| Yazar |
Mesaj |
nas Yeni Üye

Kayıt: Jul 18, 2008 Mesajlar: 73
|
Tarih: Pzr Ağu 10, 2008 11:23 am Mesaj konusu: |
|
|
Kapılara, kalorifer borularına, ağaçlara tırmanırdım... Annem hala söyler. Sokağa hiç çıkartmadı özenirdim çocuklara... Vapura binip pikniğe Beykoz korusuna giderdik çoğunlukla; ıhlamur kukusu hala burnumda, palamut toplardık, misket fabrikası koruya, bozuk misketler atardı çok severdim o misketlerle beştaş oynamayı.
Geçen Beykoz’a düştü yolum koruya uğradım eskisi gibi değildi, misketlerde yoktu.
Çocukluğumu özledim...
Ihlamur ağacının kokusu burnumda, misketlerin beyazlığı aklımda kaldı...
Çocukluğum...
En son nas tarafından Prş Ağu 14, 2008 2:41 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi |
|
| Başa dön |
|
 |
mavilale Yazar

Kayıt: May 26, 2007 Mesajlar: 245 Nereden: Muğla/Yatağan
|
Tarih: Pzr Ağu 10, 2008 5:06 pm Mesaj konusu: |
|
|
Çocuktum bir süre doya doya yaşadım sandım çocukluğumu ama tam en güzel zamanlarında kan buladı sokaklarımızı...
Askeri baş hekim elimden tutup koşarak çıkardı dışarı... "Gel, sana ne göstereceğim, bak!" deyip beni helikopterle henüz gelmiş bir askerin yanına götürdü. Sedyedeydi. Çok yakışıklı, boylu poslu, kınalı gibi kızıl saçlı bi abi... Neden kalkmıyor ki? diye düşünürken battanyeyi açtı başhekim SOL BACAĞI DİZİNDEN KOPMUŞTU...
Hayata karşı gazlanıyor insan... |
|
| Başa dön |
|
 |
Nymphe_0 Yazar

Kayıt: Jul 30, 2008 Mesajlar: 272
|
Tarih: Sal Ağu 12, 2008 8:10 am Mesaj konusu: |
|
|
Futbol oynamaktan her yeri yara bere içinde, kız arkadaşlarının çığlık atıp kaçtığı (bitli), çamurdan heykelcikler yapıp pazarda satmaya çalışan (daha öğlen olmadan çatlamalarına anlam veremeyen), ilk resim sergisini 9 yaşın da inek ahırın da açan ben....
O minik insan...
Ben. |
|
| Başa dön |
|
 |
birbardaksu Yeni Üye

Kayıt: Feb 05, 2008 Mesajlar: 93 Nereden: keman sesinden
|
Tarih: Sal Ağu 12, 2008 10:09 am Mesaj konusu: |
|
|
ben çocukken;
çok fakirdik..
bir parça ekmeğin bizim dünyamızı nasıl mutlu ettigini görürdüm. Dünyanin gölgesiyle hep durmadan yarışırdım. Koşardım koşardım durmadan en uzağa kosardim; ama onun gölgesi hep beni gecti. |
|
| Başa dön |
|
 |
zeytinagaci KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Mar 08, 2007 Mesajlar: 572 Nereden: kocaeli
|
Tarih: Sal Ağu 12, 2008 1:20 pm Mesaj konusu: |
|
|
Ben çocukken çok fakirdik.
Oyuncak bebeğim 7 yaşına girdiğimde bir akrabamız tarafından alındı. Annem ona elbiseler dikti. Yıllarca onunla oynadım.
Bir de ablamın ve benim iç çamaşırlarımızı annem eskimiş kumaşlardan dikerdi. Hazır çamaşır alacak paramız yoktu.
Çikolata diye de un helvası pişirirdi. Okulda öğrendim gerçek çikolatayı.
Çok şükür şimdiki halimize. |
|
| Başa dön |
|
 |
maydanoz Yazar

Kayıt: Nov 10, 2005 Mesajlar: 123
|
Tarih: Sal Ağu 12, 2008 3:57 pm Mesaj konusu: |
|
|
Ben çocukken elmalar henüz olgunlaşması beklenilmeden dalından koparılıp yenilirdi.
Domates domates gibi kokardı.
Sebzenin, meyvenin tadı vardı.
Büyükler sayılır, küçükler sevilirdi.
İsim şehir oynanır, peçete kolleksiyonu yapılırdı.
Baharları kırkikindi yağmurları yağardı ve ardından şimdilerde görmeye özlediğimiz gökkuşağı...
Ne çok yitirilmişliğimiz var, ne kadar eksiğiz ya da ne kadar fazla... |
|
| Başa dön |
|
 |
birbardaksu Yeni Üye

Kayıt: Feb 05, 2008 Mesajlar: 93 Nereden: keman sesinden
|
Tarih: Çrş Ağu 13, 2008 12:12 am Mesaj konusu: |
|
|
Ben çocukken ;
bayram günü gelse babaannemin köyünde gitsek de arkadaslarla şeker toplasak diye hayal kurardık.
Şimdi babaannemin köyü çok büyük ışıklarla süslenmiş büyük bir kent oldu arkadaslarım da büyüyüp o büyük kentlere bir ışık daha yaktılar. |
|
| Başa dön |
|
 |
birbardaksu Yeni Üye

Kayıt: Feb 05, 2008 Mesajlar: 93 Nereden: keman sesinden
|
Tarih: Çrş Ağu 13, 2008 12:13 am Mesaj konusu: |
|
|
Ben çocukken ;
leblebi tozu vardı ve leblebi tozu kokan bakkallar vardı. |
|
| Başa dön |
|
 |
nevrotik Yazar

Kayıt: Jan 25, 2007 Mesajlar: 122 Nereden: ?STANBUL
|
Tarih: Çrş Ağu 13, 2008 2:22 am Mesaj konusu: |
|
|
7-8 yaşlarında karşı komşumuzun camına balkondan taş atıp onalrın balkona çıkmalrını seyreder gülerdik kardeşimle... Bir gün elimizin ayarı kaçtı cam kırıldı |
|
| Başa dön |
|
 |
zeytinagaci KARAKUTU YAZARI

Kayıt: Mar 08, 2007 Mesajlar: 572 Nereden: kocaeli
|
Tarih: Çrş Ağu 13, 2008 9:34 am Mesaj konusu: |
|
|
| Biz küçükken mahallede dut ve yemiş(incire yemiş deriz) ağaçları vardı. Hergün ağaçlara çıkardık. |
|
| Başa dön |
|
 |
nevrotik Yazar

Kayıt: Jan 25, 2007 Mesajlar: 122 Nereden: ?STANBUL
|
Tarih: Çrş Ağu 13, 2008 12:06 pm Mesaj konusu: |
|
|
Zeytinağacı diyince aklıma geldi, bizim mahallede de dut ve incir ağaçlarının olduğu bir yer vardı. Göz alabildiğine dut ve incir ağacı, bir keresinde bir açgözlülükle 3 kişi aynı incir dalına çıkınca, üçümüz birden sırtüstü incirleri seyreder olmuştuk. |
|
| Başa dön |
|
 |
maydanoz Yazar

Kayıt: Nov 10, 2005 Mesajlar: 123
|
Tarih: Çrş Ağu 13, 2008 5:04 pm Mesaj konusu: |
|
|
Ben kayısı ağacında çıktığım günleri hatırlıyorum çağla yemeye bayılırdım.
Çağlayı bırakın yemeyi şöyle adam akıllı dalında bile görmeyeli çok oldu.
Dut ağacının da üzerine biri çıkar biz aşağıda bezi gererdik.Yukarıdaki dallı salladıkça patır patır dökülürdü dutlar.
Sonra herkes dut yemiş bülbül edasıyla.... |
|
| Başa dön |
|
 |
mavilale Yazar

Kayıt: May 26, 2007 Mesajlar: 245 Nereden: Muğla/Yatağan
|
Tarih: Prş Ağu 14, 2008 11:17 am Mesaj konusu: |
|
|
Babam izin vermezdi annemin ailesi ile bi yere gitmemize. Beni en çok deniz dediğimiz göle gezmeye gitmeleri üzerdi. Bir sabah yalvarıyordum dedeme gözyaşları içinde "Hacı dede meni de götür.
Men çocuhken babam van şivesiyle konuşanda ağzımıza vururdu. TRT sipikerliği yapmıştı zamanında İstanbulluydu kendisi. Benim tüm tüm çocukluğum babama özlemle ve korkmakla geçmişti Ondan |
|
| Başa dön |
|
 |
mavilale Yazar

Kayıt: May 26, 2007 Mesajlar: 245 Nereden: Muğla/Yatağan
|
Tarih: Prş Ağu 14, 2008 1:09 pm Mesaj konusu: |
|
|
Maddi anlamda hiç yokluk görmedik... Topitop reklamını televizyonda izlediğimizin gecesi babam bir koli topitop alıp getirmişti bile eve. Muhasebesini tuttuğu toptancılar vardı eve her şeh koliyle girerdi. Ama eve girmeyen bi şey vardı baba sevgisi. Yan tarafta toprak evde yaşayan aileler vardı. Cümbürcemaat yaparlardı ne yaparlarsa. Kavak ağacı soyar satarlardı mesela... Ben hep babamın beğenmediği o kürt çocuklarıyla oynar; onlara yardım eder, arada bir kavga eder kafalarını kırardım. Sonra da pansumanlarını anneleri getirip yine bana yaptırırdı. Yıllar sonra öğrendim babamın annesinin kürt olduğunu... Babam ve babamın yaşattığı gerilimlerle gerile gerile gerile büyüdüm. Ondandır bu kadar gergin oluşum. Yazdım işte isteyen istediği kadar koz olarak kullansın. Çocukluğuma inmek lazımmış Oh be bu formu kim açtıysa Allah-ü teala razı ola. |
|
| Başa dön |
|
 |
nas Yeni Üye

Kayıt: Jul 18, 2008 Mesajlar: 73
|
Tarih: Cum Ağu 15, 2008 2:39 am Mesaj konusu: |
|
|
Maddi yoksunluktan daha çok manevi yoksunlukla geçti benim de çocukluğum sevgisizlik...
Bir kız çocuğu için baba çok önemlidir...
Babam vardı, hala var... Sert, merhametsiz neyse...
Diaspora_hedonist in bir sözünü okumuştum...
"Sen den bahis açınca ağzım kalabalık kanlı bir kitap" Babamdan bahis açınca benim de öyle...
Yanlış kararlar aldım hayatımı kötü etkileyecek ve izi silinmeyecek...
Fırtınadan kaçtım, tusunamiye tutuldum. Toparlanmak kolay olmadı.
Aile çok önemli bir çocuk için…
İnsan çocukken ne yaşarsa iyi veya kötü hatırlamasa da yaşananlar ışığında büyür ve büyüdükçe yaşadıklarını kusar…
Örülmemiş bir yumak olarak verilir ailesinin eline. Düz veya ters ilk ilmekleri hatta birçok ilmeği aile atar…
Ana babalık bir hak değil bir imtiyazdır. “bu imtiyazın bir de farkına varsalar” |
|
| Başa dön |
|
 |
|