Bozhermes Yazar

Kayıt: Nov 07, 2005 Mesajlar: 128
|
Tarih: Sal Şub 07, 2006 7:18 am Mesaj konusu: KAR-DANADAM |
|
|
Gök-sel hediyeler meleklerin eşliğinde soğuk ve sanatlı yağıyorlar, nur gib... Ayrım yok,
ağaçlar, toprak, beton, otomobil, çöp tenekesi, her yere yağan rahmet. Herkes ve herşey eşit... Minik elleriyle melek yüklerini avuçlayan melek yüzlü çocuklar, kırmızı burunları ve masum tebessümleriyle Cennet kokuyorlar. Minik bir tepecik
yükseliyor, yuvarlak bir vücut gibi. Sonra bir kardan top daha. Sonra, kara kara, Anadolu ya da Arap kadınlarının derin gözleri misali kömürler göz oluyor, kırmızı, uzun bir havuç da, melek yüzlü çocuklarınki gibi bir buruna dönüşüyor. Biraz yalan
söylemiş olmalı kardanadam, zira, kırmızı burnu epey bir uzun. Galiba her kardanadam biraz Pinokyo. Çünkü; hepsinin burnu uzun. Karda Pinokyo da diyebiliriz belki. Eski bir boyun atkısı sarıldı. Önünde de kömür düğmeler. İşte, şişman, kara
gözlü, uzun, kırmızı Pinokyo burunlu ve eski boyun atkılı tonton bir kardanbeyefendi. Kar-dan-adam, yalan-adam, canlı değil, yalan ve belki bu yüzden burnu hep biraz uzun... Olsun, varsın yalan olsun. Dünyanın kendisi de koca bir oyun salonu
değil mi? Dünya hayatı bir oyundan, eğlenceden ibaret değil mi? Kardanadamın eriyip yok olması gibi, bu yuvarlak, tonton, maviş gözlü dünyamız da yok olacak, yok olacak ki, yerine gerçek hayatı barındıran gerçek bir dünya gelebilsin. Sonsuz
ve dürüst... |
|