Kayıt: May 26, 2007 Mesajlar: 246 Nereden: Muğla/Yatağan
Tarih: Çrş May 14, 2008 12:40 pm Mesaj konusu:
Van Gölünü gördüğümde saçmalamışımdır mavi mavi. Sonra Vandan ayrıldığımda benim de başlamıştı mavi sürgünüm... Kim bilir coğrafyaya, kişilere ve yaşananlara bağlı bu saçmalama ve de sürgün işi.
Kayıt: May 26, 2007 Mesajlar: 246 Nereden: Muğla/Yatağan
Tarih: Çrş May 14, 2008 1:03 pm Mesaj konusu:
Muş Ovasının yalancı maviliği, Van Gölünün mavisi Mavinin ruhumdaki tonları sakın ama sakın paylaşmayı kesme! Mavi mavi gözyaşlarıyla ağlarım sonra. Kızımın adı Gökçe Ona da yazık annesi üzülürse üzülür sonra:)
Bugün kocaman bir ünlem yuttum noktası boğazıma yapıştı anne.
Eşgali yok bu noktanın...
Anlamaya çabaladıkça kendimi, çelmeler atıyorum içimdeki suskunluğa
Çelmelerim çoğalıyor, çoğalıyor, çoğalıyor...
Çoğaldıkça çelişkiler diye adlandırılıyor...
Hiçliğimin haddi hesabı yok anne...
İsyanım kendime ... yedi tepe selamsız bu gün , gitmelerimi saymıyorum bu defa ...
Kalamayışımdan ötürü üzerime yıkılan bahaneler ve sebepler ulaşılmaz kıldığım sonuçlara inatsa,
Hükümler, infazlar beşiğinde yerim yok bu defa...
Boynuma borç bildiğim imgelerimle , soruşturulan dilim bu gün acı tatsızlığında...
Sevgilinin yokluğunda çoğalmış bir sevda
mavi olabilir
ya da maviye çalan bir ödül
ama sürgün değil
saçma
ve fakat mavi saçma değil
maviyle, mavili…
yeşil ile menekşe arsında
bulutsuz gökyüzünün rengi
ağızdaki acı tatsızlığı
bir ezgi
coşku
aslında hazzın ta kendisi
Ansızın hesapsızca, sebebsizce , koşaradım düşmeli yollara. Gölgelerle yarışmalı, çizgilere basmadan adımları büyütmeli, küçültmeli…
Alıp yüreğini avucunun içine gitmeli, öyle bir gidiş olmalı ki bu daha önceki gitmelere inat en firarisinden olmalı bu defa…
Merdivenlerden inişte; benliğimizden düşen, ortalığa saçılan,
Eskimiş bir yanı dağılmış, çürümeye yüz tutmuş ,
Biriktirilen tüm kırgınlıkları, kırılmaları, kanamaları, her ne varsa dönüp bakmadan geriye, boş bir bavul varmış gibi elimizde, adresi belirsiz o yere varmalı bir an önce…
Yepyeni bir gülüş yapıştırmalı dudak köşelerine.
Umutları saklamalı bir köşede. Her açlık hissettiğinde bir lokma ısırmalı… bir yudum içmeli…
Kimsenin daha önce fark etmediği mavisi bilinmeyen bir kıyıya varmalı. Mavi sıkıştırmalı bir kavanozun içine…tüm dalgalar vurmalı içime… her zerrem maviye doymalı. Konuşmalı uzun uzun, anlatmalı dalgalara öyküleri. Parmaklarıma dokunan her köpük yeni düşler getirmeli koynunda…
Yörüngesini şaşırmış bakışlarım bu gece gel diyor…
Beynime çizilmiş tek suret senin, içimdeki bu harf dökümü yerçekimine inat, gökitimine teslim adeta savruluyor maviliklere…
gel diyor dilim tüm küstahlığıyla…
Dudak uçlarımdaki kırılgan tümcelerimi tükürüyorum şimdi.
Çok sustum haykırıyorum çığlık çığlığa…
gel düşlerimin yolcusu bu gece gel…
Demlensin tenine düşen gölgem, parmak uçlarıma kadar varsın sevdan…
Üzerime yapışmış yokluğun sökülsün tenimden… kirpiklerinden süzülüp içinin tam ortasına devrilesim var…
seni yüklenen her cümlem artık devrilmekten yorgun...
parantez aralarına sıkıştırdığım harflerim isyankar,
bu sonu üç nokta ile uzayan sözcüklerim koymuyor artık bana!
ölümle noktalanmış koca bir vedadan geçtim...
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız