Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 46 Üye Adayı ve 1 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Fazıl Hüsnü Dağlarca
 Bugün Sokağa Çıktım!
 Edebiyatta Dine Yaklaşımlar
 Kargalar ve Türkler...
 Çakallar ve Araplar
 William Street, birinci sokak
 KORKUYORUM
 NİCCOLO MACHİAVELLİ
 İç...
 Yarış
 Gene Hackman
 Doktor Doktor
 Ahmet İnam'la sıradışı bir sohbet...
 Sömürünün kavramları
 Halide Nusret Zorlutuna ile yeniden
 Mutfak kitapları
 FELON
 Kalbin hafızası var mıdır?
 Dahası ne?
 Ayaklarının üstünde

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Eskizler


Eskizler
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 15, 16, 17 ... 22, 23, 24  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Kısa Öyküler
Yazar Mesaj
kukulkan
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 20, 2007
Mesajlar: 915

MesajTarih: Pzr Ksm 25, 2007 1:35 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yazgısıdır yarış atlarının;hep koşmaya zorlanırlar,koşamayacak olduklarında da,vurulurlar..
Başa dön
yasemin111
Yazar


Kayıt: Jul 31, 2007
Mesajlar: 486
Nereden: ...

MesajTarih: Pzr Ksm 25, 2007 11:18 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir sahil kenarı yeterdi ona. Yeter ki kapatabilsin gözlerini. “Geldiğim yere dönmek” diye geçirdi içinden. Artık ağlamıyordu. Hayat tuzluya mal olmuştu gözlerine. Artık ağlamayacak olmasına üzüldü sadece…
Başa dön
yasemin111
Yazar


Kayıt: Jul 31, 2007
Mesajlar: 486
Nereden: ...

MesajTarih: Pts Ksm 26, 2007 7:04 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Yere eğildi düşen ekmek poşetini almak için. Bastonuna tutunarak olmuyordu. Kendi yaşlarında bir çocuk geldi, poşeti yerden alıp, eline verdi, gitti. Aynı yaştaydılar oysa...
Başa dön
kukulkan
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Aug 20, 2007
Mesajlar: 915

MesajTarih: Pts Ksm 26, 2007 7:08 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

İki kukla vardı. Biri iplerini kesti, öteki iplerini eline geçirdi. Biri özgür öldü, diğeri özgür yaşadı.
Başa dön
yasemin111
Yazar


Kayıt: Jul 31, 2007
Mesajlar: 486
Nereden: ...

MesajTarih: Sal Ksm 27, 2007 6:03 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Tek göz evinden kör olmadan gitmeliydi artık. Görmeye değer ne kalmıştı? Kapıyı çarpıp çıktı.
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2059
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Prş Ksm 29, 2007 1:28 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir kartal düşerken gökten...
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2059
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Prş Ksm 29, 2007 1:46 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Öyle görünüyor ki, öyle görünmüyor.
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2059
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Prş Ksm 29, 2007 1:56 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

O görüntüler, o profiller, o ölgün yaşam
O renkli gölgelerin, o kokusuz mezarlığı
Bakmak, içinde bulunmaktan daha vahim.
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2059
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Prş Ksm 29, 2007 4:29 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Aşık, sevgilisini o kadar benimsemiş ki, onun kötü geçmişini bile sahiplenmiş. Ve sevgilisi gibi söylenip dururmuş hep: "O lanetli, kötü günlerim!" Sevgili ise onun bu mırıldanışlarını ince bir gülüşle karşılarmış her zaman. Bir dostuna şöyle demekten kendini alamıyormuş: "Hem özgür olduğunu iddia ediyor, hem de beni karşılıksızca seviyor. Hem ben olmak istiyor, hem de bana karşı durmaya çalışıyor. Ama bu benim umrumda değil tabiki. Çünkü bu benim sorunum değil. Hem bana ne ki ondan! Bunu sana anlatıyorsam keyfime iyi geldiğinden. Kötü günlerime gelince.. Ben unuttum bile. Ama o sanki benden daha fazla yaşamış gibi içten konuşuyor." Diğer yanda ise aşık yine kendi odasında derin bir çatışmanın içinde, kendine kendine konuşuyormuş: "Ey akıl! Ey kadim dostum! Kurtar beni bu uçurumdan!" Ancak biraz sonra, yine dalınca, "Ey lanetli, kötü günlerim!" Ve çok sonra, uyanır gibi olunca da...
Başa dön
ZENdan
Yeni Üye


Kayıt: Sep 29, 2007
Mesajlar: 82
Nereden: Ankara

MesajTarih: Cum Ksm 30, 2007 12:44 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Ve uyandım kabus dolu uykumdan. Yoktun kollarımın arasında. Sıcaktı yan tarafı yatağımın. Yeni gitmiştin belli. Yine bırakmıştın kendi kabusunu da bedenimin üzerine. Şeytanın işeme duvarı gibi oldu artık bıraktığın kirlenmiş sevgin. Gözümü açtım, göz yumdum gidişine sessizce...
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2059
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Cum Ksm 30, 2007 6:46 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Aynı zamanda iyi arkadaş olan iki asker, düşmana yakalanmıştı. (Nerede, nasıl? Önemsiz.) Tutuldukları gibi gözleri bağlandı ve oradan bir araçla soğuk bir binaya götürüldü. Daha sonra kendilerini, yerin çok altlarında olduklarını tahmin ettikleri, birer hücrede buldular. İşkence görmüyorlardı; ancak kendilerini ağır işkencelerin beklediği de sıklıkla söyleniyordu. Ve şu da söylenmişti kendilerine: "Eğer içlerinden biri kaçacak veya kaçmaya teşebbüs edecek olursa, diğeri işkence ile öldürülecekti." Böylece işkenceyi beklerken işkence görüyorlardı. Derken mahkum A. için bir kaçış umudu doğdu. Hücresinin arka duvarı nemden zayıf düşmüştü. Biraz uğraşsa onu yıkabilir ve kaçabilirdi. Ancak daha kötü bir olasılık ta vardı: Ya arka tarafta bir göl veya deniz varsa? O zaman hücre delinir delinmez, kendisi de suyun içinde boğulmayacak mıydı? Arka tarafta neyin olduğunu bilemiyordu. Kulak kabartıp beklediği suyun sesinden eser yoktu. Ancak duvar, boydan boya nemliydi. A., duvarın bir gün yıkıldığında yine öleceğini düşünmekten kendini alamıyordu. İki arkadaşın konulduğu hücrelerin duvarı ortaktı ve biraz bağırarak konuşabiliyorlardı ancak. Diğer hücrede hiçbir nem olmadığını söylüyordu orada yatan arkadaşı. Konuşmaları, nöbetçi askerlerin sert uyarısıyla kesiliyordu ara bir. Ancak onların uzaklaşan adımları duyulur duyulmaz, yine bağırarak konuşuyorlardı, kör karanlıkta:
-Uyuyor musun dost?
-Haayır dostum.Ya sen?
-İyi tamam.
Böylece yine arada kısa sürecek koyu bir sohbet başlıyor ve iş duvarın yıkılıp yıkılmaması meselesine gelip dayanıyordu. Mahkum A.'nın temel sorunu şuydu: "Duvarı yıksa, içeri dolacak yığınla suyun içinde kalacak ve yüzme bilmediğinden boğulacak. Ancak şansı yaver gitse de bir yırtıverse -belki gökten bir ip inse kendisine mesela- o zaman arkadaşının kaldığı hücre duvarını da rahatlıkla dışarıdan yıkmaya çalışacak. Bu konuda zerrece şüphesi yok. (Nasıl? Bu konuda bir fikri de yok.) Beri tarafta, eğer kaçamazsa da, böyle işkenceyi bekleyip duracaklar; kurulmuş kendilerini bekleyen bir yağlı urganı, veya bir manga askerin tüfeklerinden çıkacak bir düzine kurşunu veya bir elektirikli sandalyeyi veya ... boylayacaklardı. Üstelik bu durumda arkadaşı da aynı kaderi paylaşacak. En iyimser durumda ise, burada, nemden hastalık kapıp, ölüp gidecekti." A., bu konuda ağır bir yük altındaydı. Üstünde arkadaşını kurtarma sorumluluğu da vardı ve bir ailesi olan arkadaşını kendisinden çok düşünüyordu. Çünkü A.nın arkadaşından başka kimsesi yoktu. Mahkum B. ise arkadaşı A.'nın hücresinden çıkacağından emin; kendisini kurtaracağını düşünüyor ve başkaca birşeyi de aklına getirmiyordu. Günler geçip gittikçe B.'nin içindeki umut büyüyordu. Çünkü A., buradan bakıldığında, gerçekten çok güçlü görünüyordu.

Günler; yaşanabilecek en iyi hal olan bu hali yaşatmak için dua ederek geçirilip gidiyordu.
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2059
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Pzr Arl 02, 2007 11:41 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

...

En son Poe tarafından Pts Arl 03, 2007 9:46 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2059
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Pzr Arl 02, 2007 11:58 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir gezginin yabancısı olduğu bir coğrafyada haritası çalınmıştı. Üstelik bir de not bırakılmıştı. Şöyle yazıyordu: "Kendini gezgin, bütün herkesi de yabancı mı sanıyorsun; yabancı? Haritanı çalarak sana iyilik yaptım. Eğer anlayabilirsen." Gezgin, o gün şehirdeki pazarı gezerken karşılaştı haritasıyla. Satışa çıkartılmıştı. Satıcı ile tanıştılar. Haritayı kendisi çalmışmış meğer. Paraya ihtiyacı varmış. Olaya olağanüstü bir hava vermek için böyle bir yola başvurmuş. Peki gezginin dilini nereden biliyormuş? Tabiki şehirdeki ingilizce dil kursundan öğrenmiş. Ancak gezginin kafasında halen soru işaretleri vardı. Satıcı gerçekten bir oyun mu oynuyordu; oyun nerede başlıyor, nerede bitiyordu? Gezgin, mecburen parasını vererek haritasını kavuştu kavuşmasına ama, satıcının oyunu o günden sonra kafasını hep meşgul edip durdu. Bu yüzden daha fazla ileriye gitmedi. Sınırların ötesini merak etme hissi yok olmuştu.
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2059
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Pts Arl 03, 2007 12:15 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Adliye binasında hakimler, avukatlar, adli memurlar, adli işlere bakıyorlar. Hastanelerde doktorlar, ebeler, hemşirelerin dünyası yalnızca o. Okullarda öğretmenlerin bütün hayatı sınıfta geçiyor. Böyle bir yığın binada farklı meslekler insanları işliyor, farklılaştırıyor. Farklı insan grupları çıkıyor ortaya. Ve hepsinin ortak özelliği; yalnızca kendi dünyalarını tek ve gerçek sanmaları. Ve sen dostum; duvarların arasından geçerken böyle hayalet misali; öylesine sessiz, öylesine ölü görünüyorsun ki!
Başa dön
Poe
KARAKUTU YAZARI


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 2059
Nereden: Çevre'den

MesajTarih: Pts Arl 03, 2007 12:17 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Tanımadığın başkaları senin için yoktur. Aynen bunun gibi; sen de başkaları için yoksun.
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Kısa Öyküler Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 15, 16, 17 ... 22, 23, 24  Sonraki
16. sayfa (Toplam 24 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke