Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 54 Üye Adayı ve 5 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 Dağ Başında...
 İsimler
 Cemil Meriç
 SULUKULE
 Gelenek
 Birleşik Devletler'e ait bazı coğrafik bilgiler
 Dilemmalara, tekliğe, vahdete dair
 CEZA ve Rap
 Töremeyesiceler...
 tahammül
 köy
 eskimiş bir dosta
 J.J.ROUSSEAU ve EMİLE
 Berat Kandili
 Keşke hiç yaşamasalardı!..
 Dilemma
 SANAT'IN TARİHİ
 TNT'ye Kafa Atmak
 4 ağustos

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Karakutu.com-Kültür Sanat: Karakutu Forum

Eskizler


Eskizler
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 13, 14, 15 ... 20, 21, 22  Sonraki
 
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Kısa Öyküler
Yazar Mesaj
care
Yazar


Kayıt: Oct 08, 2007
Mesajlar: 550

MesajTarih: Prş Ksm 15, 2007 6:23 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Çırpındı, çırpındı, çırpındı sonunda ruhuna yenik düştü...
Başa dön
Poe
Yazar


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 1975
Nereden: Çevre'den.

MesajTarih: Prş Ksm 15, 2007 6:28 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Katlandığı yerlerden derin izler yapmış bir kağıda benziyorsun. Hayat kimi zaman seni açılmak zorunda bırakıyor. Ama boş bulunduğunda, hızla izlerinden geri katlanıyorsun. Ancak en kötüsü... İzlerin gitgide derinleşmesi ve yırtılmaların baş göstermesi.
Başa dön
Poe
Yazar


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 1975
Nereden: Çevre'den.

MesajTarih: Cum Ksm 16, 2007 10:08 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Öykü kişisi, öykü bittikten sonra nereye gider?
Başa dön
Poe
Yazar


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 1975
Nereden: Çevre'den.

MesajTarih: Cum Ksm 16, 2007 10:24 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Küçük bir çayın kenarında, çamurdan, anlamlı nesneler yapan küçüklüğümü hatırlıyorum bazen. Balçıktan heykelciklerimin hiçbirisi hayal ürünü değil. Hepsi çevremde gördüğüm nesnelerin yansıması. Bir köpek, bir insan, belki bir kuş, bir ev yada bir araba. Kurumak üzere olan kara heykelciklerime uzun müddet bakıyorum ve az sonra sıkılınca, geri suyun içinde dağıtıp çamur haline getiriyorum. Böyle böyle bazen saatler harcıyorum o küçük derenin kenarında. Bu sırada dere boğuk bir şırıltıyla akıyor. Küçük dere akıyor ve ben derenin içten homurtularıyla akışını unutup duruyorum. Bir dahaki coşkuya kadar oyunumu sonlandırıp ayrılırken oradan...
Başa dön
Poe
Yazar


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 1975
Nereden: Çevre'den.

MesajTarih: Cum Ksm 16, 2007 10:41 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Küçük güğümümle köyün çeşmesine gönderildim. Ninem yere tükürdü ve tükürüğü kuruyuncaya dek benim çeşmeden gelip gelemeyeceğimin iddiasına girdi benimle. Eğer tükürüğü kurumadan gelebilirmişsem su dolu güğümle, o zaman ben aferinlik çocukmuşum. Böyle acele durumlarda, suyu ya abdest almak için, ya da taze taze içmek için isterdi benden. O zaman "kaça kaça" çeşmeye iner ve geri dönerdim. Eğer normal bir zamandaysa su almam gereksinimim, belirsizliğe dalar kafam. Bir keresinde bir türkü tutturmuştum böyle. Üstelik sözleri de vardı, ama bu dili ben dahil kimse bilmiyordu. Yani anlamı yoktu sözcüklerin. Güğümümle eve dönüyordum ve iç sesim dilime hakim olmuştu. Çeşmenin üstünden geçen tozlu şose yoldan, ileriden gelen bir arabadan önce davranıp, güğümdeki su saçıla saçıla karşıdan karşıya alelacele geçerken, unuttum şarkımı. O moral bozukluğunu ve hayal kırıklığını halen atmış değilim. Çünkü atabilseydim, bu yaşımda halen anımsıyor olmazdım. O melodi, o dil; benimle yeryüzüne gelmişti. Ama o lanet olası otomobil bütün bir şarkımı tozlara gömdü. Eve giden geri kalan yolumu, şarkımı tekrar hatırlamaya çalışarak tamamladım. (mı?)
Başa dön
Poe
Yazar


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 1975
Nereden: Çevre'den.

MesajTarih: Cum Ksm 16, 2007 10:52 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

a- Saçma bir sistemi, başka saçma sistemle değiştirmeye çalışmak.
b- Saçma bir sistemi yalnızca tarif etmeye çalışmak.
c- Saçma bir sistemin çıkışı bulması imkansız elemanı olarak oturup hayıflanmak.
d- Hepsi
e- Hiçbiri
Başa dön
Poe
Yazar


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 1975
Nereden: Çevre'den.

MesajTarih: Cum Ksm 16, 2007 10:57 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Dünya, dışarıdan bakılınca basit; içeriden bakılınca boğucu, çıkışsız ve sonsuz.
Başa dön
Poe
Yazar


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 1975
Nereden: Çevre'den.

MesajTarih: Cum Ksm 16, 2007 11:01 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Bir 'taş'tan daha akıllı değiliz. Yaşadıkça anlaşılıyor.
Başa dön
Poe
Yazar


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 1975
Nereden: Çevre'den.

MesajTarih: Cum Ksm 16, 2007 11:06 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Spam insanların dünyası.
Başa dön
Poe
Yazar


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 1975
Nereden: Çevre'den.

MesajTarih: Pzr Ksm 18, 2007 4:26 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Tepesi ve alnı açılmış kafası, seyrek saçları, gözlükleriyle; ortalıkta dolaşan o hep birbirinden ayırt edilemeyen orta yaşlı tiplerdendi. İdare ettiği muhasebe bürosunda genelde yalnızdı. Yalnız ve asık suratlı. Parası olmadığından daha ziyade, istemediği için stajyer yada ücretli bir elaman tutmazdı. Onunla konuşulduğunda hep bir şeylerden şikayet ederdi. Öğlene kadar gazetelerini okur, çayını içer ve gelen giden ziyaretçilerine derin fikirlerini açardı. Masasının arkasında, Türk Bayrağı'nın doğuşuna ilişkin o meşhur efsaneyi tasvir eden bir resim vardı. Odasına herhangi bir nedenle girecek olsam, o tabloyu uzun uzadıya incelerdim. Bir savaş meydanında cengaver Türk atlıları ile haçlılar birbirine girmiş. Göğe uzanmış kargılar, mızraklar, şaha kalkmış atlar, çekilmiş soluk tenli yayvan kılıçlar, heybetli atalar... Yerlerde haçlı cesetlerine mukabil şehitler bir yanda, kan göleti oluşturmuş orta yerde. Gökteki ay ve yıldız bu kana düşüyor... İşte bu tabloya bakardım ve unuturdum bütün konuşulanları. Ancak, muhasebecinin babası cana yakın, ve halen okuyan birisiydi. Zaten milli-manavi havayı büroya yerleştiren de O'ydu. Bir gün konuşuyorlardıNeutral
"Bu sakallılar böyle." dedi orta yaşlı muhasebeci. "Bugün ben dolmuştayken kafası bereli, sakallı birisi bindi. 'Selamunaleykum' deyip öne geçti ve başladı muhabbete. Arada bir 'Allah' diyor, besmele çekiyor, bilmem ne. Şoförle bir sürü konuştu. Sonra da "Hadi Allah'a ısmarladık' deyip indi. Para mara vermedi. Bütün o gevezeliği bunun içinmiş o sahtekar adamın. Bunlar işte hep böyledir."
"Var tabi," dedi ak bıyıklı babası. "Ama günahını alma adamın. Belki gerçekten unutmuştur."
"Yok be! Şoförü markaja alıp parayı unutturdu."
"Sanmam."
İri yarı başka birisi:
"Bence de kategulliye getirmiş."
"Bunlar böyle Hocam, hep böyle."
Günler asık suratlarını göstererek geçip gidiyordu. Bir gün komşu büronun kapısını kilitli buldum. Gelen müşterileri biraz etrafa sorup soruşturup geri dönüyordu. Bir kaç gün sonra o kötü haberi aldımNeutral Mükelleflerinin vergi paralarını toplayan muhasebeci kaçmıştı. Şu anda İzmir'de olduğuna dair polisten duyum alınmıştı. Bir ara babası göründü. Sessizce büroya geldi ve içeri kapandı. Birkaç gün sonra ise büronun kapısına kilit vuruldu.
Başa dön
Poe
Yazar


Kayıt: Jun 25, 2005
Mesajlar: 1975
Nereden: Çevre'den.

MesajTarih: Pzr Ksm 18, 2007 4:48 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Mezarlıktan upuzakta, yalnız bir mezar. Ama yine de bir mezar.
Başa dön
kukulkan
Yazar


Kayıt: Aug 20, 2007
Mesajlar: 850

MesajTarih: Pzr Ksm 18, 2007 5:21 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Mezarlıkta, bedenleri ölenler yatıyor, mezarlığın dışında ise ruhları ölenler yaşıyor.
Başa dön
yasemin111
Yazar


Kayıt: Jul 31, 2007
Mesajlar: 259
Nereden: Ankara

MesajTarih: Pzr Ksm 18, 2007 10:10 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Künefenin tadı aynı yıllar sonra. Memleket değil mi hocam diyesi geliyor insanın. Tüm gün özlenen dost, dost sohbetleri. Uzaklaşıyor muyum? Çoktan bitti mi yoksa dünyanın kenarındaki ince çizgi? Yaşıyor musun ey dost? Bilmek istiyorum. Künefenin yarısını bıraktım gene, tadı aynı, arap ustanın elinin ayarı aynı. Masadaki sandalyen de boş. Kimseye vermedim yerini. Yerin hala aynı. Yağmur yağdı şehire. Islandım. Senin de ıslandı mı yanakların? Memleket değil mi hocam, suyu bile aynı. Gözyaşı aynı.
Başa dön
yasemin111
Yazar


Kayıt: Jul 31, 2007
Mesajlar: 259
Nereden: Ankara

MesajTarih: Pzr Ksm 18, 2007 10:12 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Güller şehrinde gülmez insan. Neden var bu güller, neden gülmez insan?
Başa dön
yasemin111
Yazar


Kayıt: Jul 31, 2007
Mesajlar: 259
Nereden: Ankara

MesajTarih: Pzr Ksm 18, 2007 10:13 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Ver

Kim demişti o sözü, sen mi ben mi?
Bu şehir kocaman. Bir ev ve bir arabadan başka hayali olmayan kocamış şehir...
Başa dön
Mesajları göster:    Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    Karakutu Forum Ana Sayfası -> Kısa Öyküler Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa Önceki  1, 2, 3 ... 13, 14, 15 ... 20, 21, 22  Sonraki
14. sayfa (Toplam 22 sayfa)

 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com RSS uyumludur RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke