| Yazar |
Mesaj |
OWL KARAKUTU YAZARI

Kayıt: May 02, 2006 Mesajlar: 748 Nereden: Mağara
|
Tarih: Sal May 09, 2006 12:58 pm Mesaj konusu: UN CHIEN ANDALOU |
|
|
| Bu filmi izleyen arkadaş varmı? |
|
| Başa dön |
|
 |
Karakutu Site Admin


Kayıt: Mar 10, 2006 Mesajlar: 604
|
Tarih: Sal May 09, 2006 1:01 pm Mesaj konusu: |
|
|
yakında karakutu Tv ye ekleyebilirim...
tabi yerimiz olursa, guzel bir filmdir, dali amca ile luis bunuel harikasi bir filmdir..
surrealisttir.
orjinal kaydi da karakutu.com arsivindedir...
dua edinde yerimiz erken bitmesin.. |
|
| Başa dön |
|
 |
Karakutu Site Admin


Kayıt: Mar 10, 2006 Mesajlar: 604
|
Tarih: Sal May 09, 2006 1:03 pm Mesaj konusu: |
|
|
bu filmi isteyenler soyle gorus belirtsinler de haybeye koymayalim..
kimler istiyor ? |
|
| Başa dön |
|
 |
Karakutu Site Admin


Kayıt: Mar 10, 2006 Mesajlar: 604
|
Tarih: Sal May 09, 2006 1:04 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Bir endülüs köpeği diye çevrilmiştir... |
|
| Başa dön |
|
 |
OWL KARAKUTU YAZARI

Kayıt: May 02, 2006 Mesajlar: 748 Nereden: Mağara
|
Tarih: Sal May 09, 2006 2:12 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Ya ben şu piyanoları sürüklediği sahneden hiçbirşey anlamadım. Aydınlatabilecek arkadaş varmı? |
|
| Başa dön |
|
 |
erdemolmez Yazar

Kayıt: Oct 15, 2005 Mesajlar: 285
|
Tarih: Sal May 09, 2006 5:25 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Ben talep ediyorum. Bilgisayarımıza indirme imkanımız olursa daha iyi olur. |
|
| Başa dön |
|
 |
OWL KARAKUTU YAZARI

Kayıt: May 02, 2006 Mesajlar: 748 Nereden: Mağara
|
Tarih: Sal May 09, 2006 5:48 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Ya şu sahneyi çözebilmiş bir arkadaş yok mu? |
|
| Başa dön |
|
 |
Marx_engels Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir

Kayıt: Jul 05, 2005 Mesajlar: 12
|
Tarih: Çrş May 10, 2006 11:47 pm Mesaj konusu: |
|
|
| türk seyircisine hitap etmiyor, bosuna yirtinmayin |
|
| Başa dön |
|
 |
OWL KARAKUTU YAZARI

Kayıt: May 02, 2006 Mesajlar: 748 Nereden: Mağara
|
Tarih: Prş May 11, 2006 8:52 am Mesaj konusu: |
|
|
[quote="Marx_engels"]türk seyircisine hitap etmiyor, bosuna yirtinmayin[/quote]
Bu nasıl bir cevap doğrusu anlayamadım. Nedir Türklere hitabeden sizce? O yırtınma lafınızıysa hiç anlamadım. Tatlısu entelinin nedemek olduğunu birkere daha ıspatladığınız için teşekkürler Türk halkına hitabeden Marx.
 |
|
| Başa dön |
|
 |
Dimitri Yazar

Kayıt: May 23, 2006 Mesajlar: 448 Nereden: istanbul
|
Tarih: Cum Hzr 02, 2006 8:54 am Mesaj konusu: ... |
|
|
Bende izledim, çok sürrealist geldi gözüme.. piyanonun sürüklenme sahnesi ve içindeki düldülleri anlamlandırmaya çalışıyorum hala! ))
makul ve makbuldür, karakutu tv'ye yakışır!!! |
|
| Başa dön |
|
 |
BigLebowski Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir

Kayıt: May 17, 2006 Mesajlar: 15
|
Tarih: Cum Hzr 02, 2006 9:22 am Mesaj konusu: |
|
|
İsteriz, bir kere izleme şansım oldu sinemada. Sürrealizm'den çok hoşlanmam, Dali'yi de pek sevmem ama Bunuel bambaşka.
Dimitri Piyano'nun içindeki düldüller, benim burada okunulası kitaplar başlığında yazdığım bir kitabın yazarına ve de o kitaba gönderme ; Juan Ramon Jimenez.
Kitabın ismi , Platero ile Ben. Bir Endülüs Ağıtı diye geçiyor. Hüzünlü bir ozanla, şen bir eşeğin öyküsü
İki kafadar Jimenez'den nefret ediyor, piyanonun içinde kokuşmakta olan iki eşek te Platero ile o olsa gerek ) imdb'de de böyle geçiyor zaten |
|
| Başa dön |
|
 |
OWL KARAKUTU YAZARI

Kayıt: May 02, 2006 Mesajlar: 748 Nereden: Mağara
|
Tarih: Cum Hzr 02, 2006 9:40 am Mesaj konusu: |
|
|
| Eyvallah BigLebowski, umudumu yitirmeye başlamıştım. Teşekkürler. |
|
| Başa dön |
|
 |
BigLebowski Sadece Okur Adayı Bölümüne Yazabilir

Kayıt: May 17, 2006 Mesajlar: 15
|
Tarih: Cum Hzr 02, 2006 9:45 am Mesaj konusu: |
|
|
Sen de sağol, başlık 9 mayısta açılmış, son ziyaretimden bu yana değişen içerikler diye arattırdığım için Dimitri'nin mesajını az önce görebildim, sen de merak ediyormuşsun meğer  |
|
| Başa dön |
|
 |
OWL KARAKUTU YAZARI

Kayıt: May 02, 2006 Mesajlar: 748 Nereden: Mağara
|
Tarih: Cum Hzr 02, 2006 12:40 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Böyle aptal(!) fim ve müzikler benden çıkar genelde. Dimitri daha kalitelilerini seçer. Bakalım kitabı bulabilicezmi. |
|
| Başa dön |
|
 |
gifrer Yazar

Kayıt: Feb 16, 2007 Mesajlar: 440
|
Tarih: Pzr Nis 20, 2008 11:49 pm Mesaj konusu: |
|
|
Bu film iki düşün bir araya gelmesinden ortaya çıkmıştı. Birkaç günlüğüne davetli olduğum Figueras'a, Dali'ye gittiğimde,kısa bir süre önce ayı kesen, ince uzun bir bulutla, bir gözü yaran usturanın rüyama girdiğni anlattım. O da bana gece rüyasında karıncalarla dolu bir el gördüğünü anlattı ve şöyle dedi: "Bu düşlerden yola çıkarak bir film yapsak nasıl olur?" Önerisini ilk önce kararsızlıkla karşıladıysam da, bir süre sonra birlikte işe koyulduk.
.......
Çalışırken bir kez olsun, en ufak bir anlaşmazlık çıkmadı. O hafta tam bir özdeşleşme oldu aramızda. Örneğin birimiz "Adam kontrbas çalıyor" dediğimizde,diğeri" Hayır olmaz " diyor ve düşünceyi öneren kişi, bu karşı çıkışı tartışmasız kabul ediyordu. Doğruluğunu algıladığı için olcak.Senaryo tamamlandığında, bunun tümüyle alışılagelmişin dışında ve insanda tepki uyandıran bir film olduğunu, hiçbir yapım sisteminin bu filmi kabul etmeyeceğini fark ettim. Bu yüzden filmi kendim gerçekleştirmek için annemden bir miktar para istedim. Noterin de araya girmesiyle ikna oldu ve istediğimparayı verdi. Paris'e döndüm, ancak annemin verdiği paranın yarısını gece kulüplerinde harcayıp bitirince bu işi ciddiye alıp birşeyler yapmam gerektiğini düşünmeye başladım.
Oyuncular kesinlikle ne yaptıklarını bilmiyorlardı. Söz gelimi Batcheff'e "Wagner dinlediğini düşünerek camdan bak. Daha da dokunaklı olsun " diyordum ama o neye baktığını ve ne gördüğünü bilmiyordu.
Amerika, Almanya,İspanya, Yugoslavya gibi çeşitli yerlerde yaşayan ve daha birbirlerinden haberi olmadan aynı akıldışı ve içgüdüsel anlatımı benimsemiş insanların uyduğu birtür çağrı oldu "gerçeküstücülük". Biz de kendiliğinden oluşuveren bu yapım sayesinde gerçeküstü anlayışı benimsemiş olduk.
Un Chien Andalou'nun halka açı ilk gösterimi paralı davetiyelerle düzenlenmişti Parisin seçkin kişilerini bir araya getirmişti. Tahmin edileceği gibi çok gergindim,ekranın hemen arkasından gösterim süresince gramafondan Arjantin tangoları, Tristan ve İsold operalarını dinletiyordum izleyicilere.Başarısızlığa uğrama ihtimalini düşünüp ceplerime çakıl taşları doldurmuştum izleyicilere fırlatılmak üzere. Çünkü çok kısa süre önce Dulac'ın " La Coquille et le Clergyman" filmini yuhalamıştı. Ve ben malesef daha kötüsüne hazırdım.
Ve çakıltaşlarına gerek kalmadı film bittiğinde alkışları duyduğumda.
....................
Bu başarılı ilk gösterimden sonra film stüdyo 28 tarafından satın alındı. Fena para kazandırmadı bana ama başıma da çok dert açtı. Polis karakollarında " Bu vahşet saçan edepsiz filmi yasaklamanız gerekir " diyerek şikayette bulunanlara ve gösterimi sırasında iki kez çocuk düşürme olayına bile tanık olunan Endülüs Köpeği yasaklanmadı...
Luis Bunuel- Son Nefesim'den
" Bana sık sık gerçeküstücülüğün giderek ne olduğunu sorarlar. Ne yanıt vermek gerektiğini pek iyi bilemiyorum. Ama bazen düşündüğümde ayrıntılarda başarı kazandığına, buna karşılık temelde yenilgiye uğradığına karar veriyorum." |
|
| Başa dön |
|
 |
|