Tarih: Cum Ksm 11, 2005 12:26 am Mesaj konusu: SİMİT NASIL KOKAR......?
- Hadi kalk kahvaltı zamanı.
- Ne kahvaltısı benim uykum var…
-
- Oğlum öğlen oldu kalksana !
- Ya az daha uyuyayım.
-
- Kalk babana söylerim..
- Tamam ya tamam işte
Ve anne gider monolog başlar :
-İki dakika rahat yok…
-Sabahın köründe ne kahvaltısı yahu…
-Sanki açlıktan öldük.
Baba devreye girer:
- Uyandın mı?
- Kalktım baba, kalktım…
- Çay hazır hadi ..
- İki dakika gidiver de simit al…
İşte sihirli kelime SİMİT . Mahalle meydanındaki simitçiden simit almaya çıkarsın, 100 metre yol için bisikletini çıkartır, biner , şöyle bir tur atar, simitçiye varırsın,
Gazeteye sarar simitleri simitçi. Hep kahvedekiler için
bulundurduğu ucuz beyaz peyniri canın çeker halbuki evde daha iyisi durmaktadır…. Bazen üşenir sokaktan geçen simitçiden alırsın simiti … İşte o an yeni uyandın , muhtemelen yüzünü bile yıkamadın…
Ve şu meşhur burnuna, inanılmaz çekiciliği ile kokusu gelir, aç değilsen acıkırsın, uyanırsın…
Yaşasın simit….
Çocuksun , dedenin abisisin, sabah namazından evvel kapı çalınır, annen açar, deden kapıda sorar:
-Hazır mı?
-Evet baba …
Uykulusun, düşersiniz yollara , dedene yarenlik edeceksin bağda bahçede, vakit erken , fırınlar ve kahvehane açık sadece, deden simit alır kahvaltı için , sabah serindir ve sen avucunda sımsıkı sararsın ısınmak için simitleri…Sabah gün doğarken …Kuşlar ve sen kahvaltı için hazırsınız … Menü : dalından yeni koparılan üzüm, nenenin azık olarak koyduğu kel peynir, zeytin ve simit …Yaşasın.
Büyüdün, ilk okuldasın, teneffüste gazoz ve simit, lisedesin simit ve çay. Hadi kibarlığı bırakalım onun adı GEVREK…. Simitin en önemli özelliği tadı, çıtırlığı ve geride bıraktığı susam taneleridir….Susamı Allah simite konsun diye mi yaratmışdır? Kumruya haksızlık yok, kumruyu bilenler bilir.
Şimdilerde adına saraylar açılan, dünyalara isim olan sıcak, çıtır, bol susamlı nimet. Unlu mamuller, pastaneler, simit sarayları değil aradığın adam gibi, taş fırında eski usul, üstelik simit satan çocukların simiti ilk alıp, satışa çıkmak için önünde itişdiği gevrek fırınları.
Büyüdün, üniversitedesin, vapurda elinde simit, ilk defa paylaşacaksın onu martılarla, inanmazsın ama martılar peşinde, simit hiç boğazından geçmedi, ama mutlusun, martılarda mutlu… Üniversite de yok artık, simitlerde çeşitlendi ama senin canın dedenin fırından aldığı o ilk sabah simidini çekiyor. En dayanamadığın elini dudağına götürür, parmağını ıslatıp tek tek toplarsın susamları, annem kızarsa kızsın.
Martılarda yok, peki kiminle paylaşacaksın şimdi, başka kimi, neyi canın çekiyor…?
Martılar kadar cesur musun…?
Arkasından gidebilir misin...?
Çagrişimi sicaklik
Kardada yesen, buz gibi de olsa insanin icine ilik bir seyler akitan hep
simit mutlu bir aile sofrasinda çay kokusuna karişir
ogrencilikte kolunda yuruyen arkadaşınla sohbetine bulaşir
simit seyahatte tercih
simit mi olmazsa olmazlardan
En son lamia tarafından Sal Oca 16, 2007 3:43 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
ilk fırsatta şu simit kokusunu duymaya gidelim Efeler diyarına,simitler benden Bergama kaşarı da yanında.
Çıtır simitçiler paranın kokusuna tebelleş olmuş kentsoylular.Ben simitçiden simit almak istiyorum.Hani şu kafasının üzerinde tablasını taşıyabilen her birinin özgün ünlemeleri olan simitçilerden.
eskiden(çok mu yaşlandım ne?) simitçiye balkondan seslenirdin; kaçıncı katta olursan ol tepsisiyle çıkardı evin kapısına...
ama şimdilerde iniyoruz sokağa simitçi kardeşin yanına kadar... değmez mi-elbette değer ama sanırım onlar da bu emperyalist rejimden kendi paylarına düşenleri çoktan özümsediler.....
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız