Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Gazete Oku
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Arama



Google Arama



Reklam


Sen de Paylaş

Üye Olabilirsiniz
Üye Adı

Şifre

Güvenlik Kodu: Güvenlik Kodu
Güvenlik Kodunu Girin

Henüz üye olmadıysanız Beklemeyin?

Forum Son Başlıklar

 Osmanlıca-Türkçe-Uydurmaca
 Şiir ve Müzik
 Rimsky-korsakov
 RACHMANINOFF
 Etiketin, etikten uzaksa
 Paul Auster'ın Z raporu
 Merhaba Dostlar
 Güney Kore Sineması
 ZYGMUNT BAUMAN SOSYOLOJİ ANLAYIŞI -1-
 Ben hep seni nefesleniyorum.
 Kullanamadığım kelimeler....
 MICHEL FOUCAULT’NUN İKTİDAR KAVRAMINA GİRİŞ
 Türk Sanat Müziği
 Duvaksız Gelinler
 Delilerden kim anlar,konuşsun onlarla....
 'O YAPTI' DE
 M.S 2012
 Hiç kimse ölmesin diye
 Bütün şairler yalancıdır.
 Ben unutmazdım biliyor musun?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Reklam



Facebook


Karakutu - RSS - Alexa

Karakutu.com - Twitter Sayfası
Alexa - Karakutu internet gezgini
Destekliyoruz - siz de destek olun!

Karakutu Site RSS
Karakutu Haber RSS
Karakutu TV RSS
Karakutu Forum RSS



Güncel ► Theo Angelopoulos 'u kaybettik!
 

Şiirsel sinemanın büyük yönetmeni Theo Angelopoulos bugün geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti.

Filmleri ve film müziklerini yapan Eleni Karaindrou öksüz kaldı...

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Güncel

 ► Paul Auster: Kış Günlüğü Kitabından
 

Hiçbir şey bilmiyorsun
Kim olduğunu bilmek istiyorsun. Sana yol gösterecek çok az şey olduğu ya da hiçbir şey olmadığı için, kendinin tarihöncesindeki büyük göçlerin, fetihlerin, ırza geçmelerin, kız kaçırmalarının ürünü olduğunu kabul ediyorsun; yolculuk yapan tek insan sen olmadığına ve insan toplulukları on binlerce yıldır yeryüzünde dolaştıklarına göre, ata soyunun uzun ve dolambaçlı kesişmelerle sürmüş olan yolculuğunun çok çeşitli topraklara ve krallıklara yayıldığını ve sonunda 1947’de seni dünyaya getiren annenle babana gelene kadar kim bilir kim kimi o da kimi o da kimi o da kimi o da kimi döllemiştir, diye düşünüyorsun. Soyağacında ancak büyükannenlerle büyükbabanlara kadar gidebiliyorsun, anne tarafından büyük- büyükbabanlarla ilgili de kırıntı kabilinden biraz bilgi var, demek oluyor ki onlardan önceki kuşaklar hakkında ya hiçbir şey bilmiyorsun ya da birtakım boş varsayımlar, körü körüne tahminler yürütüyorsun. 

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın

Makale ► Max Stirner: Biricik ve Mülkiyeti
 
Kafanda hortlaklar var; sen kaçıksın be adam! Kafasında büyük şeyler ve tanrılar dünyası kuran ve kurduklarına da inanan sen, hayaletler ülkesi kurup kendini onlara karşı vazifelendiriyorsun, oysa o, sana el sallayan bir idealdir. Senin saplantın var! Şaka ya da mecaz yaptığımı sanma, yüksekliklere tutunanları, insanların büyük çoğunluğunu, neredeyse dünyadaki tüm insanları kararsız deliler olarak görüyorum, tımarhanelik deliler.
Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Makale

Edgar Allan Poe ► Edgar Allan Poe: Sfenks
 

New York'taki korkunç kolera salgını sırasında, akrabalarımdan birinin çağrısına uyarak, onun Hudson Irmağı kıyılarındaki «cottage ornée»sine gittim on beş günlüğüne. Orada, bütün yaz eğlenceleri buyruğumuzdaydı; orman gezintileri, resim çalışmalan, sandal sefaları, balıkçılık, yüzme, müzik ve kitaplarla çok tatlı vakit geçirebilirdik elbet, tabii kalabalık şehirden her sabah gelen kötü haberler olmasa. Gün geçmiyordu ki yakın bir tanıdığın öldüğünü duymayalım. Sonraları, salgın şiddetini arttırınca, her gün bir dostun ölümünü beklemeyi öğrendik. Her haberci bizi korkudan titretir oldu. Güneyden esen rüzgar bile bize ölüm saçıyormuş gibi gelmeye başladı. Bu kahredici düşünce, zamanla bütün benliğimi sardı. Başka bir şey konuşamıyor, düşünemiyor, kuramıyordum. Ev sahibim daha serinkanlıydı, tam bir çöküntü içinde olduğu halde beni yüreklendirmek için kendini tutuyordu, büyük feylesof zekası, gerçekdışı şeylerden asla etkilenmiyordu. Korkunun nesnelerine karşı duyarlıydı ama, gölgelerinden ürkmezdi.

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın

Kitap Tahlili ► Fuentes'ten aile bağları
 

 Fuentes'ten aile bağları

Carlos Fuentes’in öykü derlemesi son kitabı başlığını, ‘Anna Karenina’nın ilk cümlesinden alıyor: “Bütün mutlu aileler birbirine benzer ama her mutsuz ailenin kendine göre farklı bir mutsuzluk nedeni vardır.” Fuentes, Tolstoy’un ünlü giriş cümlesinin tersinin de doğru olabileceğini gösteriyor bu öykülerde. Sonunda biz de sormaya başlıyoruz, mutlu aile diye bir şey var mı? Fuentes’in anlattığı aileler genelde mutlu bir tek an etrafında şekillenmiş çoğunlukla mutsuz aileler. Ayrıca öyküleri okurken düşünmeye başlıyor insan, mutsuz bir evlilikten mutlu bir aile doğabilir mi? Ya da tam tersi, aşk ile başlayan umutlu bir birliktelikten nasıl bunca mutsuzluk doğar?

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın

Kitap Tahlili ► Şu kıraat meselesi...
 

Türkiye’de erkeklerin önemli bir kısmının yine önemli vakitlerini öldürdüğü kahvehaneler toplumumuzun kültürüne nasıl girdi? Hakikaten, kadınların uzaktan gizemli gizemli merak ettiği ve biraz da önünden geçmeye çekindiği bu ziyadesiyle ‘erkek’, ziyadesiyle mühim müessesenin evveliyatı nedir? Bunca erkek nüfus, her gün nasıl oluyor da eskinin sigara dumanı kokusu geçmemiş bu mekânlarının çekimine kapılıyor ve oralara gitmeden edemiyor? Bu virüs içlerine ilk ne zaman girdi?

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın

Kitap Tahlili ► Bir kere kazandınız ya...
 

Yıllar oluyor. Babıali yokuşunun hemen başındaki kırtasiyecilerden birinin vitrininde soluk mavi yatay çizgileri olan bir kitap görmüştüm. Fakültedeki hocalardan birisi mi söz açmıştı ismi bile biraz tuhaf şu Schopenhauer’dan? Sadi Irmak tarafından çevrilmiş bir kitapdı o. İrade Felsefesi. Bu irade meselesi sonradan ve hep ilgimi çekecekti ancak o kitap uzun süre de o vitrinde soldu durdu. İradesine teslim oldu. Oysa ben, ‘Aşkın Metafiziği’ne çoktan başlamıştım. Oradan buradan devşirdiğim ilgilerden bir şey hiç aklımdan gitmemiş, nedense. Annesi de yazar, romancı imiş Schopenhauer’ın.

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın

Müzik ► Steve Vai: For The Love Of God
 
Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Haber

İmge diktatörlüğü
 

Kuzey Kore’ye arkadaşım Gürsel Göncü’yle birlikte gittiğimde, Güney Kore’de Dünya Kupası oynanıyordu ve kimsenin haberi yoktu. Atlas’ın kapağına Gizli Ülke başlığını bu yüzden koymuştuk. Sekiz günde, ülkenin daha önce yabancı hiç kimsenin ayak basmadığı bölgelerine, Kore Savaşı araştırmamız sayesinde girebilmiştik.

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın

Başkalarının hayatı'nı yaşamam ben!
 

Üç kız kardeş... Anne, Emily ve Charlotte Brontë... Üçü de İngiliz edebiyatının ‘klasik’ olarak kabul edilen romanlarına imzalarını atmışlar. Anne’in ‘gerçekçi’ damarına karşılık, Emily ve Charlotte’un ‘romantik’ duruşlarının öne çıktığıysa bir gerçek. Emily’nin ‘Uğultulu Tepeler’i ve Charlotte’un ‘Jane Eyre’inin popülaritesine ulaşamayan Anne, biraz onların gölgesinde kalmış gibi görünse de sonraki dönemlerde hakkı teslim edilmiş bir yazar. Öyle ya da böyle, erken yaşlarda hayata veda eden bu üç kız kardeşin İngiliz edebiyatını derinden etkiledikleri ve gelecek kuşaklara kalacak yapıtlar ortaya koydukları tartışılmaz.

Yazının Tamamını Okumak için TıklayınYazdırılabilir Sayfa Bu Haberi Arkadaşına Gönder Yazının Tamamını Okumak için Tıklayın Kitap Tenkidleri

Toplam Haber 5561 - Toplam 557 Sayfa - Her Sayfada 10 Haber

Şu An Bulunduğunuz Sayfa

[  1  | 2 | 3 | 4 | 5 | ......... | 553 | 554 | 555 | 556 | 557 ] [>]  [>>]
 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »



Güncel Haber

Siyaset Üzerine
  Theo Angelopoulos 'u kaybettik!
  Nâzım'ın gün yüzüne çıkmamış iki şiiri
  Chopin neden öldü?
  The Wall yeniden canlanıyor
  J. D. Salinger'i ne kadar tanıyoruz? Kendinizi test edin
  Derin devlet nerede
  Duvarın dışındakiler
  Malezya'ya karışmamak olmaz
  Korku ve cesaret
  İlhan Selçuk'tan MHP'ye övgü geldi

Kitap Tenkidleri

Makale
  Başkalarının hayatı'nı yaşamam ben!
  Herkes reddedilir
  Margaret Atwood: Ustopya'ya giden yol
  Gazze trajedisi ve Filistin
  Matematik dinlendirir...
  Kürtçe İstiklal Marşı?
  Hâle Seval: Yaşanan Anlar / Yazılan Romanlar
  Gerçeğin Çölüne Hoşgeldiniz!
  Haşmet Babaoğlu: "En iyi film"den bize ne? Sen sevdiğin filmleri söyle!
  Fidel Castro: Düşmanın ideolojisine taviz vermemek

Sinema

Şiir
  Ömer Lütfi Akad vefat etti
  The Drummer For The Red Cross
  Yasalar insan hayatından daha değerli değildir!
  Léolo
  Slumdog Millionaire: Bugün "top-dog" durumundayız, yarın yine "slum-dog" oluruz
  Attila József: Şiir Sanatı
  Anne Sexton: Zil Çalmak
  Fırat Demir: Bir Anadolu Göçü
  Bünyamin K:.Kırılır Korkuluk
  Metin Eloğlu: Pas

Deneme

Röportaj
  Müşteriler
  Devlet kapris yapar mı?
  Şaşkın yolcu
  Aynı kitabı yazıyoruz aslında
  Özeleştiriden ne çıkar?
  Marazi adam
  "Söylemeye gerek yok, insanlık salak biraz"
  AŞK, ÖLÜM...
  BİR SİNEASTIN PORTRESİ: TARKOVSKİ İLE FİLMLERİ ÜZERİNE
  Ali Fayad: Bizim zaferimiz dünyanın tüm lanetlilerinin zaferidir
  Brigitte Labbé: 'Çocuklar dogmaları sorgulamalı'
  Meryem Aybike Sinan: “Edebiyatımız, emperyalist yozlaştırmanın arenasına dönüştü
  Hiçbir zaman bağnaz Stalinci olmadım

Kategori ve Yazarlar

Reklam

Kitaptürk


Arşive Geçenler
20.12.11
YASİN CEYLAN: Yeniden Aydınlanma
13.12.11
Mohsen Namjoo: TORANJ
Attila József: Şiir Sanatı
Şairlik bir meslektir
Yurttaş Kane'nin Oscar'ı satılık!
Anne Sexton: Zil Çalmak
Subcomandante Marcos: Soruların Hikayesi
04.12.11
İSTİHBARAT DEVLETİNİN SİYASİ PARTİLERİ (I)
03.12.11
Fırat Demir: Bir Anadolu Göçü
Ardından saygıyla
Herkes reddedilir
28.11.11
İsmet Özel: JOE THE JUNIOR
'Militarizmin yenilgisi toplumun kazancıdır'
Margaret Atwood: Ustopya'ya giden yol
Gazze trajedisi ve Filistin
Matematik dinlendirir...
19.11.11
Ömer Lütfi Akad vefat etti
10.11.11
ÇAKAL CARLOS
Mercan Dede: Önemli olan kalbin akordu
Hâle Seval: Yaşanan Anlar / Yazılan Romanlar

Eski Haberler

KarakutuTv
·Cennetin Rengi
·Burak Kut-Senfonik İlahiler
·Alim Kasımov
·Eda Resureccion ve Engelli Cocuk Korosu - Dus Bahceleri
·John Mayer: Say - Music video from The Bucket List
·Michael Jackson Rock With You
·Michael Jackson Don't Stop Till You Get Enough HD I Gotta Feeling
·Michael Jackson The Way You Make Me Feel
·Bir Evlenme 2 - KadıköyTiyatroM
·Bir Evlenme - KadıköyTiyatroM

devamı...

 




 

Karakutu.com - Karakutu.tv - Karakutu.org - Karasozluk.com - my
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke