Kayıt: May 20, 2008 Mesajlar: 145 Nereden: başlamalı?
Tarih: Çrş Hzr 11, 2008 9:58 pm Mesaj konusu:
Ahh Solipsist,
Var olmayan bir şeyi mi konuşuyoruz? Var ki konuşuyoruz. Ama kişi, zaman, bakış ve boyut gibi çok sayıda değişkene göre anlamını değiştiren bir gerçeklik söz konusu.
Üstelik konun bam teli de burası. Sanatçı, gerçeği (hayal daha ötesi, hatta yalan bile olsa) bize sunandır. Yalan bir gerçek, sanal bir gerçek, başka bir bakış açısıyla anca varolabilen bir gerçek. Mümkün mü? Mümkün kılan ve bunu kütahça bize sunanlar var. Sanatçılar!
İtiraflarınızın öncelini bilmeden yorum yapmam yanlış olur. Muhakkak, "o" anın gereğini yapmışsınızdır. Amacınız kimsenin birşeyini sömürmek olmasa gerek.
Dünya gibi; her gün, ayı etrafında döndürürken, kendisi de büyük bir açısal hızla kendi etrafında dönen, üstelik her ikisinin güneşin etrafında döndüğü (ilerisine gitmeyeyim) bir minik gezegenin, milyarlarca yıllık geçmişinden, milyarlarca yıllık sonsuzuna gidiyoruz. Kimiz ve neyiz? Ne biliyoruz?
Sanırım, kaptan köşküne gözlerini, ufuk ötesini görmeye hassas, küstah kişilikler koymalı. Kimbilir, bir eserini odamıza, bir eserini dilimize, bir mısrasını kalbimize koymalı/yazmalıyız.
Kayıt: May 20, 2008 Mesajlar: 145 Nereden: başlamalı?
Tarih: Prş Hzr 12, 2008 10:09 pm Mesaj konusu:
Sanatçı küstahtır !!!
Ölçütü ve ölçeği yoktur. Onu metreyle, kilometreyle ölçemezsiniz. Bilmem kaç paskal, bilmem kaç adet, bilmem ne kadar ivmesi, hızı diyemezsiniz.
Bu sebeple, fakültelerin vize/final sınavlarıyla veya bilmem ne dersiyle sanatçı üretemezsiniz. Yolunu açarsınız, imkan tanırsınız, yeşermesine gelişmesine ortam hazırlarsınız. Fabrikasyon olarak üretemez, fabrikasyon olarak çoklayamazsınız.
Konulan kabın şeklini almayan ama girip çıktığı her kaba rengini veren biridir sanatçı. Çünkü küstahtır. Konulduğu kap, toplum kabıdır ve toplum onların varoluşları ve varoluş şekilleriyle renklenebilir.
diyen A. Dumas'ı ( A. Comte, Nietzsche, V.Hugo diyenler de mevcut ama ben Dumas'a ait diye biliyorum, yanlışım varsa düzeltin lütfen!) sanatçı olarak kabul buyuruyorsanız eğer lütfen bu gece sadece bu sözü düşünürek uyuyun...
"Sanatçıysanız eserlerinizle varolun, değilseniz onları rahat bırakın" bu da benden size hediye olsun...
Kayıt: May 20, 2008 Mesajlar: 145 Nereden: başlamalı?
Tarih: Cmt Hzr 14, 2008 7:07 pm Mesaj konusu:
Kendininin hatasını ispat eden bir ifadenin doğruluk ve yanlışlığını ancak başka şekillerde ifade edilebilir. Kayda değer açılım; sarmala bulanmak değil, sarmaldan çıkmaktır.
Sanatçı kimdir, davranış şekli bir metadoloji veya bir kalıba yansıtılabilir mi? Özgür mü bırakmalı? Toplumsallaştırmalı mı? Halktan koparmalı mı? Yoksa göbeğinin tam ortasına yerleştirilmeli mi? Bunların cevabı da tek değildir ve tartışmanın sonunun olmaması bir yana, sonucu da yoktur. Fakat burada kastettiğimizin, buranın ortalamasına uygun yorumlar olacağını da gözardı etmemek lazım.
Eserleriyle rahat bırakın mantığını her cunta yönetimi yapıyor. Ya eserleri ile içeri tıkıyor, ya eserleri ile yakıyor.
Amaç; sanatçıyı rahat bırakmak değil, "kendi gözümüzle kendimize bakıp, kendi gözümüz ve sanatçının değerleri ile kendimizden rahatsız olmak" olmalıdır. Yoksa sanatçının bizimle işi yok. Bizim onunla işimiz var. Okudukça, yorumladıkça, düşündükçe ve hayatımıza aktardıkça.
Sanatçı küstahtır. Ama küstah sanatçı değildir. Buna karşılık sanatçı yine de küstahtır.
Teslim oldum dostum, aynen sizin söylediğiniz gibidir elbette, bir de son cümlenizde ki anlam karmaşasını bir çözebilsem kendimi daha iyi hissedeceğim, emin olun...
Kayıt: May 20, 2008 Mesajlar: 145 Nereden: başlamalı?
Tarih: Cmt Hzr 14, 2008 8:00 pm Mesaj konusu:
Teslim alamam ne yazık ki. Böyle bir amacım yok. Alsam, satırları bu kadar övgü alan bir yazarı, evimde kondurabileceğim (uygun) bir koltuk(/taht) yok.
Burada paylaşıyoruz. Herkes bohçasındaki azığı pay ediyor. Olduğu kadarıyla. Hesapsız, hesaplamasız, dostça.
Son cümle derken son paragrafı kastettin sanırım. Çünkü ilişkili. Açıklamasını önceki yazılarda yaptım. Kısacası; sanatçı küstah olmak için, farklı olmak için eser ortaya koymaz, ama eseri farklıdır ve özgündür ve tarzını sunması var olan basma kalıba bir diklenme, bir duruş, bir farklılık, bir (nevi) küstahlıktır. Küstah olarak sanatçı olunmaz, ama sanatçı, eseri ile bir küstahlık yapar.
Bir tokat vurulmuştur. Vuran eldir, ama el suçlu değildir. Vuran Ahmet'tir, Mehmet'tir, Ayşe, Fatma'dır. Ucu farklı düşüncelere açılabilir. Fakat dağıtmak yerine bir noktada toplamaya çalışmak sanırım daha zor.
Kimilerinin, sanatçıyı, Tanrısal başkaldırıyı yapan göstermesi ve "yaratıcılık" yaklaşımı ile Tanrı'ya eş koşmayı üstüste getirmesi, küstahlığın olduğunun, ama aynı zamanda "yanlış anlaşılmaya" açık olduğunun göstergesidir.
Küstah: Saygısız,kaba,terbiyesiz kimse (TDK)
Sanatçı küstahtır yerine, sanatçı diğerine/ötekine küstah görünebilir demeli belki de. Gerçekte sanatçı küstah değil, uyumsuz olandır . Sanatçının farklılığı, onun var olanla uyumsuzluğundan doğan yaratımındadır. Bu farklılık onu küstah yapmaz,aksine sessiz,kendiliğinden,doğasına işlemiş bir başkaldırıya yataklık eder. Bu o kadar sıradışıdır ki, sadece hayranlık uyandırabilir.
Haklısın ben bunu gözden kaçırmışım. Ama ironik de olsa ben, sanatçı için bu nitelendirmeyi yerinde bulmuyorum.
Ne demek istediğini anlıyorum ve yersiz polemik yaratmak istemiyorum. Ama sanırım konuya farklı bakıyoruz. Şöyle açıklamalıyım: Ben sanat eserini, sanatçıdan bağımsız, kendinde varlığı olan bir şey olarak görüyorum. Sanatçı eseri değildir ve bu anlamda eserin küstahlığı artık sanatçıdan tamamen bağımsızdır.
Dolayısıyla ironik anlamıyla da, küstah olan sanatçı değil, sanat eseridir!
Eyvallah dostum, inan koltuk ta, taht ta gözümüz yok, muhabbet olsun da taş üstünde olsun ne çıkar,
Sanırım, sorun benim küstah kelimesini Tdk sözlüğünün ele aldığı biçimiyle algılamamdan sizin farklı anlamlar yüklemenizden kaynaklanıyor;
Saygısız, kaba, terbiyesiz (kimse):
"Babasının koltuğuna küstah bir tarzda oturmuş, bacaklarını, yatar gibi uzatmış ve laubali şeyler söylüyor."- R. N. Güntekin.
Kayıt: May 20, 2008 Mesajlar: 145 Nereden: başlamalı?
Tarih: Cmt Hzr 14, 2008 9:29 pm Mesaj konusu:
Eser türlü şekillerde olabilir, sözel, yazın şeklinde, başka başka şekillerde.
Alıntı:
küstah olan sanatçı değil, sanat eseridir!
(Her ne şekliyle olursa olsun, bir şekilde) Esersiz sanatçı olamayacağı için; Sanatçı Küstahtır.
Tiananmenian, gönüllerde yer etmek, tahttan daha önemlidir. Bakma, kostüm giydirilmiş, insani şaşaalara, kişiliğin içini doldurmadığı, boş mevki ve makamlara. Dedim ya; azığın varsa istersen katarsın, istemezsen katmazsın. Bu sofrada isteyen eliyle, isteyen çatalla yer. Kimse kimsede kusur aramaz. Kusur arayan, her nedense, aramızda barınamaz.
(Bunu Karakutu'yu düşünerek değil, bu tür düşünen insanların, zaman zaman rastlantısal birliktelikleri için dedim)
Kayıt: May 20, 2008 Mesajlar: 145 Nereden: başlamalı?
Tarih: Pts Hzr 16, 2008 6:57 am Mesaj konusu:
Alışılana, kabul edilene, başka seçeneği olmadığı sanılana, cehalete, sıradanlığa, bayalığa, görülmeyene, bilinmeyene, tersi düşünülmeyene, farklı boyuttan bakılmayana, zamana, mekana, olaylara, hayata... herşeye olabilir.
Her olayı hayır bil,
Her geceyi kadir bil,
Her geleni hızır bil.
Mevlâna
O küstahlara ve onların kabullenişlerine ne küstahça bir tavırdır. Hem güzel, hem insani, hem yakışan.
Küstahlar sanatçı değildir. Ama sanatçı küstahtır.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız