Ermenistanın Nahcivana yaptığı saldırıda etmedik galiba?Bugun Nahcivana giden tek yolun Türkiyeden gittiğini unuttuk galiba.Oraya yapılan yardımları unuttuk. NEYse Belkide siz haklısınız.Herkez haklı.
[quote="istanblue"]Amerika bunu yapabilir.En doğal hakkı.[/quote] amerika'nın böyle bir hakka sahip olması çifte standart uygulamasını mı kastediyorsunuz o zaman şöyle söyleyelim de amerika haklı olsun israil'in elinde amerika ekonomisi var bu yüzden amerika israil'in oyuncağı
Yalnızca Amerika değil,Türkiye de oyuncağı.Bugun biz bile Başbakan düzeyinde orda olan katliamlara,katliam diyemiyoruz.Bakınız bunu Ecevit dedi.Fakat 2 saat sonra sözlerim yanlış anlaşıldı,öyle demek istemedim falan sözlerinden geri caydı.Yani önce kendimize bakalım.Biz Konyada İsrail hava pilotlarını yetiştiriyoruz.Burdsan Amerikaya çamur atmak kolay.Ya kendimize
arapların birinci dünya savaşında yaptıklarından bahsedip, arapları düşman eden söylemlerden gına geldi. araplar bize düşmanda türk cumhuriyetleri çok mu dost. bizi kendilerine layık görüpte içlerine dahi almayan avrupa ülkelerimi dost, kendi çıkarından başka hiç bir şeyi önemsemeyen, katliamcı ABD mi dost.
Kur'an-ı Kerim'de açık ayet var "benim de düşmanım, sizinde düşmanınız olanları dost edinmeyin" diye. (Mümtehine/1)
birazda burdan yola çıksak olmaz mı, gerçekliği tartışılır tarihten daha sağlamdır.
Kayıt: Aug 05, 2006 Mesajlar: 494 Nereden: baktığınız yerden
Tarih: Pts Ksm 13, 2006 2:13 pm Mesaj konusu:
doğu konferansı'nın etkinliklerini takip eden yok mu..
ortadoğu basınını şöyle bir haftalığına takip edin..
mevzubahis düşmanlık kağıt üzerindedir..
arap halkların bizlerle bir sorunu yok.. olmadı da..
kaç yılım içlerinde geçti..
suriye osmanlıya yönelik tarihi metinlerini yeniden ve baştan yazmaya başladı bile..
Bir konu açılsa, hemen ezbercilikten dem vurur insanlar. Bunun ne kadar kötü bir şey olduğunu, kitlelerin böyle böyle uyutulduğunu söylerler. Ezberci sistemin kişiyi güdükleştirdiğinin de mutlaka altı çizilir. Ezberciliğin böylesi zararları anlatılıp dursa da, herkes pek nadir bakar kendi bildiklerine. Ezberden kabül ettiklerine.
Arap'ların kalleşliği meselesi, Graham Fuller'in Türkiye'nin sosyal ve siaysal haritasını çıkarırken bile yerini almıştır. Bu Amerika'lı stratejist, bu olayın işlenişinde yeni cumhuriyetin kendisini Arap ve islam dünyasından kopramasında başarıyla kullanıldığını açıkça belirtir. Sonra biraz daha eğilir bulanık suya. Türk'lerin Araplar'a bakışındaki küçümseyiciliği anlamaya çalışır. Sayar bir bir: Pistirler; yabanıldırlar vs. Ama neden öyle görünüyor? Yüzyıllardır beraber, içli dışlı yaşamış iki milletin arasına hangi kara kedi girdi?
Uzun yıllar öncesinde pakistan'da da öğrenci liderleiğini yapmış ve şimdi türkiye'de doktora öğrencisi olan Özbek-Afgan Türkü olan bir abi'ye Afgani ve Abduh gibi bazı isimlerin bir yerde hain, başka bir yerde kahraman olduğunu ama bunun nasıl böyle olduğunu sordum. Cevaben şöyle dedi: 'Temel İngiliz siyaseti bunu gerektiriyor. Bu isimlerin islam dünyasının birlikteliğinden başka savundukları bir şey yoktu.'
Fırsat bulduğumda bir kaç Arap öğrenciyle görüştüm ve sordum osmanlı'ya bakış açılarını: Gaddar Osmanlı yönetiminin yöneticileri uzun yıllar ülkelerini sömürmüş. Üzüldüm ve şaşırdım. Tartıştık. İngiliz siyasetini bile konsuunda bizden daha cahildiler. İngilizler, ele geçirdikleri yerlerin insanlarını tanıma ve araya kıymık atma konusunda son derece başarılıdırlar. Bunu bilmeyen mi kaldı?
Arap Hristiyan'ları olan tanınmış yazarlar Halil Cibran ve Amin Maoluf, her ikisi de, Osmanlı'yı istemeynlerin daha çok Hristiyan Araplar olduğunu açıklıkla berlitirler. Oralardan gitmeleri için ellerinden geleni yapmışlardır. Lübnan'da kardeş İngiliz hakimiyeti büyük bir istekle beklenmektedir. Neticede İngilzler gelir. Ama ortada büyük bir şaşkınlık vardır. İngilzler'in kardeşliği iyi yönetilmelerini sağlayamaz. Yahudiler gitgide daha fazla bölgeye hakim olmaktadırlar. Kötü yönetim, Hristiyan Araplar'ı bile Osmanlı'ya karşı vicdan azabına sürükler. Bunu Maoluf, son derece güzel anlatır. Osmanlı'ya karşı, ataları adına, büyük bir vicdani sorumlulukla hareket eder.
Hristiyan Arap deyip geçmeyelim. Türk'lerin içinde hristiyan nüfus azdır, ama Araplar'da genel olarak yüzde 10'u bulur. Mısır'da bu oranı da geçmiştir. Hristiyan nüfus geçmişten beri hep vardı. yani yeni oluşan bir oran değil. Bu bakımdan osmanlı'ya isyan bayrağını açanların Hristiyan Arap'lar olmasından daha çok çıkmasını en azından anlamak mecburiyetindeyiz.
Elbetteki Mekke Emiri gibi bir takım şahıslara krallık vadedilerek Osmanlı'ya karşı kışkırtmalarda bulunuldu. Bunu yutanlar da oldu. Ama yutmayanlar, isyana katılmayanlar daha çoktu. Fakat bu bile engel olmadı, Araplar'ın arkadan vurma retoriğinin gelişmesine.
Yemen'de Şeyh Yahya isyanı gibi bir çok isyan oldu Orta doğu topraklarında. Ama mesele Araplar'dan geldiği için, bu başlı başına düşmanlık nedeni olamaz. Çünkü koca bir türk tarihi, sırf kendi içerisinde bile isyanlar ve karışıklıklarla geçmiştir. Bakın Çarlık rusya'sının Orta Asya'yı ele geçirme tarihine. Daha iyi anlayacaksınız. Çünkü onlarca beylik, hep birbirlerini yok etme için kadim düşman Rusya'nın yardımına koşmuş. Endülüs'ün kaybıyla, Osra Asya'nın kaybı hikayesi aynıdır. Biri Arapların, diğeri de Türk'lerin başından geçmiş acı hikayeler.
Tarihin daha çok yorum işi olduğunu, yeniden bir kurgu olduğunu Chaomsky'den duymanıza gerek yok. Coğrafi sınırların yeiden belirlenmesi ve hep bir nfüs alanı oluşturmak için hedef bölgelere sorunlar şırınga etmek, bunu Oryantalizm gibi bilimselliğe dayandırmak artık bilinmesi gerekn şeyler. Bunları red etmek ancak katı bir ideolojik dogamitzmle mümkün. Ha bir de, içimizdeki faşizm güdülerine olan esaretimizle.
Yeri gelmişken.. Daha önce duymuştum; ama ayrıntılı okumamıştım. Mısır'da Osmanlı bakiyesi Türk'lerin aristokrat olduklarını, halk tarafından kendilerine büyük bir saygı duyulduğunu kaç kişi biliyor acaba? Geçenlerde Mısır'da bulunan bir Paşa soylu Türk ailesi ile yapılan konuşmaları okumasam ben de hikaye diye düşünebilirdim. Şöyle bir şey diyor genç bayan: 'Burda hemen herkes kendisini Türk çıkarmak için elinden geleni yapar. Hep büyüklerinin arasında bir Türk'ün bulunduğunu söylerler." Mısır'da durum bu; Suriye'de de aynı.
Tairihin nasıl bir yeniden yapım ve kurgu olduğunu daha iyi etüd etmek için İbn-i Batuta'nın Seyahatnamesi'nde Türk'lerin anlatıldığı Anadolu ve ve Kafkaslar seyahatlerini inceleyin. Bakın bakalım; ne deniyor Türkler hakkında.
Ermeni Emin Oktay'ın yazdığı tarih ders kitabıyla yetiştik hepimiz. Ne bekliyorduk ki? Acaba Arap kardeşlerimiz hangi İngiliz ajanlarının kitaplarıyla büyüdü? Kandırılmış nesiller.
Son söz: Geçen sene Filistin'li bir bakanın, atalarının Osmanlı'ya karşı kötü bakmasındaki yanlışlığı görüp, ağlayarak onlar ve halkı adına özür dilemesi de mi bir işe yaramadı? Bu kadar mı vicdansızlaştık?
Forum'da ; " Geçmişe açılan, gerçek kapısı" adı altında, bir bölüm açılsa iyi olur. Burada tarihin gerçekleri ile yüzleşme ve bilgilenme fırsatı olur. Galiba, buna ihtiyacımız var.
İnsan onuruna yaraşır karşılıklı saygıya dayalı bir ilişki arzulanıyorsa sorun yok ama geçmişe dair özlem duyulan emperyal bakış açısından yola çıkıp,evet kendilerini en iyi biz yönetirdik ya da yönetmeye adaydık,evet onlar kaderlerine yön veremeyecek kadar geri ve başkalarının kandırmasına müsait toplumlardı,bizden uzaklaştılar bakın şimdi ne haldeler...dolayısıyla ve ve diye uzayıp giden anlayış kısır ve çürük bir anlayıştır,kocaman hint dünyası içinde bile hala ingilizlerin iyiliğinden söz edilebiliniyor aksi halde.
Ahmet Cevdet Paşa, 'İnsanlığın son adası' diyordu Osmanlı'ya. Böylesi temiz vicdan sahibi ve atiden beri adalet ve nizamın savunucusu bir anlayışla hemhal öteden beri bizler.
Aptal bir kaç hint'li çıkıp övünebilir İngiliz sömürgesi olmakla; bir kaç Afrikalı'nın da övünmesi gibi. Ama mızrak çuvala sığmıyor işte. İçlerinden gerçek akıl sahipleri muhakkak görüyordur olayı. Ama tabi görenler hep bir azınlıktır. Uyuyanlar ise kitle. Enformasyon çağı herşeyi ters yüz etmiş durumda. Tarih, galiplerin tarihidir.
Konumuza dönelim tekrar. İsrail 80'lerde Güney Lübnan'ı bombalarken yaşlılar kuzey semalarına bakıyormuş. Bekledikleri, Türk uçakları.
Bir şeyi daha merak etmeli insan: Yüzyıllarca kendi içlerinde kanlı savaşlar yapmış batı, nasıl olup ta savaşları bitirip hemen bir birlik içerisine girmeye çalışıyor ve bunu başarıyor da, bizler pireyi deve yapıp, böylesine tarihten ve vizyondan gafil oluyoruz?
her milletin kendi içinde düşmanları vardır buna bir itirazımız yok burda arapları küçümseme de yok zaten onların kandırılmış millet olduklarını en başta yazmıştım bugün aynı şeyi ırak'ta da gördük dün amerikan askerlerini alkışlayanlar bugün onlara silah doğrultmuyor mu? bazı şeyleri açıkça söylemek bile elimizde değil demokrasiden egemenlikten dem vuranlar iç işlerine karışmaktan başka bir işe yaramıyorlar osmanlı'nın kötü yönetiminden bahsenler demek ki sömürülmekten ve hoşgörüsüzlükten memnunlar konuşmak için illa deli mi olmak gerekiyor?ya da bize bir ahmed-i nejad mı lazım
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız