Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Site içi Arama



Google Arama

Karakutu.Com - Arama


Online üyeler
Şu an sitemizde, 46 Üye Adayı ve 2 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 4 ağustos
 Reklam Edilen Ve Ötesi
 Aşk Coğrafyasında Konuşmalar
 "İyi şiir her zaman dinidir"
 Yapardım biliyorum
 İSTEK
 aşka ve terke dair
 GÜLÜM / Ömer Lütfi METE
 Şiir gibi yaşayanlar...
 SINIF, TÜKETİM ve ''MÜSLÜMANLAR''
 gerisi hikaye...
 CİHAN DEMİRCİ- KARİKATÜR
 Lale Müldür
 SUNA PEKUYSAL
 Molla Nasreddin Azerbaycan 2008 Karikatür Yarışması
 Nilgün Marmara
 Kendimiz Olabilmek
 Mutfak Üzerine
 İNSAN DEMLEYEN; ÇAYCI

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Haftaiçi Artıkları


Haftaiçi Artıkları
Sayfa Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Kişisel
Yazar Mesaj
YAZARIM
Yazar


Kayıt: Mar 13, 2007
Mesajlar: 1147
Nereden: TAŞLITARLA

MesajTarih: Çrş May 07, 2008 7:47 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Utanmıyorum gücüme gidiyor! Suratsızlıklarına baktıkça iğreniyorum. Başbakan, bakan, vali, müdür, polis hepsi cezasını çekmeli!
Yoksa bu memleket daha çoook ceza çekecek!
Evet O TAKSİM' E ÇIKALACAK! HERKES NASIL ÇIKIYORSA!
Başa dön
YAZARIM
Yazar


Kayıt: Mar 13, 2007
Mesajlar: 1147
Nereden: TAŞLITARLA

MesajTarih: Cum May 09, 2008 11:47 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Mayıs' ın derin uykusu- devam
O kadar korkuyorlardı ki dirilerine saygıları olmadığı gibi vasiyetlerine bile saygıları olmadı. Şerefsizlikleriyle her gün ölmediler ama şerefsiz bir ülke yaratırken, davetlerde ''şerefe'' bardaklar kaldırdılar.
Arka bahçeler yarattılar sonra arka bahçe bereketlendi, 1 metre kumaş için önüne geleni silip süpürdüler.
Neden?
Çünkü sahipleri öyle buyurdu.

adını sen koy
Ernesto' nuun heykelini bile dikebilirsin bu topraklara ama Denizlerin resimlerini kullanıp bir afişi astırmazlar sana.

kepenkleri çek koçum, kapatıyoruz tükkanı
Yeni bulunmuş galaksiye ''yeni kanun'' hazırlamış olan klan yönetiminden wks, elindeki belgeleri gereken yerlere danışmak için bile vermeden Q0097 Galaksiler Güç Birliği' nin temsilcisine sundu.

muz orta
Hükmettikleri sürünün ortalama profilinden Muz Milleti türettiler. Ehh, zaten Muz Cumhuriyetine benzetmişlerdi yaşadığı toprakları, milletinin tipini de onlar belirler...

Bahisler açıldı
Galatasaray ve Hakan! Hakan ve Gülen. Hakan ve son açıklamaları...
Şampiyonluk maçınta Hakan gol atarsa seviç gösterisi için secdeye varacak, ikinci gol sevincini zikir çekerek yapacak. Maç kazanılırsa son darbe;
Hakan takımın başına geçecek.
Son Barikat Beşiktaş bile kaybedilmiş, derisini düşünemiyorum.
Başa dön
YAZARIM
Yazar


Kayıt: Mar 13, 2007
Mesajlar: 1147
Nereden: TAŞLITARLA

MesajTarih: Cmt May 10, 2008 12:10 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Mehmet Uğur
Sevdalı Yürekler kitabından

''Ben kuşlar kadar özgür hissediyordum kendimi. Konaklayacağım, yabancısı olduğum kentte kendi türüme nasıl uyum sağlayacaktım; beni hangi tehlikeler bekliyordu. Benim özgürlük konusundaki cesaretim de, özgürleşmem de benim dünlerimi özgürleştirecek miydi? Birlikte daha güzel düş kentleri kuracak mıydık? Geleneklerimiz milyonlarca bedeni toprağa vererek, yani kanlarıyla suladıkları bu sınırların anlamsızlığını insan egosunun salt histerik bir körlüğü olduğunu anlayacaklar mıydı?

Bakın; kuşlar, nehirler hiç sınır tanıyor mu?Şu dağı aşmakta olan güneş, en donanımlı sınır muhafızından bile fütürsuz, sınırsız yolculuğuna müdahale edebiliyor mu?

Rüzgarla savrulan kıta kıta yağmur bulutları sınır tanıyor mu? Her kıtada çiçeklerin özünü oluşturan çiçek tohumları rüzgarla sınırlar aşıp süslenme direncini oluşturmuyor mu?Bizler de bu canlı hayatın parçaları değil miydik?...''

sigara küllükte söner(giriş)
Analarından, babalarından, kardeşlerinden, sevdiklerinden ayırıp beyinlerini boşalttığınız fidanların ruhları ellerinizdeyken, cehennem ateşiyle yaktığınız sigaralarınızı küllüklerde söndürün.
Körpecik fidanların VÜCUTLARINDA DEĞİL!

herkesin ZORUNLU olduğu(nokta)
''Hancı'' (ki; o da yolcudur), yolcuyu iyi ağırlamak ZORUNDA...
Başa dön
ilhann
Okur


Kayıt: Aug 20, 2006
Mesajlar: 26
Nereden: istanbul

MesajTarih: Cmt May 10, 2008 12:40 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bin küsur mesajınız var, belki benim eleştiri namına kuracağım cümleler sizin cümlelere selam dahi veremeyebilir. Bir buçuk yıldır fırsat olduğu kadar forumu takip ediyorum. İyi güzel hoş yazıyorsunuz ama hükümetle olan sorununuz sizi tuhaf bir tutarsızlık içine sürüklüyor. Örneğin:

"O kadar korkuyorlardı ki dirilerine saygıları olmadığı gibi vasiyetlerine bile saygıları olmadı. Şerefsizlikleriyle her gün ölmediler ama şerefsiz bir ülke yaratırken, davetlerde ''şerefe'' bardaklar kaldırdılar.
Arka bahçeler yarattılar sonra arka bahçe bereketlendi, 1 metre kumaş için önüne geleni silip süpürdüler.
Neden?
Çünkü sahipleri öyle buyurdu"

Cümlelerinize birer numara verip bir de öyle okuyun. Kimi eleştirdiğinizi anladık ama çıkış cümleniz, dayanağınız ve çembere dahil ettikleriniz anlamsız.
Başa dön
YAZARIM
Yazar


Kayıt: Mar 13, 2007
Mesajlar: 1147
Nereden: TAŞLITARLA

MesajTarih: Cmt May 10, 2008 1:47 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Türban, başörtüsü (adına ne diyorsanız o) takanlara bir tek kelime etmedim. Yanlış anlaşılmasın.
Anlam, numara, tarih, çember v.s. ortaya karışık sunulmaktadır. Dirsek temas aralığınla sıraya sokmuyorum. Mümküm olduğunca kısa kesmek en iyisi .
Hükümetin ve bunların geçmiş saltanatlarının tutarsızlığıdır tutarsızlığım...
Yanlışlar için özür dilemek yüceltir bizi,
herşeyden önemlisi;
OKUMAK VE OKUNMAK EN GÜZEL BECERİ...
Başa dön
greenstone
Yazar


Kayıt: Jul 31, 2007
Mesajlar: 205

MesajTarih: Cmt May 10, 2008 5:08 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sayın YAZARIM, yorum yapmama kararı almıştım kendi kendime, senin yazdıklarına. Önce neden böyle bir karar aldım ve bu kararıma neden uymadım kısaca açıklayayım.

1. Karakutuya girmekteki birinci amacım dinlenmek. Bir kaç şiir, bir kaç türkü, bir kaç hikaye, öykü ve yorumlar. Yani bir nevi sohbet ederek, yoğun iş ortamından uzaklaşmak. Dinlenmeyi bir yazar "yaptığın işten farklı bir iş yapmaktır" şeklinde tanımlamıştı. Ne güzel bir tanım değil mi?

2. Benim gibi düşünmeyen insanlarla sohbet etmeyi çok severim. Hatta geçenlerde İsmet Özel'den bahsederken, beni düşündüren insanları seviyorum galiba demiştim. Dünya görüşümüz, hayatı anlamlandırma şeklimiz çok farklı. Dolayısıyla senin düşüncelerini okumak bana keyif veriyor olmalıydı. Ama yazdıklarını keyif alarak okuyorum diyemiyeceğim. Hem kendini hem seni okuyanları yoruyorsun. Seni okuyanlar düşünmüyor, geriliyor sadece. Genelleme yaptım kusura bakma, ben öyleyim yazdıkları okuyunca. Yani seni okumak beni düşündürmediği gibi yoruyor açıkçası. Bunları yazmakla bir küfürü hakettim mi acaba?


En son greenstone tarafından Cmt May 10, 2008 6:09 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 4 kere değiştirildi
Başa dön
greenstone
Yazar


Kayıt: Jul 31, 2007
Mesajlar: 205

MesajTarih: Cmt May 10, 2008 5:25 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Nette sorun vardı, yarım kaldı yazdıklarım.

3. Okumak-okunmak, anlamak-anlaşılmak, sevmek-sevilmek... Birincileri yapmadan ikincileri beklemek doğru olur mu? Kaldı ki birinciler tamamen benim elimdedir, ikincilere ise yapacağım hiç bir şey yok. Yorum yaptığıma göre, okuyorum yazdıklarını. Ama böyle devam etmek sana bir şey kazandırmayacağı gibi, seni okuyanlar da azalacaktır. Hep şikayetçiyiz, anlaşılmadığımız için. Sen de öylesin. Hiç anlamaya çalışmadan anlaşılmak istiyorsun.

4. Bunları neden yazdım. Karakutu'yla tanıştığım günden beri seni anlamaya çalıştım. Bunun için çaba harcamaya da devam edeceğim.

Saygılarımla...
Başa dön
YAZARIM
Yazar


Kayıt: Mar 13, 2007
Mesajlar: 1147
Nereden: TAŞLITARLA

MesajTarih: Pzr May 11, 2008 10:26 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ben fikirlerimi söylemekten çekiniyorum. Dikkat ettiysen memlekette olanları yazıp, soru sorup gülmek istiyorum. Memleket adamı geriyor. Seni geren benim yazdıklarım ama onları yapan ben değilim ki?
Ben seni anlıyorum. Hatta burada bulunan tüm insanları. Benim kazanacak bi'şeyim varsa senin yazdıkların.

Sormadan edemiyorum yine;
Bugün Taksim! de 2. Filistin Kültür Haftası etkinliği vardı. Biz ordaydık. Biz Sosyalist, Anarşist, Gomünist, Solcu, Allahsızlar...oradaydı ve hiç bir olay çıkmadı.
Seçilmişler ve atanmışlar neden bizlere it muamelesi yapıyorlar?
Bunların cevapları verilirse ben de saçmalamayı keserim. Çünkü memleket saçmalıktan geçilmiyor.
Başa dön
greenstone
Yazar


Kayıt: Jul 31, 2007
Mesajlar: 205

MesajTarih: Pts May 12, 2008 12:17 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sn. YAZARIM,

Bugün ABD'nin yerinde biz olsaydık, dünyada bu kadar zulüm olur muydu? Ve bu kadar aç insan?

Bir zamanlar bizdik ABD'nin yerinde olan. Ve dünyada düzen bu kadar bozuk değildi. Dünyanın çıkan çivisini yerine bizden başka çakacak, çakmak isteyecek kimse de yok. Bunun için önce güçlü olmalıyız. Güç para ise paramız, bilgi ise bilgimiz olmalı. Bunun için de ayrılık, gayrılıklarımızı, farklılıklarımızı anlayışla karşılayıp tek olmamız gerekmez mi?

Mitingler vb. bütün tepkilerimiz birbirimize zarar vermeyecek şekilde olması gerekmez mi?

AKP gider, başkası gelir. Ama AKP'yi yıpratmak için ülkeye zarar vermek, bindiğin dalı kesmek değil mi?
Başa dön
YAZARIM
Yazar


Kayıt: Mar 13, 2007
Mesajlar: 1147
Nereden: TAŞLITARLA

MesajTarih: Pts May 12, 2008 2:18 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir nesil feda edilmedi.
''Şimdiki fikrim budur.''
Dikkat ediyorum Cumhuriyet ile beraber elimizde bereketlenen ne varsa yok ediliyor.
(Bu söylemi okurken T. Özkanlarla karıştırmayın ya da diğerleriyle, anlatmak istediğim başka bir şey)
VE
Belirli bir zamandan sonra hiç bir nesil kıçını bile terletmedi bu topraklarda, varlıklğına varlık kattı, rahatlığına rahatlık, konforuna konfor. (Tüm millet için geçerli, ben de dahil.)

Aramızda bazı kerizler var, çok çalışıp hakkını alamayan.(benim gibi) Bundan dolayıdır ki bir nesilini feda etmemiş bu devletin bir nesilini harbiden feda edip sıfırdan başlamalı. Bu birkaç nesil içinde geçerli. Ama bu saaten sınra bu fikir işe yaramıyor.

***

Ben yazmıştım daha önceleri;
AKP' nin yerinde Sosyalistlerde olsa ben yine muhalefet olacağım. Şeriatta gelse yine...O koltuk benim olsa, O koltuğu yakacağım.
AKP hakkında yorum yapmıyorum artık. Çünkü;
Cidden korkuyorum bu adamlardan. Ama ÜÇÜNCÜ DÜNYA ÜLKESİ tanımını bana bu kutuda öğrettiler. Bu tanımı kullanırken ''değiliz'' diye tepkileri gelmişti. Şimdi bu terimi çok iyi biliyorum. ÜÇÜNCÜ DÜNYA ÜLKESİNDE yaşatılmaya başladık, ben bunu farkettim.

İnsanların türbanlarına bakmamayı öğrendim. Artık ayakalarına, sonra bacaklarına sonra kafasına bakıyorum. Kafasının içindeki boşluğu görmemi sağlıyor;
Kimseye de kızmıyorum.

AKP' yi yıpratmak bu ülkeye neden zarar versin ki? Bir diğerinin geleceğini kendin söylüyorsun. Bu hep böyle olmadı mı? Ben AKP' NİN YIPRATILMASINDAN YANA DEĞİLİM. Aksine yok edilmesinden yanayım. Hatta ileri gideyim;
11 yaş üzeri kim varsa fırınlarda yakılmasını öneriyorum. Zaten a.b. yönetimi eline almış bari bu çocuklar güzel bir memlekette yaşar. KARAMİZAH! Ciddiye alıp almamak kişinin kendi elinde.

ABD' nin yerinde biz olsak; yaratılmış bu saman dolu beyinlerle kıyameti başlatırız.

***

Genel olarak bakıtığımızda konu mitinglerse;
Bu miting ve konuşmalarda tek bir taraf birbirimizi kırdırıyor; ONLAR!
Başa dön
greenstone
Yazar


Kayıt: Jul 31, 2007
Mesajlar: 205

MesajTarih: Pts May 12, 2008 3:03 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Önce teşekkür. Gülümsettiniz beni...Smile Allah da sizi güldürsün.

Bu ülkede darbeler olmasaydı Sayın Demirel, 6 kez gidip 7 kez gelebilir miydi? AKP'yi millet getirdi, millet gönderir. Yoksa Demirel gibi gidip gelirler ve yine yıllara, yıllarımıza yazık olur. Demirel'i gönderip getirenler, aynı şeyleri tekrar yapıyor olmasın.

Einstein'in bir sözünü çok severim. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuç alamazsınız der. Hatta bunu yapanlara deli der. "Aynı şeyleri yaparak farklı sonuç beklemek deliliktir."

Aynı şeyleri yapmaya devam mı edelim?

Edebalı "vaktinden önce çiçek açmaz" demiş. Eğer hava şartları mevsim normallerinde seyretmezse vaktinde de açmaz çiçek. Ya da vakit gelmemiştir daha.

Yine, yeni, yeniden bir kriz lazım ki açmasın bu çiçekler.

Unutmadan son bir cümle. Hakan Şükür'ü eleştirmişsin. Topa böyle mi vurulur yılların topçusu şaban diye sorsan anlarım seni. Haç işareti yaparak sahaya girip çıkan futbolcular varken, Hakan'ın söylediklerini eleştirmek...

Onlar... Ben değil, biz dersek onlar kim ki?
Başa dön
YAZARIM
Yazar


Kayıt: Mar 13, 2007
Mesajlar: 1147
Nereden: TAŞLITARLA

MesajTarih: Pts May 12, 2008 11:13 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Edebalı yanıldı. Artık çiçekeler vakit kollamadığı gibi zerafetlerine bile dikkat etmiyorlar.
Eskiden herşey gizli kapaklı yapılırdı şimdi ise aleni.
Einstein ne kadar da haklı; ''Aynı şeyleri yaparak farklı sonuç beklemek deliliktir''
Kaç yıldır deliler tarafından yönetilen zırdelileriz?

Kriz çıkacak hatta yolları uygulanmaya başlandı. Çok kötü günler bekleniyor. AKP GÖREVİ bitirildi. Yoksa A.B. bu kadar açık demokrasiye müdahale edecek açıklamalar yapar mı? Bu kadar açık AKP' yi hiç hoş olmayan bir biçimde kollar mı? Yazar , gazeteci, mizahçı takımına bu kadar baskı neden yapılır?
Bir başka açıdan;
Sırada ULUSALCILARA GÖREV ALANI açmada. Olası İran çatışmasında başkası kabadayılık yapamaz.

Milletin seçtiği; Sokaklara bir çık ve bu milletin tanımını yap.

Hakan konusunda seni ikna edemem. Öyle bir kaygımda yok. İnsanların kendilerini ifade ettiği ''Ne sağcı ne solcu, futbolcuyum'' tanımını yerlebir eden, tarihe geçmiş adamdır Hakan.
Benim tepkim o değil. Namaz kılsın, diğeri çimlerde çocuklarını kutsassın. Bu adamlar arkalarında cemaat olmadan, arkalarında ergenekon saçmalığının harbiden en tepesindeki adam olmadan buralara kadar gelemezlerdi. Bunların alayı ÇETE.

Yeni çıkan terimlerin kaynağı AKP ve yalama yazar takımıdır. BİZ bel kemiğidir. ONLAR kazandı, belimizi kırdılar...
Başa dön
akrebingozleri
Yazar


Kayıt: Jul 26, 2007
Mesajlar: 215

MesajTarih: Pts May 12, 2008 6:38 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

sahi kimmiş bu millet?
akp ye oy vermeyen % 53
bizzat oli rehn tarafından laik faşistler olarak tanımlanıyor.
bu ülkede yaşayanların % 53 ü avrupalılar tarafından aşağılanıyor
şu pek meşhur millet ortada yok.
eskiden kol kırılır yen içinde kalırdı.
biz bizim kırk türlü halimizi bilir
ser verir ama sır vermezdik.
şimdilerde,
% 47
küçük bencil çıkarları uğruna,
kalan % 53 ün üstüne tükürenlerle kol kola.
çok doğru
siz "bizim" belimizi kırdınız.
bu vazo kolay kolay yapışmaz artık.
memleketin hukuk reformunu
memlekette kimseler bilmezken,
bilmem kaç dile tercümeleri yapılıp
avrupaya tasdike gönderiliyor.
yanlış anlaşılmasın biz avrupa birliğine karşı değiliz.
avrupa birliğine peşkeş çekilmeye karşıyız.
bu memleketin devlet bankalarından 750 milyon dolar
bir parmak şıklatmasıyla, "kılıfına uydurulmuş" ihalenin,
"ödeme süresi uzatılmış" galibine tevdi ediliyor.
yanlış anlaşılmasın, biz dine dindara mümine karşı değiliz.
biz bu hırsızlıklara kepazeliklere, şu mübarek dinin alet edilmesine karşıyız.
mecliste yasalar 40-50 vekilin otomatiğe bağlanmış indir kaldırlarıyla geçiyor.
bunlardan bir tanesi de
bastır 25 bin ytl yi, 1 hektar orman arazisini dümdüz et.
tüm bu kepazelikler olurken nerde bu millet dediğiniz?
o ortada yok.
o kömürünü aldı, makarnasını bulgurunu aldı,
küçük, bencil, muhteris..
doymak bilmeyen aç gözüyle, aç bedenini doyurdu,
kimin neyi satıp kimin neyi aldığından
şu memleketin bin yıllık şanı şerefinin hangi ayaklar altında gezdiğinden ona ne.
siz her gördüğünüz kuru kalabalığı millet sanıyorsunuz,
öyle değil o.
millet olmanın bazı alametleri vardır.
şuursuz kalabalıklardan millet olmaz.
millet dediğin, memleketine küfür ettirmez.
millet dediğin, memleketini üç kuruş menfaate,
una kömüre şekere, şeyhe şıha ağaya beye satmaz.
millet dediğin ecnebi kapısında köpeklik yapmaz.
millet dediğin, kendi gibi olmasa da, kendi gibi yaşamasa da
o ki bu milletin çocuğudur, yüreği bu memleket için çarpıyordur,
bu memleketin çocuğuna laf edenin suratına çarpar ettiği densizliği,
bu memleket çok sıkıntı çekip
pek çok neslini feda etti.
ama bu sürü, bu kuru kalabalık
inatla direniyor millet olmamak için.
sizin millet dediğinizin
sömürünün, yağmanın, hakaretin, karşısında kılı kıpırdamıyorsa
ben o millet dediğinizin suratına bile tükürmem.
bilmem anlatabildim mi.
Başa dön
greenstone
Yazar


Kayıt: Jul 31, 2007
Mesajlar: 205

MesajTarih: Pts May 12, 2008 9:24 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir gün sevdiğim bir esnafla sohbet ediyoruz. Eski hızlı ülkücülerden. (Ne demekse?)Üniversite yıllarında gençlik kolları başkanlığı yapmış. Sohbet arasında dedi ki, dün bizim çocuklar AKP il binasına gidiyorlarmış. Çelenk koyup basın açıklaması yapacaklarmış, beni de davet ettiler. Kırmadım onları gittim ve izledim. Onları izlerken üniversite yıllarımı hatırladım. Siyah çelenk koyup, basın açıklaması yapardık. İktidarı, ABD'yi, Rusya'yı, AB'yi protesto ederdik. Sloganlar atar, yürüyüşler düzenlerdik. Gençlerimizde aynı bizim yaptığımız şeyleri yaptılar. Demek ki 70'li yıllardan beri biz aynı şeyleri yapıp duruyoruz. Yaptığımız şeylerin bu ülkeye bir faydası olsaydı, bu gün aynı şeyleri yapıyor olmamalıydık.

Neden bunları yazdım. Akrebingözlerini okurken aklıma geldi ve paylaşayım istedim.

Ben de yolun yarısını geçtim. Yaş 37. Yirmili yaşlarımı hatırladım. Çeşme sahillerinde kafayı çeker, denizi seyre dalardık. İlerleyen saatlerde kafamız güzelleşir, biz güzelleşirdik. Sohbet dönüp dolaşır vatan-millete gelirdi. Gözümüz tam karşımızda duran sakız adasının ışıklarına takılırdı. Bir kaç duble daha içip, hadi sakız adasını fethe gidelim naraları. Birazcık ara gaz veren olsaydı, yüzerek bile gidebilirdik sanırım Sakız'a.

En iyisi şiir okuyayım biraz. Birkaç mısra, birkaç türkü. Gesi bağlarında dolanıyorum. Aranıyorum.

Ne zaman bir köy türküsü duysam
Şairliğimden utanırım. (B. R. Eyüboğlu)

Sana gitme demeyeceğim
Yine de sen bilirsin
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim
İncinirsin. (Ö. Asaf)

Anlıyorsa uzağım yakınım
Anlamıyorsa yakınım uzağım (Anonim)

Bu millete en çok hakareti yine kendimiz yapıyoruz sanırım.
Başa dön
greenstone
Yazar


Kayıt: Jul 31, 2007
Mesajlar: 205

MesajTarih: Pts May 12, 2008 11:07 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kocaelispor süper ligde. Şampiyonluğu kutladık dün, bugün... Davullar eşliğinde, bağırdık, oynadık, yolları kapattık, komşumuza küfür ettik, kimseyi de düşünmedik. Nolur sanki bir gece uyumasalar, trafikte biraz bekleseler. 5 yıl bekledik bu gün için.

Tamam hepsini anladım. Başarımızı kutlayalım, eğlenelim biraz. Ama komşuya neden küfür ettik hep bir ağızdan. Şampiyon olan Kocaelispor taraftarı, Sakaryaspor'a neden küfür eder? Hem de şampiyonluğu kutlarken, eğlenirken...Smile (Bir mısradan yakıştırma. Böyle bir eğlenmek görülmemiştir. Diyeceğim ama çok görülmüştür yurdumun dört bir yanında)

Ünye-Fatsa, Ordu-Giresun, Rize-Trabzon, Elazığ-Malatya... Neyi paylaşamıyoruz. Aynı yörenin, aynı kültürün insanları.

Çocuklar bile küfür ettiler bu gün bolca. Ama öğrenmeleri lazım değil mi büyüyünce, kendi partisinden olmayanlara nasıl hakaret edileceğini?

Buradan mı başlamak lazım acaba, küfür ettiğinin kendisi olduğunu öğretmeye. Senin en yakın arkadaşın, oğlun-kızın, eşin, baban-annen... Senin tuttuğun takımı tutmayabilir. Senin oy verdiğin siyasi partiye oy vermeyebilir. Hatta sen bile küfür ettiğin siyasi partiye 5 yıl sonra oy verebilirsin.

Ne zaman adam oluruz diye bir köşe vardı, bir köşe yazarının bir köşesinde.

Ne zaman adam oluruz yerine ne zaman adam olurum? demek daha doğru geldi bana.

Maçlarda rakip takım futbolcu ve taraftarlarına küfür etmemekle ilk adımı atabilirim adam olmaya.

Geyik meydanına yazacaktım bunları ama haftaiçi artıklarına daha çok yakışır diye düşündüm...Smile
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Kişisel Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki
5. sayfa (Toplam 6 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke