Sen şu hâlinle tam bir zorbasın: nasıl zâlim
Olursa güzellikle övünüp şişinenler ...
İyi bilirsin, benim aşk düşkünü yüreğim
İçin sensin en güzel, en değerli mücevher.
Ama seni görenler içtenlikle diyor ki:
Sevgiye ah dedirtmek gücünden yüzün yoksun.
Yanılıyorlar demek öyle zor geliyor ki
Bunu yalnız kendime söylüyorum, andolsun.
Elbet yemin ediyor değilim yalan yere:
Yüzünü düşününce bin inilti ardarda
Gelip tanık oluyor söylediğim sözlere:
Senin karan en güzel kara benim kafamda.
Yaptıkların bir yana, hiç kara değilsin sen:
Sanırım, sana kara çalmaları bu yüzden.
Vurgunum gözlerine, o gözler acır bana,
Bilirler, yüreğin hor görüp işkence eder;
Seven yaslılar gibi kara çekmiş sırtına,
Kıvranışımı özlü bir şefkatle süzerler.
Sabahleyin göklerde ışıyan güneş bile
Yaraşamaz Doğunun soluk yanaklarına,
Akşama yol gösteren gür yıldız, görkemiyle
Böyle ışık saçmaz loş Batının yarısına:
Yaşlı gözlerin daha çok yaraşır yüzüne.
Bana da bir pay ayır yüreğindeki yastan:
Seni yas daha güzel gösterir ele güne;
İşte acıma duygun sana biçilmiş kaftan.
“Güzel ancak karadır,” diye yemin ederim,
Senin renginden yoksun olan çirkindir derim,
Kahrolsun hem dostumda hem bende derin yara
Açarak yüreğime ah çektiren o yürek!
Yetmez mi beni sokman amansız cefalara,
Can dostumun kulluğa kul olması mı gerek?
Gaddar gözlerim beni koparttı benliğimden
Öbür benliğim oldu sana kıskıvrak köle;
O da bıraktı beni, kendi varlığım ve sen ..
Ben üç kat işkenceye üç kez katlandım böyle.
Yüreğimi zincirle göğsünün zindanına;
Tut zavallı kalbimi, bırak dostumunkini.
Beni kim hapsederse kalbim bekçidir ona:
Hücremde cendereye koyamazsın sen beni.
Ama zorlarsın, çünkü sende sıkıştım kaldım:
Ben seninim, çâresiz, senindir tüm varlığım.
İyi anlıyorum: o, senin oldu bu sefer.
Arzuna boyun eğdim adayarak kendimi.
Vazgeçerim kendimden, yeter, bana geri ver
Öteki benliğimi, dirlik düzenliğimi.
Ne sen buna. razısın, ne o özgür kalmaya,
Çünkü sen aç gözlüsün, onun tertemiz kalbi;
Benim için kefalet belgesini yazdı ya,
O da sana sımsıkı bağlandı benim gibi.
Güzelliğin alıyor hakkı olan kazancı;
Tefecisin, faizin alıp son kuruşunu,
Benim borcum için o dosttan oldun davacı,
Ben kötüye kullanıp yitirmiş oldum onu.
Ben dostumu yitirdim; hem o sendedir, hem ben,
Kurtulmadım ben hâlâ, o borcu ödemişken
Kadın ne arzu etse sende de o murat var,
O murat bütünüyle senindir, var gücüyle;
Benim bol bol yaptığım, dertlerine dert katar,
Senin tatlı kösnünü ben arttırırım böyle.
Sende bir murat var ki, sereserpe, koskoca:
Meramıma varayım, bırak, bir kez girerek;
Başkaları amaca ulaşırken kolayca,
İtilsin de sönük mü kalsın bendeki erek?
Deniz baştan başa su, ama çeker içine
Yağmuru, bolluğuna bolluk getirir kat kat.
Sen şehvet zenginisin, şehveti çoğalt yine,
Benimkini de alıp muradına murat kat.
Acımasızca itip kıyma taliplerine:
Hepsini bir kişi say, beni de koy içine.
Sana yaklaştım diye ruhun beni paylarsa
Kör ruhunla and ver ki bendim istediğin Will;
Ruhun bilir ya, onda şehvetin yeri varsa,
Aşk uğruna, sevgimi doldur, tatlım, zor değil.
Will erecek sendeki sevgi hazinesine,
Ne arzular katacak: ben'im onlardan biri...
Yüce işlerde, büyük sayılarda, bir tane
Hiç kadar önemsizdir, ne olur ki değeri?
Varsın, adım geçmesin şu yığınlar içinde:
Döküm yaparken, beni yine de sayarsın sen;
Beni hiçe say, ama unutma, bu hiçin de
Tatlı bir değeri var sen onu benimsersen.
Adım, aşkın olsun da sev onu biteviye,
O zaman sen seversin beni adım Will diye
Aşk denen kör budala, ne yaptın gözlerime?
Bakıp da görmüyorlar gördükleri her şeyi;
Bilirler güzellik ne, kısmet olmuştur kime;
Yine de en kötüyü sanıyorlar en iyi.
Hayran bakışlarıyla gözler baştan çıkınca
Her erkeğin yüzdüğü koya demir atmış, bak;
Şu göz yanılgısına gerekli mi ki kanca
Takıp kalbimin akıl gücünü bağlı tutmak?
Neden yüreğim onu kendi yeri bellesin:
Bilir ki paylaşıyor dünya âlem o yeri?
Neden gören gözlerim durum bambaşka desin,
Böyle kem yüzde bulsun en güzel gerçekleri?
Doğrulukta kalbimle gözlerim yanılarak
Bu yalan vebasına tutuldular kıskıvrak.
Sevgilim, “özüm sözüm bir” diye and içince
Ben inanırım, oysa söylediğin hep yalan;
Varsın bellesin beni dünyada hiçbir ince
Hile öğrenememiş olan acemi oğlan.
Kendimi aldatırım genç sandı diye beni,
Ama parlak günlerim geçti, çok iyi bilir;
Ben yalnız önemserim yalan atan dilini,
Bu yüzden kesin gerçek iki yandan ezilir.
Sadık olmadığını söylemiyor, ne diye?
Ben de açıklayamam yaşlandığımı, neden?
Ah, güvenir gözükmek ne yaraşır sevgiye;
Yaşlanan aşk hoşlanmaz yıllarla yüzlenmekten.
Yalan söyler dururuz, ben ona, o da bana:
Tatlı dille sararız aybımızı yalana.
Ah, sen kalbimi ezdin geçtin gaddarlığınla;
Şimdi üstüme atma tüm kötülüklerini!
Beni gözünle değil, şu dilinle yarala,
Hileyle değil, gerçek gücünle öldür beni.
Gözüme baka baka, “Sevdiğim başkası,” de;
Canım, başka bir yana çevirme o bakışı;
Türlü aldatmalarla yaralamak da niye,
Zaten savunma gücü nedir ki sana karşı.
Seni bağışlasam mı? Ah, sevgilim bilir ki
Güzelim bakışları olmuştur bana düşman.
Düşmanları hep benden öteye çevirir ki
Başkaları devrilsin o amansız oklardan.
Vazgeç, işte ben artık yan ölüyüm ama,
Bak da büsbütün öldür beni, son ver anma.
Gaddar olduğun gibi akıllı ol; hor görme,
Zorlayıp da taşırma dili bağlı sabrımı:
Yoksa, belki düşürür üzüntü dilime,
Sen acımadığından, hep sancılandığımı.
Derdim ki - sana akıl vermek gelse elimden
Beni sevmesen bile, seviyorum de bari,
Nasıl ki hırçın hasta, ecelle boğuşurken
Hekimden duymak ister yalnız sağlık haberi.
Hiç umudum kalmazsa başlarım çıldırmaya
Ve delirirsem acı sözlerim seni haklar.
Öyle kahpeleşti ki şer kumkuması dünya,
Çılgın müfterilere kanar çılgın kulaklar.
Ne ben kara çalayım, ne de söz gelsin sana:
Kalbin yalpa yapsa da gözünü dik karşına.
Tanrı bilir,gözümle sevmiyorum ben seni:
Çünkü sana baktıkça gözüm bin kusur bulur.
Ama yüreğim sever gözün sevmediğini,
Görünüşe aldanmaz,sevgiye teslim olur.
Kulağımı okşamaz dilindeki türküler,
Sırnaşmaların ince duygular vermez tene;
Alıp götürmez beni lezzetler ve tütsüler
Seninle başbaşa bir coşkular şölenine.
Beş aklımla beş duyum hiç caydırmayacak
Sana köle olmaktan bendeki şaşkın kalbi:
Vazgeçti insanlıktan var olmak için ancak
Senin mağrur kalbinin sefil bir kulu gibi.
Çektiğim illetlerdir varlığımın kazancı;
Bana günah işletip verdiğin ödül sancı
Benim günahım aşktır,senin erdemin nefret:
Sevgi günahtır diye günahımdan nefret bu.
Gel, kendi durumunu benimkine kıyas et,
Görürsün siteminin ne haksız olduğunu.
Haklıysa, da o sözler kızıl süsünü bozan
Ve benimkiler kadar bol sahte aşk senedi
Düzüp başkalarının yataklarını talan
Eden dudaklarından işitilmemeliydi.
Seni sevmem yasaldır; bak, seviyorsun sen de:
Gözüm sırf sana düşkün,senin gözün onlara;
Merhamat, yüreğinde kök salıp boy versin de
Acımanla hak kazan sana acınanlara.
Aramağa kalkarsan kendi gizlediğini
Senin kendi örneğin yoksun bırakır seni.
Titiz bir ev kadını,koşu tutturur hani
Tutsam diye sıvışan tüylü bir yaratığı,
Kucağından indirip bırakır bebeğini:
Kaçıp gideni eve sokmaktır can attığı.
Geride kalan yavru, ağlayarak seyirtir,
Yetişmeye çırpınır. Ananaın derdigünü,
Peşinden koştuğunu gözden yitirmemektir:
Dinlemez yavrucağın yaman üzüntüsünü.
Senden kaçıp gidenin düşmüşsün ya peşine,
Ben yavrunum, uzaktan kovalıyorum seni.
Umduğunu tutunca dönüp bana gel yine,
Bir anne gibi ol da öp beni, okşa beni.
Dualarım hep şudur :artık muradına er
Ve dönüp bana gel de çğlıklarıma son ver.
Biri huzur, biri dert, iki sevgim var benim,
İki görüntü gibi hep gönlümü çelerler:
Sarışın bir erkektir benim iyi meleğim,
Kötü ruh bir kadındır, kapkaranlık bir esmer.
Dişi cin cehennemde beni yok etmek ister,
Meleğimi gönlümden ayartmağa çalışır,
Onun saf varlığını pis kibriyle büyüler,
Kutsal ruhuşeytana çevirmeye kalkışır.
Benim iyi meleğim iblisçe kudurunca
Dosdoğru bilemem de kuşkulara düşerim:
İkisi benden ayrı sıkı dostluk kurunca
Melek, dişi şeytanın cehenneminde derim;
Dertliyim bilemeden kuşkuyla yaşamaktan,
Sonunda meleğimi yakacak dişi şeytan.
Aşkın kendi eliyle yarattığı dudaklar
Bana söyledi "nefret ediyorum" sözünü,
Bende ki sırf o kadın yüzünden yıkıntı var;
Ama şu varlığımın gördü de çöktüğünü
Ansızın yumuşadı yüreği merhamatle:
Yaman bir zılgıt verdi kıyamet koparırken
Bile inceliğini yitirmeyen o dile;
Ona öğretti selam vermesini yeniden.
Tam "nefret ediyorum" derken birden vazgeçti
Gece ardından nasıl canım bir gün gelirse;
Cennetten cehenneme gece de uçup geçti
Nasıl bir iblis kapı dışarı edilirse.
"Nefret ediyorum"dan nefreti söküp attı
"Senden değil" diyerek şu canıma can kattı.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız