Karakutu'yu sevmek, Karakutu'da yazmak için bir nedendir.
Bu sigarada ne buluyorsun diye soranlara verdiğim bir cevaptır... Sen hiç nedensiz sevmedin mi?
Tiryakilik işte...: )
Evet ben hiç nedensiz sevmedim greenstone.Ve bence diğer insanlar da nedensiz sevmiyorlar sadece farkında değiller.Mesela, siz muhtemelen sigarayı başlangıçta neşenize neşe katmak,efkarınızı dağıtmak,...için içtiniz ve şimdi de başlangıç sebebine(sebeblerine) ek olarak alışkanlık haline geldiği için içiyorsunuz.
Tabi hiç nedensiz sevmediğim için tahminlerimde yanılıyor olabilirim:)))
Hani bazı şeyleri anlamakta ve/veya anlatmakta zorlanırız ya. Ve somut şeylerden örnekler vererek anlamaya/anlatmaya çalışırız. Sigara örneği bunun içindi. Birde bu soruyu soranları susturmaya yönelik tabiki.
Nedensiz sevmenin kendisi bir nedendir zaten. Tavsiye de ederim...: )
Ben de aşina olunan sigara örneği üzerinden anlatmam/anlaşılması kolay olur diye verdiğiniz örnek üzerinden ne demek istediğimi anlattım.
Nedensiz kelimesini çıkarsız anlamında kullanıyorsunuz sanırım ve bu anlamda nedensizlikte bir neden olur tabiki.Bende nedensiz sevmedim derken çıkarsız sevmedim anlamında kullanmadım.
Kayıt: Feb 05, 2008 Mesajlar: 95 Nereden: keman sesinden
Tarih: Pts Nis 14, 2008 7:18 pm Mesaj konusu:
arkama yaslanıp epey düşündüm fakat;şu ya da bu nedenden dolayı sevdim diye bir cümle kuramadım.
ama sevmeninde bir nedeni vardır mutlaka.
ki o nedeni kendim bulsaydım bazı şeyler hüsranla bitmezdi.
aşkın nedeni neyse uyuşturucu gibi bir etkisi var.ilk başladığında bağımlılık yapıyor,alışıyorsun,onsuz yapamıyorsun ama neden kullanıyorum gibi bir şeyi düşünemiyorsun.aşkta bunun gibi sebepsiz baslanıp sonradan ihtimaller düşünülüyor,beraber olmak,evlilik planları gibi şeyler sonra ortaya neden olarak çıkıyor
Kayıt: Dec 11, 2007 Mesajlar: 42 Nereden: Niksar'daki Evimizden!!!
Tarih: Pts Nis 14, 2008 11:59 pm Mesaj konusu:
Bu "Nedensiz sevmek" lafı boş gelmiştir hep bana.Dünya yaratıldıgından bu yana nedensiz oluşan bir tek şey söyleyin bana.
Farabi der ki; "Neden daima oluşanın öncesinde gerçekleşir."Mantıklı bir söz.Demek ki her şeyin bir nedeni var.E o zaman nedensiz bir aşk nasıl olabilir ki?Kaşını sever,gözünü sever,huyunu-suyunu sever vs.
Nedensiz sevmek dediğiniz karşılıksız aşk olmasın?Ha bak onu anlarım...
Bi de kızı tavlamak için söylerseniz onu da anlarım;
Aşkın nedeni bizzat insanın kendi ihtiraslarının peşinden sürüklenmeye mahkum oluşudur. Aşk, ihtirasların peşinde dur durak bilmeden ilerleyiştir. Önemli olan ilerlemek, hatta koşmaktır. Durmak aşkı bitirir. Bir kez durdunmu kaybedersin aşkı.
İşin içinde ihtiraslar olduğu için aşk mı tutku mu sorusu güncelliğini hep korur.
Burada sayacağımız diğer nedenlerin hiç biri aşkın nedeni değildir. Onlar sadece ilerlemek, koşmak zorunda bırakır sizi. Koştukça ihtirasınız artar. İhtirasınız arttıkça tutulursunuz. Tutku insanın aşık olabilmeye müsait bir varlık olmasından faydalanır.
Köpekler gibi aşık olmak lafı boş yere söylenmemiştir. Kaçmakta olanı kovaladığımızı tarif içindir bu söz. Ne var ki, kaçmakta olan durduğu anda kavalama işi de sona ermiş demektir. Bazen koşan kendiliğinden duruverir. Köpeklere izafe edilerek tanımlanan bir duygu durumu öylece sonlanır. Bu, koşanın tatmin olma kapasitesi ve ihtirasıyla doğru orantılıdır.
Zan altında "Olabilir"...
Ama içerik, hiç de, zannını "kendi" bulduğunda, düzenli bir yol izlemedi. Zan altında kalmak "istem" kortesında kalan bir simülasyon ağı gibiydi.
Zandan kurtulduğunda bunun karşılaştırılmış bir ilişikliğe müptela olduğu ortadaydı.
Aslı itibari ile sanı ihtidasından kurtulunca olgu bir celbede kendini azat etti, tüm olum halinden. Sevgi kanatlı bir mahlastır. Kanadı olmayan mahlas "asıl ada" dönüşür.
Anne sevgisi de "istem"inin kanatlı olmasından kaynaklanır. Çünkü uçuş istemi hep vardır. Uçmayacaksın bir daha denildiğinde, aşk başlar. Umudun var denildiğinde "aşk" kaypaklaşır. Uçtuğunda aşk biter.
İstem olur, kurgulanır. Ve oyun başlar. Tasarı bitince yeni istem doğar...
Neden olmasın ki.
Neden dediğimiz nedir ki. Gözle görülür, elle tutulur, aha budur denilen noktası nersidir ki. İnsanı kendi aklı bağlar, geriye başkasının hüsnü kuruntusu kalır.
İstem ister, başkası gözler, başkası yaşar, tanımlar, istem ister, ıvır yapar, zıvır bozar... Ee insan neresinde bunun, birtek neden kısmı kişiye kalır, peh.
Varsa nedeni, gayet normal veya değil vardır, yoksa nedeni normal veya değil yoktur.
... İstem ister... eee insan neresinde bunun, birtek neden kısmı kişiye kalır, peh...
(:
İnsan neresinde bunun, tam da ortasında işte...
İnsani duygular, insani zuhur "istemenin" ortaya çıkışı değil mi? Onun el ayak oyunu değil mi? İnsanı açığa belirgin kılmaya sebeb yani zuhur eden şey istemdendir.
"İstemi belirleyen" derken insandan bağımsız bir anlatılış tarzı mı ortaya çıktı?
Kod:
Eee insan nerde?
Tabiki, istemiminin ya içinde ya dışında ya da ötesinde... (:
Neden dediğimiz de, insanı bağlayan kendi aklı da istemin husus bulması ve çözümlemesi gereğidir.
Alıntı:
Varsa nedeni değil ya da yoktur.
Ama buradaki çözümleme zaten sizin nötr anlayışınızla paralel gitmiyor ki! Sorun var, sorun varsa "eee varsa vardır, yoksa yoktur" anlayışı benimsenilebilir değil...
Sorun varsa çözümü vardır. Fakat çözüm tek başına soruna kamaşmış ve karmaşık da gelebilir, yeni sorunlar da yaratabilir.
İstem mi ister, ortadaki mi ister, istemi ortadaki mi doğurur, doğumu istemmi yapar.
İstem denilen şey, oluşur. Ortadaki bunu ister veya istemez hemde nedenli veya nedensiz. He süreç bir nedene bağlar mı, zorlarsan fizana bile bağlarısın.
İnsanlık namına konuşmuyoruz tabi, kendi payımıza düşen bu. Nedensiz mi yaşıyoruz, elbet değil, nedenli mi yaşıyoruz yine değil. Ortadayız biz ortada.
Neden zarı atınca 1 geldi, çünkü zarı attın, neden zarı atınca beş gelmedi. Ee atamadın. Bağlanır her türlü.
Tüm saatler GMT +2 Saat Sayfa 1, 2, 3, 4, 5, 6Sonraki
1. sayfa (Toplam 6 sayfa)
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız