Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 255 Üye Adayı ve 13 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Türk Aydının Özellikleri
 Kurgusal Gerçek
 Sıkılmıyor musunuz?
 Askerlik Hatıraları
 Deney Faresi
 YORUMSUZ
 Agit
 yazarken ben
 HAZIR CEVAPLAR
 Magazin
 FİLİSTİNE SES OL...!
 LAY LAY LOM
 Değersizleşme
 GARİPLER MEMLEKETİ
 Tarih Üzerine
 Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı: Değerlerin Sorgulanması
 CAN KIRIĞI
 Sahi ne vardı bir de?
 Başlık koyamadım.Bir başlık tavsiye ederseniz sevinirim.
 2009

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
TRT
Sabah
Hürriyet
Milliyet
Radikal
Taraf
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Kir...


Kir...
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 13, 14, 15 ... 19, 20, 21  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Genel
Yazar Mesaj
gifrer
Yazar


Kayıt: Feb 16, 2007
Mesajlar: 441

MesajTarih: Cum May 09, 2008 1:31 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Biz canlıların cehennemi gelecekte var olacak bir şey değil, eğer bir cehennem varsa, burada, çoktan aramızda; her gün içinde yaşadığımız, birlikte, yan yana durarak yarattığımız cehennem. İki yolu var acı çekmemenin; birincisi pek çok kişiye kolay gelir: Cehennemi kabullenmek ve onu görmeyecek kadar onunla bütünleşmek. İkinci yol riskli: Sürekli bir dikkat ve eğitim istiyor; cehennemin ortasında cehennem olmayan kim ve ne var, onu aramak ve bulduğunda tanımayı bilmek, onu yaşatmak, ona fırsat vermek.
Görünmez Kentler'den

Kir'in Kaderi, Kir'in Kederi
Başa dön
kumsaati
Yazar


Kayıt: Mar 04, 2007
Mesajlar: 328
Nereden: Çöl...

MesajTarih: Cum May 09, 2008 7:10 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver


Durulanacak bir ortam mı arıyor insan?
Pek sanmıyorum.
İlkel ayinlerle barınaklar yaratıyor kendine. Kurşun döktürür başından aşağı. Suyu yirmi dört saatlik günlerinin her bir saatinden damıtır. Ne kadar geçmişten gelirse bu su kendi çocukluğuna bu kadar yaklaşır. Çocukluk, herkesin cadılar şehridir.

Büyür anılar insanın cüssesinde. Kendine bir cehennem arar. Aradığının farkında değildir ama. Bir şey bulur, dener ve cehenneminin inşasına mı; masallar diyarında yaşayan ALİS’in “Harikalar Diyarına” mı başlamıştır, bilinmez. Bilinen şey insana bir şeylerin ya dar geldiği yada çok bol.

Ritüele dönüştürülen sevaplar. Günahlar…Ritüelleştirilen haftalık çamaşır yıkama günleri. Kara Çarşamba, akşamları tırnak kesme …vb. bir sürü şey. Kutsallık atıfları. İnsan nasıl da kendine bir din yaratıyor, tanrısız. Hayatının her tarafına yayılır çocukluğunda bu ihtiyar dünyadan çaldığı kokular, korkular, dokular, tatlar.

Ve cehennemin inşası öyle bir hızlı sürer ki. Ezbere yaşanan her bir gün bu duvarı biraz daha kalınlaştırır. Yükselen duvarın arkasında kalan kimsesizliğimiz, eğilip bükülmelerimiz, islerimiz, sislerimiz, duvara yapışan hislerimiz, gizlerimiz…evet bizi biz eden kirliliğimiz/kirlerimiz bizden intikam alıyor.

Geçmişten getirdiğimiz ruhlarla kendi ruhumuzu kirletiyoruz
Farkında değiliz.
Biz diye bir şey var mı, yok mu? Bilmeyiz.
Toplumun ve en yakınlarımızın ifrazatıyız.
Şükrederiz.
Doğmadan hazırlanan bir kefenin içinde kendimize yaşama alanı belirlemeye çalışırız.
Kefeni şekillendirir, deli gömleğine çevirir öyle giyeriz.
Seviniriz.

Cehennemi inşa eder(burada burada…başka yerde değil.burada…) anahtarını bir büyük anneyle torunlarına uzatır,
Saçları ıslak , çırılçıplak birkaç kız çocuğu ayini izleriz,
Kirlerimizi ilkel bir ayin gibi severiz.
Başa dön
kumsaati
Yazar


Kayıt: Mar 04, 2007
Mesajlar: 328
Nereden: Çöl...

MesajTarih: Cum May 09, 2008 7:21 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

peruza demiş ki:
Mahrem kirlerin ifşasıyla nispet yapmak, nispet yapılanı kir münkiri etmez mi?


İsabet ettirmemişsem NİSPETİMDE,kabul.MÜNKİRİM...
Başa dön
bodosalbatros
Yazar


Kayıt: Oct 28, 2006
Mesajlar: 388
Nereden: kuyu'dan

MesajTarih: Cmt May 10, 2008 8:45 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

...

En son bodosalbatros tarafından Cum Hzr 20, 2008 12:53 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
kumsaati
Yazar


Kayıt: Mar 04, 2007
Mesajlar: 328
Nereden: Çöl...

MesajTarih: Cmt May 10, 2008 10:53 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

“Lili Marlen Türküsü sadece ve sadece benim şarkımdı.” Bunu söyleyince notaların içinde dolaşma payımı gördüm. Yarıladım. Yarı+sende ,yarı+bende.
Sıra sende
Ve
Sıra bende.

“Lili Marlen Türküsünü” yarılamanın adıydı hisler. Hisleri bir şarkının ta dibine atmanın yeri nedir, bilemem.

Sırası gelen bir şeyler yoktur belki de.
Erteleyeceğimiz ne kadar senlerimiz benlerimiz var? Ne işe yarar bu benler? Ben, afallayan bir cümle sadece. Kurala tabi tutulan, askıya alınan, bir kenara atılan ve “Etnik-i Eterya Cemiyetinin” bizdeki en sevimsiz üyesi.
Zararlı cemiyet.
Ben,
Bizdeki biz olmayan biz.
Ben,
Ağırlık yapan, yoran, terleten alışkanlığımız.
Ben,
Sesini duymak istemediğimiz ses.
Ben,
Mutluluğun avcısı. Vuranı. Tehdit edeni.
Ben,
Sahip çıkmaktan korktuğumuz çakı.
Ben,
“SEN’in” yanına koyamadığımız I.tekil şahıs zamiri, kiri.

“Lili Marlen Türküsü” hangi radyodan çalınırsa çalınsın ses benden çıkar. Dünyaya ben dinletiyorum bu müziği. Frekansı değiştirsem, Zagrep Radyosunun sesi mi kalır gök kubbede.
Zagrep Radyosu,
Lili Marlen Türküsü
Ve
Ben.

Bir de şairlerin bizim kirlerimize ortak olacak şiirleri.
Değiştirsem yıkık kentin çiçeklerinin saksılarını ne olur? Çiçekler mermi üretir yeri geldiğinde ve Bağdat yıkılmıştır. Hangi şehrin sırası geldi kim bilir? Şam’a aşığım. İstanbul, Buhara, Semerkant, Bosna, ve onun “Lili Marlen Türküsü.” Şehirler ve yıkıntıları.

Onun şarkısı ve benim şehirlerim. Sussa, bir bir şarkılar çökecek. Bir bir şarkılar yıkılacak.
Şehirleri işgal eden bir tını. Şarkılar, yalnızlıkla basılır her gece. Ve herkes kendi şarksının salyangozu. Ve herkes bir başkasında kendi izini sürer.

Bulunan şehirler.
Bulunan şarkılar.
Herkes bir şarkı besteler içindeki şehre. Herkes, bir şehir fetheder şarkı bestekarına. Şarkının bestekarı dinleyendir. Şehrin anahtarı şarkının içinde.

Sussan şair kenti yıkmaya başlar.
“Sussan yıkılır bu kent. Kuşlar da gider”

Kentlerin yıkıntıları arasında dolaşan Ahmet Telli’nin şiirini kirlerimize göre değiştirsek ne olur?

Susarsan yıkılır bu kent, kirlerim de gider
Bir çocuk gibi uzanırım gözlerinin içine
Adres bu, kimsesizlik ne demek
Ceviz yeşili olurdu bütün duygular
Kir midir yalnızlık, durmadan kalabalık olurdun
Güler miydik sen bir şarkıda diretirken

Susarsan kim okşar notaları
Kelimeler kimle barışır gece olunca

Hikâyeni düşünüyorum şimdi ve duygularını
Sustuğun yerde bir şeyler kırılıyor
İçimdeki caddelere adımlarını ekliyorum, susuyorsun
Kendime sığınıyorum ve ayak seslerine
Dudakların kalabalığın mahşeri oluyor
Bir de seni ekliyorum susuşlarıma, susuyorsun

Unut selamı saygıyı yürümeyi ve sokakları
Belki seninle değişir tüm hurafeler
Geriye siyah bir renk kalır,
Konuşan, konuştukça dilenen saçlar
Tadını bilmediğimiz hisler kalır yalnız
Yalnızlığımıza alırız onları, kirletiriz.
Çıplak bir sandalyeyi giydiren bir kadınız her akşam

Susarsan Bağdat peçeli bir kadın olur acılarıma
Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar

Burnu akan çocuklar olur dokunduğun aşklarda
Kendini sıkıştırmaya çabaladığın çerçeveler
Ve duvara bir çivi çakılıyor tüm kadın parmaklarıyla
Fotoğraflar çerçeveler yerine kadın günahları
Ve bana aşk anlatılıyor tüm susuşlarında
Gel-gitler yalpalamalar yerine aşk hikayeleri
Bir lili marlen türküsü bir zagrep radyosu şimdi uzak
İşgali ve devrimi hatırlatıyor çarpan kalplere


Susarsan yıkılır bu kent kirler de ölür
Bir tufan olurum sustuğun her yerde

Şiirin ağzını burnunu büktük kendi emellerimiz için. Lakin, “susma” kelimesinin geçtiği dizeleri bozmadım. Bozamaya kıyamadığım bir dize daha var:
Sokul yanıma sen, ellerin sımsıcak kalsın”


not: Ceviz ister misin?
Başa dön
bodosalbatros
Yazar


Kayıt: Oct 28, 2006
Mesajlar: 388
Nereden: kuyu'dan

MesajTarih: Pzr May 11, 2008 8:21 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

...

En son bodosalbatros tarafından Cum Hzr 20, 2008 12:54 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
mavizeytin
Yazar


Kayıt: Mar 21, 2007
Mesajlar: 111

MesajTarih: Pts May 12, 2008 10:37 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Başkalarının kiriyle, arınmaya çalışırız bazen; ama sandığımız gibi arınmayız

sadece biraz daha kirleniriz...
Başa dön
gifrer
Yazar


Kayıt: Feb 16, 2007
Mesajlar: 441

MesajTarih: Pts May 12, 2008 10:44 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

biz onunla

ayrı çöplüklerin itiydik

kafiye çöplüklerinin

kayıp itleri

sen değersiz olan

ben gereksiz olan

dörtlüklerse inadına

hep tertemiz kalandı


Şimdi En Kirli kim?
Başa dön
kumsaati
Yazar


Kayıt: Mar 04, 2007
Mesajlar: 328
Nereden: Çöl...

MesajTarih: Pts May 12, 2008 6:02 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Evet, cehennemi oluşturduk bir yerlerde susarak yada konuşarak. Sonra bir başkasının kirine ortak olduk, sofrasına oturur gibi.

Kirlerimize biçtiğimiz bunca değer. (ki kaçmak da bir değerdir.) Kirlerimize mesafeli bakışlarımız. Kendimize yakın durmaktaki bunca korkumuz…

Bir şiirin çöpçülüğünü yapmak gibi bir şey bizim kir anlayışımız. İmgeyi elimize almaktan korkmadan, eldivensiz evirip çevirirken bir parçamız oluveriyor bu. Yıkamayı düşünmediğimiz bir şey oluveriyor bu. Alışıyoruz. Bir daha yaklaşıyoruz bir başkasının “başkalığına” ve tanıdık o kadar şey var ki orda da…Çömeliyoruz.

Mevsimlerin gidişatına bakmadan çiftçilik yapıyoruz duygularımızda. Tarla uzun. Yer verimli, hisler yeşerecek. Kirli olan her şeyi buraya ekiyoruz. Şiir çıkıyor ortaya, soytarıca dizeler, kokulu imgeler, rüyalar, aşklar…tertemiz şeyler…

Evet …evet…tertemiz şeyler.
Başa dön
bodosalbatros
Yazar


Kayıt: Oct 28, 2006
Mesajlar: 388
Nereden: kuyu'dan

MesajTarih: Sal May 13, 2008 12:45 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

...

En son bodosalbatros tarafından Cum Hzr 20, 2008 12:55 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
kumsaati
Yazar


Kayıt: Mar 04, 2007
Mesajlar: 328
Nereden: Çöl...

MesajTarih: Sal May 13, 2008 7:22 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver



-Neyi ?
-Kimi ?

Bunlar belirtili (belli olacak olanı) nesneyi doğuran sorular.
Yüklem ne işe yarar “nesnesi” yoksa?
Eksiltili cümlelerin, Bileşik cümlelerin, Sıralı cümlelerin, hatta anlamca olumlu-olumsuz/şekilce bozuk-yamuk cümlelerin yüklemi de olabilirsiniz.
Ne işe yararsınız bir “nesneniz” yoksa…?

Yo…yo, öyle rasgele bir nesne değil. “Ne ve kim?” sorularına da cevap verebiliyorsa yüklem, biz bu yüklemi adam yerine koymayız. Seçim yapamayıp rasgele/olağan/sıradan “Belirtisiz nesneleri” özneleştirecek bile olsa da bu “yüklemi”, adamdan saymayız.
Bu yüklem, “binek yüklemidir.”
“Hamal yüklemidir.”
Ve sadece “yük katarıdır.”

Tüm Üniversite sorularında boy gösteren yüklemlere bir uyarı kıyağımız olacak.”Belirtili nesneleri biraz daha belirtin. Belirtili nesnelerden güç alın. Karadut çalın. Damağından, dudağından. Evet …Yükleneceğiniz nesneye dikkat edin! Belli mi, rasgele mi?”

“Neyi ve kimi?” sorularına rastlayan her yüklem mesuttur, mesrurdur, ballı yüklemdir.

Ey ahali!
Ne ve kim?” soruları soru mu ya hu?
Kalabalık yaratır bu sorular. Kalabalık olan ve kalabalıkta kuyruğa giren sorular/ifhamlar.

Dilbilgisi kuralları düdüğü çalar:
- “Önce özne…önce özne! Hoppala…Ulan, önce ÖZNEEE dedik ya hu! Bak Belirtisiz nesne, gelirsem oraya…???Geç yerine geri zekalı tümleç…geeeç.!!!”

Dilbilgisi kuralları,
Özneler,
Sözde özneler,
Nesneler, yüklemler
Ve
Sen.

Kuyruğa geçmediğim tek yer sensin. Bak, farz-ı misal:
- Kimi?
- Seni.

Dilbilgisi kuralları yırtınıyor.
“Kimi...diyor kimi??? “ ,”Bu sorunun muhatabı kim? Bu soru mu şimdi?” diyor. “Yüklem nerde, yüklem…?”

- Yüklem mi? Peki…

Örn.

Özledim.( kimi?)

Arıyorum.(kimi?)

Bekliyorum.(kimi?)

Hissediyorum.(kimi?)

Görüyorum.(kimi?)

Kazıyorum.(kimi?)

Çiziyorum/boyuyorum.(kimi?)

Düşünüyorum/tasarlıyorum/allem edip kulem ediyorum/yaşıyorum…
Ve…

SEVİYORUM.
(kimi???)
Elbette SENİ.

not: Belirtili nesnenin en yalın haline ne çok yakışıyor gülüşün, Sen(i) zamirin, damağındaki dut kekremsiliği ve şu kalabalıktaki mmmmırıldanmaların.(mmmmmmmmmmmmmmmm…)
Başa dön
bodosalbatros
Yazar


Kayıt: Oct 28, 2006
Mesajlar: 388
Nereden: kuyu'dan

MesajTarih: Sal May 13, 2008 10:42 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

...

En son bodosalbatros tarafından Cum Hzr 20, 2008 12:56 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
tu_ce
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jan 15, 2006
Mesajlar: 933

MesajTarih: Çrş May 14, 2008 6:31 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kafka'nın kirli sözcükleri olmasaydı, Milena'sı var olamazdı ki...
Başa dön
kumsaati
Yazar


Kayıt: Mar 04, 2007
Mesajlar: 328
Nereden: Çöl...

MesajTarih: Çrş May 14, 2008 8:40 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Beraberlik

Siz Tanrı’nın sessiz belleğinde bile beraber olacaksınız.

Fakat birlikteliğinizde belli boşluklar bırakın.

Ve izin verin, cennetlerin rüzgârları aranızda dans edebilsin...

Birbirinizi sevin; ama sevgi bir bağ olmasın,
Daha ziyade, ruhlarınızın sahilleri arasında
hareket eden bir deniz gibi olsun.

Birbirlerinizin bardaklarını doldurun;
ancak ayni bardaktan içmeyin...
Ekmeklerinizi paylasın; ama
birbirinizinkini yemeyin...

Beraberce şarki söyleyin, dans edin, coşun;
fakat birbirinizin yalnızlığına izin verin;
Tıpkı bir lavtanın tellerinin ayri ayri olup,
yine de ayni müzikle titreşmeyi bilmeleri gibi...

Birbirinize kalbinizi verin; ama diğerinin saklaması için değil;
Çünkü yalnızca Hayat’ın eli, sizin kalplerinizi kavrayabilir...

Ve yan yana ayakta durun; ama çok yakin değil,
Çünkü bir mabedin ayakları arasında mesafe olmalıdır;
Ve meşe ağacıyla, selvi ağacı,
birbirinin gölgesi altında büyüyemez.'

Halil Cibran.


Batı, bizim çocukları ne dinler, ne de anlar. Anlamak da istemez. Kendi sağırlıklarına ve sığırlıklarına kendilerini kapatmışlarken/kaptırmışlarken bizim çocukların aşklarını mı damıtacak kendi hayatına?

Hayat, sonradan din değiştirmiş bir şairin kelimelerinden akar mısırlı bir kadına. Çizer bu şair çıplak bedenlerin devinimlerini yer yer.
Ve söz daima bir kadınadır. May.
Söz bir kadındır. May.
Söz bir kelime değişikliği ile kelam olur. Tanrıya yakın durur. Tanrı bir kadın yaratır. Adını Cibran bulur. May.

Cibran, mistikliği karıştırdığı kadar karıştırır sokağa. Doğuyu sokağa taşır. Çoğaltır kelimelerini. İçtimaya tabi tutar. Toplanılan her yerde Batıya bir başkaldırı var. Batı, buna bariyerler koydu. Kesti önünü. Duyguyu kim tutar, ne tutar? Bizim çocukların kendilerine ilham verişlerine ve oluşlarına tahammülü olmaz. Olmadı da.Yerden göye kadar metafizik kokar. Fizik ve makaraların f1 ve f2’leriyle uğraşacak ruhu da yoktur vakti de. Ruhu çölün ellerinde. May’da.

Cibran bende, May bende. Bunları nasıl barıştırırım, bilemem. Dijital kelimeler işe yarar mı, bilemem.
Denerim Cibran olmayı.
May olmayı denerim.
Yada,
Biriktire biriktire Cibran’ı, May’ı , aşkı ve olamadıkları /yaşayamadıkları zamanı ve hepsinden damlayan kiri..
Başa dön
gifrer
Yazar


Kayıt: Feb 16, 2007
Mesajlar: 441

MesajTarih: Çrş May 14, 2008 11:29 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yıkık dökük kelimeler içinde harabe olmuş ruhum, ne en doğru cümleyi kurabilir ne de tertemiz kalabilir.
Kirler sığınak mıdır, sağanak bir yağmur mudur?
Perdeleri kaldırdığımda tüm çıplaklığıyla önüme serilen o manzara körlüğüm müdür ?
,gördüğüm müdür?

Kirler kördüğüm müdür, çözdüğüm müdür?

"Aşk bir hırsızdır, aşk bir sürüngendir... " cosi fan tutte
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Genel Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 13, 14, 15 ... 19, 20, 21  Sonraki
14. sayfa (Toplam 21 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke