| Yazar |
Mesaj |
pervanef Yeni Üye

Kayıt: May 25, 2006 Mesajlar: 40 Nereden: ISTANBUL
|
Tarih: Cum Oca 12, 2007 10:05 pm Mesaj konusu: Çay kimi çağırır? |
|
|
everything
En son pervanef tarafından Pzr Oca 28, 2007 8:56 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi |
|
| Başa dön |
|
 |
gece Forum Yöneticisi

Kayıt: Nov 05, 2005 Mesajlar: 1447
|
|
| Başa dön |
|
 |
bodosalbatros Yazar

Kayıt: Oct 28, 2006 Mesajlar: 388 Nereden: kuyu'dan
|
Tarih: Pzr Oca 14, 2007 3:21 am Mesaj konusu: |
|
|
İstanbul'da Ankara'lı olmak diyor dostlar halimize, İstanbul'da Ankara'lı gibi yaşamak... hatırlayamayacağım kadar uzun zaman oldu ve bir tek simit bile yiyemedim İstanbul'da...
"gelirken ne getirelim" diyenlere Ankara'dan
"Ankara simiti" diyorum herzaman...
Ankara'lılar bilirler, denizi olmayan bu kentin, hiçbir kentte bulunamayacak kadar özel ve unutulmaz simitini... ve çok özlerler... çok özledim. |
|
| Başa dön |
|
 |
peruza Yazar

Kayıt: Aug 19, 2006 Mesajlar: 472
|
Tarih: Pzr Oca 14, 2007 4:07 pm Mesaj konusu: |
|
|
Çalışan insan için simit hikayesi bitmiyor.Adam gibi kahvaltıları özlüyorum  |
|
| Başa dön |
|
 |
gece Forum Yöneticisi

Kayıt: Nov 05, 2005 Mesajlar: 1447
|
Tarih: Çrş Tem 25, 2007 10:26 pm Mesaj konusu: |
|
|
Simiti bir yere koydum, ancak kumruyu nasıl unutrum. Akşam üzeri sokakta acıkan karınlarımızı içinde domates, turşu ve beyaz peynirli kumrularla doyuruduk.
İsmi naif kendi lezzetli bir yiyecekti kumru..........
yahu gece gece acıktım............. |
|
| Başa dön |
|
 |
eylem KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Aug 16, 2005 Mesajlar: 1254 Nereden: nereye...
|
Tarih: Çrş Tem 25, 2007 11:22 pm Mesaj konusu: |
|
|
| bize bu yapılmaz, yapılmamalı gece gece... |
|
| Başa dön |
|
 |
tu_ce KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Jan 15, 2006 Mesajlar: 933
|
Tarih: Çrş Tem 25, 2007 11:31 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Aynen... Gece, bu ne kadar nefis bir görüntü... |
|
| Başa dön |
|
 |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2876
|
Tarih: Çrş Tem 25, 2007 11:53 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Affedelim gitsin. Ya Ramazan'da yapsaydı bunu. Orucu sakatlardık maazallah! Hafazanallah! |
|
| Başa dön |
|
 |
eylem KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Aug 16, 2005 Mesajlar: 1254 Nereden: nereye...
|
Tarih: Çrş Tem 25, 2007 11:54 pm Mesaj konusu: |
|
|
| töbe töbe : ) |
|
| Başa dön |
|
 |
tu_ce KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Jan 15, 2006 Mesajlar: 933
|
Tarih: Prş Tem 26, 2007 12:04 am Mesaj konusu: |
|
|
| Hafazanallah kelimesini hemen Google'a girdim :) |
|
| Başa dön |
|
 |
fadim Forum Admin

Kayıt: May 27, 2006 Mesajlar: 2876
|
Tarih: Prş Tem 26, 2007 12:13 am Mesaj konusu: |
|
|
gece isimli arkadaş bence devlet memuru. İki yıldır simitle yaşıyor
Hiç ne mangal partisinden ne suşiden ne de tandır kebabından yazdığını görmedim. Simit ve çaya talim.
Zeytin ve domatesleri de unutmamak lazım. |
|
| Başa dön |
|
 |
Diaspora_Hedonist Yazar

Kayıt: Jul 18, 2007 Mesajlar: 331
|
Tarih: Prş Tem 26, 2007 10:30 am Mesaj konusu: |
|
|
Türk hafızasında yoksulluğa denk düşen "simit" konu olmuş. Hemde bizzat kendisi olarak. Bu sefer anlam kayması yaşamadan kimimizin çocukluğu olmuş, kimimizin memleketi, kimizin özlemi, kimimizin açlığı...
...
Simit benim hep son çarem olmuştur. Açlığın tavan yaptığı yer ile parasızlığın dip olduğu yerin buluşma noktası yani. Her alışımda susamlarına hürmeten yedim. O da belki ona karşı bu önyargımı bildiğinden boğazımdan hep bir çakıl taşı gibi yırtarak, gönülsüz geçti.
...
Bir gün Maraş Kalesi'ne mısır sapı gövdesiyle, sobe başının ucuna iliştirdiği koca tepsisine, simitten dağ örmüş kara bir çocuk geldi. Tazeee gevrrreeekkk simiiittt! diyen sesiyle her canlının gözünü yokladı. Bir işmar, bir ses bekledi. Anlaşılan herkes toktu, ortalıkta anasının eteğine yapışacak çocukta yoktu. Gerisininde belki benim gibi parası yoktu. Simitçi Kara Çocuk baktı işler kesat, ne yapsın iş olmayınca devreye çocuk aklı girdi, salıncaklar gözüne melek kanadı gibi görünmüş olacak ki atladı üstüne. Koydu tepsisini yanı başına, gözü tepside, aklı salıncakta, gönlü o an oynayan tüm çocuk kalpleriyle aynı hizada, uğrun, usul çocukluk tırtıklıyor hayattan. Derken iki zibidi çıka geldi kaleye. Zaten bunların gelişleride gidişleri de anidir kötülük gibi. İyilik gibi özlete özlete gelmezler. Hep baskından yanadır pis gövdeleri. Hayınlık yayan gözleriyle etrafı keşiflediler. Kurban seçilmişti. Doğruca salıncağa geldiler. Her oyuna dalmış çocuk gibi dünyadan göçen, Simitçi Kara Çocuğun Salıncağını biri ani bir tutuşla hıphızlı salladı. Diğeri tepsiyi kolaçan etti, kenarına sokuşturulmuş parayı aldıkları gibi kaçtılar. Meğer Kara Çocuk o gün çok çalışmış, dağ gibi bir tepsiyi, o sıcakta kahvehane dumanı altında, sokak aralarında, apartman altlarında eritmiş. Bakmış işler bugün iyi gitmiş, ikinci tepsiye niyetlenmiş. Nasılsa yaz ayı gündüz uzun, varsın sıcak olsun, çalışmak kaderimiz demiş. Lakin Kara Çocuk o gün tüm terini, göz yaşları içinde, iki uğursuza kaptırdı. Bu bir garibanın emeğini ilk kaptırışı olmadığı gibi sonda olmayacktı. Çünkü Onlar garipliği, kaybetmeye yazgılı olarak, beşiklerinde babalarından teslim almışlardı.
...
Döndüm öğrenci yurduna. Ana ve babanın hayalinin kucaklandığı yere yani.
Her gece aklımda o Simitçi Kara Çocuğun yanaklarından kemer köprülerine ip bağladığı boz pantolonun üzerine bulgur bulgur dökülen emeği... |
|
| Başa dön |
|
 |
maydanoz Yazar

Kayıt: Nov 10, 2005 Mesajlar: 127
|
Tarih: Prş Tem 31, 2008 4:45 pm Mesaj konusu: |
|
|
Ankara'nın kendi gibi sıcak simitlerini özledim
Sabah kalksam, işe giderken bir simit alsam, elimi yaksa
Ne güzel olurdu... |
|
| Başa dön |
|
 |
Nymphe_0 Yazar

Kayıt: Jul 30, 2008 Mesajlar: 285
|
Tarih: Prş Tem 31, 2008 5:00 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Yanık... |
|
| Başa dön |
|
 |
neclabolat Yazar

Kayıt: Nov 03, 2007 Mesajlar: 433 Nereden: ankara
|
Tarih: Prş Tem 31, 2008 6:02 pm Mesaj konusu: |
|
|
Simit deyince herkesin aklına Ankara'nın simiti gelmiş. Ben de Ankara'dan uzak kaldığımda özlerim. Simidi her yerde aynı sanırdım eskiden. Öyle anlaşılıyor ki başka bir şehirde yok bu simitten. Babamın söyleyişiyle susamlı kebaptan.  |
|
| Başa dön |
|
 |
|