duymamaktır
acılar dıştan içe, içten dışa doğru acıtırlar
kendini kendinde bilmektir en büyük yanılgı
hakkı verilmemiş duygulardır insanı huzursuz kılan
her biri her birinde her zaman iyidir
bilmeyene bildirmez bilge
ihtimallerden doğar büyük felaketler
küçük bir parçadır insanı bütünüyle hapseden
aldanmak aldatmaktır
bitmiştir başlayan bilge için
intihar kendini var saymaktır
titrek bir gölgedir varlık
insan bir bezginliktir
yaşamak bir harftir dudaklarda hep söylenen hiç bilinmeyen
aşk, kendini ezber etmektir
silerek gider giderek siler
çürümüş bir rüyayı diriltme çabasıdır yaşamak
en büyük bilgeliktir gülümsemek
her şeyle doludur bomboş görünür
belirsiz uzaklar için feda edilir yakınlar
büyük harflerle ancak kendini söyler insan
çözülünce yok olan bir düğümdür insan
kendi beyazlığında yıkanmak için yağar kar
geceler gizler kendilerini gündüz gözlülerden
saklı görünür açık olan
insan ne tarafa yönelirse, o taraf olur
bütün sesler kendini söyler insanın
insan gittiği yoldur gitmediği kadar
yöndür yönlendiğinde yönlenmediği kadar
tanıdık bir sestir yabancı bir kulakta
yaşamak, kendinden çalmaktır
bütün değilse, olamadığı kadar yoktur
anlamaz anladığını sandığını
başkasındaki kadardır kendinde insan
aşk, ertelemektir kendini
kelimeler kendilerini takdim ederler
çoğu kez bilmez insan kağıdın bildiğini
pürüzlü bir aynadır zaman
kim ne kadar esnetirse kendini, o kadarla doldurur benliğini
bir hayal kırıklığının hayale ödediği bedeldir insan
kirlenmiş bir basitliktir kendini zora adayan
kirlenmiş bir gülümseyiştir kendini ciddi kılan
farkındalıktan doğar umarsızlık
çocukların diliyle kelimeleşir hakikat
her an bir borcudur diğer anın
ardının ardında yaşar çoğu kişi
zaman farklıdır zamandan
mekan dahildir hem değildir mekana
tümünü bilmeyen, bilmediği kadar yoktur
çok, azın birikmişidir
kader, kendini tanrının harfleriyle çizmektir
bir ritimdir kendinden haberi olmayan
dinleyen kendini yine de bilmeyen kimliğini
kıskanç, kirli bir bilgidir insan
kendine doğan bir güneşin başkasına vuran aydınlığıdır
bitmiş bir şarkının göllerde bıraktığı yankıdır
karanlığın aydınlığa karıştığı noktadır
kutsal bir ritmin suskun yanıdır
anlamsız bir vurgudur
sesin kendine olan sevdasından doğar insan
birdir her şey hem değildir
bir ömür boyunca kendini toplar insan
anlaşılamaz anlam anlamsız anlaşılmadıkça
başkalarının yağmurunda kendine kanmaktır aşk
bir alfabedir insan kendine tutulan
bütün ruhlar aynıdır ıslakken
bütün ruhlar aynıdır farklılık özleminde
yaşamak kendini kendinle başlatmaktır
bütün kelimeler söyler aynı şeyi
her kulak farklı hisseder her sesi
bilmemektir bilgelik
aşk, unutmaktır
aşılarak insan varılır insana
en yoğun duygularla kendini uçurum kılar insan
kelimeler inlerler kimi yüreklerde
olmayan bir yaranın acısıdır insan
bilinmez bir rüyanın bilinebilir yanıdır
kim anlar kendinin kendinde olmadığını
kim kendini azat ederek kendinden var eder benliğini
insan insanın gölgesidir
her şey kendidir
insan, kendi olamayabilen canlıdır
düşünceler yaratır hisleri
hisler yaratır kelimeleri
kelimelerden doğar acılar
tanımlanabilen yoktur en yükseğinde
zıtlar en alt basamakta zıddırlar
her şey gerçektir hakikatin mertebelerinde
insan saçma bir anlam sevdasıdır
yürünülemez bir yürüyüştür
herkes bir bahçedir kendine saklı
bütün olmadıkça parça yalandır
gidilmeyen bilinmez, bilinen gidilmez
hakikat, her şey kadar kendidir
her renk, aynı sayının farklı dudaklarda söylenmesidir
bir harftir gölgesi de aslıdır
olmak her şeyi kendin, kendini her şey kılmaktır
aynı hizada gülümser her şeye bilge
Başa dön
sartre
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 312
Nereden: ötelerden, ötesizliklerden

MesajTarih: Cum Ağu 29, 2008 10:21 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

bir


dokunmak acıtmaktır
güzellik evidir iyiliğin
ruh, dünyanın direğidir
düşünce, aşkın artığıdır
her insan bir toplumdur
her renk sonsuzluğa varır
her canlı kendiyle örtüşür
her şey mutludur kendiyle
bilgi, bilinmek için değildir
her düşünce bir tür uykudur
kendisizlikten ibarettir insan
kelimelerin salıncağıdır insan
bütün mesafeler eş anlamlıdır
teklikten korkmaktır yaşamak
var olmak, hedefi olmamaktır
insan bir alternatifler yığınıdır
insana örülü bir boyadır zaman
yaşayan, yaşanılandır çoğu kez
yazmak, kendine alışamamaktır
özgürlük, kendini rehin tutmaktır
insan, bir büyük konuşmuşluktur
kendini bilmek, kendini silmektir
uyanıncaya kadar uyanıktır insan
insan kendiyle örtülü bir gömüdür
kirli borularda kirlenmez kutsal su
aştığı yol kadar kabul eder kendini
bir oyundur insan kendini oynayan
yaşamak bir martı çığlıdır karanlık
yol yürünür, giden değil varan bilir
kötüye karşı koymak iyilik değildir
sonsuzluk, insanın sonunda saklıdır
her gün kendi kaderinin yolcusudur
birbirinden ayrı durur her şey bir yerde
her şey eklidir birbirine diğer bir yerde
yaşamak bir intikamın nesnesi olmaktır
bir nokta kendini kendinden ibaret sanır
hakikat kendini teslim etmez, teslim alır
tarih, insanların yaşamadıkları yanlarıdır
aşk, kelimenin varlığa ulanma sevdasıdır
bilgi hakikattir, kendini kendi zannetmez
hayat, insanın kendine olan görüş açısıdır
iyiliği kendi rengiyle boyamak kötülüktür
başkasının aşkından doğan bir yanılsamadır
kelimelerin kendilerine borçlandığı varlıktır
olmayan bir duvar alıkoyar insanı kendinden
hakikat her boyutu içine alan tek bir boyuttur
her yükseltisinde kendine batan bir yan vardır
inançların altlarına gerilmiş direklerdir insanlar
kendine yükselen basamakları kendi sanır insan
her şey düşmandır ona yine de o dosttur hepsine
ılık bir rüya serpintisinden kendine damlar insan
derindir insanın gözlerinin aydınlatabildiği kadar
bulunan, bulmak arzusunun var olana yansımasıdır
bütün soruların muhatabı, insanın olamayan yanıdır
duymak istediklerini söylememek için konuşur insan
kelimelerle yapılan kelimelerle yıkılmaya mahkumdur
bilinebilir parçaların oluşturduğu bir bilinemezliktir insan
gidilebilir yollardan oluşan gidilemez bir diyardır hakikat
insan olmayabilir de olandır duyguların kesiştiği kavşaktır
kendiyle eşleşince sıfır olandır anların birbirine karışmasıdır
yola düşen insan değildir, harftir kendini insanda yolcu eden
söylenecek çok söz vardır anlatmak için söylenecek söz olmadığını
bilinemeyen bir bilgi baş ile sonda ortaktır, insansız da canlıdır kelimeler
hakikat birdir ve tektir ve sessizdir kabul etmez tasdik edecek kadar ikiliği
Başa dön
nas
Yeni Üye


Kayıt: Jul 18, 2008
Mesajlar: 73

MesajTarih: Cum Ağu 29, 2008 10:28 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

mükemmel bir anlatım...
Başa dön
nevrotik
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 101
Nereden: İSTANBUL

MesajTarih: Cmt Ağu 30, 2008 12:14 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Hiçlik iddiası galiba biraz temelsiz bir iddia. İnsan olduğumuzdan dolayı, yaşadığımızdan dolay, nefes alıp verdiğimizden dolayı ya da olduğumuz şey her ne ise sadece ondan dolayı bile hiçlik iddiasında bulunmamızın temeli olmadığı kanaatindeyim...
Keşke bu nefesi hiç almasaydık, belki o zaman hiç olabilrdi bizim için...
ama ilk nefesi aldık bir kere...
Başa dön
sartre
Yazar


Kayıt: Jan 25, 2007
Mesajlar: 312
Nereden: ötelerden, ötesizliklerden

MesajTarih: Cum Ekm 03, 2008 1:23 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

seksen bir

baş ile son eşanlamlıdır
insan sürekli terk halidir
insan içsel bir esnekliktir
bilerek bilen hiç yanılmaz
varlık sadece başlangıçtır
bittiği kadar başlar her şey
herkesin bildiği anlatılamaz
kovulan insanın bir tarafıdır
özgürlük, dilsiz bir dinginliktir
insan diğer yanında kalmıştır
büyüklük bir algı yanılmasıdır
her adım ilk adımın yankısıdır
üşüyen bir merhamettir insan
tanımlamak tam anlamamaktır
her şey ilk uzanışın uzantısıdır
varlık hakikatin kirlenen yanıdır
her ses kendi hizasında haklıdır
yaşamak kendini hafife almaktır
mutluluk en kolay varılan diyardır
kirli kulaklarla doğru söz işitilmez
her başlangıç sonunu içinde taşır
insan kendine yönelttiği eleştiridir
varlık sorusu olmayan bir cevaptır
var oluş açıklanamamakla kaimdir
itaatinin nedenini bilen isyankardır
bir şeyi hakkıyla bilen her şeyi bilir
kutsal olan kimseye ait olmayandır
başlangıca inanan sadece insandır
insan çarpışan alanlarda tanımlanır
insan kendini ses sanan bir yankıdır
olmak, kendi yokluğunu ispatlamaktır
kendini gösteren her şey günahkardır
ışık her temiz yönelişi kendiyle doldurur
iyi-kötü sadece renk tutkunları için vardır
her şey her an hiç olmamış kadar olabilir
suskunun hakikati eşyanın özüne denktir
herkes kendi sesidir var ettiği öteki kadar
aşık olmak kendini kendinden taşırmaktır
aşık olmak kendini kendine ısmarlamaktır
suskuya akan söz sözlerin en kıymetlisidir
zıtların dengelenmesi varlığı ortaya çıkarır
varlık saçma olduğu basamakta da kutsaldır
her şey sadece bir noktadır, birbirine karışıktır
yaşamak her şeyi kendi kadar temiz taşımaktır
bütün kendi olanlar, aynı zamanda suskudurlar
zorunluluk, önceki anın sonraki ana hediyesidir
insan bulduktan sonra da aramaya devam eder
suskuyu bilmek insanın kendine denk olmasıdır
kendinde olmak varlığı sonsuzlukla hizalamaktır
konuşulan konuşulamayanın en alt basamağıdır
bakmadığı yerdeki görmediğinin suçu insandadır
bilmediği kadar sorgular bildiği kadar ağlar insan
hiçliğe ermenin bilgisini öğrenmek, kendine akmaktır
bilgin bir susku için bütün varlık bir gülümseme kadardır
insan kendini kendine akıtmayan nehirlere uğramamalıdır
sorular hakikati soluyan bir ağızla sorulduklarında cevaptırlar
kendini cevaplayamayanların sordukları sorular da cevapsızdır
insanın kendine denk olması, bir hiç olduğunun farkına varmasıdır
hakikatin renksizliğinden ürkenlerin yarattığı kuruntulardır renkler
benlik duvarını ne kadar yıkarsa insan hakikat güneşi ile o kadar dolar
eşya kendine denktir, insan ise ya kendinden taşar ya da kendine az kalır
bir günahın kendine olan seyahatidir zaman ve durakladığı diyardır mekan
susku artmaz, eksilmez, kaybolmaz, bulunmaz; bir kez ona erilince hiç olunur
siyah beyaz yoktur her şey siyah ve beyazdır siyah ve beyaz olan varlık yoktur
benlik insanın hakikati kalbinden boşaltmak için uydurduğu karanlık bir sanrıdır
susku hiçliği oluşturan dairedir, susmak hiçlikte her şeyi örten yitik bir nokta olmaktır
insan olmayan bir varlığın olmayan bir yerde olmayan bir hesapla kendine sarılmasıdır
kendinde olmak her zaman kazanmak, kazandığının farkına hiç bir zaman varmamaktır
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Kişisel Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9
9. sayfa (Toplam 9 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Hiçlik hissi Poe Psikoloji 7 Pts Tem 17, 2006 5:43 pm

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke