| Yazar |
Mesaj |
zeran Üye

Kayıt: Aug 05, 2006 Mesajlar: 494 Nereden: baktığınız yerden
|
Tarih: Cum Mar 30, 2007 8:48 am Mesaj konusu: |
|
|
Esenlik şölenleri bitti vakti çerağımda
Vakti kahırda hüzün fasılları demidir bu dem
Gör ki raksederek ağlamak da varmış hesapta...
Bu yokuşun ardında bir gül iniş saklanır
Ağlama sen İbrahîm! Erciyes gazaplanır... |
|
| Başa dön |
|
 |
zeran Üye

Kayıt: Aug 05, 2006 Mesajlar: 494 Nereden: baktığınız yerden
|
Tarih: Cum Mar 30, 2007 8:52 am Mesaj konusu: |
|
|
Söylerken ağlayan şair
Doğururken ölen ana
İkisi de bir
Aşk ve acı haberim olmadan
En ücrâ yerime yanaşabilir... |
|
| Başa dön |
|
 |
gifrer Yazar

Kayıt: Feb 16, 2007 Mesajlar: 440
|
Tarih: Cmt Mar 31, 2007 9:42 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Gönüldendir şikayet kimseden feryadımız yoktur. |
|
| Başa dön |
|
 |
nese_ Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir

Kayıt: Feb 04, 2007 Mesajlar: 2
|
Tarih: Pzr Nis 01, 2007 1:26 pm Mesaj konusu: |
|
|
Hava soğuk, dışarda kar yağıyor
her zaman ellerim üşürdü
bugün içim üşüyor
hasretin geldi, hayalin geldi
bak, kokun da geliyor
bugün Yakub oldum bre hey
ey acıların kadını
sen nerdesin? |
|
| Başa dön |
|
 |
karelin Yazar

Kayıt: Jul 02, 2007 Mesajlar: 189 Nereden: istanbul
|
Tarih: Prş Ağu 02, 2007 6:55 am Mesaj konusu: |
|
|
Ey gönlümün zırıltısı,
Geride boynu bükük kaldı kağıt kalem... |
|
| Başa dön |
|
 |
AyEsHa KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Jun 27, 2006 Mesajlar: 1090
|
Tarih: Prş Ağu 02, 2007 6:32 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Alıntı: | Bilmiyorum dedim... Bilme o zaman dedi...
Bilmek istiyorum dedim. O zaman uğraş dedi.
Karanlık, ışık...
Işık, karanlık...
Bilmiyorum, önümde öyle bir aydınlık var ki, ışık mısın karanlık mısın seçemiyorum, gözlerim kamaşıyor işte...
Bu oyunu bana oynayan içimin loşluğu mu yani...
Bilmiyorum.
Adımdan gayrısını... |
|
|
| Başa dön |
|
 |
gifrer Yazar

Kayıt: Feb 16, 2007 Mesajlar: 440
|
Tarih: Cum Ksm 09, 2007 7:22 pm Mesaj konusu: |
|
|
Bir ateş topu gibisin elime almaya korktuğum, yanına yaklaştırmadığın.
Bazen kulakları sağır eden bir patlama sesinden sonra kustuğun tüm lavlar,kendi yanardağına , kraterine zarar versede en çok beni öldürüyordun farkında olmadan.
Çünkü ben senin patlamalarında da sakin oluşlarında da eteğine çakılı bir çiviydim sanki. Sen başını eğip beni görmesende orda öylece duruyordum hep. Oysa gökyüzün olmak isterdim senin. Masmavi asi başın herzaman dik.Gözlerin hep sisli. Bakışların bulutlu.
En mavi seması olmaya her an hazırdım volkaniğinin. |
|
| Başa dön |
|
 |
turuncu KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Aug 27, 2005 Mesajlar: 516
|
Tarih: Cum Ksm 09, 2007 8:47 pm Mesaj konusu: |
|
|
| şimdi çık işin içinden, çıkabílirsen! |
|
| Başa dön |
|
 |
gifrer Yazar

Kayıt: Feb 16, 2007 Mesajlar: 440
|
Tarih: Çrş Ksm 14, 2007 3:03 pm Mesaj konusu: |
|
|
Bir ağaç gövdesiydik biz. Daha doğrusu sen gövdeydin. Ben üstünden çıkan yeşil filizler. Sensiz yaşayamazdım bilirdim... Yine de uzatırdım kafamı , güneşi görmek için, senden uzağa. Sana bağlıydım bilirdim, köklerim senin halkalarında yazılıydı. Sen kocaman ağaç gövdesiydin bense suya muhtaç küçük filizin.
Başkalarının benim güzelliğimi farketmesini bekleyen hoş edalarla hergün bir yaprağımı açtırırdım. Diğerlerinin kurumasına aldırış etmeden.
Suyumu senden aldığımı çabuk unuttum. Biz gövdeydik, kocaman bir ağaç gövdesiydik. Başka bir filiz çıkarmana dayanamadığım koca bir hayattın sen. |
|
| Başa dön |
|
 |
neclabolat Yazar

Kayıt: Nov 03, 2007 Mesajlar: 412 Nereden: ankara
|
Tarih: Cmt Ksm 24, 2007 7:39 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Ey gönlümün zırıltısı sus artık.Rahat bırak beni.Bırak ta rahat uyuyayım.Bırak ta dinginleşsin ruhum.Sus artık!Sus! Sen sus ki;ben yine eski ben olayım. |
|
| Başa dön |
|
 |
gifrer Yazar

Kayıt: Feb 16, 2007 Mesajlar: 440
|
Tarih: Prş Arl 13, 2007 10:58 am Mesaj konusu: |
|
|
Diyor ya: " Koynumda bir beyaz kağıt boşluğu" diye...
İşte öyle uçurumlardan bakıyorum içimdeki sensizliğe, sessizliğe. Çığlığın kulaklarımı sağır ediyor. Sesin çıksa bir de.
Tek bir devinim bile yetiyor altüst etmeye bu düzensiz düzenliliğimi...
Konuş artık, susma.
Beklemekteyim. |
|
| Başa dön |
|
 |
pandif Yeni Üye

Kayıt: Dec 26, 2007 Mesajlar: 50
|
Tarih: Cum Oca 11, 2008 2:34 pm Mesaj konusu: |
|
|
| gifrer demiş ki: | Bir ağaç gövdesiydik biz. Daha doğrusu sen gövdeydin. Ben üstünden çıkan yeşil filizler. Sensiz yaşayamazdım bilirdim... Yine de uzatırdım kafamı , güneşi görmek için, senden uzağa. Sana bağlıydım bilirdim, köklerim senin halkalarında yazılıydı. Sen kocaman ağaç gövdesiydin bense suya muhtaç küçük filizin.
Başkalarının benim güzelliğimi farketmesini bekleyen hoş edalarla hergün bir yaprağımı açtırırdım. Diğerlerinin kurumasına aldırış etmeden.
Suyumu senden aldığımı çabuk unuttum. Biz gövdeydik, kocaman bir ağaç gövdesiydik. Başka bir filiz çıkarmana dayanamadığım koca bir hayattın sen. |
Başkaları tarafından farkedildi güzelliğin. Ve sen artık küçük bir filiz değilsin. Kocaman bir el aldı kopardı seni gövdemden, götürdü bilmediğim bir diyara dikti. Çok bekledim rüzgarlara karışıp gelirsin diye ama gelen sadece kokun oldu. |
|
| Başa dön |
|
 |
gifrer Yazar

Kayıt: Feb 16, 2007 Mesajlar: 440
|
Tarih: Pts Şub 25, 2008 6:21 pm Mesaj konusu: |
|
|
Sıcak bir yaz günü,
Gönlümün tam ortası harman yeri.
Küçüklüğümden hatırladığım kadarıyla sap saman orta yerde
Adeta küçük bir dağ oluşturmuş
Küçücük bir kibrit alevi yetiyor cayır cayır yanmama.
Yanıyorum tutuşturdukça diğer çöpler bir yakınındakini, sanki imece usulü
Ben yandıkça yanıyorum.
Yandığımın farkındayım ateşim yüksek
Ama farklı nedenler arıyorum kendimce başkalarınca
Belkide körüm, göremiyorum bu körolası yangını
Ah ah elimi uzattığımı da yakıyorum beraberimde
Yardıma uzanan eller kömür oluyor
Sonra çaresiz kalıyorum dokunamayanlara ben dokunmaya çalıştıkça
Onlar uzaklaşıyor
Çözemedikçe uzaklaşmalarını boğuluyorum
Kendi kendimin katili oluyorum
Hangi su söndürür bu ateşi,
Buharlaşan suların haddi hesabı kalmadı |
|
| Başa dön |
|
 |
elif_naz Yeni Üye

Kayıt: Jan 13, 2007 Mesajlar: 88
|
Tarih: Pts Şub 25, 2008 7:58 pm Mesaj konusu: |
|
|
| gifrer demiş ki: | Bir ateş topu gibisin elime almaya korktuğum, yanına yaklaştırmadığın.
Bazen kulakları sağır eden bir patlama sesinden sonra kustuğun tüm lavlar,kendi yanardağına , kraterine zarar versede en çok beni öldürüyordun farkında olmadan.
Çünkü ben senin patlamalarında da sakin oluşlarında da eteğine çakılı bir çiviydim sanki. Sen başını eğip beni görmesende orda öylece duruyordum hep. Oysa gökyüzün olmak isterdim senin. Masmavi asi başın herzaman dik.Gözlerin hep sisli. Bakışların bulutlu.
En mavi seması olmaya her an hazırdım volkaniğinin. |
Ne kadar da tanıdığım ifadeler  |
|
| Başa dön |
|
 |
gifrer Yazar

Kayıt: Feb 16, 2007 Mesajlar: 440
|
Tarih: Sal Şub 26, 2008 12:15 pm Mesaj konusu: |
|
|
Herzaman olmuyor işte.
Zaman mekan dinlemiyor tutunduğum acılar. Ne gidebiliyorum ne dönebiliyorum
Bakmışım ki başladığım yerdeyim. Kendimdeyim tekrardan.
Yapmacık gülüşler, narin tepkiler, Susuz çöller , abartılı sevdalar, yapılan onca fedakarlıklar, karşılığı alınmamış borçlar, kapıda bekleyen ödünçler, vs.vs.vs...
Bazen de düşünüyorum yorulmaya hakkım var mı diye? Şikayet ettiğim ne? İsyanlarım kime başkaldırış?
Ama yoruldum. Rahat bırakmıyor beni artık uykularım. Bencilim ve bir okadar da benim.
İşte ben bu yüzden yapamıyorum ya.
Çekiniyorum içime inmekten. Naılsa bir şekilde hayatım sürüp giderken bu sorguyu hakediyor muyum ben? Yine ben. Ben, ben , ben, ben,ben... Yazılışı bile ne güzel.
....................................................................................................................
Ruh uyumazmış gerçekten. Benim ruh sandığım şey sandığım şey değilmiş. Olduramadığım şey hiç değilmiş. Sadece öylesineymiş işte. Farkettim seni artık. Aslında öylesine kuvvetlisin ki. Geçen bedenim uyurken öyle güzel göründün ki. Çıktın karşıma hesap sordun. Bastın velveleyi. Beni yıktın paramparça ettin ama hoşuma da gitmedi değil. Çünkü farkettim seni. Kulak verilince ne üzel haykırıyormuşsun sen. Ah bir de izin verse sana şu aptal beynim.
.................................
Zır zır zırlamakta tüm hücrelerim. Hangisinin sesi çok çıkarsa ona bakıyor, boyun eğiyor gönlüm. Revamı bu bana. Yine saçmaladın. Hepsi hepsi bu işte. |
|
| Başa dön |
|
 |
|