hakan şükür ve italyan bir anne kıyaslaması
İtalyada bazı futbolcular dini futbola soktular bir ara.
İtalyan babalarıdacede ''kem küm'' ettiler.
Kimi beyninden, kimikalbinden, kimi midesinden bağlıydı bir yerlere.
Ama
anaların tepkisi etkili oldu.
Mutfakta tenceresi için çabalayan kadın
temizdi,
saftı.
Tepkisi etkili oldu.
Bir ana televizyonda etkili oldu.
''İster hristiyan ister Müslüman ister Budist veya Ateist olun, hayat sizin hayatınız sizi bağlar.
Bizi ilgilendiren sadece iyi furbolcu olmanız, üzerinize vazife olmayan konulara karışmayın.
Oğlum cebinde resimlerinizle uyuyor, ne giyerseniz onu giyiyor, ne yerseniz onu yiyiyor...
Ağzınızdan çıkanlara dikkat edin. Sıkıntı yaratıyorsunuz evimizde...''
stk, başkan, ifade özgürlüğü, karşı istibarat ve GÖZaltı (ga/özaltı)
Mahalle kabgalarında bundan böyle yumruk, taş, silah, kesici alet v.b. kulanılmayacak. Düşmanının geçmişini araştıran bir kurum buluyorsun ve adamı en direk/boy direk/direk içeri atıyorsun.
dilek
5 Mayıs' ı 6 mayıs' a bağlayan gece: ''İlk Yaz Bayramı'' nın başlangıcı olup, sıkıntıda bulunanların yardımına koşan Hızır ve İlyas Peygamberler, o gece buluşur ve dilekleri gerçekleştirirler. Hıdrellez sözcüğü de ''Hızır'' ve ''İlyas'' sözcüklerinin birleşmesiyle türetilmiştir. Bu inanış zaman içinde çeşitli kutlama biçimleriyle ''Hıdrellez'' denilen şenliklere dönüşmüştür. Kutlamalarda gül ağacı, yeşil bitkiler, ağaçlar ve su motifleri kullanılır, ateşler yakılıp üzerinden atlanır, sağlık ve şifa, mal-mülk, bereket ve bolluk, kısmet ve şans dileklerinde bulunulur.
Amaç insanların hurafelere inanmasını, olmayacak düşlere kapılmasını teşvik etmek ya da dinsel ve kültürel telkinde bulunmak asla değildir. Bu etkinlik, kent yaşamında bir geleneğin canlı tutulması, kıştan bunalan insanların rahatlayıp eğlenmesi ve umutlarını tazelemesi için yapılmaktadır...
''...Bir insanı sevmekle başlayacak herşey'' derken yazar, 14 yaşındaki kızı evletlık edin ama fantaziler türetme demek mi istedi? Bilinmez. Bilinen gördüklerimiz. Kızları törenlerden yakapaça indirirken ''sayınlar'' telefon açıp geçmiş olsun telkinlerinde bulunurken, ''bunların hesabını soracağız!'' sözleri vermiş midir? Kızları sınavlara alınmazken telefon trafiğine ara gazı vermeden devam eden ''sayınlar'' yerde tekmelenen kızları,
(yanlış oldu; onların kızları değil O!PARMAK SALLANIR; HIIIIIII!)
TEKMELER DEMİŞTİK;
Tekmeler inerken ciğerlerine ciğerlerine hiç mi ciğreleriniz sızlamadı? Yüreğinizi merak etmiyorum.
onlar İŞÇİ idi ve aralarında provakatör yoktu
Agos'un önünde toplanılacaktı. Ana cadde tüm sokak girişlerinin başından itibaren polisten barikatlar yaparak kuşatılmış, kimseler alınmıyor,gelenler ara sokaklara küçük gruplar halinde gitmek zorunda bırakılıyor, hastaneye bile gidecek olanların suratına bile bakılmadan YASAK! cevabı verilerek halkında bu kumpasa girmesi sağlanıyor, iki- üç kişi kim varsa su, ve sisle saldırılıyor ve birileri çıkıyor
o vardı bu vardı, o kadar sayı toplayamadınız...
Ulen Tuncay topladı da ne oldu. Tatmin edemiyor bu halk seni!
Provakatör nasıl olunur; Arabamızı garaj bıraktık ve girişte park eden arkadaşı bekliyorduk.
100 metre bile olmayan sokak arasında toplasan 30 kişi var. İki kişi başta 3 kişi ortalarda geride 5 kişi falan filan... Sokak başından panzer geçiyor, sonra geri geliyor veee SU!
Bu sokakta maskeli, bayraklı, pankartlı, kimseler yoktu. Sonra panzarin arkasından bir grup ipini koparmış SİS' ve YETKİLERİYLE donanmışlar insanlara saldırmaya, yok bu olmadı...KİN, NEFRET, HIRS doldurulmuş ciğerleriyle saldırdılar.
Ben sapına kadar işçiyim, diğerleri de. Yeterli mi? Yoksa yazalım mı?
Sayınlar tatmin olmayacağınızı biliyorum.
PROVAKATÖR PROVAKATÖRE KARŞI
Anlayacağın bir gerçek daha;
Bombalar atılırken ara sokaklara ciğerleri parçalanan insanların arasına küçük minibüslü polisler devriye atmaya geliyor. Salağın biri araç camına taş attı AMA buna ciddi bir tepki geldi ciğerleri parçalananlardan. Taşı atan kaçarken şöför yanındaki polis dışarı çıktı ve o dangalağı 3 sokak arası boyunca kovaladı. PROVAKATÖR PROVAKATÖRE karşı!
O ''delikanlı'' polis ve ''amirleri'' dua etsin sokak aralarında İŞÇİLER VARDI! Provakatörler olsaydı memleket bir ''delikanlısı yitirirdi''...
Sallarsınız tabi, meydanları kendinize açıp basketbol hatta buz hokeyi bile oynayıp dalganızı geçersiniz. Kandırdığın çocuğun.....ye!
KORKUYORSUNUZ!
ÜÇ KİŞİNİN BİR ARAYA GELMESİNDEN BİLE...
son söz
Bunlar salladıkça bizler gerçekleri yazacağız.
Gerçek var da anlayacak adam yok memlekette!
Kayıt: Aug 20, 2006 Mesajlar: 26 Nereden: istanbul
Tarih: Çrş May 07, 2008 7:36 pm Mesaj konusu:
Bu "İlla da Taksim" olayıyla gerilmiş memleketi daha da geren, bayrama cenk havasıyla çıkan, işçiden yana olduklarına hiçbir zaman inanmadığım sendika başkanlarını kınıyorum...
Dağ başında domuz avına çıkmış gibi ağızda köpüklerle jop sallayan, su atan polislerle, amirleriyle, ilgili bakanlıkla, bakanlığın mensubu olduğu partiyle, başıyla ayağıyla, Ebu Cehil suratlı muhalefetiyle, Özkan'ıyla cacığıyla aynı memleketi paylaşmaktan aynı havayı solumaktan, aynı dili konuşmaktan, aynı gökkubbenin altında bulunmaktan utanç duyuyorum...
Utanmıyorum gücüme gidiyor! Suratsızlıklarına baktıkça iğreniyorum. Başbakan, bakan, vali, müdür, polis hepsi cezasını çekmeli!
Yoksa bu memleket daha çoook ceza çekecek!
Evet O TAKSİM' E ÇIKALACAK! HERKES NASIL ÇIKIYORSA!
Mayıs' ın derin uykusu- devam
O kadar korkuyorlardı ki dirilerine saygıları olmadığı gibi vasiyetlerine bile saygıları olmadı. Şerefsizlikleriyle her gün ölmediler ama şerefsiz bir ülke yaratırken, davetlerde ''şerefe'' bardaklar kaldırdılar.
Arka bahçeler yarattılar sonra arka bahçe bereketlendi, 1 metre kumaş için önüne geleni silip süpürdüler.
Neden?
Çünkü sahipleri öyle buyurdu.
adını sen koy
Ernesto' nuun heykelini bile dikebilirsin bu topraklara ama Denizlerin resimlerini kullanıp bir afişi astırmazlar sana.
kepenkleri çek koçum, kapatıyoruz tükkanı
Yeni bulunmuş galaksiye ''yeni kanun'' hazırlamış olan klan yönetiminden wks, elindeki belgeleri gereken yerlere danışmak için bile vermeden Q0097 Galaksiler Güç Birliği' nin temsilcisine sundu.
muz orta
Hükmettikleri sürünün ortalama profilinden Muz Milleti türettiler. Ehh, zaten Muz Cumhuriyetine benzetmişlerdi yaşadığı toprakları, milletinin tipini de onlar belirler...
Bahisler açıldı
Galatasaray ve Hakan! Hakan ve Gülen. Hakan ve son açıklamaları...
Şampiyonluk maçınta Hakan gol atarsa seviç gösterisi için secdeye varacak, ikinci gol sevincini zikir çekerek yapacak. Maç kazanılırsa son darbe;
Hakan takımın başına geçecek.
Son Barikat Beşiktaş bile kaybedilmiş, derisini düşünemiyorum.
Mehmet Uğur
Sevdalı Yürekler kitabından
''Ben kuşlar kadar özgür hissediyordum kendimi. Konaklayacağım, yabancısı olduğum kentte kendi türüme nasıl uyum sağlayacaktım; beni hangi tehlikeler bekliyordu. Benim özgürlük konusundaki cesaretim de, özgürleşmem de benim dünlerimi özgürleştirecek miydi? Birlikte daha güzel düş kentleri kuracak mıydık? Geleneklerimiz milyonlarca bedeni toprağa vererek, yani kanlarıyla suladıkları bu sınırların anlamsızlığını insan egosunun salt histerik bir körlüğü olduğunu anlayacaklar mıydı?
Bakın; kuşlar, nehirler hiç sınır tanıyor mu?Şu dağı aşmakta olan güneş, en donanımlı sınır muhafızından bile fütürsuz, sınırsız yolculuğuna müdahale edebiliyor mu?
Rüzgarla savrulan kıta kıta yağmur bulutları sınır tanıyor mu? Her kıtada çiçeklerin özünü oluşturan çiçek tohumları rüzgarla sınırlar aşıp süslenme direncini oluşturmuyor mu?Bizler de bu canlı hayatın parçaları değil miydik?...''
Kayıt: Aug 20, 2006 Mesajlar: 26 Nereden: istanbul
Tarih: Cmt May 10, 2008 12:40 am Mesaj konusu:
Bin küsur mesajınız var, belki benim eleştiri namına kuracağım cümleler sizin cümlelere selam dahi veremeyebilir. Bir buçuk yıldır fırsat olduğu kadar forumu takip ediyorum. İyi güzel hoş yazıyorsunuz ama hükümetle olan sorununuz sizi tuhaf bir tutarsızlık içine sürüklüyor. Örneğin:
"O kadar korkuyorlardı ki dirilerine saygıları olmadığı gibi vasiyetlerine bile saygıları olmadı. Şerefsizlikleriyle her gün ölmediler ama şerefsiz bir ülke yaratırken, davetlerde ''şerefe'' bardaklar kaldırdılar.
Arka bahçeler yarattılar sonra arka bahçe bereketlendi, 1 metre kumaş için önüne geleni silip süpürdüler.
Neden?
Çünkü sahipleri öyle buyurdu"
Cümlelerinize birer numara verip bir de öyle okuyun. Kimi eleştirdiğinizi anladık ama çıkış cümleniz, dayanağınız ve çembere dahil ettikleriniz anlamsız.
Türban, başörtüsü (adına ne diyorsanız o) takanlara bir tek kelime etmedim. Yanlış anlaşılmasın.
Anlam, numara, tarih, çember v.s. ortaya karışık sunulmaktadır. Dirsek temas aralığınla sıraya sokmuyorum. Mümküm olduğunca kısa kesmek en iyisi .
Hükümetin ve bunların geçmiş saltanatlarının tutarsızlığıdır tutarsızlığım...
Yanlışlar için özür dilemek yüceltir bizi,
herşeyden önemlisi;
OKUMAK VE OKUNMAK EN GÜZEL BECERİ...
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız