Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 282 Üye Adayı ve 6 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Türk Aydının Özellikleri
 Kurgusal Gerçek
 Sıkılmıyor musunuz?
 Askerlik Hatıraları
 Deney Faresi
 YORUMSUZ
 Agit
 yazarken ben
 HAZIR CEVAPLAR
 Magazin
 FİLİSTİNE SES OL...!
 LAY LAY LOM
 Değersizleşme
 GARİPLER MEMLEKETİ
 Tarih Üzerine
 Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı: Değerlerin Sorgulanması
 CAN KIRIĞI
 Sahi ne vardı bir de?
 Başlık koyamadım.Bir başlık tavsiye ederseniz sevinirim.
 2009

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
TRT
Sabah
Hürriyet
Milliyet
Radikal
Taraf
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

PAK PARTİ


PAK PARTİ
Sayfa Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Güncel Olaylar-insanlar
Yazar Mesaj
kukulkan
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 20, 2007
Mesajlar: 990

MesajTarih: Cum Mar 07, 2008 9:29 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Alıntı:
Adaletin Kalkındırdığı çocuklar..!

• Yaşları 20 ile 30 arasında olan Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakan çocuklarının son yıllarda atıldıkları ticarette yükselmeleri dikkat çekiyor. Maliye Bakanı Unakıtan’ın oğlu ticarette hızla yükselenlerin başını çekerken, kimi bakan çocuğu taze mısır kimisi de balık kasası işine girdi. Son olarak balık kasası üreten Özak’ın oğlu da, Gül’ün çocukları gibi mısır işine de girdi.


YUSUF SAHİCİ-Gazeteport
ANKARA - Cumhurbaşkanı başta olmak üzere Başbakan ve bakanların çocukları son yıllarda ticarette hızla yükseliyor. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın, "İki kutu yumurtaya Türkiye'nin gündemini bağladınız. Yumurta değil sanki uçak satıyor" dediği çocukların bazısı “taze mısır” bazısı da balık kasası üreterek kendi alanlarında yükseliyor. Son olarak Trabzon’da balık kasası üreten Bayındırlık Bakanı Faruk Nafiz Özak’ın oğlu da mısır işine girdi.
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın bütçe görüşmeleri sırasında CHP Genel Başkanı Baykal’ın oğlunun şirketiyle ilgili iddiaları gündeme getirmesi üzerine, “O şirket milyon dolarlar vergi veriyor. Sizin burada aldığınız paraların vergilerin birçoğunu o veriyor” diyerek sahip çıktığı çocukların durumunu GAZETEPORT araştırdı. Çocukların hızlı yükseliş öyküleri kısaca şöyle:



Cumhurbaşkanı Abdullah Gül: 16 yaşındaki küçük oğlu Mehmet Emre Gül, Ankara'da Armada ve Cepa alışveriş merkezlerinde bardakta mısır satmak için stant kurdu. Oğul Gül, bayilik ücreti olarak nokta başına 10 bin dolar ödeme yaptı ve ayrıca stant ücreti ödedi.18 yaşından küçük olması nedeniyle kurulan şirketin ortağı olarak görünmeyen Gül için sözleşmeyi Mevk Gıda yaptı.Mevk Gıda'nın ortakları arasında Abdullah Gül'ün kardeşi Mehmet Macit Gül ve eski AKP Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya yer alıyor. Mehmet Emre Gül, daha önce de iki ortağıyla "Adresime Gelsin Bilişim Teknolojisi ve Ticaret Ltd." adlı 15 bin YTL sermayeli bir şirket kurdu. Şirketin kağıt üzerindeki ortakları ise Ali Caner Öner Ali Can Akkaş gözüküyor. Bu iki isim de Cumhurbaşkanı'nın büyük oğlu Ahmet Münir'in Sabancı Üniversitesi'nden arkadaşları.



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan: Çocukları Ahmet Burak Erdoğan ile Necmettin Bilal Erdoğan, bir süre önce İstanbul'da 1 milyon YTL'ye villa sahibi oldu. Oğul Ahmet Burak Erdoğan'ın yüzde 50 hissesine sahip olduğu MB Denizcilik Taşımacılık Limitet Şirketi de kurulduktan 18 gün sonra "Safran 1" adlı kuru yük gemisini 2 milyon 350 bin dolara satın aldı. Bilal Erdoğan da ABD'nin Maryland eyaleti College Park'ta 261 bin 500 dolara ev aldı.



Maliye Bakanı Kemal Unakıtan: Unakıtan’ın bütün çocukları ticaretle uğraşıyor. Önce yem, sonra da tavuk ve yumurta, ardından pastörize likit yumurtayla adından söz ettiren oğul Abdullah Unakıtan, işlerini hızla büyüttü. 2003 yılında yüzde 20 gümrük vergisiyle 4 bin ton mısır ithal eden, 8 Ağustos’ta vergi oranı yüzde 45’e yükseldiği için önceden haber alıp ithalat yapmakla eleştirilen Abdullah Unakıtan, 2004 yılından sonra yanına kardeşleri Zeynep ve Fatma’yı da alarak “Aile şirketler grubu”nu oluşturdu. Unakıtan kardeşlere ait “Telemobil” adlı şirketi, Mersin Limanı’na2 milyon dolarlık terminal işlemi sattı.



Bayındırlık Bakanı Faruk Nafiz Özak: Oğlu Mehmet Akif Özak geçtiğimiz günlerde bardakta mısır işine girdi. Malezya kökenli Daily Fresh markasını 2006 Nisan’ında Türkiye’ye getiren Taze Mısır Gıda Dış Ticaret adlı firmadan isim hakkı (frenchising) sistemiyle alan oğul Özak, İstanbul’da Nuri Cem Tokgöz ile Öztok Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret adını taşıyan firmayı kurdu. İki ortak bir süre önce Mısır Gıda Dış Ticaret Ltd. Şti adlı firmaya yaklaşık 30 bin YTL ödeyerek, 5 yıllığına stand sözleşmesi imzaladı. Özak’ın firması çalışmalarına başlayarak Atatürk Havalimanı İç Hatlar terminali gidiş katına koydu. Oğul Özak’ın ayrıca, Trabzon’da Politek adlı bir inşaat ve ambalaj firması bulunuyor. “Polibox” markası adı altında balık kasası üretimi yapan Politek, daha sonra ısı yalıtımında kullanılmak üzere, dış cephe mantolama sistemi olan “Poliboard” markasını da sektörün hizmetine sundu.



Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım: Oğlu Erkan Yıldırım gemi sahibi. Oğul Yıldırım, kardeşiyle ortak olduğu Derin Denizcilik Şirketi'nin kuruluş sermayesi 10 bin YTL idi. Şirketin 445 bin Avro'ya sahip olduğu gemiye bilet kesen ise Santour adlı şirketti. Bu şirketin Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı Türkiye Denizcilik İşletmeleri'ne ait Ankara feribotunu ihalesiz olarak kiraladığı ortaya çıkmıştı.


Çevre ve Orman eski Bakanı Osman Pepe: Mustafa Talha ve İsmail Pepe adlı iki oğlu var. Çok genç yaşta olmalarına rağmen, eski bakan Pepe’nin iki oğlunun gemicilik de dahil olmak üzere inşaat ve taahhüt sektöründe çok sayıda şirket ortaklığı bulunuyor. Şirket ortaklıkları içinde en etkin olanı ise Kar İnşaat Taahhüt Limited şirketi. Baba Pepe’nin de ortağı olduğu Dörtler İnşaat Ltd. de Kar İnşaat’ın ortakları arasındaydı. 24 Aralık 2004’te Bakan Pepe’nin sahibi olduğu Dörtler İnşaat Ltd., Kar İnşaat’taki hisselerini oğul Mustafa Pepe’ye devretti. Böylelikle şirketin ortakları sadece oğul Pepeler olarak kaldı. Şirketin 20.5 bin YTL’lik sermayesinin 20.4 bin YTL’lik kısmı Mustafa Pepe’ye, kalan kısmı da İsmail Pepe’ye ait. İsmail Pepe, 24 Kasım 2003’te Kar Ltd.’ye, şirketin ortaklarından Mehmet Celil Uzun’un hisselerini alarak ortak oldu. Uzun, aynı zamanda AKP Zonguldak İl başkanlığı yaptı.
Başa dön
mhmt
Yazar


Kayıt: Oct 24, 2007
Mesajlar: 222
Nereden: Denizin Kıyısından

MesajTarih: Cum Mar 07, 2008 10:08 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bu adamların ailelerini araştırmaları gayet normal beni, seni,onu araştırcak değiller...

örnek: bir adam ev aldı 40 milyara, araba aldı 13 milyara, laptop aldı 3 milyara ee bu adam helal değil haram mı yiyor? yada bu adam kara para mı aklıyor? beni de araştırsalar Mhmt milletin hesabından kendi hesaplarına para aktarıyor derler...

Bu adamlar ev alamaz mı? para kazanmak için kredi çekip dükkan satın alamaz mı?

Sözlerim kimseye değil bunların 7 cettini araştırana.
Başa dön
tiananmenian
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 26, 2006
Mesajlar: 1539
Nereden: gebze

MesajTarih: Cum Mar 07, 2008 10:27 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

"Aslı azmaz, bal kokmaz. Kokarsa yağ kokar, cinsini ..keyim, aslı ayran değil mi?.."
Sivas Atasözü
Başa dön
kukulkan
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 20, 2007
Mesajlar: 990

MesajTarih: Cum Mar 07, 2008 10:37 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Alıntı:
Bu adamların ailelerini araştırmaları gayet normal beni, seni,onu araştırcak değiller...
Sözlerim kimseye değil bunların 7 cettini araştırana.

Mehmet kardeş, iki cümlen çelişmiyor mu?
Haydi bunu da geçelim, neden rahatsız oluyorsun ki? Kaldı ki, senden küçük çocukların birkaç yıl içinde trilyonlarla oynaması, bundaki "tuhaflık" seni hiç rahatsız etmezken.
Sen onları sev, oy ver, destekle, inan, karışmam. Hiç olmazsa birileri de -izin ver de- soru sorabilsin, rahatsız olsun. Herkes senin gibi düşünmez a?
İki büyük medya grubu da AKP'nin kontrolünde, bırak da, iktidarın bu tahakkümüne karşın söz söylemeyi göze almış birkaç kişi de konuşabilsin.
Başa dön
kukulkan
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 20, 2007
Mesajlar: 990

MesajTarih: Pzr Nis 06, 2008 5:04 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Başbakan "ülkemi pazarlamaktan gurur duyarım" demişti. İyi pazarlamış ki, ortaya gurur duyulacak bir tablo çıktı. 1923'ten (AKP'nin iktidara geldiği) 2002'ye kadar yabancılara satılan ülke toprağının iki katından fazlası son 5 yılda satılmış.
Antalya'da Almanlar, İstanbul'da Yunanlılar, Muğla'da İngilizler, Bursa'da Yunanlılar, İzmir'de Almanlar ve Yunanlılar, Aydın'da İngilizler önde.

Alıntı:
Son 5 yıllık AKP iktidarında 40 bin 26 taşınmaz, 48 bin 314 kişiye satıldı. Buna karşın, 1923-2002 yılları arasında 20 bin 843 taşınmaz 23 bin 44 kişiye satılmıştı.

Bayındırlık ve İskan Bakanı Nafiz Özak’ın, DSP İstanbul Milletvekili Hasan Macit’in, yabancılara toprak satışıyla ilgili soru önergesine verdiği yanıt çarpıcı rakamlar ortaya koydu. Bakan Özak’ın, 40 sayfalık yanıtında 1923’ten 2002 ve 2002’den 2007yılı arasındaki satış rakamları açıklandı.

Buna göre, 1 Ocak 1923 tarihinden, AKP’nin iktidara geldiği 3 Kasım 2002 tarihine kadar, toplam 20 bin 843 ana taşınmaz yabancılara satıldı. Bu alanların toplam alanı ise metrekare cinsinden 11 milyon 961 bin 595 oldu. 1923’ten 2002 yılına kadar 23 bin 44 kişiye toprak satışı gerçekleştirildi.

3 Kasım 2002 seçimlerinin ardından göreve gelen AKP Hükümetleri döneminde ise yabancılara yapılan toprak satışları, 1923 yılından 2002 yılına kadar olan miktarın iki katını geçti. Son beş yıllık dönemde 25 milyon 350 bin 361 metre karelik, 40 bin 206 taşınmaz 48 bin 314 kişiye satıldı.
DSP İstanbul Milletvekili Hasan Macit, 2003 yılından 2008 yılına kadar 5 yıllık dönemde 1923 yılından 2003 yılına kadar yapılan toprak satışı alan olarak miktarının yaklaşık olarak yüzde 250 arttığını söyledi.
Başa dön
kukulkan
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 20, 2007
Mesajlar: 990

MesajTarih: Prş Nis 10, 2008 5:07 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Son 5 yılda 25 milyon metrekare toprak satılmış. Sorun değil, daha çok toprağımız var. Ama AKP iktidarında satılan öyle tesislerimiz ve kurumlarımız var ki, onları yerine koymak artık olanaksız. Liste eksik çünkü 2003'e kadar satılanları içeriyor. Yine de bir fikir veriyor neleri sattıkları konusunda:

AKP Hükümetinin sattıkları;

T. TELEKOM
ERDEMİR,
İSDEMİR,
Divrigi Demir Madeni,
Hekimhan Demir Madeni,
İskenderun İsdemir Limanı,
Ereğli Erdemir Limanı
ÇELBOR
KÖY HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (Tasfiye Edilerek İl Özel İdarelerine devredildi)
TÜPRAŞ Blok Satış,
TÜPRAŞ USAŞ Hissesi,
TÜPRAŞ 18 Taşınmaz
Amasya Şeker Fabrikası
Kütahya Şeker Fabrikası,
Adapazarı Şeker Fabrikası
ESGAZ, BURSAGAZ .
ETİ ELEKTROMETALURJİ A.Ş.,
ETİ GÜMÜŞ A.Ş,
ETİ BAKIR A.Ş,
ETİ KROM A.Ş
ÇAYELİ BAKIR İŞLETMESİ. A.Ş.
K.B.İ. A.Ş. Samsun İşletmesi
K.B.İ. A.Ş. Murgul İşletmesi
TDÇİ A.Ş.'ye Ait Deveci Demir Madeni Sahası
KBİ- Giresun'da 2 Maden ruhsatı işletme Hakkı Devir
KBİ- Sinop'da 1 Maden ruhsatı işletme Hakkı Devir
KBİ- Murgul İşlet. Hid. Elek. Sant. Samsun'da varlıklar
K.B.İ. A.Ş.'ye ait188 Arsa, 154 Taşınmaz, 41 Arsa, 89 adet Lojman, 3 Taşınmaz
SEYDİŞEHİR ETİ ALÜMİNYUM A.Ş, Oymapınar Barajı, Alümina Madeni , Antalya Limanı, Eti Alüminyum'a Ait 4 Taşınmaz
SSK Eczaneleri (Tasfiye Edildi)
T.C.D.D. İzmir Limanı
TEKEL - 1 Taşınmaz
Petkim Petrokimya Holding A.Ş
T.C.D.D. Derince Limanı
Sümer Holding A.Ş.'ye ait Mazıdağı Fosfat Tesisleri
Sümer Holding A.Ş. NİTRO-MAK Makine Kimya Nitro Nobel Kimya Sanayi A.Ş. Sümer Holding A.Ş. Barit Öğütme Tesisi
T.D.İ. Çeşme Limanı,
T.D.İ. Kuşadası Limanı
T.D.İ. Trabzon Limanı,
T.D.İ. Dikili Limanı
T.D.İ. M/F Ankara Feribotu,
T.D.İ. Samsun Feribotu
T.D.İ. Karadeniz Gemisi,
T.D.İ. Nak. İnş.Tur. İh. Paz.A.Ş.,
T.D.İ. Şehir Hat. Hiz. ve Gemiler,
T.D.İ. Turan Emeksiz Yolcu Gemisi,
T.D.İ. İstanbul'da 21 taşınmaz ve Samsun'da eski acente binası
TDİ- Yakıt II Gemisi
TDİ Samsun'da taşınmaz
TDİ- Şehir Hatları Çanakkale Hizmetleri
TDİ Çanakkale'ye ait ait 9 Gemi
SÜMER HOLDİNG -BUMAS
SÜMER HOLDİNG A.Ş.-MERİNOS HALI MARKASI,
SÜMER HOLDİNG A.Ş.-ERYAĞ A.Ş,
SÜMER HOLDİNG A.Ş -Adıyaman İşletmesi,
SÜMER HOLDİNG A.Ş -Manisa Pamuklu Mensucat A.Ş.,
SÜMER HOLDİNG A.Ş -Sarıkamış İşletmesi ,
SÜMER HOLDİNG A.Ş -Sarıkamış Ayakkabı İşletmesi,
SÜMER HOLDİNG A.Ş -Beykoz Deri Ve Kundura Sanayi İşletmesi,
SÜMER HOLDİNG A.Ş -Yeşilova Halı Yün İpliği Ve Battaniye Fabrikası,
SÜMER HOLDİNG A.Ş -Bakırköy İşletmesi,
SÜMER HOLDİNG A.Ş -Çanakkale Sentetik Deri,
SÜMER HOLDİNG A.Ş -Diyarbakır İşletmesi,
SÜMER HOLDİNG A.Ş -Tercan, Merinos ve Akdeniz İşletmesinin Makine ve teçhizatları,
SÜMER HOLDİNG A.Ş -İSTANBUL İMAR LTD. ŞTİ, çeşitli illerde 21 arsa, 115 Taşınmaz, 5 bina ve16 dükkan
TEKEL ALKOLLÜ İÇKİLER SAN. VE TİC. A.Ş,
TEKEL-KAYACIK TUZLASI
TEKEL-KALDIRIM TUZLASI
TEKEL-YAVŞAN TUZLASI
TEKEL - TEKA ile Sigara Sanayi İşletmesi A.Ş.'ye ait puro mar. ve varlıkları,
TEKEL İstanbul Tütün Mamülleri San. ve Tic. A.Ş.
TEKEL'e ait 5 bina, 25 Daire, 12 arsa ve 332 Taşınmaz
TEKEL Tuzluca, Sekili, Yavşan, Kağızman, Çankırı Kaya, Kaldırım ve Kayacık Tuzlaları ile Kristal Tuz Rafine
TEKEL İKİZ KULELER,
TEKEL Erciyes DSİ, Bayındırlık, Karayolları Sosyal Tesisleri
TEKEL-Bodrum Tesisleri ve Taşınmazları
DİTAŞ
TAKSAN
GERKONSAN
TÜMOSAN İŞLETMESİ .
T.Z.D A.Ş.
SAKARYA TRAKTÖR İŞLETMESİ. .
SEKA Afyon, Balıkesir İşletmesi,
SEKA Yibitaş Kraft Torba İşletmesi,
SEKA Çaycuma İşletmesi,
SEKA Aksu İşletmesi,
SEKA Kastamonu İşletmesi,
SEKA Karacasu İşletmesi,
SEKA Akkuş İşletmesi,
SEKA'ya ait Çeşitli illerde 3 arsa, 7 taşınmaz,
Ankara Alım Satım Müdürlüğü Binası
HAVELSAN A.Ş.
ASPİLSAN Askeri Pil San. ve Tic. A.Ş.
MEYBUZ A.Ş.
İstanbul ve Kütahya'da 3 Arsa ve çeşitli İllerde 24 Taşınmaz
USAŞ Hissesi ve USAŞ'ın 11 Lojmanı
TÜGSAŞ A.Ş. GEMLİK GÜBRE SAN. A.Ş,
SAMSUN GÜBRE SAN. A.Ş.
İGSAŞ,
İstanbul Satın Alma Müdürlüğü Binası,
Kütahya Gübre A.Ş. Varlıkları,
Şanlıurfa depoları arazisi, Fatsa ve Tekirdağ Depoları,
PETKİM A.Ş.Çanakkale'de 1 arsa
PETKİM - Yarımca'da 5 taşınmaz *
E.B.K. A.Ş. Manisa Et Ve Tavuk Kombinası,
E.B.K. A.Ş. Çeşitli illerde11 Mağaza, 23 büro, 12 lojman, 4 arsa, 4 Daire,1 Bina,131 taşınmaz, Samsun ve Mersin Soğuk Hava Deposu
SÜTAŞ,
SÜTAŞ Malatya İşletmesi
SÜTAŞ Muhtelif yerlerde 6 arsa, 5 bina, 13 daire, 51 Taşınmaz, 1 dükkan
ORTADOĞU TEKNOPARK A.Ş.
Manisa Saruhanlı'da 1 tarla, Adana ve Gebze'de 3 taşınmaz, K.Maraş Elbistan'da 1 arsa, 1 bina, Konya Ereğli'de 1 arsa 1 bina, Erzurum'da 1 daire, Muhtelif İllerde 3 arsa, Konya'da 1 dükkan, Kırıkkale ve Manisa'da 2 Taşınmaz
KTHY
EBÜAŞ – 6 adet Taşınmaz
Deniz Nakliyatı T.A.Ş. 3 Tanker
Başak Sigorta A.Ş.
Başak Emeklilik A.Ş.
TEDAŞ-Zonguldak'ta 19 pilon yeri
TEDAŞ'a ait 144 taşınmaz
TEDAŞ Manisa Kula'da ve İstanbul Beykoz'da 2 direk yeri,
TEDAŞ USAŞ Hissesi
Taşucu Limanı Tersane Alanı,
İSKENDERUN LİMANI
İZMİR LİMANI
MERSİN LİMANI
Ataköy Marina Ve Yat İşletmesi A.Ş.
Ataköy Otelcilik A.Ş.
Kuşadası Tatil Köyü
Hilton Oteli
Emekli Sandığı Çelik Palas Oteli
Emekli Sandığı Büyük Ankara Oteli
Emekli Sandığı Büyük Efes Oteli
Emekli Sandığı Kızılay Emek İşhanı
Emekli Sandığı Büyük Tarabya Oteli
Araç Muayene İstasyonu I. Bölge
Araç Muayene İstasyonu II. Bölge
Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş.'ye ait Tercan Hidroelektrik Santrali,
Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş.'ye ait Kuzgun Hidroelektrik Santrali,
Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş.'ye ait Mercan Hidroelektrik Santrali,
Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş.'ye ait İkizdere Hidroelektrik Santrali,
Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş.'ye ait Çıldır Hidroelektrik Santrali,
Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş.'ye ait Beyköy Hidroelektrik Santrali
Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş.'ye ait Ataköy Hidroelektrik Santrali
Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş.'ye ait Denizli Jeotermal Santrali


AKP'nin satmayı planladıkları;

Edirne-İstanbul- Ankara Otoyolu
Pozantı-Tarsus- Mersin Otoyolu,
Tarsus-Adana- Gaziantep Otoyolu,
Toprakkale-İskenderu n Otoyolu,
İzmir-Çeşme Otoyolu,
İzmir-Aydın Otoyolu,
Gaziantep-Şanlıurfa Otoyolu,
İzmir ve Ankara Çevre Otoyolu.
Boğaziçi Köprüsü,
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü,

Enerji alanında;

Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.
Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş.
TEDAŞ İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş.
TEDAŞ Engil Gaz Türbünleri: Edremit / VAN
TEDAŞ Denizli Jeotermal Santrali: Sarayköy/ DENİZLİ
TEDAŞ Ataköy Hidroelektrik Santrali: Almus/TOKAT
TEDAŞ Beyköy Hidroelektrik Santrali: Sarıcakaya/ESKİŞEHİR
TEDAŞ Çıldır Hidroelektrik Santrali: Arpaçay/KARS
TEDAŞ İkizdere Hidroelektrik Santrali: İkizdere/RİZE
TEDAŞ Kuzgun Hidroelektrik Santrali: Ilıca/ERZURUM
TEDAŞ Mercan Hidroelektrik Santrali: Ovacık/TUNCELİ
TEDAŞ Tercan Hidroelektrik Santrali: Tercan/ERZİNCAN
TEDAŞ Akdeniz Elektrik A.Ş. Antalya, Burdur, Isparta İl sınırları
TEDAŞ Aras Elektrik A.Ş. Erzurum, Ağrı, Ardahan, Bayburt, Erzincan, Iğdır,Kars
TEDAŞ Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş.Trabzon, Artvin, Giresun, Gümüşhane, Rize
TEDAŞ Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Siirt, Şırnak
TEDAŞ Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş. Elazığ, Bingöl, Malatya, Tunceli
TEDAŞ Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. İzmir, Manisa
TEDAŞ Göksu Elektrik Dağıtım A.Ş. Kahramanmaraş, Adıyaman
TEDAŞ Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş. Sivas, Tokat, Yozgat
TEDAŞ Menderes Elektrik Dağıtım A.Ş Aydın, Denizli, Muğla
TEDAŞ Osmangazi Elektrik Dağıtım A.Ş. Eskişehir, Afyon, Bilecik, Kütahya, Uşak
TEDAŞ Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. Sakarya, Bolu, Düzce, Kocaeli.
TEDAŞ Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş. Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Yalova
TEDAŞ Vangölü Elektrik Dağıtım A.Ş Bitlis, Hakkari, Muş, Van
TEDAŞ Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş İstanbul ili Rumeli Yakası.
TEDAŞ İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş. İstanbul ili Anadolu Yakası.
TEDAŞ Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş.Samsun, Amasya, Çorum, Ordu, Sinop
TEDAŞ Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. Edirne, Kırklareli, Tekirdağ.
TEDAŞ Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.Adana, Gaziantep, Hatay, Mersin, Osmaniye, Kilis
TEDAŞ Meram Elektrik Dağıtım A.Ş. Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Aksaray, Konya, Karaman.
MİLLİ PİYANGO İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (MPİ)

TEKEL İşletmeleri;

TEKEL Adana Sigara Fabrikası Müdürlüğü
TEKEL Bitlis Sigara Fabrikası Müdürlüğü
TEKEL İstanbul Sigara Fabrikası Müdürlüğü
TEKEL Malatya Sigara Fabrikası Müdürlüğü
TEKEL Samsun-Ballıca Sigara Fabrikası Müdürlüğü
TEKEL Tokat Sigara Fabrikası Müdürlüğü
TEKEL Kıbrıs Türk Tütün End. Ltd. Şti.
TEKEL REYTEK Tütün San. ve Tic. A.Ş.
TEKEL Adana Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Adıyaman Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Besni Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Kahta Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Malatya Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Akçaabat Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Akhisar Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Aydın Yaprak Tütün İşl. Müd.
TEKEL Muğla Yaprak Tütün İşl. Müd.
TEKEL Milas Yaprak Tütün İşl. Müd.
TEKEL Bafra Yaprak Tütün İşl. Müd.
TEKEL Batman Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Bekirhan Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Beşiri Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Kozluk Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Kurtalan Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Sason Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Bitlis Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Bursa Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL İnegöl Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Hamdibey Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Denizli Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Acıpayam Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Güney Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Tavas Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Buldan Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Kale Yaprak Tütün İşletme Müdürlüğü
TEKEL Diyarbakır Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Silvan Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Bismil Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Hatay Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL İskenderun Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Yayladağ Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Altınözü Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL İstanbul Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL İzmir Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Cumaovası Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Kemalpaşa Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Tuzla Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Yazıbaşı Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Manisa Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Kula Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Salihli Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Sarıgöl Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Selendi Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Osmancalı Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Saruhanlı Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Muş Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Samsun Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Tokat Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Erbaa Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Gümüşhacıköy Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Taşova Yaprak Tütün İşl. Müdürlüğü
TEKEL Diyarbakır Yaprak Tütün İşl. Fab. Müdürlüğü
TEKEL Adana Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Afyon Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Ankara Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Antalya Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Aydın Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Balıkesir Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Bursa Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Çanakkale Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Çorum Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Denizli Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Diyarbakır Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Edirne Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Elazığ Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Erzurum Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Eskişehir Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Gaziantep Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Hatay Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL İstanbul Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL İzmir Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Kahramanmaraş Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Kars Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Kastamonu Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Kayseri Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Kocaeli Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Konya Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Kütahya Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Malatya Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Manisa Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Mersin Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Muğla Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Ordu Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Sakarya Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Samsun Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Sivas Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Tokat Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Trabzon Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Van Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Zonguldak Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlüğü
TEKEL Çamaltı Tuz İşletmesi Müdürlüğü
TEKEL Ayvalık Tuz İşletmesi Müdürlüğü
TEKEL AMBALAJ FABRİKASI MÜDÜRLÜĞÜ
Tümaş Türk Mühendislik Müşavirlik Ve Müteahhitlik A.Ş.
Bumas-Karaman Bulgur Sanayi Ve Ticaret A.Ş.
Beslen Makarna Gıda Sanayi Ve Ticaret A.Ş.
PETKİM'e ait Yarımca Sosyal Tesis Alanındaki Yarımca Köyü Tesisleri

Şeker fabrikaları;

Afyon Şeker Fabrikası
Ağrı Şeker Fabrikası
Alpulu Şeker Fabrikası
Ankara Şeker Fabrikası
Bor Şeker Fabrikası
Burdur Şeker Fabrikası
Çarşamba Şeker Fabrikası
Çorum Şeker Fabrikası
Elazığ Şeker Fabrikası
Elbistan Şeker Fabrikası
Ercincan Şeker Fabrikası
Erzurum Şeker Fabrikası
Eskişehir Şeker Fabrikası
Ilgın Şeker Fabrikası
Kars Şeker Fabrikası
Kastamonu Şeker Fabrikası
Kırşehir Şeker Fabrikası
Malatya Şeker Fabrikası
Muş Şeker Fabrikası
Susurluk Şeker Fabrikası
Turhal Şeker Fabrikası
Üşak Şeker Fabrikası
Yozgat Şeker Fabrikası
Afyon Makine Fabrikası
Ankara Makine Fabrikası
Erzincan Makine Fabrikası
Eskişehir Makine Fabrikası
Turhal Makine Fabrikası
Elektromekanik Aygıtlar Fabrikası
Afyon Tarım İşletmesi
Sarımsaklı Tarım İşletmesi
Tohum İşleme Fabrikası – Ankara

Satılanlara baktığımızda gördüğümüz şu:
Telekomünikasyon hizmetleri, elektrik dağıtım hizmetleri, demir-çelik sanayii, petrokimya sanayii ve rafineriler, limanlar, madenler (demir,bakır, alüminyum, bor, krom vs), şeker, tekstil, tekel, kağıt fabrikaları, tuzlalar satılmış.
Borsanın %70'inden fazlası yabancı sermayenin elinde, yani en büyük şirketlerimizin hisselerinin büyük çoğunluğu yabancı sermayenin elinde (egemenliğinde), Bankacılık sektöründe yabancı sermaye payı %40 dolayında. Bu bankaların kredi verdiği Türk vatandaşların borcunu ödeyemesi durumunda ipotek altında olup yabancıların eline geçecek topraklar ve gayrimenkulleri de hesaba katmalı.
Tablo şu; özel sermayenin elindeki sanayi, hizmet, bankacılık, pazarlama, gıda, beyaz eşya, elektronik vs sektörleri fiilen yabancı sermayenin denetiminde, devletin elindeki sanayi tesisleri, yeraltı zenginlikleri,limanlar vs de büyük ölçüde yabancı sermayeye satıldı.
Gelelim hükümetin satmayı düşündüklerine. Hala satılamamış Tekel, Tedaş ve şeker fabrikaları, tesisleri, kalan madenler, çiftçiye kredi veren Ziraat Bankası, belki de en karlı kamu kuruluşu olan Milli Piyango, otoyollar ve köprüler ve son olarak da akarsular (başta Fırat ve Dicle ırmakları).
Bunların da satıldığını düşünün, elimizde bakkallar, simit fırınları, bisküvi fabrikalarından başka ne kalacak?
Bu tabloya üzülmek, isyan etmek neyle yaftalanacaksa, suçlanacaksa şimdiden kabulüm. Gönlüm vatanımın "satılmasına" ve satanların alkışlanmasına razı gelmiyor. Biri bu "reform"ların ulusal çıkarlarımıza, halkımıza hizmet ettiğini açıklayabilir mi?
Sanayinin, hammaddelerin, ulaştırmanın, enerjinin, iletişimin vs devletin elinde olmadığı, yani devletin bu alanlardaki merkezi gücünün sıfırlandığı koşullarda, yerel yönetimler yasası "reform"u da yapılırsa merkezi bir devletin anlamı kalır mı? Ülkeyi eyalet sistemine geçirmek çok daha kolay olmaktan öte, artık bir zorunluluk da olmaz mı?
Başa dön
greenstone
Yazar


Kayıt: Jul 31, 2007
Mesajlar: 243

MesajTarih: Prş Nis 10, 2008 5:52 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Aklıma Besim Tibuk geldi. Ne güzel anlatırdı. Devlet pompacılık mı yapar kardeşim derdi. Birilerinin pompacılık yapmasını devletin yapmasına tercih ederim. Latife bir yana, ne kadar çok özelleştirme olursa bu ülkenin yararına olduğunu düşünüyorum. Yine Besim Tibuk'tan bir alıntı. Paranın olduğu yerde, yolsuzluk olur. Yolsuzluk yapılan bankalar da devlet bankalarıdır. Devletin merkez bankasından başka bankası olmamalı.

Devlet küçülsün. Yemekle, bulaşıkla, inşaatla, otelle uğraşmasın. Sümerbank'ta işçi olarak çalışıp, kendisini akşam mesaiye yazdırıp, lokalde okey oynayarak mesai alanları tanıyorum.

İç ve dış güvenlik ve adalet... Devlet bunlarla ilgilenmeli...

Öylesine bir yorum işte. Dikkate almaya değmez. Saygılar efendim...
Başa dön
kukulkan
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 20, 2007
Mesajlar: 990

MesajTarih: Prş Nis 10, 2008 6:12 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sn Greenstone, bu kadar önemsiz bir olay değil bu. Ben, tersine, ciddiye alıyorum. Limanların, telekomünikasyonun, petrokimya ve demir-çelik gibi kilit sanayi tesislerinin, ülkenin finans sisteminin, kültür için çok önemli olan kağıdın, mutfaktaki şekerin, ipotek altındaki tarlaların... yabancı sermayenin egemenliğine geçmesi (devredilmesi) söz konusu. Söyleyin, bu koşullarda ekonomik bağımsızlıktan söz edilebilir mi? Ulusal egemenlikten söz edilebilir mi?
Mahkemelerde de yolsuzluk olmuyor mu, okullarda yolsuzluk olmuyor mu? Mahkemeleri Yunanlılara, okulları da Ruslara mı satsak? Özel sektörde de yolsuzluk olmuyor mu? Devleti soymadan, rüşvetle ihale almadan nasıl birkaç senede bir tezgahtar, bir öğretmen, bir çaycı holding sahibi olabiliyor?
Yolsuzluğu önlemenin yolu kamu kurumlarını peşkeş çekmek değil ki? Sadece özerkleştirmek, siyasi iktidarlardan bağımsız kılmak bie pek çok sorunu çözer.
Başa dön
greenstone
Yazar


Kayıt: Jul 31, 2007
Mesajlar: 243

MesajTarih: Cum Nis 11, 2008 12:35 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sn Kukulkan, şu an iktidarda başka bir parti de olsaydı farklı bir şey yapacağını sanmıyorum. Dünya almış başını bir yerlere giderken, kendi kabuğuna çekilen bir Türkiye, ölüm fermanını imzalamış olur. Üç tarafımız denizle, dört tarafımız düşmanlarla çevrili bir Türkiye'nin ayakta kalması nasıl olacak?

Bütün bunları düşünürken, özelleştirmeye kimler karşı diye bakıyorum televizyonlara, gazetelere.

1. Faşistler karşı
2. Komünistler karşı
3. Fundamentalistler karşı
4. Çeteler karşı (Ergenekon vb.)

Karnı aç bir toplumun ulusal egemenliği var mıdır?

Onur deniyor, bayrak deniyor... İnsanının karnını doyurmak kadar onurlu, yüce bir hizmet var mıdır?

Bayrak için canımız feda eğer karnımız tok ise. Karnımız aç ise canımız zaten yok. Önümüzde iki seçenek var, ya bir Afrika ülkesi olacağız, ya da dünya sıralamasında en azından ilk 50'de olacağız.

Edebalı'yı hatırladım yine. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın... Saygılar tekrar...
Başa dön
akrebingozleri
Yazar


Kayıt: Jul 26, 2007
Mesajlar: 214

MesajTarih: Cum Nis 11, 2008 3:19 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

greenstone,

besim tibuk'tan alıntılayarak
yolsuzluk yapılan bankalar devlet bankalarıdır
demişsiniz.
sormak isterim size,
süleyman demirel'in yeğeninin bankası da (egebank'tı sanırım)
devlet bankası mıydı?
bizzat kendi bankasını soyarken, bankasının güvenlik kameralarına
yakalanmıştı yanlış hatırlamıyorsam.

bir de besim tibuk'un küresel liberal fikirleri ile
edebalı'nın "insanı yaşat ki..." diye başlayan sosyal içerikli fikirleri
pek örtüşmüyor birbiri ile.

insanını çırılçıplak, savunmasız aç küresel kurtların önüne at,
memleketin bunların babalarının çiftliği, hükümetin de bunların
çiftlik kahyası olsun
bunun da adı, liberal ekonomi olsun.

keramet bu liberalizmdedir de peki
abd deki batıdaki pek çok ticaret kotasının
serbest ticaret ruhundaki yeri nedir.

insanlık bunun da hakkından gelecek,
boyaları döküldü kapitalizmin de..
Başa dön
kukulkan
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 20, 2007
Mesajlar: 990

MesajTarih: Cum Nis 11, 2008 4:16 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sn Greenstone;
ben AKP'yi eleştirmek için bu gerçekleri dile getirmedim, AKP bunları yaptığı için eleştiriyorum. Hangi parti, iktidar yapsa da eleştiririm. Özelleştirmeler DYP, CHP, MHP'nin de içinde olduğu hükümetlerce de yapıldı, onların da sorumluluğu var.
Dünya bir yöne gitmiyor, küreselleşme, dünyanın artık küresel bir köy olduğu, ulusların, ulus-devletlerin bir öneminin kalmadığı vb mavallarla küresel sermayenin dünyanın her yerine nüfuz etmesi, egemen olması isteniyor, dünya bu yöne sürükleniyor. Küreselleşmenin fakirleri daha fakir, zenginleri daha zengin yaptığı görüldü. Yalnızca Latin Amerika'da değil, gelişmiş ülkelerde de küreselleşme karşıtı hareketler büyüyor.
Alıntı:
ya bir Afrika ülkesi olacağız, ya da dünya sıralamasında en azından ilk 50'de olacağız.

demişsiniz. İMF'ye göre zaten şu an dünyanın en büyük 15. ekonomisiyiz. GSMH'da ise Malezyanın ardından 60. sıradayız. Yani hedeflerinize ulaşmışız çoktan. Peki, şimdi Türkiye, Ramazan'da yiyecek dağıtılırken insanların birbirini ezmediği, aşevlerinin önünde uzun kuyruklar oluşmayan, köür, pirinç yardımına tamah etmeyen, işsizliğin olmadığı, kimsenin gelecek kaygısı taşımadığı bir refah ülkesi mi?
Bakın, ben, ulusal bağımsızlık için ulusal ekonominin gerekli olduğunu savunuyorum. Bir ulus ne kadar çok şirkete sahipse bu şirketler dünyaya ne kadar yayılabilmişse ve de hakimse, ülkelerine ne kadar çok kar transfer edebiliyorsa işte o zaman, o ulus güçlü ve tam bağımsız demektir. Biz yer altı ve yerüstü tüm kaynaklarımızı satarak nasıl güçlü ve bağımsız olabiliriz ki? Türk işadamları piyasadan çekilirken, gelen yabancılar Türkiye'de kazanıp kendi ülkelerine kaynak aktarırken, ülkede hiçbir yatırım yapılmadığı gibi olanlar da elden çıkarken, ulusal güvenliğimizin güvencesi olan tüm stratejik alanlarımız yabancılara teslim edilirken nasıl güçlü olabiliriz? Bir ülke düşünün ki, petrol ve ürünlerine sahip değil, işleyemiyor, benzinini yapamıyor, kağıt üretemiyor, şekeri yok, madenleri yok, limanları yok, bankaları yok, otoyollarını yabancılar işletiyor, enerji üretemiyor, haberleşmesi yabancıların elinde vs. Böyle bir ülke bağımsız mıdır, "egemen" midir?
Alıntı:
Devletin merkez bankasından başka bankası olmamalı.

demişsiniz. Elimizde kalan İş Bankası, Ziraat Bankası, Halkbank, Vakıflar Bankası ve tabi ki Merkez Bankasında şimdilik yabancılar söz sahibi değildir. Kaynak arayışlarını hızlandıran hükümet, Ziraat Bankası, Halk Bankası ve Vakıfbank'ı da satacak. İstediğiniz olacak. Oysa Avrupa ülkeleri, bankacılığın ulusal sermayenin elinde kalması için uğraş veriyorlar diyor. Bu ülkelerde bankacılıkta yabancı sermaye payı şöyle:

Almanya’da yüzde 5,
İtalya’da yüzde 8,
İspanya’da yüzde 10,
Hollanda’da yüzde 11,
Danimarka’da yüzde 17,
Avusturya ve Fransa’da yüzde 19,
Yunanistan’da ise yüzde 20
Yabancı sermaye oranı IMF’nin kontrolündeki ülkelerden Estonya’da yüzde 100, Çek Cumhuriyeti’nde yüzde 95, Slovakya’da yüzde 93, Meksika’da yüzde 82, Macaristan ve Polonya’da yüzde 65, Arjantin’de yüzde 48, Peru’da yüzde 47, Şili’de yüzde 42.
Türkiye'de şimdilik %40'larda.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Butros Gali özelleştirilmelerle ilgili olarak “ yeterli alt yapıya sahip olmayan azgelişmiş ülkelerin özelleştirmeden herhangi bir yarar sağlamaları mümkün değildir. Bu unsurların yeterince gelişmemiş olduğu toplumlarda piyasa ekonomisi kısa sürede bir soygun düzenine dönüşmektedir ” demişti. Haksız mı? Her özelleştirmede satılan işletmelerin ne kadar ucuza satıldığını (peşkeş çekildiğini) görmedik mi? Limanlarımızın, bankalarımızın, madenlerimizin, "ekonomimizin" Yunan, Rus, İngiliz, İsrail, Hollanda, Alman vb sermayesinin eline geçmesi sizi hiç mi rahatsız etmiyor?
Haydi, zorda kaldık da sattık diye düşünün, özelleştirmelerden elde edilen "gelir"e ne oldu? Neredeyse ülkenin tamamı satıldı, elde edilen parayla dış borçlar mı sıfırlandı, yeni yatırımlar mı yapıldı, işsizlere iş alanları mı bulundu, yaşam düzeylerimizde bir düzelme mi oldu? Sus payı olarak ağzımıza bir parça bal mı çalındı?
Alıntı:
Bayrak için canımız feda eğer karnımız tok ise. Karnımız aç ise canımız zaten yok.

Bu sözünüzü anlamadım ve anlamaya da çalışmıyorum. Ulusal Kurtuluş Savaşımızı veren halkımızın "tok" olmadığını hatırlatıyorum sadece.
Beni, özelleştirmelere karşı olan faşistler, komünistler, fundamentalistler, çeteler (Ergenekon vb.) kategorilerinden hangisine soktuğunuz sizin sorununuz, ben, yine de hangi görüşten olursa olsun bu ülkede, bu ülkeyi ve geleceğini düşünen, bunun için kaygılanan, bu ülkeyi seven vatanseverlerin olduğuna inanıyorum. Zaten bizi birbirimize bağlayan en güçlü bağ da bu.
Başa dön
greenstone
Yazar


Kayıt: Jul 31, 2007
Mesajlar: 243

MesajTarih: Cum Nis 11, 2008 6:35 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Hepinize en içten saygılarımla bir kaç kelam edeyim. Üzerimde günün yorgunluğu da var, umarım yanlış anlaşılmam.

Ekonomist değilim, ticaretten hiç anlamam. Benim yaptığım, tarihsel süreçteki olayları, aklımın erdiğince yorumlayarak gelecek hakkında fikir beyan etmek sadece. Başbakanın mal varlığı veya AKP'nin geleceği beni hiç ilgilendirmiyor. Ama güzel yurdumun geleceği herkes gibi beni de ilgilendiriyor.

Kapitalizm'in acımasızlığını az çok görüyorum. Bu gün ABD'nin yerinde biz olsaydık, dünyada bu kadar aç insan olmazdı sanırım. Ama kapitalizmden de kurtuluş yok. Oyunun kurallarını biz koymadık ama mecburen bu oyunun içindeyiz.

Özelleştirmeyi neden destekliyorum.

İnsanımı birazcık tanıdığımı sanıyorum. Söylenen şeyleri kesinlikle yapmaz ama yapılan güzel şeyleri görünce onu taklit etmeyi de çok sever. Buna sanırım modelleme deniyor. Köyde birisi bilgisayar alınca hemen herkes alır. Mesela 4-5 yıl önceydi sanırım. Elazığda bir simitçi açıldı ve bir ay içinde 50'yi geçti simitçi sayısı ve hepsi zarar etmeye başladı. Yabancı sermayenin Türkiye'ye gelmesi onların modellenmesini sağlayacaktır. Ama şu an bunu yaptıramazsınız güzel yurdumun güzel insanına. Hani söylemişsiniz ya, şirketlerimiz dünyanın her yerine ürün satmaları gerekir diye. Yabancı sermaye bu sürece çok önemli katkı yapacak diye düşünüyorum.

Enver Paşa'nın vatan sevgisinden en küçük bir endişem yoktur. Ama onun bu vatan aşk'ı Osmanlı'nın yıkılışını hızlandırmıştır. İttihat ve Terakki Abdulhamit'i tahttan indireceği zaman, ismini hatırlamıyorum şu an, bir ingiliz Abdulhamit'in yerine kimi padişah yapacaklarını sorar. Enver paşa da buna henüz karar vermedik, onu indirdikten sonra düşüneceğiz der. Enver paşa oradan ayrıldıktan sonra ingiliz şöyle söylenir. Osmanlı yıkılmıştır. Almanya'nın yanında yer almamız, sarıkamış destanı, yine Enver paşa'nın vatan sevgisinin ürünleridir. AKP'yi indirelim iktidardan... Peki ya sonra?... Onu o zaman düşünürüz...

Küresel insani gelişmede 84. sıradayız. Sanırım burada ölçü, eğitim, sağlık ve milli gelir. İlk 10'da olmamız gerekirken, en azından ilk 50'de olalım dedim.

Çözümün bir parçası olmayan, sorunun bir parçası olur.

Son olarak, Allah bizi ulusal kurtuluş savaşı gibi bir destan yazdıracak durumda bırakmaz inşallah... Saygılar...
Başa dön
kukulkan
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 20, 2007
Mesajlar: 990

MesajTarih: Cum Nis 11, 2008 7:10 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Sn Greenstone. Belki neye karşı olduğumu daha iyi anlatabilirim bu kez. Yabancı sermayeye karşıyım demedim. Yabancı sermayenin ülke çıkarlarına uygun bir şekilde ülkeye girip ülke ekonomisine katkı sağlayacak şekilde işlev görmesine karşı çıkmam. Yani yabancı sermaye gelsin, ne bileyim .imento ya da traktör fabrikasına ortak olsun, yeni teknolojiler getirsin, üretimi ve kaliteyi artırsın, daha ucuza, daha kaliteli mal üretsin. Buna nye karşı çıkayım ki? Ama siz de bir kez daha düşünün. Yabancı sermaye böyle mi geliyor Türkiye'ye?
Son 10 yılda yabancı sermayeyle açılan, kurulan tek bir fabrika, açılan bir istihdam alanı söyleyin bana. Yabancı sermaye iki amaçla girdi ülkeye:
1-Ülkenin yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin, ulaşımını, iletişiminin, kilit sanayilerini, bankacılık sektörünü ellerine geçirmek için.
2- kendi piyasalarında kazanamayacakları,reel olarak %15 gibi yüksek faizden para kazanmak için

Dolayısıyla yabancı sermayenin ülkeye tek kuruşluk yararı olmadığı gibi, ellerine geçirdikleri işletmelerin karını da kendi ülkelerine transfer etmektedirler. Bu öyle bir ilişki ki, kazanan yalnızca yabancı sermaye oluyor ve siz de bunu savunuyorsunuz.
Sırada elimizde kalan son bankalar, hala satılmamış Tekel ve Şeker fabrikaları, otoyollar ve köprüler ve akarsu ve göletler var. İlk gidecekler Fırat ve Dicle. Zaten AB İlerleme Raporu'nda "Komşularıyla daha iyi ilişkiler kurması ve bölgesel istikrarın korunması için Türkiye'nin bölgedeki ülkelerin su gereksinmeleri konusunda hassas olmasını, özellikle Irak ve İran'da bulunan Aşağı Mezapotamya sulak alanlarına verilen suyun Atatürk Barajı'nın yapılmasından sonra belirgin şekilde azaldığı göz önünde tutularak, komşularıyla kuracağı çalışma grupları yoluyla, kaynakları Türkiye'de olan belli başlı nehirlerinin sularının eşit ve hakkaniyete uygun dağıtılmasının temini Türkiye'den istenir." denmekte.
Bunlar da tamamlandığı zaman "bu ülke bizim" diyebilecek misiniz?
Başa dön
greenstone
Yazar


Kayıt: Jul 31, 2007
Mesajlar: 243

MesajTarih: Cum Nis 11, 2008 7:51 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bu konularda hem fikiriz. Bunları konuşalım, tartışalım, en doğrusunu, ülkemiz için en iyisini yapmaya çalışalım. Bu konuları iyi bilen beyin takımımız var. Oturup konuşsunlar, kim yanlış yapıyorsa hesabını soralım.

Ama ülkenin götürülmek istendiği yer beni ürkütüyor. AKP'yi iktidardan indirmek için ülkeyi bile bile uçuruma götürmek kimin yararına olur.

Hepimiz aynı gemideyiz. Ve gemi su almaya başlamış. Böyle bir durumda kaptana yardımcı olarak, gemiyi kıyıya ulaşmak için yardımcı olmamız mı gerekir yoksa kaptanı dümenin başından indirmek mi? En güzeli denize atmak. Zaten deniz de açmış kollarını bekliyor...Smile

Hedef aynı, yöntemlerimiz farklı olsa da. Ve bu farklılığımız daha az hata yapmamızı sağlayacaktır.

Aynı şeyleri yaparak farklı sonuç beklemek deliliktir demiş Einstein. Bu filmi daha önce çok izledik. (Bu arada Fatsalı olduğumu belirteyim).

Aklıma bir fıkra geldi. Temel ile Dursun, sinemaya gitmişler. Filmde bir atyarışı sahnesi varmış. Yarış başlamadan önce, birer at tutup iddiaya girmişler. Ve Tursun'un tuttuğu at birinci gelmiş. Çıkışta Dursun Temel'e, ula hemşerum, benim vicdanım rahat değil, ben iddiayı kazandım ama ben bu filmi daha önce izlemiştim, deyince Temel: Canın sağolsun Tursunum, ben de izlemiştim ama sürpriz oynadım...Smile

İyi ki varsın uzaktan akrabam Temel. Ülkemin yönetim şekli krizdür uşağum, tespitin ne kadar doğruymuş. Hem güldürüyorsun, hem düşündürüyorsun. Ve bu iki şeye ne kadar ihtiyacımız var. Tursun'a yardımcı olmak için sürpriz oynadığını da söylemedin kimseye...

Saygılar...
Başa dön
kukulkan
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 20, 2007
Mesajlar: 990

MesajTarih: Pzr May 18, 2008 5:04 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir süredir bu başlıkta yazmıyorum, malzeme olmadığından değil, yıldım. Bu kadar çok yazılacak şeyin çıkması başlı başına yıldırıyor insanı, bir de duyarsızlık, vurdumduymazlık eklenince konuşası bile gelmiyor insanın. Oysa konuşulacak o kadar şey var ki:

Kraliçeleri ülkemize buyurdular. Medyada olağan bir ziyaret hatta turistik bir gezi olarak yorumlandı bu ziyaret. Müjde Ar’ın kraliçe için “ayakları kokuyor” demesi, kraliçenin Kuran dinlemesi, türbanlı başbayanımızla buluşması üzerine konuşuldu. Hakan Şükür’ün esprisi konuşuldu. Sahiden Hakan Şükür’ün protokolde işi nedir, Fettullah kontenjanından mı çağrıldı? Oysa kraliçe bizim başbakan ve bakanlar gibi yılda 50 dış gezi yapmaz, çok ender dış gezi yapar ve herhalde bir nedeni vardır. Bunun ne olabileceği üzerine tartışma olmadı, kraliçenin heyetinde İsrail istihbaratçısı, Abdullah Gül’ün de dostu olan birinin varlığı dikkat çekmedi örneğin. Nereleri neden gezdiği soruşturulmadı.
AKP’ye eleştiriler eskiden içinde olan kişiler tarafından sıkça dillendirilmeye başlandı: Turhan Çömez, Ali Müfit Gürtuna, Abdüllatif Şener, Erdoğan’ın Ali abisi, hatta her ne kadar sürekli destekleseler de yabancı basın bile “…ama AKP de bunu yapmamalıydı” türünden eleştirilere (daha doğrusu uyarılara) başladılar.

Türk Telekom’da yolsuzluklar sürüyor, Lübnanlı Oger’e hurda fiyatına satılan Telekom’u aynı Oger Suudi Telekom’a iki katı fiyatla sattı. Telekom’un özelleştirilmesi sürecine “gerçek değerinin çok altında satılıyor” eleştirileri doğru çıktı. Şimdi de kamunun elindeki hisseler satıldı, kime satıldığı ise bilinmiyor.


İsrail’i devlet terörü estirmekle suçlayan başbakan ve dışişleri bakanlığı sırasında “Filistin topraklarının tapusu hala elimizde” diyen Abdullah Gül, İsrail cumhurbaşkanı Peres’i Meclis’te konuşturmuş ve ayakta alkışlamıştı. Hala Filistin’de kan akıyor ama Müslüman AKP’den ses yok. Abdullah Gül, içmese bile kraliçeyle şampanya kadehi tokuştururken “ben müslümanım, sizinle kadeh tokuşturmam inancıma aykırı” demedi.
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Güncel Olaylar-insanlar Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa Önceki  1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki
2. sayfa (Toplam 7 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke