[quote="sensiz"]sn muallim, güzel konuşuyorsunuz ama bir ikilikten bahsetmek bunu yaşamamış bir insan olarak zor..
yani tek bi yüreğe aşık olan şahıs durduğu yere acaba iki kişi olsa nasıl olurdu diye düşünebilir mi?ne gerek vardır bu tür bir hayal içine girmeye, burasını anlayamadım...
soruların içeriğini tabii ki metin yazarına yapıştırmamak gerekir ama konu AŞK olduğunda yaşanmayanları sorgulamak zor, hele ki yaşamadan bu tür duygudurumlarına girmek insanı AŞK' dan daha da uzaklaştırır diye düşünüyorum...
bi yürek varken karşımızda eğer ben de o da doğruysa fazlasını arama çabasını iştahsızlık diye yorumluyorum...
selam olsun!!![/quote]
Kanaatimce yanlış düşünüyorsunuz..
(Böyle tepki vermemdende bir şey çıkarmazsın artık...hem soru boşuna gitti ya arkadaşlar)
Tarih: Cmt Oca 27, 2007 5:59 pm Mesaj konusu: bana göre minel _aşk
Bir şekilde Aşk zannedilen bu duygusal karmaşa bir tür halisunasyon ve yanılgıdır olsa olsa ... Bir kimsenin vazgeçilmezleri varken istemeden de olsa başka suretle bir şekilde hayranlık duygusunu büyük bir aşk varsayabilir.
İkili ilişkilerin karmaşıklığına bir üçüncü taraf düşüncesi bile vahim .
Ama kalbimizin hissettikleri durağan bir akış olmayabilir bazan
Bir boşluk anınızda istemeden etki alanına giren bir cisim gibi kocamanlaşan ve gittikçe zamanla büyüyen bir şey düşünün
Hata Burada İşte bu yanılgıdır ama böyle gören ser hoş kişinin mantığının çalışmayıp bir türlü kabul etmediği yada kabullemediği bir acil vaka dır. Bir dostumun başına geldiğinden biliyorum O çekim alanından çıkartmak için ne kadar çabalamıştık...
Karakter meselesi bir de Bazı insanlarsa öyle zannetme ihtiyacındadır ve oyun oynamak hoşlarına gider ve öyle zannederler ama ucunun nereye gideceği asla belli olmayan bir patika uçurum kıyısıdır giden yol ....
Onun için zamana bırakmak en güzeli çözüm zamanla gelir zaten
AŞK var yada yok Aşk ya da değil Sözün kısası "İnsanın kendi elindeki yüreğindeki emek verdiğidir gerçek AŞK "
sn edaei çok güzel açıklamışsınız gerçekten.peki ikinci kişinin olmasının sebebi aşık olduğu insan tarafından eksik kaldığını hissettiği şeyleri tamamlamak mıdır,çok hoşlanmak,etkilenmek midir,yoksa yeni bir heyecan,yeni bir ten arayışı mıdır(en kötüsü bu olsa gerek)?birde ikinci kişi olarak değerlendirilen şahsın durumu var tabii,burada başkasına aşık olduğu halde yeni birine mavi boncuk dağıtan mı suçlu,yoksa aşık olmadığını ve başkasına ait olduğunu bile bile birlikte olmayı sürdüren mi?
Tarih: Cmt Oca 27, 2007 10:26 pm Mesaj konusu: hepsi diyorum ben
Bunların hepsi de olabilir karanlık Ama benim düşünceme göre bu zaman zaman insan psikolojisiyle ilgili bir süreçte yaşanan bir tür dalgalanma belki... Sonuçları her yeri yakan bir ateş topu gibi tehlikeli olan bir şey
Bence burada şıklara verdiğiniz her kişi her durumda suçlu. Mağduru oynasalar da suçlu baştan aciziyet içeren duygularına yenik düşendir Sonuçta aşk iki kişilik olmalı üçüncüye yer yok olamaz da Oluyorsa ne anlamı var ki...? Olan aşk değil şeytan üçgenidir ...
Burada zayıflık yada güçlülük kadın yada erkeğe göre indirgenemez
Suçlu yada suçsuz diye bir şey yok bence İçindeki zayıflığı boşluğu ele veren de bu durumdan bile bile faydalanan da suçludur.
Ama iki kişiyi aynı anda sevmek söz konusu olduğunda o aşk değildir artık sadece kendini sevmektir ve aşk bundan utanır.[/quote]
sn fadim kesinlikle katılıyorum ve birşey sormak istiyorum:sevilen veya sevildiğini sanan ikinci kişi nasıl bir tavır sergilemelidir?kabullenme mi,inkar mı,zavallılık mı,saflık mı,kendine söz geçirememe mi..ikinci kişinin durumu hangisiyle açıklanabilir?
Tarih: Cmt Oca 27, 2007 11:30 pm Mesaj konusu: Aşk bu değil ki ...
Sayın Sensiz ; aşk dediğim şey El Muallim'in ve karanlığın bahsettiği durumdaki üç kişilik bir tutarsızlık ya da çelişki hali değil elbet. Aslında aşk olmayıp tarafların öyle sandığı bir yanılma halidir. Aşk olduğu zannedilen bir yanılgıdır. Belirttim konuyu zaten. Konu zaten üçüncü kişiye gereksinim duyan bir acizlik halinin ortaya çıkması ; dolayısıyla ahlaki hataların birbirini takip etmesidir. Bu çirkin oyunda tuhaf dışta piyon olma halini kendine reva görenin ve de her şekilde mağdur olacağını bilerek görmezden gelenin hiç mi suçu yoktur sizce?
Gerçek aşk; hesapsız masum , ön yargısızdır . Bu duruma en başından dahil olmaz. Bahsedilen durumlarsa absurd ve yaralayıcı yanıltıcı küçük aşk faraziyeleridir olsa olsa ...
En son edaei tarafından Pzr Oca 28, 2007 12:18 am tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
sn sensiz,ucuncu kisinin durumu gonul eglendirmekten baska birsey degildir mi diyorsunuz yani.ask oyle birsey ki insanın kendinden gecmesine neden olabiliyor,boyle yuce bir sey lekelenmemeli ucuncu kisilerle.herkes aska hakettigi saygıyı gostermeli.hos cogu zaman asık oldugumuzu sanırız ama aslında asık degilizdir,sanırım karsıdakini elde etme istegi sonucu oluyor bu,ya da sadece aska asık olmaktan dolayı...
Tarih: Pzr Oca 28, 2007 12:15 am Mesaj konusu: tek kişilik aşk...
Sevgili Lev_Tolstoy
Çok hoş içten ve duyarlı bir bakış açısı ile yaklaştınız
İnce hesaplara dayalı , saf olmayan türevlerinden; daha evladır sizin yorumladığınız bu türlüsü. Ne güzel. Tasavvufi boyutlarında da bir açılımı var mıdır bunun... Sanki buralarda rastlamıştım ama bulamadım hatırlayanınız var mı ? ...
Gözlerin gözlerime değince
Felaketim olurdu ağlardım
Beni sevmiyordun bilirdim
Bir sevdiğin vardı duyardım
Çöp gibi bir oğlan ipince
Hayırsızın biriydi fikrimce
Ne vakit karşımda görsem
Öldüreceğimden korkardım
Felaketim olurdu ağlardım
Ne vakit Maçka'dan geçsem
Limanda hep gemiler olurdu
Ağaçlar kus gibi gülerdi
Bir rüzgar aklımı alırdı
Sessizce bir cigara yakardım
Kirpiklerini eğerdin bakardın
Üşürdüm içim ürperirdi
Felaketim olurdu ağlardım
Aksamlar bir roman gibi biterdi
Jezabel kan içinde yatardı
Limandan bir gemi giderdi
Sen kalkıp ona giderdin
Benzin mum gibi giderdin
Sabaha kadar kalırdın
Hayırsızın biriydi fikrimce
Güldü mü cenazeye benzerdi
Hele seni kollarına aldı mı
Felaketim olurdu ağlardım
Bazıları tasavvuf der veya mutlak aşk der...Veya çok farklı yerlerde görülebilir bunun tezahürü...Yada gerçek insani aşklarda...
Aşkın hallerini incelendiğim zaman, (sizinde yazılarınızda(edaei) geçti) insanların ne kadar acımasızca kelimeği sömürdüğünü gördüm.Bayağılaşan insanların en temiz sözcükleri nasıl bayağılaştırdıklarına üzülüyor insan...Var olma bilincini kendinde göremediğimiz varlıklar; varlığından bihaber oldukları sözcükleri yerlere atmışlardı...Kıymet bilmek belki de bütün mesele...
Sorarım herkese kendini sevmeyen, sevemeyen veya karşısındakini sevemeyen kişiler aşkı nasıl hissederler?....Hissetme kabiliyetleri var mıdır?...
Karar ver artik kimi daha çok sevdigine
Kararsiz olma sen üzme herkesi
Kalbinde kim var o mu yoksa ben miyim
Bilmek isterim yolumu çizeyim
Sen de üzgünsün bu hayattan hem de nasil
Bir kalpte iki kalp nasil yasanir
Iki kisi seven iki defa ölürmüs
Bir kalp yalniz bir kalbi düsünürmüs
Ah sen üzgün ah ben üzgün
O da üzgün yapma herkes de üzgün
Gözler beni arar kalbin onu düsünür
Tercih yap sonra üç kalp birden ölür
Görülmemistir böyle ask inan dünyada
Ne biçim sevgi üç kalp bir arada
(Fecri EBCİOĞLU)
söylenecek söz kalmadı demiştim ama dayanamadım yine...
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız