Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 26 Üye Adayı ve 1 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 KORKUYORUM
 NİCCOLO MACHİAVELLİ
 İç...
 Yarış
 Gene Hackman
 Doktor Doktor
 Ahmet İnam'la sıradışı bir sohbet...
 Sömürünün kavramları
 Halide Nusret Zorlutuna ile yeniden
 Mutfak kitapları
 FELON
 Kalbin hafızası var mıdır?
 Dahası ne?
 bir cumartesi
 Ayaklarının üstünde
 Bayramsız Çocuklar
 İyi Bayramlar
 bir cezm kaldı
 Uzlette...
 Çizginin Yüzleri...

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

W. Shakespeare / Tüm Soneler / VE OYUNLARI


W. Shakespeare / Tüm Soneler / VE OYUNLARI
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 20, 21, 22 ... 25, 26, 27  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> William Shakespeare
Yazar Mesaj
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3937

MesajTarih: Pts Şub 18, 2008 9:47 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Macbeth öldürür kralı. Ve eyleminin ağırlığı altında.. bundan böyle uykunun kendisine haram olduğunu anlar:



MACBETH
Bir ses duyar gibi oldum:

«Kimseler uyumasın artık! Macbeth uykuyu öldürdü!»
Evet, masum uykuyu, her günkü hayatın ölümünü,
Yorgunlukları yıkayan suyu,
Yaralı canların merhemini.
Yüce Doğanın baş yemeği,
Hayat sofrasının cana can katan nimeti...



IIP, 28
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3937

MesajTarih: Pts Şub 18, 2008 9:49 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ölen kralın oğulları korkudan kaçınca, Macbeth kral olur. Kendisine geleceği bildiren cadılar Banquo’nun soyundan krallar yetişeceğini söyledikleri için, Banquo’yu öldürtür Macbeth. Beylere verdiği şölende Banquo’nun hayaleti gelir, Macbeth’in yerine oturur. Dengesi altüst olan Macbeth deli gibi seslenir Banquo’nun hayaletine:



Çekil! Git karşımdan! Git, toprak gizlesin seni!
Kanın kurudu senin; ilik yok kemiklerinde;
Akıl yok üstümüze diktiğin o gözlerde.



IIIP, 4S
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3937

MesajTarih: Sal Şub 19, 2008 11:40 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Macbeth’in çevresindekiler kaçarak Macduff’la Malcolm’un ordusuna katılırlar. Macbeth onları güvenle bekler şatoda. Derken kadın çığlıkları duyulur, Macbeth:



MACBETH
Korkunun tadını da unutmuşum nerdeyse.
Bir zamanlar elim ayağım kesilirdi
Bir çığlık duysam karanlıklarda;
Korkulu masallar gerçekmiş gibi
Diken diken ederdi başımda saçlarımı.
Korkuları yemiş doymuşum artık:
Korkunçla senli benli olmuş kanlı düşüncem;
Kılım kıpırdamıyor...


(Seyton girer)


SEYTON
Kraliçe, efendimiz, kraliçe ölmüş!


MACBETH
Er geç ölecekti Kraliçe:
Er geç bir gün söylenecekti bu söz.
Yarın, yarından sonra bir yarın, bir yarın daha
Sürüp gidiyor günden güne küçük adımlarla;
Geçmiş günlerimizse nice sersemlere ışık tutmuş,
Ölüm yolunda toz toprak olmazdan önce.
Sön, cılız kandil, sön! Hayat dediğin ne ki:
Yürüyen bir gölge, bir zavallı kukla bu sahnede:
Bir saat boy gösterip boyun kırıp gidecek!
Bir daha da duyulmayacak artık sesi.
Bir aptalın anlattığı bir masal bu:
Kuru gürültüler, deli saçmalarıyla dolu.


(Bir haberci girer)
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3937

MesajTarih: Sal Şub 19, 2008 11:42 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

MACBETH
Dilini kullanmaya geldin, belli, hadi anlat, çabuk!

HABERCİ
Haşmetli kralım, bir şeyler gördüm sanıyorum,
Anlatmaya geldim, ama nasıl anlatsam ...

MACBETH
Haydi, söyle ne söyleyeceksen.

HABERCİ
Tepenin başında nöbetteydim;
Birnam’dan yana bakıyordum:
Birden orman yürüyor gibi geldi bana.

MACBETH
Yalancı, köpek!

HABERCİ
Yalansa bütün hıncınızı benden alın.
üç mil uzaktan görülüyor düpedüz geldiği:
Yürüyor, orman yürüyor diyorum size.

MACBETH
Yalan söylüyorsan, ilk ağaca diri diri asılır,
Açlıktan geberinceye kadar kalırsın.
Doğruysa söylediğin, sen beni as, aldırmam.
- İşte bu yıkar bütün güçümü.
İster misin bir şey saklı olsun
Cadının gerçeğimsi yalanlarında.
«Birnam ormanı Dunsinane’e yürümedikçe korkma!»
Bilmesen daha iyi ederdin, Kraliçe!

KADIN
Söylemese daha iyi ederdi söylediklerini.
Allah bilir daha neler var içinde!

LADY MACBETH
Kan kokuyor hâlâ şurası:
Arabistanın bütün kokuları
Temizleyemiyecek şu ufacık eli!
Of! Yeter artık! Yeter!

HEKİM
Nasıl boşaltıyor içini!
Yarılırcasına dolmuş yüreği.


VP, 5S
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3937

MesajTarih: Sal Şub 19, 2008 11:43 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Evet, Macduff’ın askerleri ağaçlardan birer dal kesip ilerleyince, Birnam ormanı yürümüş olur; Macbeth’in inancı da sarsılır, ama savaş alanından ayrılmıyacaktır o:



MACBETH
Kaçamam, kazığa bağladılar artık beni:
Ayı gibi, boynumda zincir, döğüşmek zorundayım
Üstüme saldıran köpeklerle, sonuna kadar.
Nerde o bir kadından doğmamış olan?
Ondan başkası öldüremezmiş beni.


VP, 7S
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3937

MesajTarih: Sal Şub 19, 2008 11:45 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Son dayanağını da yitirecektir Macbeth, çünkü «Ner¬de?» diye sorduğu kişi karşısındadır az sonra. Savaşı sürdüreceğini söylüyor Macbeth:



MACBETH
Budala Romalılar gibi kendi kılıcımla
Öldürecek değilim ya kendimi!
Sağ kalanlar oldukça karşımda
Benden çok onlara yakışır kılıç yarası.


(Macduff girer)


MACDUFF
Gel, cehennem zebanisi, gel karşıma!

MACBETH
En sakındığım sendin. Ama çekil git:
Yeterince kanın var üstümde.

MACDUFF
Söz bekleme benden: Sesim kılıcımda benim!
Sözlere sığmaz kanlı alçaklığın senin.


(Döğüşürler)
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3937

MesajTarih: Sal Şub 19, 2008 11:47 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

MACBETH
Uğraşma boşuna: Kesilmez havayı kesmeğe kalkma:
Senin keskin kılıcın işlemez bana.
Git yarılır başlara vur, benim başım büyülü:
Kadından doğmuşlar yenemez beni.


MACDUFF
Kes o büyüten umudunu sen:
Kölesi olduğun şeytana sor, söylesin sana:
Macduff’ı doğum vaktinden önce
Anasının karnını yarıp çıkardılar.


MACBETH
Lânet olsun bunu bana söyleyen dile:
En sağlam yanını yıktı yüreğimin.
Kimseler inanmasın o kalleş cadılara:
Karışık sözlerle alaya alıyorlar bizi.
Kulağımıza soktukları umudu
Söküp alıyorlar yüreğimizden.
Döğüşmeyeceğim seninle.


MACDUFF
Teslim ol öyleyse, korkak! Sağ kal da
Gezdirip dünyaya seyrettirelim seni
Görülmedik bir canavar seyrettirir gibi.
Resmini bir kazığa asar, altına yazarız:
«Zorbayı görmek isteyen gelsin! » diye.


MACBETH
Teslim olmam: Genç Malcolm’un ayaklarına kapanmak
Aşağılık kalabalığa kendimi yuhalatmak için.
Birnam ormanı Dunsinane’e gelmiş, gelsin;
Hasmım bir kadından doğma değilmiş, olmasın:
Döğüşeceğim sonuna kadar.
Kendi savaş kalkanım yeter göğsümde:
Haydi vur, Macduff! Dur diyenin canı cehenneme!


(Vuruşarak çıkarlar)


VP, 8S
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3937

MesajTarih: Sal Şub 19, 2008 11:48 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Derken Macduff, Macbeth’in kesik başıyla görünür. Yeni İskoçya kralı Malcolm tutumunun ne olacağını açıklar:



MACDUFF
Kralınız uzun zaman beklemiyecek
Sevgilerinize karşılık vermek,
Her birinize borçlarınızı ödemek için.
Beylerim, yakınlarım: kont yapıyorum sizleri,
İlkin siz alıyorsunuz bu şerefi İskoçya’da!
Yeni dev’in başlaması için
Yapılması gereken şeylere gelince,
Zorbanın kuşkularından, tuzaklarından kaçıp
Gurbetlerde yaşayan dostlarımızı çağırmak,
Ölen kasabın ve zebanî karısının,
Kendi canını kendi almış denen kadının,
Bütün zulüm ortaklarını arayıp bulmak,
Bütün bunları ve bizi bekleyen başka işleri
Sırasıyla ve gereğince yapacağız
Tanrının izniyle. Hepinize ve her birinize ayrı teşekkürler.
Scone’da taç giyme törenimize de beklerim sizi.




(Borazan ve davullar çalar. Çıkarlar.)
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3937

MesajTarih: Sal Şub 19, 2008 11:50 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Alıntı:
ANTONIUS
İLE
KLEOPATRA




Alıntı:
Metni çev: Sabahattin Eyuboğlu





Roma İmparatorluğu’nun üç sahibinden biri olan Antonius’un Mısır Kraliçesi Kleopatra’ya tutkunluğunu şöyle anlatıyor Antonius’un dostlarından Philo:




PHİLO:
Yoo, ama artık fazla ileri gitti
Bizim komutanın bu kadına düşkünlüğü.
Savaşta dizi dizi lejyonlara çevrilince
Mars Tanrının zırhları gibi ışıldayan
O yiğit bakışları Antonius’un
Şimdi, tanrılar önünde eğilir gibi,
Bir esmer yüzden başka şey görmez oldular.
O kahraman yürek ki, savaşta hızlı atınca
Şişip gevşetirdi göğsündeki zırhları
Şimdi, vazgeçip yiğitlikten,
Bir yelpaze oldu Mısırlı bir kadının elinde
Ateşli sevgisini soğutmak için.


(Boru sesleri. Antonius ve Kleopatra girerler.
Önlerinde, arkalarında yelpazeler tutan kadınlı
erkekli saray uşakları vardır.)



Bak geliyorlar işte. Aç gözünü de iyi bak;
Dünyanın üç direğinden biri bu gördüğün adam,
Bir fahişenin maskarası olmuş bu adama iyi bak!
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3937

MesajTarih: Sal Şub 19, 2008 11:54 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

KLEOPATRA
Gerçekten seviyorsan beni,
Söyle ne kadar seviyorsun, ne kadar?

ANTONIUS
Sevgide ölçü mü aranır?
Dilencilerin olsun öyle sevgi.

KLEOPATRA
Bilmek istiyorum nereye kadar gidebilir
Beni sevenin sevgisi.

ANTONIUS
Yeni gökler, yeni bir dünya düşün öyleyse.


(Bir hizmetçi girer.)


HİZMETÇİ
Roma’dan haberciler geldi, efendimiz.

ANTONIUS
Aman, sıktılar artık. Kısa kes.

KLEOPATRA
Yoo, dinlemelisin iyice, Antonius:
Ya Fulvia’nın öfkesi kabarmışsa?
Kim bilir, belki çiçeği burnunda yeni Caesar
Yüce buyruklar yollamıştır sana:
Şunu yap bunu yap; şu krallığı al;
Şu krallığı bırak, hemen dediklerimi yap
Yoksa yandığın gündür.

ANTONIUS
Daha da neler, sevgilim.

KLEOPATRA
Ya da, olur ya, niçin olmasın?
Gayri buradan gitmen gerekiyordur;
Caesar bu işten attırıyordur seni.
Onun için dinlemelisin, Antonius;
Dinleyelim buyruklarını Fulvia’nın,
Yani Caesar’ın, ikisinin daha doğrusu .
Çağır habercileri.
Yüzün kızarmadıysa, Antonius,
Bana da Mısır kraliçesi demesinler.
Kanın dört dönüyor Caesar’a saygısından,
Fulvia’nın cırlak sesiyle azarlanmak ta
Böyle kızartabilir yüzünü
Gelsin haberciler!

ANTONIUS
Bırak, Roma gömülsün Tiber’in sularına;
Çöksün kubbesi koca imparatorluğun.
Benim göklerim burada. Bütün devletler çamur,
İnsanı da hayvanı da besliyor bu çirkef dünya.
Yaşamanın en soylu yanı nedir? işte bu.


(Kleopatra’yı öper.)


IP, IS
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3937

MesajTarih: Sal Şub 19, 2008 11:55 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ancak, Roma’dan ve Anadolu’dan gelen kötü haberler kaygılandırınca, sevgilisinden kurtulmak ister Antonius:


ANTONİUS:
Bu belâlı Mısır öksesinden kurtulmalıyım;
Yoksa bu tutkunluk yok edecek beni.


IP, 2S
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3937

MesajTarih: Sal Şub 19, 2008 11:57 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Antonius, Roma’ya dönmesi gerektiğini açmaya çalışıyor Kleopatra’ya:



ANTONIUS
Pek üzgünüm ama verdiğim kararı söylemek ...

KLEOPATRA
Tut beni, canım Kharmian, düşeceğim.
Dayanamam daha fazla,
Elim ayağım tutmaz olacak.

ANTONIUS
Aman, dur, sevgili kraliçern ...

KLEOPATRA
Rica ederim, yaklaşmayın o kadar bana.

ANTONIUS
Ne var, ne oluyor?

KLEOPATRA
İyi haberleriniz olduğu belli yüzünüzden.
Nikahlı karınız ne buyurmuşlar?
Gidin çağırıyorsa,
Keşki hiç izin vermeseydi gelmenize.
Sizi ben tutuyorum sanacak burda.
O güç nerde bende! Onun avucundasınız siz.

ANTONIUS
Tanrılar bilir, benim ...
Hangi kraliçe uğramıştır böyle bir ihanete?
Ama çoktan görmüştüm bu ihanetin tohumlarını.


ENOBARBUS
Kleopatra ...
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3937

MesajTarih: Sal Şub 19, 2008 11:59 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

KLEOPATRA
Yeminlerin tanrıların tahtını da sarsa,
Nasıl inanabilirdim benim olduğuna,
Benim kalacağına? Kimdi Fulvia’yı aldatan?
İnsan deli olmalı ki kansın
O yalnız ağızdan edilen,
Edilir edilmez de bozulan yeminlere!

ANTONIUS
Canım kraliçem benim...

KLEOPATRA
Yok, rica ederim, bahaneler arama gitmene:
Hoşça kal de ve git. Kalmak istediğin günler de
Neler söylemişiin neler. Gitme sözü yoktu o zaman.
Sonsuzluk dudaklarımızda, gözlerimizde,
Mutluluk kaşımız kirpiğimizdeydi, o zaman.
Varlığımızın tek kılında bile.
Tanrısal bir şeyler vardı. Bugün bunlar yine var,
Yok dersen, dünyanın en büyük yalancısısın,
Dünyanın en büyük askeri de olsan.

ANTONIUS
Bu nasıl söz, kraliçem?

KLEOPATRA
Senin boyun bosun bende olmalıydı,
Mısır’da bir yürek olduğunu görürdün, o zaman.

ANTONIUS
Dinle beni, kraliçem; çok önemli sebepler
Bir süre iş başına dönmemi gerektiriyor.
Ama bütün yüreğim burada, buyruğunda kalacak.
Bir iç savaşın kılıç parıltıları var İtalya’da.
Sextus Pompeius Roma kapılarına dayanmış;
İki karşı gücün birbirine denk oluşu
Halkın ikiye bölünmesine yol açıyor.



IP,3S
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3937

MesajTarih: Çrş Şub 20, 2008 12:02 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Antonius Roma’ya döndükten sonra, Kleopatra sevgilisini düşünmektedir:



KLEOPATRA
Ah, Kharmian! Şimdi nerdedir dersin?
Ayakta mı, oturuyor mu, yürüyor mu?
At sırtında mı yoksa? Ne mutlu bindiği ata!
Ağırlığını taşıyor Antonius’umun.
Kabart göğsünü, at! Biliyor musun taşıdığın kim?
Bu dünyanın yarısını omuzlamış bir Atlas,
İnsanlığın zırhı, sorgucu! Konuşuyor şimdi
Ya da mırıldanıyor kendi kendine:
«Nerde yılanım benim, ihtiyar Nil’in kızı»
Böyle der o bana... Ben artık şimdi
Zehirlerin en tatlısıyla besler oldum kendimi.
Beni düşünecek ha! Ben ki morarmış kararmışım
Güneşin aşk çimdikleriyle; ben ki
Buruş buruş olmuşum zamanın elinde! ..
Geniş alınlı Caesar, bu topraklar üstünde
Senin kanat gerdiğin günlerde
Kralların ağzına lâyıktım ben.
Koca Pompeius karşımda dura kalır,
Bakar bakar doyamazdı yüzüme.
Gözlerimin içine dalmak ve orda
Hayatını seyrederek ölmek isterdi sanki.




IP, 5S
Başa dön
gunfrfd
Hiç


Kayıt: Oct 14, 2006
Mesajlar: 3937

MesajTarih: Çrş Şub 20, 2008 11:14 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Antonius, Octavius Caesar’ın kızkardeşiyle evlenmeye razı olunca, aralarındaki buzlar çözülür. Antonius’un yakını Enobarbus Roma’da Mısır’ı ve kraliçesi Kleopatra’yı anlatıyor:




ENOBARBUS
Hem de nasıl, Maecenas: gündüzleri uykuyla karartıp
Geceleri içkiyle aydınlattık.


MAECENAS
Sekiz yaban domuzu kızartılmış bir sabah, oniki .
Kişilik bir kahvaltı için, doğru mu bu?


ENOBARBUS
O senin dediğin kartallara sinek ziyafeti!
Ondan çok daha yaman ziyafetler gördük biz,
Görülmedik, duyulmadık şölenler!


MAECENAS
Kadın da şahane bir kadınmış dediklerine göre.


ENOBARBUS
Daha Tarsus çayının suları üstünde görür görmez
Vuruldu o kadına Antonius.


AGRİPPA
Benim aldığım haberlere göre de orda göstermiş
Gösterecek nesi varsa, Kleopatra.
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> William Shakespeare Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 20, 21, 22 ... 25, 26, 27  Sonraki
21. sayfa (Toplam 27 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Halk Oyunları zulal_aydin Sahne Sanatları 10 Prş Oca 31, 2008 10:38 pm
Yeni mesaj yok BERTOLT BRECHT HAYATI, OYUNLARI,TİYAT... eylem Oyunlar 8 Cmt Oca 12, 2008 11:59 am
Yeni mesaj yok Shakespeare’in oyunlarında siyaset dereotu Oyunlar 0 Prş Hzr 14, 2007 10:13 pm
Yeni mesaj yok İlaç Firmalarının Pazarlama Oyunları sabandal Genel 0 Pts Oca 15, 2007 8:08 pm

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke