<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><?xml-stylesheet title="XSL_formatting" type="text/xsl" href="rss_898.xsl" ?>
<rss version="2.0" 
  xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
  xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
  xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
  xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#">

<channel>
<title>Karakutu.com-Kültür Sanat</title>
<link>http://www.karakutu.com</link>
<description>Herkes Anlayabildigi Kadar Ya$ar..! ve anlayamadigi $eyleri Umursamadan Ölup Gider..! Karakutu.com - Kültür ve Sanat Platformu</description>
<image>
   <link>http://www.karakutu.com</link>
   <title>Karakutu.com</title>
   <url>http://www.karakutu.com/logo.gif</url>
   </image>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:creator>fake@truden.com</dc:creator>
<dc:date>2010-09-03T23:15:48+02:00</dc:date>

<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
<sy:updateBase>2010-09-03T23:15:48+02:00</sy:updateBase>

<item>
<title>Yasalar insan hayatından daha değerli değildir!</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6252</link>
<description><![CDATA[<i>
"İtalya'da Marry adındaki kadınların fahişelik yapması yasak, Fransa'da domuzlara Napolyon adını vermek yasak,.."</i>
<br><br>

Ünlü yönetmen Sinan Çetin'in Kağıt filmi, fenomen olmaya aday. Film, yasaların 
<b>'kağıt'</b>ların insan hayatından daha değerli olmadığı temasını işliyor... <br><br>
Referandumda “evet” diyeceğini de açıklayan Sinan Çetin’in <b>Kağıt filmi</b>, darbeci anayasanın toplumu en temel insani hak ve özgürlüklerden mahrum bırakması ve sonucunda oluşan felaketi ve insani başkaldırıyı dramatize ediyor. 
<br><br>
<b>İŞTE KAĞIT FİLMİNİN FRAGMANI</b>
<br><br>
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="423" height="387" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0">
<param name="allowFullScreen" value="true">
<param name="allowScriptAccess" value="always">
<param name="src" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xd0ilg_kayyt-film-fragman_shortfilms?additionalInfos=0">
<embed type="application/x-shockwave-flash" width="423" height="387" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xd0ilg_kayyt-film-fragman_shortfilms?additionalInfos=0" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed>
</object>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6252@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Sinema</dc:subject>
<dc:date>2010-08-25T22:18:47+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Slavoj Zizek: Kapitalizmin sonu mu geldi?</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6251</link>
<description><![CDATA[<p>Dünyanın en ünlü Marksistlerinden biri... Adı, yaşayan en önemli filozoflar 
arasında gösteriliyor... Ve sahnede Elvis Presley gibi devleştiği söyleniyor.<br>
Slovenyalı düşünür Slavoj Zizek'ten bahsediyoruz. Zizek'in son kitabı Living in 
the End Times, İngiltere'de yayımlandı. "Bitiş Zamanlarında Yaşamak" diye 
çevirebileceğimiz bu isim, sanki kıyamet habercisi gibi dursa da, aslında 
kapitalizmin içinde bulunduğu ölümcül krizi ele alıyor.<br>
Peki, Zizek kapitalizmin sonunun geldiğini mi düşünüyor? Yerine ne öneriyor? <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6251@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2010-07-10T15:44:26+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Allan C. Hutchinson: Derrida Futbol Oynamış Olsaydı</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6250</link>
<description><![CDATA[
<p>&#160;</p></p>
<p><i>“Futbol bir ölüm kalım meselesi mi?<br>
Hayır, bundan çok daha önemli.”<br>
Bill Shankly</i><br>
<br>
Jacques Derrida, 60 yaşında olduğu 1991 yılında verdiği samimi bir mülakatta 
ağzındaki baklayı çıkarmıştı. Akademik alanda birçok başarı elde etmiş ve pek 
çok kişi tarafından takdir ediliyor olmasına rağmen, gençliğindeki “profesyonel 
futbolcu” olma hayalinin oldum olası peşini bırakmadığını belirtmişti. Tıpkı 
neredeyse yazdığı tüm makaleler, eleştiri yazıları, yaptığı konuşmalar ve 
verdiği mülakatlarda olduğu gibi, laf arasında söylediği bu sözle de kendini hem 
bir felsefeci hem bir insan olarak (ki bunlar herhalde birbirinden ayrı 
görülemez) ortaya koyuyordu. ]]></description>
<guid isPermaLink="false">6250@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Makale</dc:subject>
<dc:date>2010-07-06T13:14:54+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Rolling Stones: Paint it black</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6246</link>
<description><![CDATA[<object width="480" height="360"><param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xi8e0_paint-it-black_creation"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowScriptAccess" value="always"></param><embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xi8e0_paint-it-black_creation" width="480" height="360" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"></embed></object>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6246@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Karakutu Müzik</dc:subject>
<dc:date>2010-06-17T20:55:41+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Menderes ne yapmıştı ne yapamamıştı?</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6241</link>
<description><![CDATA[
<p>Gerçekçi olalım biraz gerçekçi, diyorlar.<br>
<br>
Olalım tabii.<br>
<br>
Menderes'i &#34;seçime gitmemekle&#34; suçluyorlar, 27 Mayıs darbesini haklı göstermek 
için.<br>
<br>
Seçim 1961 yılında yapılacaktı. Seçime daha tam bir yıl vardı.<br>
<br>
Kim kazanacaktı, bilinemez. Buna &#34;spekülasyon&#34; denir ki, gerçekçilikle ilgisi 
yoktur. &#34;İnönü'nün kafadan kazanacağını&#34; söylerler (öyleyse gene 1961 yılında 
yapılan seçimi niçin kazanamadı da koalisyona razı oldu?), ben de &#34;ne olursa 
olsun gene Menderes kazanırdı&#34; derim, bunların hepsi boş laftır.]]></description>
<guid isPermaLink="false">6241@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Engin Ard&#305;ç</dc:subject>
<dc:date>2010-05-29T15:17:56+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>André Breton: Olmak</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6240</link>
<description><![CDATA[
<p>Büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu. Kanadı yok <br>
umutsuzluğun, akşam vakti deniz kıyısında bir taraçada, <br>
toplanmış bir sofrada kalayım demiyor. Umutsuzluk bu, o bir <br>
sürü olayların dönüşü değil bu, tıpkı akşam karanlığında bir <br>
karıktan öbürüne giden tohumlar gibi. Bir taşın üstündeki <br>
yosun ya da su bardağı değil o. Kardan elenmiş bir gemi o, ya <br>
da düşen kuşlara benzetebilirsiniz, ama kanlarının en küçük <br>
bir kalınlığı yok. Büyük çizgileriyle tanıyorum umutsuzluğu.]]></description>
<guid isPermaLink="false">6240@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>&#350;iir</dc:subject>
<dc:date>2010-05-25T20:33:32+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>The Wall yeniden canlanıyor</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6239</link>
<description><![CDATA[<p><b>Pink Floyd’un konsept albümü The Wall ilk sahnelenmesinden 30 yıl sonra 
Roger Waters ile tekrar hayat buluyor. </b><br>
<br>
1980 ve 1981 yıllarında sadece dört şehirde sahnelenen şov, yüksek maliyeti 
nedeniyle uzun bir süre tekrar gerçekleştirilememişti. Waters’ın gruptan 
ayrıldıktan sonra 1990’da Brandenburg’da tekrar sahneye koyduğu şov gelecek yıl 
yine grubun eski bas gitaristi aracılığı ile Avrupa’da canlanmayı bekliyor.<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6239@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2010-05-25T20:28:15+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Kandırın kendinizi, kandırın</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6232</link>
<description><![CDATA[<p>Sosyalizmin şiiri güzeldir, müziği de güzeldir. Sosyalistler arabayı çoktan 
devirmiş, "tarih dışına çıkmış" olsalar bile...<br>
<br>
Bugün Taksim'de "kurtları dökme" bayramı var. 1977'nin "intikamı" alınacak, iş 
işten geçtikten nice yıllar sonra sosyalist sol varolduğunu hatırlayacak.<br>
<br>
Ergenekon örgütü gene bir "provokasyon" yapmaz, gene kan dökülmezse tabii!<br>
<br>
Taksim'de yapılacak olan gövde gösterisi, ne yazık ki gene bir "kendini kandırma" 
eylemidir.<br>
<br>
Toplumda hiçbir ağırlığı, en ufak bir iktidar şansı olmayan ve hiçbir zaman da 
olmamış arkadaşlar, senede bir güncük de olsa, seslerini yükseltecekler, "yaralarını 
kaşıyacaklar", o kadar...<br>
<br>
364 gün sömürülmek, 1 gün bağırıp çağırmak, sonra 364 gün gene sömürülmek üzere...]]></description>
<guid isPermaLink="false">6232@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Engin Ard&#305;ç</dc:subject>
<dc:date>2010-05-01T16:08:23+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Biliş</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6230</link>
<description><![CDATA[
<p> 
ve hemen gidemedim<br>
ve artık gidemedim<br>
ve sonra hiç gidemedim<br>
Kurtuluş'ta, son durakta bir tramvay ölüsü<br>
sanki ben<br>
öylece kalakaldım<br>
<br>
hepimiz kalakaldık<br>
elimizde tetiği çekilmeyen<br>
namlusu yönsüz bir tabanca gibi <br>
]]></description>
<guid isPermaLink="false">6230@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>&#350;iir</dc:subject>
<dc:date>2010-05-01T14:00:43+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Enigma - The Same Parents</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6228</link>
<description><![CDATA[<object width="480" height="385"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/gdoLK7_1gKM&hl=en_US&fs=1&rel=0"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/gdoLK7_1gKM&hl=en_US&fs=1&rel=0" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="480" height="385"></embed></object>

<p>The Same Parents<br>
We all had the same parents<br>
Many million years ago<br>
Why can't we live in freedom<br>
Without hunger, with no war?<br>
<br>
At the beginning we all had<br>
One mother and one father<br>
That's where we're descending from (attention)<br>
I don't, I don't understand why so much hate (attention)<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6228@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Karakutu Müzik</dc:subject>
<dc:date>2010-04-26T00:06:29+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Enigma - La puerta del cielo</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6219</link>
<description><![CDATA[<object width="480" height="393"><param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/x9828o"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowScriptAccess" value="always"></param><embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/x9828o" width="480" height="393" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"></embed></object><br>

]]></description>
<guid isPermaLink="false">6219@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Karakutu Müzik</dc:subject>
<dc:date>2010-04-18T22:38:26+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Adem Eyüp Yılmaz: Tam anlamak, tamamlanmaktır.</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6217</link>
<description><![CDATA[<p>
“En önemli ustalık kaybolmaktır” diyor değerleri sorgulayan bir dâhi. İnsan 
toplumdan kaçtıkça kendine doğru yol almaya başlar. İçindeki ‘kendi’lerden 
sıyrılmak için zaman kazanan birey, yalnızlığının karanlığında zamanı yakarak 
kayboluşuna art alan oluşturur. Peki, ne(y)den kaçar insan? Gidilecek yer N’dir? 
Ne(re)ye yetişmek ister? <br>
<br>
Modern toplumda çoğalmaya başlayan gizemli kırgınlar, içinde bulundukları algı 
karmaşasıyla yaşamaktan memnundurlar. Çünkü kayboluş, en iyi kaçış biçimidir.]]></description>
<guid isPermaLink="false">6217@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2010-04-17T14:17:04+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Blue States - Season Song</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6216</link>
<description><![CDATA[<div><embed src="http://www.livevideo.com/flvplayer/embed/D339915E149F49F1825B9CFC0051FEE0" type="application/x-shockwave-flash" quality="high" WIDTH="445" HEIGHT="369" wmode="transparent"></embed><br><a href="http://www.livevideo.com/video/embedLink/D339915E149F49F1825B9CFC0051FEE0/614918/season-song.aspx"></a></div>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6216@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2010-04-17T14:08:55+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>! ve ?</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6212</link>
<description><![CDATA[<p>bazı yerlere hiç dönülmez bazı çağlara <br>
eskitir insanı hep aynı adımı yürümek <br>
oysa ne kadar biçimli bir evin şehveti <br>
koltukların hafızası masaların ayıp yeri <br>
<br>
<b>adam ünlem <br>
kadın soru işareti </b><br>
<br>
herkesin bir dağı var herkesin tunç devri <br>
akşama kadar hitit sabaha kadar truva <br>
uykular leopara benziyor rüyalar benek <br>
yeni olanaklar: kiremitleri öpen güneş <br>
<br>
<b>adam cuma <br>
kadın cumartesi </b><br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6212@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>&#304;dris Özyol</dc:subject>
<dc:date>2010-03-20T02:32:37+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>The House is Black & Un Chien Andalou</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6211</link>
<description><![CDATA[ <p> <b>Tüm zamanların en iyi sürreal filmi hangisi? <br>
 <br>
Luis Bunuel'in "Endülüs Köpeği" mi, Füruğ Ferruhzad'ın "Ev Siyahtır" filmi mi? <br> 

 <br>

</b>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6211@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2010-03-18T12:14:13+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Ali & Toumani: Sabu Yerkoy</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6209</link>
<description><![CDATA[<object width="400" height="225"><param name="allowfullscreen" value="true"><param name="allowscriptaccess" value="always"><param name="movie" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=10037590&server=vimeo.com&show_title=1&show_byline=1&show_portrait=0&color=&fullscreen=1"><embed src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=10037590&server=vimeo.com&show_title=1&show_byline=1&show_portrait=0&color=&fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="400" height="225"></embed></object><p>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6209@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2010-03-14T19:48:36+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>J. D. Salinger'i ne kadar tanıyoruz? Kendinizi test edin</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6206</link>
<description><![CDATA[<p><b>J. D. Salinger'ı, bu münzevi ve uyumsuz adamı 27 Ocak 2010'da, 91 yaşında 
kaybettik. 1951'de basılan 'Çavdar Tarlasında Çocuklar'dan, bu mucizevi romandan 
sonra bir daha hiç roman yayımlamamıştı. Huzur içinde yatsın</b><br>
<br>
<br>
<b>1. J. D. Salinger’ın hangi eseri bir dönem ABD “milli eğitim bakanlığının” 
yasaklı kitaplar listesinde yer almıştır?<br>
</b>a. Yükseltin Tavan Kirişini Ustalar<br>
b. Dokuz Öykü<br>
c. Çavdar Tarlasında Çocuklar<br>
d. Franny ve Zooey<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6206@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2010-02-28T00:39:39+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Alexandre Dumas'nın gölge yazarı</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6205</link>
<description><![CDATA[<p><b>Auguste Maquet hayatını, Fransa'nın önemli yazarı Dumas'nın gölgesinde 
geçirdi ve o öldüğünde bir dipnot olarak tarihin sayfalarına karıştı. Öteki 
Dumas isimli filmle beraber akademisyenler Auguste Maquet'yi yeniden tartışmaya 
başladı</b><br>
<br>
Öteki Dumas (L’Autre Dumas) isimli filmle beraber akademisyenler, Auguste 
Maquet’nin Üç Silahşörler gibi yapıtlardaki rolünü yeniden tartışmaya başladı. 
Maquet hayatını Fransa’nın bu önemli yazarının gölgesinde geçirdi ve o öldüğünde 
bir dipnot olarak tarihin sayfalarına karıştı.]]></description>
<guid isPermaLink="false">6205@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Kitap Tenkidleri</dc:subject>
<dc:date>2010-02-28T00:32:08+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Dickens'ın karakterleri gizli eşcinsel mi?</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6204</link>
<description><![CDATA[<p><b>Yapılan bir araştırma sonucunda Charles Dickens’ın yarattığı karakterlerin 
aslında gizli eşcinsel olduğu iddia ediliyor<br>
</b><br>
Leicester Üniversitesi akademisyenlerinden Dr. Holly Furneaux, edebiyat 
dünyasında tartışma yaratacak bir araştırmaya imza attı. Furneaux’un yaptığı bir 
araştırmaya göre, dünyanın en önemli ve başarılı yazarları arasında gösterilen 
Charles Dickens’ın eserlerinin çoğunda karakterlerin gizli bir eşçinsel 
tarafları var. Büyük Umutlar/Great Expectations’daki Pip ve Herbert karakterleri 
buna bir örnek...<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6204@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2010-02-28T00:08:45+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Kavgam 70 yıl sonra ‘özgür’</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6203</link>
<description><![CDATA[<p><b>Adolf Hitler’in yazdığı ve Almanya’da bugüne kadar yayını yasak olan 
Kavgam/Mein Kampf adlı kitabın, yasak süresinin zaman aşımına uğrayacak olması 
dolayısıyla 2015 yılında yayımlanması düşünülüyor. </b><br>
<br>
Bayerische Rundfunk (BR) adlı radyo ve televizyon kuruluşu, 70 yıllık yayın 
yasağının 2015 yılında sona ereceğini hatırlatarak, Münih Tarih Enstitüsünün (ifz) 
Hitler’in kitabını “bilimsel şekilde yorumlanmış bir nüsha olarak yayımlamak 
istediğini” bildirdi. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6203@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2010-02-28T00:06:56+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>En iyisi Tyler Durden</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6202</link>
<description><![CDATA[<p><b>Her filmden akılda kalanlar farklıdır ama bazı yapımlarda sinemaseverlerin 
aklına kazınanlar oradaki karakterlerdir. <br>
</b><br>
Sinema dergisi Empire bu fikirden yola çıkarak unutulmaz film karakterlerini 
seçti. 100 isimden oluşan listenin ilk sırasında Dövüş Kulübü/Fight Club’ın 
Tyler Durden’ı yer alıyor. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6202@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2010-02-28T00:04:12+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Şimdide AİHM'de edebiyattan mahkum olduk</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6201</link>
<description><![CDATA[<p><b>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Apollinaire’in On Bir Bin Kırbaç romanının 
Türkiye’deki yayıncısına verilen cezayı haksız buldu<br>
</b><br>
Sanat yapıtlarındaki en küçük bir müstehcenlikten dolayı ahlâkı bozulan bir 
toplum olduğumuz için bazı kurum ve kuruluşlar bizleri koruma altına aldılar ve 
Cumhuriyet tarihi boyunca önlerine çıkan yapıtları yasaklama gereği duydular.
<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6201@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2010-02-28T00:01:34+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Salinger sürekli yazmış</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6200</link>
<description><![CDATA[<p>New York Müzesi’nde sergilenecek olan mektuplar, uzun süredir akıllarda soru 
işareti olarak kalan bilinmezleri aydınlığa kavuşturacak bu kez... Geçtiğimiz 
haftalarda hayata gözlerine yuman J. D. Salinger’ın mektupları, bir münzevi 
olarak yaşamayı seçse de yazarın 1965’ten sonra da düzenli olarak yazdığını 
gösteriyor. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6200@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2010-02-27T23:59:04+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Kilise'den, '2012' filmine tazminat davası</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6199</link>
<description><![CDATA[
<p><b>Brezilya'da Rio başpiskoposluğu, &#34;2012&#34; filminde İsa peygamberin 
heykelinin görüntüsünü &#34;izinsiz kullandığı&#34; gerekçesiyle Amerikan film 
şirketinden tazminat istiyor. <br>
</b><br>
Başpiskoposluk avukatı Claudine Dutra, Columbia Pictures şirketine, Rio şehrine 
hakim tepede bulunan dev İsa heykelinin görüntüsünü &#34;2012 Kıyamet Günü&#34; adlı 
filmde kullanma izni vermediklerini, ancak şirketin görüntüyü kullandığını AFP 
muhabirine anlattı. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6199@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2010-02-27T23:55:44+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>'Halkı yararına' kendini klonlatmak istiyor</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6198</link>
<description><![CDATA[<p><b>Aşırı milliyetçi Rusya Liberal Demokratik Parti (LDP) Başkanı Vladimir 
Jirinovski, klonlanması halinde bundan memnun olacağını belirterek, &#34;Benim gibi 
ikinci bir insanın olması Rus halkının yararınadır&#34; dedi. </b><br>
<br>
Ria Novosti ajansının haberine göre, Rusya’da bugün kabul edilen &#34;Rusya’da insan 
klonlanmasına ilişkin geçici yasağın uzatılması&#34;na ilişkin kanun tasarısı 
hakkında açıklama yapan Jirinovski, Rusya’da klonlamanın yasaklanmasına karşı 
olduğunu belirtti. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6198@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2010-02-27T23:54:11+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>En çok ilkokul mezunları kan bağışlıyor</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6197</link>
<description><![CDATA[<p>Türk Kızılayı Ege Bölge Kan Merkezi Müdürü Dr. Gökay Gök, eğitim düzeyi 
yükseldikçe kan bağışı oranının düştüğünü belirterek, ''Kan verenlerin yüzde 
85-90'ı ilkokul mezunu'' dedi.<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6197@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2010-02-27T23:50:51+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Nusret Özcan'dan sonra Hamit Can'ı da kaybettik!</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6196</link>
<description><![CDATA[<p>Diriliş Partisi kurucularından gazeteci yazar Hamit Can, bu sabah evinde geçirdiği kalp 
krizi sonucu vefat etti. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6196@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2010-02-12T13:56:36+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Poe bu kez yalnız kaldı</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6195</link>
<description><![CDATA[
<p>Edgar Allan Poe’nun mezarına her yıl doğum gününde şafak sökmeden önce güller 
ve kanyak bırakan hayranı, Poe’nun 201. doğum günü olan 19 ocakta yazarın 
mezarına gelmedi. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6195@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2010-01-31T16:32:06+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Yazarların da favorisi George Orwell</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6194</link>
<description><![CDATA[<p>Ölümünün ardından 60 yıl geçse de George Orwell hâlâ edebiyat dünyasındaki 
önemini koruyor. Aralarında David Lodge, Nick Hornby ve Naomi Klein’ın da olduğu 
yazarlara, ünlü yayınevi Penguin’in 75. yılı nedeniyle en sevdikleri kitapları 
sordular. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6194@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2010-01-31T16:30:25+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Salinger’ın 10 yeni kitabı</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6193</link>
<description><![CDATA[<p><b>Çarşamba günü yaşamını yitiren yazar JD Salinger’ın gözlerden uzak 
yaşadığı dönemde yazdığı en az 10 kitabın ölümünden sonra yayımlanması gündemde<br>
</b><br>
Dünyaca ünlü yazar JD Salinger’ın hayatını kaybetmesinin hemen ardından ortada 
yazar hakkında söylentiler dolaşmaya başladı. Çavdar Tarlasında Çocuklar’ın 
yazarı Salinger, ona dünyanın dört bir yanında şöhret kazandıran kitabını 
yazdıktan kısa bir süre sonra evine kapanmış ve münzevi bir hayat sürmeye 
başlamıştı. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6193@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2010-01-31T16:28:24+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Amerikan solunun önemli ismi Howard Zinn hayatını kaybetti</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6192</link>
<description><![CDATA[<p>Yazdığı alternatif Amerikan tarihi kitabı, ülkede ve yurt dışında saygın bir kaynak haline gelen Amerikalı tarihçi ve öğretim üyesi Howard Zinn 87 yaşında öldü.
]]></description>
<guid isPermaLink="false">6192@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2010-01-27T21:31:33+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>DİNGABAK DİYORDUK Kİ</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6184</link>
<description><![CDATA[<p>Türkçe'nin yaşayan en büyük şairlerinden İsmet Özel'in son 
şiiri "Dingabak Diyorduk Ki" <a href="http://www.ismetozel.org">
www.ismetozel.org</a> 'ta yayımlandı. <br>
<b><br>
İşte o şiir:</b><br>
<br>
<b>DİNGABAK DİYORDUK Kİ</b><br>
<br>
Dingabak diyorduk oysa ragnarök ki bize mambo verdiler<br>
<br>
<i>Hatta Papa Loves Mambo dediler who might that papa be<br>
</i><br>
Acep tangomuz neler sıkmış ki bize bu mamboyu verdiler<br>
<br>
Tangooo hayır sıkmış bollaşan eldiven tekiydi bile<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6184@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>&#304;smet Özel</dc:subject>
<dc:date>2010-01-03T02:39:22+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Genç serseriye öğütler</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6182</link>
<description><![CDATA[<p>
	bütün ırmaklar yükselecek ama korkmayın her şey yerli yerinde <br>
	okullarda ellerinize cetveller vurulacak ve kurtlar mısırları kemirecek <br>
	mitralyözler üç ayaklara monte ediliyor <br>
	ve karınlar beyaz ve karınlar siyah ve karınlar karın<br>
	insanlar sırf dövülmek adına dövülüyorlar<br>
	mahkeme salonlarında karar baştan bellidir<br>
	gerisi tiyatrodur<br>
	sorgulama sonrası ya yarım-insansın ya da artık değilsin<br>
	devrim yanlısı olanlarınız var biliyorum <br>
	ama isyan edip yeni hükümetinizi kurunca <br>
	bir de bakarsınız sizin hükümetiniz yine eski babanızdır <br>
	yüzüne bir maske geçirmiştir sadece <br>
	hiçbir yerde değişen fazla birşey yok<br>
	prag olayları macaristanı unutan çocukları biraz kıpırdattı <br>
	kafalarında che imajı, <br>
	boyunlarında castro resimli muskaları, <br>
	william burroughs, jean genet ve allen ginsberg'in önderliğinde <br>
	parklarda dolaşıp 00000MMMMM çekiyorlar]]></description>
<guid isPermaLink="false">6182@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Deneme</dc:subject>
<dc:date>2009-12-28T11:23:39+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Theo Angelopoulos anlatıyor</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6178</link>
<description><![CDATA[<p><b>Her yeni girişim muğlak duyguların yarattığı bir karmaşıklığın da 
yeniden başlangıcı demektir. <br>
Bastırılıp dizginlenemeyen duygular demektir. 
<br>
Kendini ifade etmeye çalışmanın baskısı demektir.<br>

Kaybettiklerini ve bulduklarını, sonra tekrar kaybettiklerini ele geçirmek 
demektir.<br>
İyileşmek…  <br>
Benim sonum yine benim başlangıcım demektir.
</b>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6178@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Deneme</dc:subject>
<dc:date>2009-12-26T13:42:37+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>2009'un öne çıkan kitapları</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6176</link>
<description><![CDATA[<p>
	2009 yılında yüzlerce kitap yayımlandı Türkiye’de. Bunların bir kısmı bir 
	göz kırpması kadar kısa kaldı vitrinlerde, bir kısmı ise inmek bilmedi 
	raflardan. Çok satanlar da oldu, çok konuşulanlar da... Satış rakamlarını 
	elimizde olsa da kaçı ne kadar okundu onu bilmek olanaksız. Hepsini bir bir 
	anmayı düşünsek, malum sayfalar kısıtlı. Onun yerine, yüzlercesinin içinden 
	dikkatimizi çekenleri bulup çıkarmak ve hatırlatmak istedik. Bir yıl geride 
	kalırken, ‘kimler geldi, kimler geçti’ diyebilmek için... Seçtiğimiz 50 
	kitap içinde çeviri romanlar yok. Onu gelecek sayımızda Asuman 
	Kafaoğlu-Büke’nin kaleminden okuyacaksınız. Türk yazarların romanları, öykü 
	kitapları, denemeler, biyografiler ve inceleme/araştırma kitaplarından bir 
	seçki yaptık. 50 tanesinden 25’ine de büyüteç tutup, daha yakından bakalım 
	dedik. Arada okumadıklarınız varsa, hâlâ çok geç olmadığını hatırlatarak...]]></description>
<guid isPermaLink="false">6176@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Kitap Tenkidleri</dc:subject>
<dc:date>2009-12-25T19:44:30+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>İsmet Özel niçin Türk oldu?</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6175</link>
<description><![CDATA[<p> 
Habertürk'te Balçiçek Pamir'in “Karşıt Görüş” programında izledim İsmet Özel'i. 
Kelimenin tam anlamıyla “döktürdü” yine. <br>
Gerçi kitaplarından, söyleşilerinden, konuşmalarından haberdar olanlar için pek 
“yeni” bir şey söylemedi.<br>
Ne ki, öyle kolay kolay eskiyecek “yeni”lerden değildi dile getirdikleri.<br>
Necip Fazıl'ın ifadesiyle “solmaz pörsümez yeni” olmasalar da, hakkıyla 
fehmedilemedikleri kesindi.<br>
İsmet Özel köşe başlarını tutan malum aydınlara meydan okudu dünkü programda. 
Külliyen karşı çıktı savundukları ne varsa. <br>
Karşı çıkmak ne kelime; elinin tersiyle itti, aşağıladı.]]></description>
<guid isPermaLink="false">6175@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2009-12-25T19:40:38+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Evet, isyan...</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6174</link>
<description><![CDATA[<p>Tamam. Kimse bize 'Ulysses'i okuyun' demiyor. Ya da ne bileyim 
	'Decameron'u ya da 'Niteliksiz Adam'ı okumamızı söylemiyor. Ama bu kadar mı 
	boşa atılır bir olta. İsmet Özel’in o ünlü şiirinin adını ödünç alırsam, 
	‘Evet, isyan’ diyorum. Sabrımla bilinen ben bile, hoşgörüyü artık bir kenara 
	koymak gerek diyorum ve o isyana sizi de davet ediyorum... Bir ‘Dur!’ 
	demenin, bir ‘Yetti artık!’ demenin vakti gelmedi mi sizce de... Bu pespaye 
	akıl vermeler, bu postmodern olana bile pabucunu ters giydiren ucuzluklar, 
	bu gizemli olduğu söylenen rakamlar, bir parça kokuşmuş peyniri bulmamız 
	için şaşkın bir fareye çevrilerek bırakıldığımız labirentlerle dolu 
	kitaplar...]]></description>
<guid isPermaLink="false">6174@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Kitap Tenkidleri</dc:subject>
<dc:date>2009-12-25T19:38:10+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Kim en derin olanı düşünürse sever en canlı olanı</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6173</link>
<description><![CDATA[<p>'Düşünmek Ne Demektir' bir felsefe dersi metni olsa da şiirden asla kopmaz, 
neredeyse demeyeceğim tamamıyla anlamını orada bulur. Şiirin filozofu Hölderlin 
ise felsefenin şairi de Heidegger'dir. Siz de Heidegger cümlelerine düşkünseniz 
Düşünmek Ne Demektir’i okumalısınız. Zaten nerede bir Heidegger metni varsa 
döner şiire değer ve Hölderlin’de konaklar. Düşünmek Ne Demektir bir felsefe 
dersi metni olsa da şiirden asla kopmaz, neredeyse demeyeceğim tamamıyla 
anlamını orada bulur. Şiirin filozofu Hölderlin ise felsefenin şairi de 
Heidegger’dir. Ardı sıra gelen, mantık aşkını, şiirsel olandan beslenen ritmik 
cümlelerle, altı çizilesi tanımları patlatarak ilerler zambaklı filozofun 
kitabı. Hafıza, düşünmenin toplanmasıdır. Böylesi bir tanım gereksiz ve sebepsiz 
değildir elbette.]]></description>
<guid isPermaLink="false">6173@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Kitap Tenkidleri</dc:subject>
<dc:date>2009-12-25T19:36:02+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Castro: Düşman etkisini sürdürüyor</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6172</link>
<description><![CDATA[<p>Küba lideri Raul Castro, ABD Başkanı Barack Obama'ya sert eleştirilerde 
bulundu. Obama yönetiminde ABD'nin Küba'ya karşı tutumunda bir değişiklik 
olmadığını söyleyen Castro, "düşman"ın etkisini aynen sürdürdüğünü savundu.<br>
<br>
Küba parlamentosuna hitap eden Raul Castro, Obama'yı Küba'daki muhaliflere cep 
telefonu ve dizüstü bilgisayar gibi elektronik aletler vermek üzere Amerikalı 
bir hükümet yetkilisini adaya göndermekle de suçladı.]]></description>
<guid isPermaLink="false">6172@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2009-12-25T19:17:59+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Birinci Bölüm: Canın Cehenneme Dostum</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6171</link>
<description><![CDATA[<p><b>ÖZET</b></p>
<p>Hikayemiz, Soğuk Savaş'ın o karanlık ve ürkütücü günlerinde başlıyor ve bize 
bugün sahip olduğumuz sınırlı ve tuhaf özgürlük anlayışının, Soğuk Savaş 
dönemindeki şüphe ve güvensizliklerin ürünü olduğunu anlatıyor. <br>
<br>
Ve insanların, nasıl olup da bencil, yalnız ve şüphe içinde yaşayan canlılar 
haline geldiklerini, birbirlerini devamlı gözetleyip bir diğerine karşı hesaplar 
yaptıklarını... <br>
<br>
İkinci Dünya Savaşı sona erdiğinde, Amerika Birleşik Devletleri, ve Amerikan 
filmleri bunu yalnızca bir zafer olarak değil, yeni bir çağın başlangıcı olarak 
kutladılar. <br>
<br>
O dönem &#34;özgürlük&#34;, sadece Nazilerden kurtulmak değil; aynı zamanda ülkede 
otuzlu yıllarda yaşanan &#34;Büyük Buhran&#34; ardından ortaya çıkan ekonomik kaos ve 
belirsizliğin de sonu demekti bir bakıma... Bu dönemde ekonomide temel denge 
unsuru devlet olmalı anlayışı baskın geldi. <br>
]]></description>
<guid isPermaLink="false">6171@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Yaz&#305; Dizileri</dc:subject>
<dc:date>2009-12-20T01:00:12+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>İkinci Bölüm: Yeni dünya yaratacak kahramanlar</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6170</link>
<description><![CDATA[<p><b>ÖZET</b><br>
<br>
Yetmişli yıllarda İngiltere'de hükümet bürokrasisi çökmeye başladı. Bürokratik 
çevreler, bu durumdan giderek büyüyen ekonomik krizi sorumlu tuttular. Ama daha 
temelden sorunlar yaşandığı açıktı <br>
<br>
İngiltere'de kamuya hizmet götürme anlayışıyla vatandaşların yaşamını 
kolaylaştırmak adına kurulan kurumlar, bu hareketin temsilcilerine göre artık 
yıkıcı bir hal almışlardı. Bu kurumlarda çalışanlar ise hizmet etmeleri beklenen 
vatandaşlara sırt dönmüşlerdi. <br>
<br>
İşte Amerikalı sağ görüşlü iktisatçılar, bürokraside bu çöküşün sebebini 
açıkladığını savundukları bir fikir ortaya attılar. Temelinde matematikçi John 
Nash'in geliştirdiği Oyun Kuramı yatıyordu. &#34;Tüm insan davranışlarının şahsi 
çıkarlara dayandığını savunuyordu&#34; bu kuram. <br>
]]></description>
<guid isPermaLink="false">6170@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Yaz&#305; Dizileri</dc:subject>
<dc:date>2009-12-20T00:58:35+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Üçüncü Bölüm: Doktor beni normalleştir!</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6169</link>
<description><![CDATA[<p><b>ÖZET</b><br>
<br>
Yetmişli yıllara gelindiğinde, birey ve özgürlük kavramları, daha fazla 
sorgulanmaya başlandı; İskoç ruh bilimci R. D. Laing gibi radikal isimler, 
psikiyatri biliminin, çökmekte olan bir toplumda, siyasi istikrarı korumak 
amacıyla kullanılan sahte bir bilim olduğunu savunuyordu. <br>
<br>
Laing, psikoloji alanındaki araştırmalarında, matematik dehası John Nash'in Oyun 
Kuramı'nı kullanmıştı. <br>
<br>
&#34;Psikiyatri&#34; diyordu Laing, <b>&#34;çökmekte olan toplumda, siyasi istikrarı ve 
kontrolü sağlamak amacıyla kullanılan sahte bir bilimdir.&#34;</b> Deli ve aklı 
başında olmanın tanımları, gerçeklikten uzaktır. Delilik, özgürlüğünü 
isteyenleri kilit altında tutmaya verilen bir etikettir sadece.&#34; <br>
<br>
Laing'in savları, okyanusu aşarak Amerika'da da büyük ilgi toplamıştı. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6169@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Yaz&#305; Dizileri</dc:subject>
<dc:date>2009-12-20T00:57:16+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Dördüncü Bölüm: Yalnız Robot</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6168</link>
<description><![CDATA[<p><b>ÖZET</b><br>
<br>
Doksanlı yıllarda merkez sağ ve solda yer alan bazı politikacılar, Soğuk 
Savaş'ın ürünü yeni bir özgürlük anlayışını, daha geniş kitlelere yaymak üzere 
işe koyuldular. <br>
<br>
Bu sınırlı ve tuhaf özgürlük anlayışı, serbest piyasa mekanizmasını, toplumun 
diğer alanlarına uyarlıyordu. Buna göre toplumun her alanında bir dizi teşvikten 
oluşan bir sistemin güdümünde, çalışanlar için, rekabet ortamı yaratılıyordu.
<br>
<br>
O zaman için, bu eninde sonunda olması gereken bir düzen olarak görüldü, çünkü
<b>"insan nihayetinde rasyonel, hesaplama yapabilen bir canlıydı, davranışları 
hatta duyguları dahi, rakamlar sayesinde hesaplanıp çözümlenebiliyordu. Adeta 
bir robottan farksızdı." </b><br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6168@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Yaz&#305; Dizileri</dc:subject>
<dc:date>2009-12-20T00:56:10+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Beşinci Bölüm: Görünmez el gerçekten görünmez!</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6167</link>
<description><![CDATA[<p><b>ÖZET</b><br>
<br>
1997 yılında, İngiltere'de New Labour diye anılan Yeni İşçi Partisi iktidara 
geldi. <br>
<br>
Hedefleri ve programı alışıldık İşçi Partisi'nden farklıydı, parti ve lideri 
Tony Blair, İngiltere'de sınıf sistemini çok uzun zamandır yöneten, önyargılı ve 
kendini üstün gören köhneleşmiş elit tabakanın olmadığı bir toplum vaat 
ediyordu. Bu da Thatcher dönemindeki görüşlerin bir bakıma devamı demekti. <br>
<br>
Yeni İşçi Partisi, toplumun yönetilmesi konusunda ise daha önce Muhafazakar 
Partili başbakanlardan John Major'un gündeme getirdiği; "matematiğe dayalı 
sistemlere" başvuracaktı... Ama daha once hiç görülmedik bir ölçekte olacaktı 
bu... İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana İngiltere'de sınıf farklılıkları, ilk kez 
bu kadar keskin ve katmanlı bir hal alacaktı. <br>
<br>
1990'lı yıllarda politikadaki denemelerin temelinde, <b>"insanı basite 
indirgeyen anlayış yatıyordu, ihtiyaçları politikalar değil en iyi piyasa 
yoluyla karşılanabilen basit bireyler." </b><br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6167@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Yaz&#305; Dizileri</dc:subject>
<dc:date>2009-12-20T00:54:51+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Altıncı Bölüm: İki Özgürlük Kavramı</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6166</link>
<description><![CDATA[<p><b>ÖZET<br>
</b><br>
Dizimizin bu bölümünde 1958'de Isiah Berlin'in "İki Özgürlük Kavramı" seminerini 
tartışarak başlıyoruz. İki farklı özgürlük tanımı olduğunu söylüyordu Berlin.
<br>
<br>
<b>"Bunlardan biri Pozitif Özgürlük diğeri de Negatif Özgürlüktür." <br>
</b><br>
Ve bu iki kavramı açıklamak için tarihten örnekler sunuyordu. <br>
<br>
"İki fikir de" diyordu Berlin, <b>"bundan 200 yıl once, Fransız Devrimi 
sırasında bireylerin zorba yönetimler ve despotların baskısından kurtulma 
arzusuyla şekillendi." </b><br>
<br>
"Pozitif Özgürlük" kavramı diyordu Berlin; "bu devrimlere öncülük edenlerin 
inancından doğdu - yani tamamen özgür olmak için insanların değişmesi 
gerekmektedir diyorlardı. <br>
<br>
"Daha iyi, daha rasyonel olmaları şarttı. Ve ideal insanın nasıl olması 
gerektiğini, ve nasıl olunacağını sadece liderler biliyordu." <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6166@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Yaz&#305; Dizileri</dc:subject>
<dc:date>2009-12-20T00:53:56+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Yedinci Bölüm: Zorla da olsa özgürleştireceğiz!</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6165</link>
<description><![CDATA[<p><b>ÖZET<br>
</b><br>
Amerikan hükümetleri, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana, komünizmin yayılmasını 
önlemeye çalıştılar. <br>
<br>
Üçüncü dünya ülkelerindeki devrim rüzgarları, bu mücadelede tehlikeli ve yeni 
bir aşamanın habercisiydi. <br>
<br>
Altmışlı ve yetmişli bu yıllarda bu rüzgarların önünü kesmek isteyen Amerikan 
hükümetleri, devrimci güçleri bastırmayı öneren diktator ve zorba yönetimlere 
arka çıktılar. Bu çevrelerin yaptığı, kendi insanlarını baskı altında tutmak ya 
da öldürmek oldu. <br>
<br>
Fakat yetmişli yıllarda, Washington'da bunun yanlış olduğuna inanan bir grup 
radikal görüşlü politikacı ortaya çıktı. Onlara göre<b> "Amerika'nın işkenceyi 
ve cinayeti desteklemesi, ideallerinin yozlaşması anlamına geliyordu." </b><br>
<br>
'Yeni muhafazakarlar' diye adlandırılan bu gruptakileri birleştiren, dış 
politikada yeni ve ahlaki bir türde görüşü savunmalarıydı; Amerika, gücünü etkin 
biçimde dünyaya demokrasiyi yaymak için kullanmalıdır" diyorlardı. <br>
<br>
Ama 1979 yılında İran Devrimi, Amerika'nın diktatörleri destekleme 
politikasının, pek de işe yaramadığını dramatik biçimde gözler önüne serecekti. 
İran halkı ayaklandı ve Şahı devirdi. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6165@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Yaz&#305; Dizileri</dc:subject>
<dc:date>2009-12-20T00:52:48+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Sekizinci Bölüm: Kapana sıkışmış Batı</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6164</link>
<description><![CDATA[<p><b>ÖZET<br>
</b><br>
Dizimizin sekizinci ve son bölümünde, Sovyetler'in yıkılışı sonrasında Rusya'da 
ekonomik özgürlüklerin nasıl uygulandığını, <b>"şok terapi"</b> kavramını 
irdeliyoruz. <br>
<br>
Aynı zamanda Irak'ta işgalin ardından başvurulan çok daha ağır bir <b>"şok 
terapi"</b> modelini... <br>
<br>
Amerikalılar, dünyanın değişik ülkelerinde kendi özgürlük ideallerini zorla 
kabul ettirmek için şiddete ve işkenceye yönelmeye başlayacaklardı. <br>
<br>
Aynı zamanda İslamcılar da zorla kendi devrimci İslam devletlerini kurma adına 
suikastlere ve cinayetlere başvuracaklardı. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6164@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Yaz&#305; Dizileri</dc:subject>
<dc:date>2009-12-20T00:43:48+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>İşçi Filmleri bereketli topraklarla buluşuyor</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6163</link>
<description><![CDATA[<p>2009 yılının sonu yaklaşırken İşçi Filmleri Festivali Anadolu yolculuğunu 
Çukurova’da sürdürüyor. Tarım işçilerinin kenti Adana da 24-27 Aralık 
tarihlerinde emeğin öyküleri perdeye yansıyor. <br>
<br>
Bütün gösterimlerin ücretsiz olacağı festivalde filmler Taşmekan, Adana Tabip 
Odası Ve Adana Eczacılar Odası’nda gösterilecek. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6163@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2009-12-20T00:00:23+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>'Arbeit Macht Frei' yazan ünlü tabela çalındı</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6162</link>
<description><![CDATA[<p><b>Bir milyondan fazla insanın öldürüldüğü Polonya'daki ünlü Nazi toplama 
kampı Auschwitz'in girişindeki tabela çalındı.<br>
</b><br>
<br>
Kampın simgelerinden biri olan tabelada, <b>&#34;Arbeit Macht Frei&#34;</b>, yani <b>
&#34;Çalışmak Özgürleştirir&#34;</b> yazıyordu.<br>
<br>
Kamptaki Polonyalı tutsaklara yaptırılan metal tabela, vidalarından sökülerek 
indirilmiş.<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6162@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2009-12-19T23:05:39+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Almanya ve İsrail arasında 'Kafka' çıkmazı</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6161</link>
<description><![CDATA[<p><b>İsrail, 1988'de İngiltere'de yapılan bir açık arttırmada Franz Kafka'nın 
el yazılarını satın alan Almanya'dan eserleri istiyor.<br>
</b><br>
İsrail ve Alman makamları arasında Avusturyalı yazar Franz Kafka’ya ait bir el 
yazmasıyla ilgili olarak uzun yıllardan beri süren tartışmanın yeniden 
alevlendiği bildirildi. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6161@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2009-12-19T22:43:59+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Meğer Lorca orada değilmiş!</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6160</link>
<description><![CDATA[<p><b>İspanya'da 'tarihi bellek' yasasıyla 51 gündür aranan şair Lorca'nın 
cesedi, 73 yıldır gömülü olduğu sanılan yerde bulunamadı<br>
</b><br>
İspanya iç savaşı sırasında (1936) diktatör Franco’nun destekçileri tarafından 
kurşuna dizilerek öldürülen ünlü şair Federico Garcia Lorca’nın gömüldüğü 
sanılan yerde kalıntıları çıkmadı. <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6160@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2009-12-19T22:42:42+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Yeşilçam'ın bol ödüllü yönetmeni Ökten yaşama veda etti!</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6159</link>
<description><![CDATA[<p><b>Sürü, Düşman, Kapıcılar Kralı, Çöpçüler Kralı gibi politik filmlerle kaos 
günlerini anlatan filmlerin bol ödüllü yönetmeni Zeki Ökten, 68 yaşında tedavi gördüğü 
Amerikan Hastenesi'nde hayata gözlerini yumdu.</b><br>
<br>
Memduh Ün, Halit Refiğ ve Atıf Yılmaz'ın döneminden sonra gelen ikinci yeni 
kuşak sinemacılar arasına ismini yazdıran ve birçok başarılı filme imza atan 
Ökten, önceki gün Amerikan Hastanesi'nde yoğun bakıma alınmıştı. Kalp ve damar 
hastalığı şikayetiyle acil olarak hastaneye yatan Ökten'in, geçirdiği 
operasyonun ardından bugün hayatını hayatını kaybettiği öğrenildi.<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6159@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2009-12-19T22:27:09+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Aleksandr Blok: Durgun yıllarda gelmiş olanlar dünyaya</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6158</link>
<description><![CDATA[<p><b><i>Çeviri : Ataol BEHRAMOĞLU <br>
</i></b><br>
Durgun yıllarda gelmiş olanlar dünyaya<br>
Anımsamazlar geçtikleri yolları;<br>
Biz, Rusya'nın korkunç yıllarının çocukları -<br>
Gücümüz yok hiçbir şeyi unutmaya.<br>
<br>
Yakıp kavuran, kül eden yıllar !<br>
Çılgınlığın mı, umudun mu kökü gizli sizde?<br>
Savaş günlerinden, özgürlük günlerinden<br>
Kanlı bir parıltı kaldı yüzlerde.<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6158@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>&#350;iir</dc:subject>
<dc:date>2009-12-19T01:39:03+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Can Dündar 'Mustafa'dan yargılanacak!</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6157</link>
<description><![CDATA[<p>Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Can Dündar hakkında, ‘Mustafa’ belgeseli nedeniyle yürütülen soruşturmada verilen ’takipsizlik’ kararını kaldırdı. 'Mustafa'dan dava açılacak' <p>

<b> 'Ata’nın parmaklarını küt göstermiş, yargılansın!'</b>
<br>
Yargıtay onarsa dava açılacak ve Dündar, ’Atatürk’ün hatırasına hakaret’ten 
7.5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanacak. Belgesel hakkındaki bilirkişi 
raporu ise <b>’Ata’nın parmakları küt değil ince ve uzun’ gibi tuhaf ifadelerle 
dolu<br></b>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6157@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2009-12-19T01:11:10+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Kürt halkı...</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6156</link>
<description><![CDATA[<p>
Bir örgüt, kendi halkına böyle bir kalleşliği nasıl yapar? <br>
<br>
İlk gelen tepkilere, açıklamalara, maillere bakılırsa “körü körüne PKK’yı 
destekleyen” bir kitlenin dışında kalan bütün Kürtler şaşkınlık içinde bu 
sorunun cevabını arıyor. <br>
<br>
Sanırım şu anda Kürtlerin duyguları, “Kafes planını” yapanların, Koç Müzesi’nde 
“çocukları öldürmeye” hazırlandığını öğrenen Türklerin duygularına benziyor. <br>
<br>
Onlar da böyle bir kalleşliğe ve çılgınlığa inanamamış, bunun nedenlerini 
anlamaya çalışmıştı. <br>
<br>
Koç Müzesi’nde patlamayan “bombayı” PKK Tokat’ta patlattı ve darbecilerin 
amaçladığı o kaosu yaratabilmek için üstüne düşeni yaptı. <br>
<br>
PKK, bunu ilk kez yapmıyor. ]]></description>
<guid isPermaLink="false">6156@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Ahmet Altan</dc:subject>
<dc:date>2009-12-12T09:34:13+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Bu nasıl kafadır Yılmaz?</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6155</link>
<description><![CDATA[<p> Daha iki gün önce dedik, "hükümete uyuzluk olsun sayfa dolsun diye yazı 
yazıyorlar" diye...<br>
<br>
Mürekkebi kurumadan bunu hemen yeniden yaptılar, "haklısın Engin ağabey" demiş 
oldular, sağolsunlar!<br>
<br>
Devlet yöneticilerinin yurt dışı gezilerine kızmışlar... Başbakan Amerika'da, 
derken Meksika'da...<br>
<br>
Dışişleri Bakanı da onun yanında.. Cumhurbaşkanı Arnavutluk'ta... Meclis başkanı 
İsveç'te...<br>
<br>
Tokat'ta PKK pusu kuruyor, onların oralarda ne işleri varmış?]]></description>
<guid isPermaLink="false">6155@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Engin Ard&#305;ç</dc:subject>
<dc:date>2009-12-12T09:32:32+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>NEYİ KAYBETTİĞİNİ HATIRLA</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6154</link>
<description><![CDATA[<p>
Hatırlayacaksın <br>
Hatırla hemen<br>
Bizim eskiden<br>
Nereli olursak olalım <br>
İster oralı olalım yerli <br>
İsterse garip yıpratık ağlaksı <br>
Tuhaflığın gariplerinden <br>
İddet müddeti babaların dolunca keyfe keder<br>
Mecburen giderek cezaen tayini gelenlerden <br>
Burnumuz olur olmaz kanardı.]]></description>
<guid isPermaLink="false">6154@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>&#304;smet Özel</dc:subject>
<dc:date>2009-12-08T09:56:12+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>BEN BU KADAR DEĞİLİM</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6153</link>
<description><![CDATA[<p> 
Ben bu kadar değilim <br>
Kışlada ölü bir zaman <br>
Bir güzel at durdukça gider <br>
Gittikçe döner bir bir güzel at durdukça <br>
Askerim, benim ağzım kuşlardan. <br>
<br>
Güneşi sormuyorum lekelenmiş dallardan <br>
Dalları sormuyorum dallardan daha iyi <br>
Yüzümü istiyorum bir süvari alayından <br>
Ne yapsam istiyorum, ama istiyorum <br>
Bir kişi bile değilim yalnızlıktan. ]]></description>
<guid isPermaLink="false">6153@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>&#350;iir</dc:subject>
<dc:date>2009-12-08T09:54:41+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>'Kitaplarımda hep söylenmek istenmemiş şeyler olur'</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6152</link>
<description><![CDATA[
<p>Enis Batur: 'Gerçek kavramına mutlak yükler bindirmekte asıl tehlike. Bir tür 
tinsel görecelik kuramı öne sürüyorum yazdıklarımda, yaşananla düşlenen, 
kurgulanan arasına sermeye çalışıyorum metnimi. Anlatmak düşünmeye, düşünmek 
kurmaya engel olsun istemiyorum'. Ece Ayhan, Enis Batur’u “beş kollu, üç 
bacaklı, fenomen şair” diye tanımlamıştı. Enis Batur çalışkanlığı, üretkenliği 
konusundaki görüş birliğini ‘klişe’ sayıyor. Ancak rakamlar Batur’u 
doğrulamıyor: 2000-2009 yılları arasında 46 yeni kitabı, 18 yabancı dilde 
kitabı, 49 tekrar baskı olmak üzere toplam 113 defa ismi kapaklarda yer almış! 
Söyleşimizi, bu sonbaharda çıkan üç yeni kitabı etrafında sınırladık: Sır, 
Başkalaşımlar XXI-XXX ve Saga. Ama önce, çok yakından tanıdığı kitap dünyasına 
uğradık...]]></description>
<guid isPermaLink="false">6152@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Röportaj</dc:subject>
<dc:date>2009-12-08T09:49:28+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Slavoj Zizek Boğaziçi Üniversitesi'ndeydi</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6149</link>
<description><![CDATA[<p>
Ünlü yazar ve sosyolog Slavoj Zizek Boğaziçi Üniversitesi'nde 3-4 Aralık 
tarihinde "Post İdeolojik Çağda İdeoloji: Hollywood" başlıklı bir konferans 
verdi. Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall'de düzenlenen konferansı yaklaşık 
500 öğrenci ve akademisyen takip etti. Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası 
İlişkiler Bölümü'nün davetlisi olarak gelen Zizek, Avrupa Birliği'nden 
Hollywood'a, Yugoslavya'dan İsrail'e pek çok konu hakkında konuştu.]]></description>
<guid isPermaLink="false">6149@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2009-12-05T20:15:56+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Angelopoulos zamanın tozunu üflüyor</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6148</link>
<description><![CDATA[<p>
Yunan sinemacı Theo Angelopoulos, 2004'te başladığı üçlemesine kaldığı yerden 
devam ediyor. Yeni filmi 'Zamanın Tozu'nda Willem Dafoe, Irène Jacob, Bruno Ganz 
ve Michel Piccoli gibi uluslararası bir oyuncu kadrosuyla çalışmış. Theo 
Angelopoulos'un ne sinemasında ne de film üretim sürecinde telaşa mahal var. 
Hakkında söylenenlere aldırmadan, ruhundaki şiirsel sinemayı alçakgönüllü 
biçimde peliküle kazımakta ısrarlı. ]]></description>
<guid isPermaLink="false">6148@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2009-12-04T18:03:00+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Bu dünyadan bir Ahmet Uluçay geçti ve gitti...</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6147</link>
<description><![CDATA[<p>
Yıllarca o kahredici yoksullukla, yoksunlukla tek başına ayakta kalmaya direnen, 
hayalleri uğruna hamallık, kamyon şoförlüğü dahil...  yapmadığı iş kalmayan
<b>Ahmet Uluçay</b> bugün aramızdan ayrıldı. 
<p>
Onu <b>'Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak'</b> filmiyle tanımıştık. Geç tanıdık 
çabuk kaybettik. Karakutu.com olarak ailesine sabır diliyoruz.<p>
<b>Not: </b><br>
<br>
Ahmet Uluçay için bugün (salı) saat 11.00'de Beyoğlu Emek Sineması'nda bir tören 
düzenlenecek.<br>
]]></description>
<guid isPermaLink="false">6147@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2009-12-01T00:49:02+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Mata Hari: Poem</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6146</link>
<description><![CDATA[<p> 
<b>"The dance is a poem, of which each movement is a word." </b> <br>
<br><br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6146@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>&#350;iir</dc:subject>
<dc:date>2009-11-27T22:01:33+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Jeff Buckley: Everybody Here Wants You</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6145</link>
<description><![CDATA[<div><object width="420" height="339"><param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x1nzcb"><param name="allowFullScreen" value="true"><param name="allowScriptAccess" value="always"><embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x1nzcb" type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="339" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always"></embed></object>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6145@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Karakutu Müzik</dc:subject>
<dc:date>2009-11-27T21:59:45+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Wolfgang Borchert: Kapıların Dışında'dan...</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6144</link>
<description><![CDATA[<p> 
BECKMANN: Neredeyim? Allahım, burası neresi? </p>
<p>ELBE: Benim koynumdasın. </p>
<p>BECKMANN: Senin koynunda mı? Sen, sen kimsin? </p>
<p>ELBE: Kim olacağım, St. Pauli'deki iskeleden suya atladığına göre ben kim 
olabilirim, yavrucak? </p>
<p>BECKMANN: Elbe misin? </p>
 
<p>ELBE: Ta kendisi. Elbe.  
]]></description>
<guid isPermaLink="false">6144@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2009-11-27T20:31:02+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Tamer Gülbek: sayış-tay</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6143</link>
<description><![CDATA[<p>
yaz sıkıntısı buluşuyor<br>
uzak bir tatilin kumrallığıyla<br>
<br>
tarihsel bir bahçede paylaşıyoruz<br>
çaylarımıza katılan ispanyol sineklerini<br>
laflayarak kitaplardan ve felsefeden<br>
ve bilginin neden paylaşılması gerektiğinden<br>
<br>
uzak bir kıtada bir fransız bir resim yapıyor<br>
uzun uzun düşünüyor şairin teki<br>
milliyetsiz olduğunu bile bile<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6143@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>&#350;iir</dc:subject>
<dc:date>2009-11-27T20:10:19+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Birbirleri için yazdılar</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6142</link>
<description><![CDATA[<p> "Bazen buradan ayrılmaktan ve Paris’e gitmekten, ellerimi tuttuğunu, bana 
çiçeklerle dokunduğunu hissetmekten başka bir şey arzulamıyorum, sonra nereden 
geldiğini, nereye gittiğini de bilmek istemiyorum. Benim için sen Hindistanlısın 
ya da daha da uzak, karanlık, kahverengi bir ülkeden; benim için çölsün sen, 
denizsin, sır olan her şeysin. Hâlâ hiçbir şey bilmiyorum senin hakkında ve bu 
yüzden senin için korkuyorum, bizlerin burada yaptığı herhangi bir şeyi senin 
yaptığını hayal edemiyorum, ikimiz için bir saray kurmalı ve o sarayın içinde 
benim sihirli efendim olabilmen için seni yanıma almalıydım, orada halılarımız 
ve müziğimiz olacak, orada aşkı bulacağız." ]]></description>
<guid isPermaLink="false">6142@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Kitap Tenkidleri</dc:subject>
<dc:date>2009-11-27T20:09:07+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>SÛRÎ MANTIK</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6140</link>
<description><![CDATA[
<p>
Adaam sen de<br>
Diyorsun<br>
Hata ediyorsun<br>
Ölümse ha hışır hışır gelmiş <br>
Elyafı sun’î yorganda<br>
Ha ıslık çalarak<br>
İdaresi örfî yağlı urganda.<br>

]]></description>
<guid isPermaLink="false">6140@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>&#350;iir</dc:subject>
<dc:date>2009-11-11T13:48:11+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Metin Eloğlu: Aşklama</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6139</link>
<description><![CDATA[<p>
	Şaraptı rakıydı şuydu buydu<br>
	Kişi esrimeyi bir aşkta tatmalı ilkten<br>
	Dedim ya ondan gayrı korkuluğa güvenmem<br>
	İçtiğim hep aşktı benim gerisi tortu<br>
	<br>
	Sevişik bir keçi yumukgöz oğlağına<br>
	Özüne aşk sızmış o sütü emziriyor<br>
	Yumurtasını bir kovuğa koyarken<br>
	Aşkı da koyuyor anaç zargana]]></description>
<guid isPermaLink="false">6139@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>&#350;iir</dc:subject>
<dc:date>2009-11-11T13:47:03+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Lhasa de Sela - De cara a la pared</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6137</link>
<description><![CDATA[<div><object width="400" height="305"><param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x811sc&related=0"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowScriptAccess" value="always"></param><embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x811sc&related=0" type="application/x-shockwave-flash" width="400" height="305" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"></object><br><b>  ]]></description>
<guid isPermaLink="false">6137@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2009-10-25T12:12:53+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Bu böyle kalamaz</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6131</link>
<description><![CDATA[
<p>
Bizim yayımladığımız “AKP’yi ve Gülen’i bitirme planı”, Genelkurmay 
Karargâhı’nda birilerinin hükümeti devirmeyi planladığını gösteriyordu. <br>
<br>
Genelkurmay Başkanı, televizyon kameralarının önüne geçip, bu belgenin gerçek 
olmadığını, “kâğıt parçası” olduğunu, böyle bir planın hazırlandığına dair 
hiçbir kanıt bulamadıklarını söyledi. <br>
<br>
Ya yalan söylüyordu. <br>
<br>
Ya da karargâhında olup bitenler hakkında hiçbir bilgiye sahip değildi.]]></description>
<guid isPermaLink="false">6131@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Ahmet Altan</dc:subject>
<dc:date>2009-10-25T11:45:11+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Toprak kaybı korkusu</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6130</link>
<description><![CDATA[
<p>
Muhalefet karar vermiş, &#34;Kürt açılımı&#34; sonucunda Türkiye bölünecekmiş...<br>
<br>
Aydın Doğan'ın gazeteleri, özellikle köşe yazarları, okurlarının kafasına 
sürekli bu düşünceyi işlemeye çalışıyorlar. (Amaç elbette seçmeni kışkırtıp 
AKP'den başka yöne bir oy kayması sağlamak, ülkeyi önümüzdeki yıllarda &#34;zayıf 
bir koalisyona yatırmak&#34; ve patronlarını, dolayısıyla ekmeklerini kurtarmak.)
<br>
<br>
Fakat bu tutum yalnızca hükümete uyuzluk etmek amacından kaynaklanmıyor, başka 
türlü düşünmek ellerinden gelemiyor. Beyinlerinin kıvrımlarında, 
bilinçaltlarında, &#34;genlerinde&#34; bu endişe var.]]></description>
<guid isPermaLink="false">6130@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Engin Ard&#305;ç</dc:subject>
<dc:date>2009-10-25T11:42:50+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Lhasa De Sela - Desierto</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6128</link>
<description><![CDATA[<object width="448" height="356"><param name="movie" value="http://embed.trilulilu.ro/video/JuliaAgripina/7ca416d4bb2fcb/0xa6080b.swf"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://embed.trilulilu.ro/video/JuliaAgripina/7ca416d4bb2fcb/0xa6080b.swf" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="448" height="356"></embed></object><br><strong>Lhasa de Sela-El Desierto</strong>  ]]></description>
<guid isPermaLink="false">6128@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2009-10-13T13:46:28+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Van Gogh'un kalemi de güçlüymüş!</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6127</link>
<description><![CDATA[<p>
<img border="0" src="http://sleevage.com/wp-content/uploads/2008/04/van_gogh_3.jpg" width="161" height="201"> Dahi 
ressam Vincent Van Gogh'nun 1872 ile 1890 yılları arasında kaleme aldığı toplam 
902 mektup, 6 ciltlik bir eser halinde ve internetten yayımlanıyor. </p>
<p>Dahi ressam Vincent Van Gogh’nun aynı zamanda iyi bir yazar olduğu ortaya 
çıktı. Çok mektup yazmasıyla bilinen Hollandalı ressamın mektuplarını büyüteçle 
tahlil eden araştırmacılar, Van Gogh’nun modern resim sanatında olduğu kadar 
edebiyatta da usta olduğunu belirttiler. ]]></description>
<guid isPermaLink="false">6127@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2009-10-12T14:33:14+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Halit Refiğ'i kaybettik</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6125</link>
<description><![CDATA[<p> Türk sinemasının ünlü yönetmeni Halit Refiğ, tedavi gördüğü hastanede 75 yaşında hayatını kaybetti.

<br><br>

 

Bir süre önce kendisi için organize edilen ''Ustalara Saygı'' gecesinde yaptığı konuşmada, 1960'lı yıllardan bu yana emek verdiği Türk sinemasının hayatında çok önemli bir yere sahip olduğunu belirten Refiğ, hayatındaki her şeyi sinemaya borçlu olduğunu anlatarak, Türk sineması adına daha yapılacak çok şey olduğunu dile getirmişti. 
]]></description>
<guid isPermaLink="false">6125@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2009-10-12T14:25:10+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Mercedes Sosa yaşama veda etti!</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6124</link>
<description><![CDATA[<p><b>Askeri cunta döneminde yasaklanan Latin Amerika'nın en ünlü şarkıcılarından Mercedes Sosa öldü<br>
<br></b>

Latin Amerika’nın popüler şarkıcısı Arjantinli Mercedes Sosa, hayata gözlerini yumdu. 
Güçlü pes sesiyle kitlelerin kalbini fetheden 74 yaşındaki sanatçı, 18 Eylülde Buenos Aires’te kaldırıldığı hastanede bu sabah öldü. 


]]></description>
<guid isPermaLink="false">6124@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2009-10-05T02:00:16+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Grouper: Heavy Water</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6123</link>
<description><![CDATA[<object width="400" height="321"><param name="allowfullscreen" value="true"><param name="allowscriptaccess" value="always"><param name="movie" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=2954136&server=vimeo.com&show_title=1&show_byline=1&show_portrait=0&color=&fullscreen=1"><embed src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=2954136&server=vimeo.com&show_title=1&show_byline=1&show_portrait=0&color=&fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="400" height="321">

</embed></object><p><a href="http://vimeo.com/2954136"> ]]></description>
<guid isPermaLink="false">6123@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2009-10-04T12:50:41+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Müslüman elitler güç ve iktidara tapınıyor</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6122</link>
<description><![CDATA[
<p>
Bir huzursuz adam Dücane Cündioğlu, 12 yıldır Yeni Şafak gazetesinde 
Aristoteles'ten Şems'e, Karl Marx'tan Albrecht Dürer'e düşünürler hakkında 
yazılar yazıyor. Sivri söylemi, kapitalizm düşmanlığı, yalnızlık hevesiyle hayli 
enteresan bir 'Müslüman' olan Cündioğlu'yla konuştuk. </p>
<p>Çengelköy'ün tepelerinde, kendi halinde, beş katlı bir apartmanın en üst 
katında yaşıyor Cündioğlu. Pek sade, pek kendi halinde salonu, şahane bir seyir 
terası var evin; bütün Boğaz göz önünde. Böyle sade bir apartmandan böyle bir 
manzara beklemiyor insan. Cündioğlu, kendini keşfetmek yolunda yazdıklarını 
okurlarıyla 80'lerden beri paylaşıyor. Yeni Şafak'taki köşe yazılarının 
haricinde, Cenab-ı Aşk'a dair, Daire'ye dair, Cemil Meriç'e dair, Mehmet Akif'e 
dair gibi incelemeleri, Anlam'ın Tarihi, Arasokakların Tarihi gibi derin 
başlıklı kitapları var.]]></description>
<guid isPermaLink="false">6122@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Röportaj</dc:subject>
<dc:date>2009-10-04T12:45:33+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Lhasa de Sela: Rising</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6107</link>
<description><![CDATA[<object width="400" height="204"><param name="allowfullscreen" value="true"><param name="allowscriptaccess" value="always"><param name="movie" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=4200646&server=vimeo.com&show_title=1&show_byline=1&show_portrait=0&color=&fullscreen=1"><embed src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=4200646&server=vimeo.com&show_title=1&show_byline=1&show_portrait=0&color=&fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="400" height="204"></embed></object><p>

]]></description>
<guid isPermaLink="false">6107@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2009-09-16T20:11:55+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Direnişe dair notlar</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6105</link>
<description><![CDATA[<p>
<img border="0" src="http://i.radikal.com.tr/644x385/2009/09/12/fft5_mf246923.Jpeg" width="156" height="204"></p>

Seksen bir yıllık hayatı boyunca sanat eleştirmenliği ve yazarlığı dışında 
Marksistliğiyle de tanınan John Berger, hayata tutunmanın ve direnişin notlarını 
sunuyor okuruna. Günümüz dünyasında hayatımız bir bombardıman altında geçiyor. 
Her türlü bilgiye istediğimiz anda ulaşma imkânının yeniliğini çoktan geride 
bıraktık, artık her türlü bilginin bize istediği anda ulaşması söz konusu. Bu 
bombardımanın içinde nitelikli bilgiyi ayırt etmeye zaman yok. Zihni 
karmakarışık bir toplum haline geliyoruz... ]]></description>
<guid isPermaLink="false">6105@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2009-09-13T14:50:54+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Değişikliğe uğradım!</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6103</link>
<description><![CDATA[
<p> 
Türk edebiyatının en büyük balonu Abdülhak Hamid'in (daha küçük balonlar da 
çoktur) şöyle bir dizesi olacaktı: &#34;Yılan mı yedim, peri mi yuttum?&#34;<br>
<br>
Artık Finten'de mi, Makber'de mi, hangisindeyse...<br>
<br>
Ben de soruyorum: Virüs mü kaptım? Mikrop mu aldım?<br>
<br>
İki ayda dört zehirlenme &#34;vak'ası&#34; da fazla oldu ama...<br>
<br>
Yoksa, her tatilciyi pusuda bekleyen tuzağa, &#34;ıslak mayo, çıplak ayak, taş 
zemin, aşırı güneş, çok yemek&#34; çukuruna mı düştüm?]]></description>
<guid isPermaLink="false">6103@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Engin Ard&#305;ç</dc:subject>
<dc:date>2009-09-13T14:44:58+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Mantıku't-Tayr'dan…</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6101</link>
<description><![CDATA[
<p> 
“Rızkını arayan bir sinek dolaşıp dururken bir köşede duran bal küpünü gördü. 
Balın arzusuyla gönlü elinden gitti. Coştu, köpürdü, feryada başladı; 'Nerede 
bir er ki' dedi, 'Benden bir arpa alsın da o küpe atılmamı sağlasın. Vuslat 
böyle meyve verir mi bir daha? Baldan daha iyi ne var ki dünyada?'<br>
<br>
Birisi sineğin muradını yerine getirdi. Küpün ağzını açtı, sinek de aralıktan 
içeri süzülüverdi. Fakat bana konmasıyla yapışması bir oldu. Kurtulmak istedikçe 
daha çok yapıştı sinek, sıçramaya çalıştıkça daha fazla daldı.]]></description>
<guid isPermaLink="false">6101@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Gökhan Özcan</dc:subject>
<dc:date>2009-09-13T14:40:32+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>MÜNACAAT</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6098</link>
<description><![CDATA[<p>

<object width="400" height="300"><param name="allowfullscreen" value="true"><param name="allowscriptaccess" value="always"><param name="movie" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=6329079&server=vimeo.com&show_title=1&show_byline=1&show_portrait=0&color=&fullscreen=1"><embed src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=6329079&server=vimeo.com&show_title=1&show_byline=1&show_portrait=0&color=&fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="400" height="250"></embed></object>    ]]></description>
<guid isPermaLink="false">6098@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2009-09-06T15:07:17+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Şiirsel Sinema'dan...</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6097</link>
<description><![CDATA[<p>"Kadının iç dünyası tümüyle erkeğe karşı beslediği duygulara dayanır. Benim 
fikrime göre, kadın kesinlikle, mutlaka bu duygulara dayanmalıdır. Kadın, aşkın 
sembolüdür. Aşk, insanın en büyük hazinesidir, kelimenin hem maddi hem de manevî 
anlamında. Kadın, hayatın anlamını verir. Mesih’i doğuran bâkire olarak Bâkire 
Meryem’in bir sevgi sembolü olması tesadüf değildir. Kadınlara bu konudan 
bahsettiğimde, onur duygusundan laf açılıyor hep, görünüşe bakılırsa bu onur 
duygusundan yoksun bırakılmak istendiklerinden bahsediyorlar. Benim bakış açıma 
göre bu kadınlar yalnızca bir erkek-kadın ilişkisinde, erkeğe tamamen 
kendilerini adamakla onur bulacaklarını anlamıyorlar."</p>
<p>"İnsanın sorunu, hayatın anlamının bilgisine sahip olarak yaşamak. Dünyayı 
pragmatik, kâra dönük, avantaj arayan taraftan algılamamız ne kadar ilginç. 
Durmadan protez üretiyoruz. Bütün teknolojiler buna dayanıyor. Uçakları icat 
ettik, çünkü at sırtında gitmekten yorulduk. Hayatlarımızı daha hızlı hareket 
ederek zenginleştirmeyi düşünüyoruz. Bu, çıplak gözle bile görülebilen temel bir 
hata."]]></description>
<guid isPermaLink="false">6097@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2009-09-06T15:03:21+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Yaşa varol İnönü!</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6095</link>
<description><![CDATA[<p>&#160;Başlığa bakıp da &#34;herif kafayı yedi&#34; ya da &#34;küfürlere dayanamayıp 
	döndü&#34; diye düşünmeyiniz... Çünkü bu bir &#34;alıntıdır&#34;, ben yazmadım, 
	zikrettim.<br>
	<br>
	Bu bir &#34;mahya&#34;... Ramazan mahyası... Dinle imanla ilgisi olmayan, &#34;bu yıl 
	hac mevsimi Kurban Bayramı'na denk geldi&#34; diye düşünebilen &#34;alakasız&#34; 
	vatandaşlar için açıklayayım: Hani şu Ramazan aylarında bir minareden öbür 
	minareye uzatılan çeşitli yazılar... Hani iftar vaktinde, ezan okununca 
	ışıkları yanar... Saati olmayan, ezanı duymayan bile ışıkları görünce &#34;iftar 
	topunun atıldığını&#34; anlar hani... (Minare nedir diye soracaksanız, müezzinin 
	&#34;şarkı söylediği&#34; yerdir diyebilen şaşkınlar da yaşıyor bu ülkede!)]]></description>
<guid isPermaLink="false">6095@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Engin Ard&#305;ç</dc:subject>
<dc:date>2009-09-06T14:08:27+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Tuhaf tuhaf sorular</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6093</link>
<description><![CDATA[<p>Başım ağrıyor. <br>
	<br>
	Günlerdir boğuştuğum soğuk algınlığı beni bir hırpalıyor. <br>
	<br>
	Eşref Şefik’in benim çocukluğumda meşhur ettiği anlatımla “kuma yatıp da tek 
	gözüyle bakan balık” gibi bakıyorum ekrana. <br>
	<br>
	Bazen her şey saçma gelmiyor mu size? <br>
	<br>
	Buradan sadece iki saat uzaklıkta bir yerde, mesela Roma’da ya da Viyana’da 
	ya da ne bileyim Cenevre’de yaşasaydık bambaşka sorunlarımız, bambaşka 
	dertlerimiz, bambaşka konularımız olacaktı. ]]></description>
<guid isPermaLink="false">6093@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Ahmet Altan</dc:subject>
<dc:date>2009-09-06T13:54:53+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Hürriyet Ankaraspor'da özgürlük nerede?</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6089</link>
<description><![CDATA[
<p>Zülfü Livaneli, ünlü Fransız şairi Paul Eluard'ın ünlü bir şiirini 
bestelemiş, çalmış söylemiş: &#34;Özgürlük&#34;... Hemen herkes bilir. <br>
<br>
Şimdi bir reklam filminde kullanılması amacıyla bir rivayete göre 300 bin, bir 
başka söylentiye göre 350 bin liraya sattığı için ağır saldırılara uğradı... 
Önce baskılara dayandı, kendini savundu, hatta kızdı, küfür etti (okurlarına 
durup durup &#34;küfür etmeyin&#34; tavsiyesinde bulunur), sonra dayanamadı, bestesini 
geri çekti. &#34;Zaten vergiler mergiler çıktıktan sonra elime kalan gülünç bir 
tutardı&#34; dedi. Zaten besteler de köşeler gibi babamızın değil halkın malı 
olmalıydı. ]]></description>
<guid isPermaLink="false">6089@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Engin Ard&#305;ç</dc:subject>
<dc:date>2009-09-02T14:20:10+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>DE LA FRAYEUR D’ÊTRE PLOMBIER BORGNE</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6085</link>
<description><![CDATA[<p> 
<b> DE LA FRAYEUR D’ÊTRE PLOMBIER BORGNE</b><br>
<br>
Bende o göz var mı<br>
Kaçın kurrasıyım <br>
Varsa bende sav savuracak bendelikler gözü var <br>
Bayat bendelikler klasik yahut romantik <br>
Bilinseydi taktik ne dehlizlerdi boylayanda <br>
Ne tiktak ne köprüler ne sır ne sırım <br>
Sırrımdı sazlıklar evham<br>
Nereme çıktıysa oraya yapıştılar<br>
Küttü kaçak aşklar konuşmaların tadı ezikti <br>
Sık tarakla taralıydı olanca yasak sayı <br>
Gerçekleyin bileyli <br>
Her dem çarpık ağzı <br>
Yeriydi kavrukçu deseler bana öyle ki <br>
Elimle tuzak kurarak tuttuğum kavrulurdu

]]></description>
<guid isPermaLink="false">6085@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>&#350;iir</dc:subject>
<dc:date>2009-08-28T20:06:46+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>L'Ham De Foc: Encara</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6084</link>
<description><![CDATA[<object width="400" height="300"><param name="allowfullscreen" value="true"><param name="allowscriptaccess" value="always"><param name="movie" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=6006910&server=vimeo.com&show_title=1&show_byline=1&show_portrait=0&color=&fullscreen=1"><embed src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=6006910&server=vimeo.com&show_title=1&show_byline=1&show_portrait=0&color=&fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="400" height="300"></embed></object>
]]></description>
<guid isPermaLink="false">6084@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2009-08-25T19:09:04+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>CAN SIKINTISI</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6083</link>
<description><![CDATA[
<p> 
 
Sanki bin yaşındayım, o kadar hatıram var. <br>
Gözleri bilançolar, manzumeler, ilamlar, <br>
Romanslar, sevgi talan mektuplar, makbuzlara <br>
Sarılı gür saçlara dolu bir büyük masa, <br>
Saklamaz daha çok sır üzüntülü kafamdan, <br>
Bu bir ehram, bir mahzen, öylesine kocaman, <br>
Fakirler çukurundan daha çok ölüleri, <br>
-Ben ayın tiksindiği bi rmezarlığım şimdi;- <br>
Orda azaplar gibi sürünür uzun kurtlar, <br>
En can alıcı ölülerime boyuna saldırırlar <br>
Solmuş güllerle dolu eski bir odayım ben, <br>
İçindeki eşyanın yıllar geçmiş üstünden, <br>
Orda üzgün pasteller, uçuk renkli Boucher'ler, <br>
Dağılan bir kokuyu içlerine çekerler]]></description>
<guid isPermaLink="false">6083@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>&#350;iir</dc:subject>
<dc:date>2009-08-25T19:07:21+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Haydar Ergülen: Adam</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6082</link>
<description><![CDATA[<p><i>-İdil'e- </i><br>
<br>
O şehre davrandığın gibi davran bana da <br>
O şehre gittiğin gibi bana da git uçarak <br>
bana da in, bana da kon ve el salla geride <br>
bıraktığına: Elveda benim küçük adamım! <br>
ufacıktan bir şehri nasıl adam ettinse, <br>
Sevdinse adam gibi, beni de o şehir gibi <br>
sev! Korkma sakın, adam etmez aşk beni, <br>
geç benden, benim de köprülerim var, <br>
aşkı seyret oradan, dalgın günüm geçiyor, <br>
benim de gecelerim var, danset, eteklerin <br>
fırdönsün, sen bana dön, bana eşlik et]]></description>
<guid isPermaLink="false">6082@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>&#350;iir</dc:subject>
<dc:date>2009-08-25T19:05:53+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Sıcak oruç</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6079</link>
<description><![CDATA[<p>
Bugün otuzlu yaşlarını sürmekte olanlar da dahil olmak üzere yeni kuşaklar yaz 
Ramazanı nasıl olur, bilmiyordu. Bu tecrübe geçen yıl ucundan yaşandı, bir 
miktar fikir sahibi olundu. Bu yılsa tam bir yaz Ramazanı yaşanıyor. Uzun yıllar 
bu böyle gidecek, Ramazan hep yaz aylarına gelecek, oruçlar uzun uzun ve sıcak 
sıcak tutulacak. Ben çocukluğunda bu tecrübeyi yaşayanlardanım, yaz günü tutulan 
orucun kişiye kendini daha esastan hissettirdiğini bilenlerdenim. Yani bu benim 
ikinci yaz Ramazanı tecrübem. Bunu daha önce yaşadım, nasıl bir şey olduğunu da 
dün gibi hatırlıyorum. İki tecrübe arasındaki tek fark, içi içine sığmayan bir 
küçük çocuk olmaktan çıkıp artık sükunet özlemi çeken yarı yorgun bir büyük 
haline gelişimle ilgili…]]></description>
<guid isPermaLink="false">6079@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Gökhan Özcan</dc:subject>
<dc:date>2009-08-25T18:34:25+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>'Çocuk Gözüyle Savaş' resim sergisi Bayrampaşa cezaevinde açılıyor</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6076</link>
<description><![CDATA[<img src="/i/178430.jpg">


<p>	Filistin’de geçtiğimiz aylarda İsrail saldırılarına karşı Gazze 
		direnişinde çocukların yapmış olduğu resimlerlerden oluşan sergi 
		İstanbul’da açılıyor.<br>
		<br>
		<b>‘Çocuk Gözüyle Savaş’</b> resim sergisinin materyallerini oluşturan 
		resimler, Ocak-2009-Mart 2009'da Gazze’de İsrail’in masum insanlar 
		üzerine kullandığı orantısız güç sonucu ailesini, yakınlarını, 
		arkadaşlarını, oturduğu evi, eğitim yaptığı okulu, muayene olduğu 
		hastanesini, kaybeden diğer dünya çocukları gibi savaş yüzünden 
		gülmekten, caddelerinde gönüllerince koşup eğlenmekten çok uzak bir 
		dünyada yaşayan Gazzeli çocukların, Gazze Milli Eğitim Bakanlığının 
		onayıyla savaşı anlatan resimlerinden oluşuyor. <br>Resimler üzerinde ayrıca hem mühür hem de çocukların imzası 
		bulunuyor.]]></description>
<guid isPermaLink="false">6076@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2009-08-23T19:06:12+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Zorba</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6074</link>
<description><![CDATA[<object width="400" height="300"><param name="allowfullscreen" value="true"><param name="allowscriptaccess" value="always"><param name="movie" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=6029069&server=vimeo.com&show_title=1&show_byline=1&show_portrait=0&color=&fullscreen=1"><embed src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=6029069&server=vimeo.com&show_title=1&show_byline=1&show_portrait=0&color=&fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="400" height="300"></embed></object><p><a href="http://vimeo.com/6029069">[Mikis Theodorakis] Zorba</a> from <a href="http://vimeo.com/evinart">Evin</a> on <a href="http://vimeo.com">Vimeo</a>.</p>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6074@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2009-08-17T12:29:21+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Hannah Arendt ve şiddet</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6066</link>
<description><![CDATA[<p> 
Ünlü Alman filozofu Hannah Arendt doğumunun 100. yılında toplantılarla anılıyor<br>


Hannah Arendt gibi bir düşünür için şüphesiz en sıradan şey onun doğumyılı ve yeri ile başlamak olurdu. Ancak doğduğu yer ve tarihinin onun 20. yüzyılın en sıradışı ve özgün siyaset düşünürleri arasında yer almasındaki payı düşünüldüğünde bu bilgiler önem kazanıyor. 14 Ekim 1906'da Almanya'da doğması gerçekten de Arendt'in yaşamında belirgin etkilere neden oldu. <br><br>O, kendisini hiçbir zaman "doğuştan bir yazar" olarak tanımlandı, "yalnızca anımsamak ve anlamak için, böyle bir çağda yaşamış olması nedeniyle" yazdı. <br><br>Döneminin en iyi okullarında klasik Yunanca ve Latince öğrenen, 20. yüzyıl düşüncesinde tartışılmaz bir öneme sahip Karl Jaspers ve Martin Heidegger gibi filozoflarla çalışma olanağı bulan Arendt, kısa bir süre sonra milyonlarca insanla beraber kendi yaşamını da bütünüyle etkileyen antisemitizm olgusuyla karşı karşıya geldi. <br><br>

Bir mülteci olarak önce Fransa sonra ABD'ye giden Arendt'in "yerinden edilme" ile başlayan bu yeni yaşamı, siyaset kuramının en çarpıcı yapıtlarını verdiği zamanların da başlangıcına işaret eder. ]]></description>
<guid isPermaLink="false">6066@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Felsefe Üzerine</dc:subject>
<dc:date>2009-08-11T23:20:47+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Güley'i niçin öldürdünüz?</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6065</link>
<description><![CDATA[<p>Adı <b>"Dutlar Yetişmedi"</b>...<br>
	Kemal Tahir, Malatya mapus damının alt kat penceresinden, parmaklıkların 
	ardından gözlediği iki çocuğu anlatıyor. Biri kız biri erkek. Oğlanın adı 
	Silo, kızın adı Meri. Bacısıymış. Bir de köpekleri var, Gümüş.<br>
	Silo bir yandan kara ekmek yiyor, bir yandan bacısını yumrukluyor.<br>
	Nedenini sorduklarında <b>"karıdır, dayağa alışsın şimdiden" </b>diyor.<br>
	Babaları Sazlı Mustafa eski bir eşkıya... Çok uzun süreli hapis yemiş, 
	Malatya damında yatıyor.<br>
	Anaları Güley, her gün fabrikadan çıkınca pencerenin karşısına geliyor, 
	kocasıyla Kürtçe konuşuyor, <b>"kısa kısa, kesik kesik, şarkı söyler gibi"</b>...
	<br>
	<b>"Bizimkiler" </b>önce anlamamışlar, İngilizce sanmışlar!<br>
	Güley fabrikada günde on iki saat ayakta çalışıyor, incecik, esmer ve pek 
	çirkin bir kadın.<br>
	Etin kilosu kırk kuruştan önce seksene, sonra yüz yirmiye çıkmış ama 
	kasaplarda bulunamıyor.]]></description>
<guid isPermaLink="false">6065@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Engin Ard&#305;ç</dc:subject>
<dc:date>2009-08-10T00:58:28+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Bruno Sanfilippo: Introsacro</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6062</link>
<description><![CDATA[<object type="application/x-shockwave-flash" data="http://cdn.last.fm/videoplayer/33/VideoPlayer.swf" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=9,0,0,0" id="lfmEmbed_50_5735967_184993234" width="380" height="289"> <param name="movie" value="http://cdn.last.fm/videoplayer/33/VideoPlayer.swf"> <param name="flashvars" value="title=InTROsacro&uniqueName=5735967&albumArt=http%3A%2F%2Fuserserve-ak.last.fm%2Fserve%2F34s%2F9775925.jpg&duration=359&image=http%3A%2F%2Fuserserve-ak.last.fm%2Fserve%2Fimage%3A320%2F5735967.jpg&FSSupport=true&album=InTRO&track=true&creator=Bruno+Sanfilippo"> <param name="allowScriptAccess" value="always"> <param name="allowNetworking" value="all"> <param name="allowFullScreen" value="true"> <param name="quality" value="high"> <param name="bgcolor" value="000000"> <param name="wmode" value="opaque"> <param name="menu" value="false"> </object>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6062@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2009-08-08T14:29:40+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Haydar Ergülen: Eski Ormanlara Mektup</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6061</link>
<description><![CDATA[
<p> 
bir mektup göndersen de açıp okumasam<br>
ben hangisiyim; sen demekten başka<br>
sana ulaşamayan zarf efendilerinin,<br>
aç beni, başka pulum yok, başka mektubum<br>
yok, yoksul olduğum söylenecek yoksa sana<br>
annemin bir gül olarak terkettiğinden beri<br>
beni gönderdiğin mektuplar ormanına<br>
<br>
şehri karıştırmıyorum, seni yanlış anlarlar<br>
kendimi karıştırıyorum, uçmaktan yanayım<br>
ruhunu parmaklarında dolaştıran perinin<br>
tevekkül penceresine konduğu eski ormanlarda]]></description>
<guid isPermaLink="false">6061@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>&#350;iir</dc:subject>
<dc:date>2009-08-08T14:07:15+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Tatil ya da curcuna</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6060</link>
<description><![CDATA[<p>Malum tatil mevsimindeyiz; herkesin içinde tarifi kabil olmayan, gem 
	vurulamayan bir tatil arzusu var. Hem de hiç olmadığı kadar… Canı tatil 
	çekmeyen kimse kalmadı. Böyle değildi bu işler, adamakıllı değişiyoruz 
	toplum olarak. Ben kırklı yaşlarıma kadar filmdir, belgeseldir diyerek 
	epeyce gezdim. Ama hiç bugünün standartlarına uyan türden bir tatil 
	tecrübesi yaşamadım. Bugün herhangi bir insanı çevirip &#34;Biliyor musunuz, 
	adamın teki kırk yaşına kadar hiç tatile gitmemiş!&#34; deseniz gülmekten yere 
	düşer. Oysa ki bu toplum tatile gitme güdülerini edineli bir çeyrek yüzyıl 
	bile olmadı. Nereden baksanız on, on beş yıllık bir hikâye… ]]></description>
<guid isPermaLink="false">6060@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Gökhan Özcan</dc:subject>
<dc:date>2009-08-08T14:03:43+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Türkiye Niçin Vatan?</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6058</link>
<description><![CDATA[<p>Merhaba,<br>
Takdim konuşması benim konuşma yapmamı gereksiz kılacak kadar tayin ediciydi. 
Sizler buraya “Türkiye Niçin Vatan” başlıklı bir konuşma dinlemek üzere 
geldiniz. Bu konuşmayı da ben yapacağım için, burada bulunmanız sebebiyle 
teşekkür ederim. Sorunun cevabı -dediğim gibi- takdim konuşmasında verildi. Lafı 
uzatmaya belki hiç gerek yok; “Türkiye niçin vatan?” sorusunun cevabı şudur: Bu 
topraklar dâru’l-İslâm olduğu için birilerinin vatanıdır, dâru’l-İslâm olduğu 
için birilerinin vatanı oldu. Aynı şekilde, bu topraklar dâru’l-İslâm kaldığı, 
dâru’l-İslâm vasfını kaybetmediği için -bir kere daha- birilerinin vatanı oldu; 
vatan kaldı. <br>
<br>
Tabiidir ki, bu hadiseyi bilmek istemeyenler, kabul etmek istemeyenler hep oldu. 
XIII. yüzyılda da olmuştu, XX. yüzyılda da oldu. Biz burada, bu lehte ve aleyhte 
meselelerin niçin doğmuş bulunduğuna dair bazı noktaları sarih kılmaya 
uğraşacağız. Yani bu işler neden böyle olageldi? Bu işlerin neden böyle olduğunu 
tasrih etmeden önce bir meseleyi halletmemiz, ya da bir pürüzü ortadan 
kaldırmamız gerekiyor, o da şu: Ben burada ne vasıfla konuşuyorum ve siz hangi 
vasıfla beni dinliyorsunuz? Yani burada bir otorite transferi mi var? Yoksa 
başka bir şey mi var, bunu bir anlayalım. ]]></description>
<guid isPermaLink="false">6058@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>&#304;smet Özel</dc:subject>
<dc:date>2009-08-05T13:05:43+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Saçmalık aslında nerede?</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6055</link>
<description><![CDATA[<p>
Medyanın ara ara ısıtıp önümüze sürdüğü eskimez haber konuları vardır. Banlardan 
biri de bu zamanın yaşama alışkanlıklarını reddederek doğru bildikleri hayatı 
yaşamakta ısrar eden topluluklardır. Amişler ya da Mormonlar gibi… Döne döne bu 
haberler dolaşıma sokulur ve her defasında da hayretle karşılanır. Geçtiğimiz 
hafta Amişler ile ilgili bir haber dolaşımdaydı mesela. Nüfusları 16 yılda 125 
binden 230 bine çıkmış. Bu sayının 2026 yılında 500 binler seviyesine 
ulaşılabileceği tahmin ediliyormuş. Bu ciddi ve sarsıcı bir rakam… Bu ihtimalin 
neden ciddi ve sarsıcı olduğuna geçmeden önce biraz Amişlerden bahsedelim. ]]></description>
<guid isPermaLink="false">6055@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Gökhan Özcan</dc:subject>
<dc:date>2009-08-05T12:53:46+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>İlyaz Bingül: Küskün Osman ile Uyuz Köpek ve Suskun Türkçe</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6050</link>
<description><![CDATA[<p>
Osman’ın, üstüne geçirebileceği bir hikâyesi yoktu. Köyden getirdiği bir düzine 
türkü, setre, gömlek, bir çift pabuç, şapkası ve bir denk yorgandan gayri kimi 
kimsesi yoktu.</p>
<p>Bir yazarın kâğıtlarla konuşması gibi gün yoldaşı köpeğiyle konuşuyordu. 
Dilsiz kâğıtlar bir gözle karşılaşır karşılaşmaz nasıl dile gelirse Osman’ın göz 
ışığı köpeğin gözlerine değmeye görsün kuyruğuyla, kulağıyla, patisiyle köpek 
dile geliyordu da, Osman bu koca şehirde derdini dile dökeceği bir çift göz 
bulamıyordu. Kaç zamandır kimsenin gözlerine bakmaz olmuştu. Kendi kendinin, 
kendi gözünün, kendi sözünün yabancısı olmuştu. İçine kötülük birikmiyordu, 
günden güne suskunlaştı yalnızca. Fırın önlerinden, kalabalık caddelerden, 
çocuklu annelerin yanlarından geçerken dahi “çekirdek...”, “çukulataa...”, 
“tıraş sabunu”, “yeni hayaat”, “bisküvii...”, “yok mu istiyen” diye 
seslenmiyordu. ]]></description>
<guid isPermaLink="false">6050@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Öykü - Roman</dc:subject>
<dc:date>2009-07-31T14:15:25+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Okuma notları</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6048</link>
<description><![CDATA[<p>
&#34;İnsan acı çeker, ısrar eder ve talep eder. Yüz binlerce dünyaya sahip olsa da 
huzur bulamaz. İnsan kılı kırk yarar, bir biçimde her türlü işle ve zanaatla 
uğraşır; çok çeşitli görevlerle kendisini meşgul eder. Arzu ettiği arzu 
nesnelerine ulaşamadığı için astronomi ve tıp alanlarını öğrenir. Normalde insan 
sevdiğine 'kalbimin huzuru' der. Hâl bu olunca insan, başka bir şeyde nasıl 
rahat ve huzur bulur. Bütün bu zevkler ve meşguliyetlerin hepsi merdiven 
gibidir. Çünkü insan merdivenin basamaklarına yerleşip yaşamaya kalkışmaz, 
geçicidir oraları; ne mutlu ona ki, bu gerçeğin farkına varmak için yeterince 
erken uyanır. Böyle biri için uzun yol kısalır ve hayatını merdiven 
basamaklarında boşuna harcamaz.&#34;<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6048@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Gökhan Özcan</dc:subject>
<dc:date>2009-07-31T14:06:39+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Harold Pinter anısına ödül</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6042</link>
<description><![CDATA[<p>Nobelli oyun yazarı Harold Pinter anısına yeni bir edebiyat ödülü veriliyor. Pinter'in karısı Lady Antonia Fraser, yazarlar Sir tom Stoppard ve Mark Lawson'ın yer alacağı jüri, ödülü zamanına duyarlı ve kararlı yazarlara verecek
<br><br>Adlarını tüm dünyanın bildiği iki yazar, dört yanında postal seslerinin 
yankılandığı yasaklı diller ülkesine geldiklerinde, nelerle karşılaşacaklarını 
az çok tahmin ediyorlardı büyük ihtimalle... <br><br><b>12 Eylül askerî darbesinin 
üzerinden beş yıl geçmiş ve yasaklı diller ülkesinde yaşayan insanlar, siyah 
ayaklarıyla yeryüzünü adımlamak için zaman zaman toprağın dibindeki karanlık 
yuvasından dışarı çıkan büyük bir makinenin dişlileri arasında ezilmişlerdi.<br></b>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6042@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2009-07-22T21:31:57+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Marks karşıtı otistik düşünür hayata veda etti</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6041</link>
<description><![CDATA[<p>Polonyalı felsefeci ve siyasal düşünceler tarihçisi Leszek Kolakowski 91 
yaşında Britanya’da öldü. 20. yüzyılda Doğu Avrupa’nın yetiştirdiği en büyük 
düşünürlerden biri olan Kolakowski hayatının yarıya yakınını yurt dışında 
sürgünde geçirdi<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6041@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2009-07-22T01:20:10+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Armstrong, ne ayaksın sen</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6040</link>
<description><![CDATA[<p>Ay’a ayak basmanın 40. yılı kutlandı. Ayağı basan kim, belgesini sızdıran 
kim, bir yerlerden düğmeye basan kim, hâlâ tartışılıyor. Amerikan tarzı komplo 
teorileri, Armstrong’un adımı kadar konuşulacağa benzer<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6040@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2009-07-22T01:17:29+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Suikastçı subaylara anma töreni</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6039</link>
<description><![CDATA[<p><b>Almanya’da, Adolf Hitler’i öldürmeye çalışan subaylar, idam edilmelerinin 
65. yılında, Berlin’de törenle anıldı<br>
</b><br>
Albay Claus Graf Schenk von Stauffenberg ile üç silah arkadaşının idam edildiği 
Bendlerblock binasının önüne çelenk bırakıldı. <br>

]]></description>
<guid isPermaLink="false">6039@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2009-07-22T01:15:34+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Frank McCourt Küllerini dünyaya savurdu</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6038</link>
<description><![CDATA[İrlanda ve New York’taki çocukluğunu anlattığı 1996 tarihli Angela’nın Külleri romanıyla milyonlarca okura ulaşan 78 yaşındaki Frank McCourt yaşama veda etti.

]]></description>
<guid isPermaLink="false">6038@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2009-07-22T01:07:47+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>John Mayer: Say - The Bucket List soundtrack</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6036</link>
<description><![CDATA[<embed src="http://karakutu.tv/player.swf" width="360" height="270" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" flashvars="width=360&height=270&file=http://karakutu.tv/flvideo/623.flv&image=http://karakutu.tv/thumb/1_623.jpg&displayheight=270&link=http://karakutu.tv/video/623/John-Mayer-Say--Music-video-from-The-Bucket-List&searchbar=false&linkfromdisplay=true&recommendations=http://karakutu.tv/feed_embed.php?v=33689e2adbe72199f0e6" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash">                ]]></description>
<guid isPermaLink="false">6036@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Karakutu Müzik</dc:subject>
<dc:date>2009-07-20T00:25:48+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Soyadı alınacaaak... Al!</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6032</link>
<description><![CDATA[
<p>Bir Süryani vatandaş... İsviçre'de oturuyormuş, aynı zamanda İsviçre 
vatandaşlığı da var... <br>
<br>
(Biz &#34;çifte vatandaşlık&#34; almaya kalksaydık başımıza neler gelirdi acaba? Türk 
basını tozumuzu atardı vallahi, her bir kemiğimiz bir dağda kalırdı...) <br>
<br>
Bu Süryani vatandaş, İsviçre'de &#34;Bartuma&#34;, fakat Türkiye'de &#34;Ay&#34; soyadını 
kullanıyor. &#34;Şizoid&#34; bir durum.<br>
<br>
Çünkü, bizim yasamıza göre &#34;yabancı ırk ve millet isimleri soyadı olarak 
kullanılamaz&#34;...<br>
<br>
Yani, &#34;Ahmet İngiliz&#34; diye bir isim olamaz örneğin... Büyük Türk kahramanı 
&#34;İngiliz Kemal&#34; olur da, merhum Kemal Bey'in o lakabı soyadı olarak alması 
yasak. O da &#34;Tomruk&#34; soyadını almış. Asıl adı da Kemal değil, Ahmet Esat zaten, 
olmuş Ahmet Esat Tomruk... (Koskoca bir Teşkilat- ı Mahsusa ajanına yakışıyor mu 
odun, kereste, kütük, mahrukat türünden bir soyadı?)]]></description>
<guid isPermaLink="false">6032@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Engin Ard&#305;ç</dc:subject>
<dc:date>2009-07-16T09:15:55+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Kadının 'değeri' bitince, 'fiyatı' da 100 Euro oldu!</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6031</link>
<description><![CDATA[<p>Almanya'da, genelevlerde başlatılan 'yiyecek içecek dahil limitsiz seks' 
uygulaması tartışılıyor. Genelev patronlarının <b>"Sürümden kazanıyoruz"</b> 
diyerek savunduğu uygulama, <b>'kadın sömürüsü' 'değer'in yerini 'fiyat'a bırakması </b>
şeklinde eleştiriliyor <br><br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6031@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2009-07-12T16:47:57+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Tesla’yı bilmeyen dükkán açmasın</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6030</link>
<description><![CDATA[<p>Tesla, tarihin en büyük mucitlerinden biri kabul edilmekte...<br>
<br>
10 Temmuz 1856’da Smiljana, Hırvatistan’da doğan Tesla’nın unvanları fizikçi, 
mucit, makine mühendisi ve elektrik mühendisi olarak geçiyor.<br>
<br>
Alternatif akımı keşfederek günümüzdeki en büyük icatların yapılmasına neden 
olan Tesla, radyodan X ışınlarına, mikro dalga fırından florasan lambaya, hız 
ölçerden otomobillerdeki ateşleme sistemine ve elektron mikroskobuna kadar çok 
önemli icatların ilk planlayıcısı... Buna radar da dahil... <br>
<br>
İsmi sık sık ampulün mucidi Edison ile anılan Nicola Tesla’nın icatları 
arasında, bugün sıklıkla telaffuz ettiğimiz kablosuz elektrik enerjisi aktarımı 
da var...<br>
<br>
Hayranları tarafından ‘Edison pazarlamacı, Tesla ise mucitti’ cümlesiyle 
tanımlanan Nicola Tesla için açılmış bir de online müze bulunuyor...]]></description>
<guid isPermaLink="false">6030@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2009-07-12T15:48:41+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Erkan Oğur & Yavuz Çetin: Dünya</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6028</link>
<description><![CDATA[<embed id="VideoPlayback" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=5491582850911115329&hl=tr&fs=true" style="width:400px;height:326px" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always" type="application/x-shockwave-flash"> </embed>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6028@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2009-07-11T00:32:38+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Devrim ve merhamet</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6027</link>
<description><![CDATA[<br> Cumhuriyet tarihinin en önemli yasalarından biri çıktı. <br>
	<br>
	Bundan sonra o kadar kolay darbe planları yapılamayacak. <br>
	<br>
	Çoluğunuz çocuğunuz o kadar kolay fişlenmeyecek. <br>
	<br>
	Şehrin orta yerinde bombalar patlamayacak. <br>
	<br>
	İnsanlar öldürülmeyecek. <br>
	<br>
	Andıçlar yazılamayacak. <br>
	<br>
	İnsanlara iftiralar atılmayacak. <br>
	<br>
	Bunları yapmaya kalkan herkes, yargılanabileceğini bilecek. <br>
	<br>
	“Suç özgürlüğü” sona erecek. ]]></description>
<guid isPermaLink="false">6027@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Ahmet Altan</dc:subject>
<dc:date>2009-07-10T11:45:26+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Olmadı hanımefendi, olmadı</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6026</link>
<description><![CDATA[
<p>Atatürk'ün ne büyük bir adam olduğunu bir kere daha anladım... <br>
<br>
(Ne o, kötü niyetli hamşolar, şaşırdınız mı? Benden böyle bir cümle beklemiyor 
muydunuz?) <br>
<br>
Atatürk, &#34;idare-i maslahatçılar esaslı inkılap yapamazlar&#34; demişti. <br>
<br>
Nitekim, Nimet Hanım yapamadı. <br>
<br>
Acaba, &#34;forma zengin-fakir ayırımını ortadan kaldırır&#34; gibi solcu geçinen 
ahmakça görüşlerin etkisine mi kapıldı? Hayır, çünkü o zaman formaya hiç 
dokunmazdı. Bu konuya hiç girmezdi. <br>
<br>
Şimdi formayı kaldırmıyor fakat kaldırır gibi yapıyor, &#34;isteyen giysin&#34; diyerek 
topu taca atıyor. &#34;Ortadan&#34; gidiyor.]]></description>
<guid isPermaLink="false">6026@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Engin Ard&#305;ç</dc:subject>
<dc:date>2009-07-10T11:44:16+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>La Spettatrice - Eleni Karaindrou</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6025</link>
<description><![CDATA[<embed id="VideoPlayback" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-6875074466445690701&hl=tr&fs=true" style="width:400px;height:326px" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always" type="application/x-shockwave-flash"> </embed>]]></description>
<guid isPermaLink="false">6025@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2009-07-08T14:58:47+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Kısa Bir Not:</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6023</link>
<description><![CDATA[<p> 
Ve yıllarca sonra kadının ölüsünü<br>
Bir bulantı cenazesi gibi kaldırdılar içimden.<br>
<br>
O gece konağın bütün lambalarını yaktım<br>
Elimde bir içki şişesiyle ben<br>
Sanki bir insan şehrayini vardı da, ben<br>
Gecesiz bir sarışındım<br>
Gecesiz bir sarışındım ve işte<br>
Bütün kapıları açtım kapadım<br>
Kırdım parçaladım elime ne geçtiyse<br>
Biblolar mı olur, yağlıboya tablolar mı, kristal takımlar mı<br>
Elime ne geçtiyse<br>
Açtım pencereleri dışarı attım.]]></description>
<guid isPermaLink="false">6023@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2009-07-07T14:12:18+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Zenginler savaşı</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6021</link>
<description><![CDATA[
	<p>Plastik çiçek gibidir biraz bizim Cumhuriyet. <br>
	<br>
	Her şey gerçeğe benzer ama hiçbir şey gerçek değildir. <br>
	<br>
	Bir “görüntü” yapmayı becermişiz ama onun “özünü” yaratamamışız. <br>
	<br>
	Hayatın doğal akışını kesip, her şeyi bir “proje” olarak görmeye 
	başladığınızda haliyle yapaylıktan kurtulamıyorsunuz. <br>
	<br>
	“Türk zengini” de “yapma” bir insan tipidir. <br>
	<br>
	İttihatçıların başlattığı bir projeydi bu.]]></description>
<guid isPermaLink="false">6021@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Ahmet Altan</dc:subject>
<dc:date>2009-07-05T12:19:22+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>İki tarz-ı tefsir</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6020</link>
<description><![CDATA[
<p>Başlığı, durup durup bize saldıran ite kopuğa uyuzluk olsun diye Osmanlıca 
attık, büsbütün kudursunlar diye... Herhalde ne anlama geldiğini sormayacak 
kadar Osmanlıca'nız vardır... Dolmuştan &#34;müsait&#34; bir yerde inen, &#34;evrak&#34; 
hazırlayan, &#34;ikametgâh&#34; senedi çıkarttıran, &#34;ruhsat&#34; alan vatandaş bu başlığı da 
anlar. <br>
<br>
Konuya gelelim. TÜSİAD, yani büyük sermayenin, özellikle de İstanbul 
sermayesinin sesi, askere sivil yargı yolunu açan kanun değişikliğinin &#34;aceleye 
getirildiğini&#34; söylemiş. Reformlar hızlandırılmalıymış ama bu reform 
hızlandırılmamalıymış. Enine boyuna tartışılmalıymış ki sulandırılsın, tıpkı 
Ergenekon davası gibi.]]></description>
<guid isPermaLink="false">6020@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Engin Ard&#305;ç</dc:subject>
<dc:date>2009-07-05T12:17:53+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Bunun nesi kötü?</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6017</link>
<description><![CDATA[<p> 
	Ben sıradan bir adamım. <br>
	<br>
	Bana sıradan, basit cümlelerle anlatırsanız anlarım. <br>
	<br>
	Şimdi politikanın ve medyanın konuşkan insanları mümkünse bana basit bir 
	şekilde, “darbeci askerlerin sivil mahkemede yargılanmasının” niye kötü 
	olduğunu anlatabilir mi acaba? <br>
	<br>
	“Darbeci askerlerin sivil mahkemede yargılanması neden kötü?” <br>
	<br>
	Bence bu iyi ve doğru bir karar. <br>
	<br>
	Ordunun içinde birileri cunta kuruyorsa, darbe planlıyorsa, suç örgütlerine 
	katılıyorsa, bu insanlar sivil mahkemede yargılanmalı.]]></description>
<guid isPermaLink="false">6017@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Ahmet Altan</dc:subject>
<dc:date>2009-07-02T13:40:07+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Baklavacının kızı</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6016</link>
<description><![CDATA[<p>
İstanbul belediye reisi oğlunu evlendirdi. Arka sayfalardan birinde tek sütunluk 
haber değeri var, belki o bile yok. <br>
<br>
Lakin gelinin babası baklavacıymış. <br>
<br>
Bunun üzerine, belediye reisinin de muhallebici olduğu hatırlatıldı. <br>
<br>
Hayır efendim, içeri geçip tavukgöğsü yapmıyor, kolları sıvayıp sahana yumurta 
da kırmıyor, pilavın yanına yoğurt da koymuyor, ünlü Saray Muhallebicisi'nin 
sahibi. <br>
<br>
Adam aynı zamanda hem yüksek mimar, hem de sanat tarihi doktorası var ama bu 
nitelikler &#34;göbeğini kaşıyan&#34; boklamasına pek uymadıkları için göz ardı 
edilebilirler tabii!... ]]></description>
<guid isPermaLink="false">6016@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Engin Ard&#305;ç</dc:subject>
<dc:date>2009-07-02T13:39:05+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>USTA ÖLMEDEN BANA</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6011</link>
<description><![CDATA[<br><b>USTA ÖLMEDEN BANA</b><br>
<br>
Bana bir oyun öğret ben onunla kolayca <br>
Alayım gündüzleme palazın rolünü ezberime <br>
Kanayım revnaklı ilk köhne baharın vızıltılı <br>
Karnıbaharın tuzu ekşisi bol zeytinyağlı<br>
Dilimlerden bir dilim iyi pişmişinden<br>
İmbat eseninden bir gurûb vakti <br>
Daha ne.<br>
<br>
Dilimse bir dilim gelirsem senin dillerinden <br>
Piştik diyelim pîşem sattığım kadarıyla senin pîşen <br>
Varıp olayım yasalar dışı gök toplantısı beratı<br>
Kasalar içi peynir madalyon semere sürtülmüş ceket<br>
Ebeyim hep zaten bana demezler mi ebem kuşağı <br>
Hurra! Şapkalar havaya<br>
Performanslarımda kapalı gişe ve tezgâh altı halen <br>
Yıldız değil miyim salon karardığında kim bilmez<br>
Kaldırımda tarağım. Jilet gibiliğimin <br>
Sorulur yanı vardır sokak kedilerine güneşim <br>
Tüm tezgâhın bahşiş tahsis edilişinde komşuya<br>
Şehir havaî fişeklerle sarıldığı sırada ayım <br>
Usta ölmeden bana bir oyun öğret<br>
İnsan olayım.]]></description>
<guid isPermaLink="false">6011@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>&#304;smet Özel</dc:subject>
<dc:date>2009-07-01T15:18:25+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Düşsel MonologLar</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6010</link>
<description><![CDATA[<p>Sürtünüyorsunuz her gün, kösnül bedenleriniz, mukayeseye köle olmuş 
süzüşleriniz, başkasının artığı gevişlik kelimeleriniz, özentili ödünç 
zevkleriniz, dipsiz çapsız iştahlarınız, kuyrukta bekleyen şımarık 
sıkıntılarınız, sale, damping, eşantiyon, promosyon kollayan açlığınız, üste 
tırmanan aşağı yuvarlanan gözleriniz, zamansız sırıtkanlıklarınızla dip dibe 
yaşıyorsunuz. <br>
<br>
Ev adını verdiğiniz; kapısını sizden başka açanı olmayan, küçük gövdenizin 
devasa bekçisi, muhkem kalelerinizde geniş ama iç sıkıcı hayatlarınızla dip dibe 
çürüyorsunuz. Yolda, asansörde, otobüste, iş merkezlerinde, cafelerde, 
kaldırımlarda birbirinize bakarak ama görmeden, yan yana iki hayatın arasına üç 
dağ, beş ova, yedi vadi sığdırarak yuvarlanıyorsunuz. Yaşam merkezi adı altında 
pazarlanan devasa kutucuklara kaldırılmış kuklalar gibi çürüyorsunuz. ]]></description>
<guid isPermaLink="false">6010@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Deneme</dc:subject>
<dc:date>2009-07-01T00:07:43+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Sokratis Malamas: Prigkipesa</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6007</link>
<description><![CDATA[<object width="400" height="218"><param name="allowfullscreen" value="true"><param name="allowscriptaccess" value="always"><param name="movie" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=5249911&server=vimeo.com&show_title=1&show_byline=1&show_portrait=0&color=&fullscreen=1"><embed src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=5249911&server=vimeo.com&show_title=1&show_byline=1&show_portrait=0&color=&fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="400" height="218"></embed></object><p><a href="http://vimeo.com/5249911">[Sokratis Malamas] Prigkipesa</a> from <a href="http://vimeo.com/evin">Evin</a> on <a href="http://vimeo.com">Vimeo</a>.</p>



<p> 
 <p>ne yaptıysam hep istediğimden farklı oldu, nasıl açıklamalı?<br>
yıllar geçtikçe alışırım diye düşünmüştüm<br>
ama birini değiştirmeye çalışmak ne kadar yararsız<br>
yararsız; önemsemek, istemediğin halde birinin seni düzeltmeye çalışması.]]></description>
<guid isPermaLink="false">6007@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2009-06-28T12:11:30+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Kıvranmak</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6004</link>
<description><![CDATA[
<p>Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un basın toplantısını izledim. <br>
<br>
Önce eğlenceli bir ayrıntıya değineyim sonra da asıl konuya girelim. <br>
<br>
Başbuğ ne hakkında konuştu? <br>
<br>
Taraf Gazetesi’nde yayımlanan bir belge hakkında. <br>
<br>
Peki, Başbuğ’un basın toplantısında Taraf Gazetesi var mıydı? <br>
<br>
Hayır. ]]></description>
<guid isPermaLink="false">6004@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Ahmet Altan</dc:subject>
<dc:date>2009-06-28T12:01:26+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Popun kralı Michael Jackson öldü!</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6003</link>
<description><![CDATA[<embed src="http://karakutu.tv/player.swf" width="360" height="270" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" flashvars="width=360&height=270&file=http://karakutu.tv/flvideo/429.flv&image=http://karakutu.tv/thumb/1_429.jpg&displayheight=270&link=http://karakutu.tv/video/429/Michael-Jackson--Earth-Song&searchbar=false&linkfromdisplay=true&recommendations=http://karakutu.tv/feed_embed.php?v=742f6dddaa13fff98f10" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash">                
<p>
<br>Dünyaca ünlü pop yıldızı Michael Jackson, dün öğle saatlerinde geçirdiği ani kalp rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Sağlık ekiplerinin Jackson'un malikanesine ulaştığında ünlü yıldızın nabzının atmadığı ve kalbinin durduğu iddia edildi. 
<br>
Jackson, 50 yaşında Los Angeles'taki UCLA Hastanesi'nde Türkiye saati ile gece yarısı hayata gözlerini yumdu. ]]></description>
<guid isPermaLink="false">6003@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Karakutu Müzik</dc:subject>
<dc:date>2009-06-26T08:02:11+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Bir aşk, iki ölüm…</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6001</link>
<description><![CDATA[
<p> 
Hayat mı garip bir şey, insanlar mı, kestiremiyorum bir türlü. Yine kıyıya 
köşeye sıkışmış küçük bir haber çarptı bugün beni. 64 yıldır evli olan ama bu 64 
yılın son 27 yılını birbirine küs olarak geçiren bir çiftin aşkından sözediyordu 
bu haber… Çeyrek asırdan daha uzun bir zaman önce başlayan ve etraftakilerin 
bütün gayretine rağmen bir türlü bitirilemeyen bu inatçı küslük hali ile aşk 
nerede birbirine bağlanıyor peki? Hikâyenin sonunda elbette! Hikâyenin 
kahramanlarından biri olan kadın bir gün aniden hayata veda edip gidiyor. 
Hikâyenin diğer kahramanı, yani adam, bu acıya ancak iki saat dayanabiliyor. 27 
yıllık küslük ve iki saat arayla ölüm…]]></description>
<guid isPermaLink="false">6001@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Gökhan Özcan</dc:subject>
<dc:date>2009-06-25T10:19:41+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Hürriyet ve Atatürk</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=6000</link>
<description><![CDATA[
<p>Önce bir borcumuzu ödeyelim. <br>
<br>
Önceki gün Hürriyet gazetesinde, İzmir’de yapılan Cumhuriyet Mitingi’nin resmi 
yayımlanmıştı. <br>
<br>
Bu son mitinge çok az insan katıldığı halde, gazete yaklaşık bir milyon insanın 
geldiği ilk mitingin resmini sayfasına koymuştu. <br>
<br>
Ben de bunu Hürriyet’in adını vermeden eleştirerek, bu tür işlerin “tuhaf 
işaretler” olduğunu yazmıştım. <br>
<br>
Dün Ertuğrul Özkök aradı. <br>
<br>
Ertuğrul’u gazeteciliğe ilk başladığı zamanlardan tanırım. <br>
<br>
Ben Hürriyet’in dış haberler şefiyken o da gazetenin danışmanlarından biri 
olmuştu. ]]></description>
<guid isPermaLink="false">6000@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Ahmet Altan</dc:subject>
<dc:date>2009-06-25T10:18:31+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>David Gilmour/Richard Wright of Pink Floyd perform</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=5997</link>
<description><![CDATA[<embed id="VideoPlayback" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-480438549471054875&hl=tr&fs=true" style="width:400px;height:326px" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always" type="application/x-shockwave-flash"> </embed>]]></description>
<guid isPermaLink="false">5997@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2009-06-22T15:01:35+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Kim inanacak?</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=5989</link>
<description><![CDATA[
<p> 
İki gün önce Ergenekon savcıları, “darbe planının” altında imzası bulunan albayı 
sorguya çağırdıklarını açıkladılar. <br>
<br>
Önceki akşam, Ankara’dan yüksek rütbeli bir askerî yargıç İstanbul’a gelip 
Ergenekon savcılarıyla üç saat görüştü. <br>
<br>
Sonra ne oldu? <br>
<br>
Dün, İstanbul Başsavcı Vekili bir açıklama yaparak, “albayı şimdi sorguya 
çekmelerine gerek olmadığını” söyledi. <br>
<br>
İki gün önce “gerek vardı” da şimdi neden gerek yok? <br>
<br>
Bunun mantıklı bir cevabı bulunabileceğini sanmıyorum. <br>
<br>
Ergenekon savcıları albayı sorgulamak istiyor... ]]></description>
<guid isPermaLink="false">5989@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Ahmet Altan</dc:subject>
<dc:date>2009-06-19T09:20:26+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Laiklik böyle mi kokuyor?</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=5986</link>
<description><![CDATA[
<p>Ters yöne girmiş bir araba gibi hissediyorum bazen kendimi. <br>
<br>
Gitmek istediğim yer başka, gittiğim yer başka. <br>
<br>
Biraz dertleşmek isterim. <br>
<br>
Şöyle acılarımızdan, sevinçlerimizden, özlemlerimizden, aşklarımızdan konuşalım, 
kendi küçük hayatımızda büyük adacıklar gibi ruhumuzu kaplayan dertlerimizi 
birbirine bağlayan köprüler kuralım, birbirimizde biraz teselli arayalım 
isterim. <br>
<br>
Biraz yakınmak isterim. <br>
<br>
Küçük, kısık bir sesle söylenmek isterim. <br>
<br>
Size Kadıköy’den bahsetmek isterim.]]></description>
<guid isPermaLink="false">5986@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Ahmet Altan</dc:subject>
<dc:date>2009-06-16T10:21:49+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>İçine ne koyacaksınız?</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=5982</link>
<description><![CDATA[ <p>
	Tarihin yazıldığı mekânların izini sürmeyi severim: Budapeşte'ye gittiğimde 
	ilk aradığım yerlerden biri, 1956 ayaklanmasında ünlü Albay Pal Maleter'in 
	ünlü karargâhı Kilian Kışlası olmuştu... Delik deşik cephesi, tank dayanmış 
	kapısı, duvarlarında mermi izleri, önünde nöbet tutan eli tüfekli genç 
	kızlar, konuya meraklı olanların da, o dönemi yaşayanların da belleğindedir. 
	Kolayca buldum, meğerse havaalanına giden yol üzerindeymiş, Üllöi Caddesi.<br>
	<br>
	İşhanı yapmışlar. Fakat atlamak mümkün değil, çünkü kapısında kocaman bir 
	&#34;plaket&#34;, direniş ve özgürlük kahramanlarının anısına... Macar renklerinden, 
	kırmızı, beyaz, yeşil, bir de çiçek demeti... ]]></description>
<guid isPermaLink="false">5982@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Engin Ard&#305;ç</dc:subject>
<dc:date>2009-06-12T10:29:06+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Last of the Mohicans soundtrack - Promentory</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=5972</link>
<description><![CDATA[<embed src="http://karakutu.tv/player.swf" width="360" height="270" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" flashvars="width=360&height=270&file=http://karakutu.tv/flvideo/596.flv&image=http://karakutu.tv/thumb/2_596.jpg&displayheight=270&link=http://karakutu.tv/video/596/Last-of-the-Mohicans-soundtrack--Promentory-film-version&searchbar=false&linkfromdisplay=true&recommendations=http://karakutu.tv/feed_embed.php?v=83deff5c7813a67e14f0" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash">                ]]></description>
<guid isPermaLink="false">5972@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Karakutu Müzik</dc:subject>
<dc:date>2009-06-05T01:47:22+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Larda yüzen al sancak</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=5966</link>
<description><![CDATA[
	<p>Vallahi billahi parayla aldım. Bu yazı, Türk basınında okumaya alışık 
	olduğunuz &#34;beleşçi yâvelerini&#34; hatırlatabilir azıcık, başından uyarayım: 
	Cebimden para verip aldım. Bu işten hiçbir avantam yok. <br>
	<br>
	&#34;Özgürlük Notaları: Milli Marşın Öyküsü&#34; adlı diskten sözediyorum. Saim 
	Akçıl yönetiminde (Hadise'nin kayınpederi!) Tekfen Filarmoni Orkestrası 
	çalıyor.<br>
	<br>
	Nedir? 1924 yılında yapılan &#34;İstiklal Marşı beste yarışmasına&#34; katılıp da 
	kazanamayan &#34;alternatif&#34; milli marşlarımız! Cumhuriyet ilan edilmiş, marşı, 
	istim misali, bir yıl arkadan gelmiş...<br>
	<br>
	Her Türk vatandaşının bu diski mutlaka dinlemesi gerekir.]]></description>
<guid isPermaLink="false">5966@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Engin Ard&#305;ç</dc:subject>
<dc:date>2009-05-31T18:00:21+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>KOCAELİ KİTAP FUARI BAŞLIYOR...</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=5960</link>
<description><![CDATA[<img border="0" src="http://img222.imageshack.us/img222/7493/afis.jpg" width="240" height="294"></p>




Kitapseverleri hayal dünyalarına taşıyacak kağıttan 
gemiler  bu yıl körfez kıyılarına demirliyor.  Kocaeli Kitap Fuarı, 30 Mayıs – 
07 Haziran 2009 tarihleri arasında kapılarını kitap tutkunlarına açıyor. 
Kocaeli, uzun yıllar SEKA’da ürettiği kağıtla kültürümüze hizmet etti. 
Kocaeli’nde üretilen kağıtlar kitap oldu, gazete oldu. Kocaeli Büyükşehir 
Belediyesi kağıdın ruhunu Kocaeli’nden uzaklaştırmamak için, şimdi büyük bir 
kültür hizmetine imza atıyor. <br>
 <br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">5960@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2009-05-19T11:58:04+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Yunus Emre'nin şiirleri İbranice'ye çevrildi</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=5958</link>
<description><![CDATA[
	<p> 
	Türk tasavvuf felsefesinin en büyük isimlerinden Yunus Emre'nin şiirleri 
	İbraniceye de çevrildi.<br>
	<br>
	Yunus Emre'nin 42 şiirinin bulunduğu kitap, İsrail'in en büyük iki kitabevi 
	&#34;Steimetzky&#34; ve &#34;Tzomet Sfarim&#34;de satışa sunuldu.<br>
	<br>
	İlk aşamada bin adet basılan kitap, ilgi görmesi durumunda yeniden baskıya 
	verilecek.<br>
	<br>
	Şiirler İbraniceye İstanbul'da yaşayan Denis Ojalvo ile Türkiye kökenli olup 
	Tel Aviv'de yaşayan Avraham Mizrahi ve Selim Amado tarafından çevrildi.<br>
	<br>
	Ojalvo, AA muhabirine bu projenin nasıl doğduğunu anlatırken, &#34;Neden 
	İsraillilerin Yunus Emre'den haberleri yok&#34; düşüncesinden yola çıktıklarını 
	belirterek, &#34;İsrailli Türkçe hissetsin, İbranice duysun istedik&#34; dedi.]]></description>
<guid isPermaLink="false">5958@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2009-05-17T20:37:15+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Müslümanla solcu aynı zaafa sahip</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=5955</link>
<description><![CDATA[<img border="0" src="i/10trfs4ismetozel.jpg" width="400" height="282"></a></p>

<p><i>Ayça Örer, solculuktan dindarlığa oradan “İyi insan ancak Türk’tür” 
çizgisine uzanan şair İsmet Özel ile konuştu: Solcuyla Müslüman’da aynı 
zaafiyeti gördüm<br>
<br>
Başbuğ’un açıklamaları, Kürt Sorunu, Mardin’de yaşanan katliam. Bu olayları 
nasıl değerlendiriyorsunuz?</i></p>
<p>Türkiye’nin varlığı ile ilgili meselelerde ana tema neyse onun alanını yok 
etmeye yönelik bir çalışma bu. “Türkiye’nin bir geleceği olsun istiyorsak 
kendimiz hangi konumu seçmeliyiz” sorusu ortadan kalksın diye bir şeyler oluyor. 
“Türkiye diye bir ülke niçin var” sorusu ortadan kaldırılıyor.<br>
 ]]></description>
<guid isPermaLink="false">5955@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>&#304;smet Özel</dc:subject>
<dc:date>2009-05-10T20:18:32+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Vanzetti'nin Sacco'nun Oğlu Dante'ye Mektubu</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=5954</link>
<description><![CDATA[<p>Hiç aklından çıkarma Dante, eğer birisi baban ve benim hakkımda başka birşey 
söylerse, o, masum ölülere, yürekli bir şekilde yaşamış insanlara küfreden bir 
yalancıdır. <br>
<br>
<b>Şunu da iyi bil ve hep hatırla Dante, eğer baban ve ben, kalleş, riyakar, 
dönek insanlar olsaydık ölüme gönderilmezdik. <br>
</b><br>
<b>Bize karşı topladıkları delillerle cüzzamlı bir köpek, bir akrep bile ölüme 
mahkum edilemez. <br>
</b><br>
Bizim, davamızın yeniden görülmesi için öne sürdüğümüz bu olgular, bir ana 
katilinin, yüreği taşlaşmış bir suçlunun davasının yeniden görülmesine yeterdi.<br>
<br>
Hiç aklından çıkarma Dante, bunları hep hatırla; biz suçlu değiliz, bizi bir 
yığın uydurma ve yalanla mahkum ettiler; yeniden yargılanmamıza karşı çıktılar 
ve eğer yedi yıl, dört ay, onbir gün süren tarifsiz acılardan sonra bizi idam 
ediyorlarsa, bunun sebebi sana demin söylediklerimdir, çünkü biz yoksullardan 
yanaydık, insanların insanlar tarafından ezilmesine ve sömürülmesine karşıydık.]]></description>
<guid isPermaLink="false">5954@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Karakutu</dc:subject>
<dc:date>2009-05-09T21:51:08+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Here's To You - la Marche De Sacco Et Vanzetti</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=5953</link>
<description><![CDATA[<embed src="http://karakutu.tv/player.swf" width="360" height="270" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" flashvars="width=360&height=270&file=http://karakutu.tv/flvideo/582.flv&image=http://karakutu.tv/thumb/1_582.jpg&displayheight=270&link=http://karakutu.tv/video/582/Sacco-e-Vanzetti--Heres-to-you&searchbar=false&linkfromdisplay=true&recommendations=http://karakutu.tv/feed_embed.php?v=8f11f8f69cbb52b1396b" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash">      

<p><b>Here's To You - la Marche De Sacco Et Vanzetti<br>
</b><br>
Here's to You Nicholas and Bart<br>
Rest Forever Here in Our Hearts<br>
the Last and Final Moment Is Yours<br>
That Agony Is Your Triumph !<br>
<br>
Maintenant Nicolas Et Bart<br>
Au Fond De Nos Coeurs Vous Dormez<br>
Vous Étiez Tout Seuls Dans La Mort<br>
Mais Par Elle Vous Vaincrez !<br>
<br>
Canto Aqui Nicola Y Bart<br>
Vuestra Fin Y Vuestra Prisón<br>
Et Morit Os Dí Libertad<br>
Y Un Lugar En Mi Corazón<br>
]]></description>
<guid isPermaLink="false">5953@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Karakutu Müzik</dc:subject>
<dc:date>2009-05-09T20:42:07+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>John Dos Passos -  Sacco ile Vanzetti</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=5952</link>
<description><![CDATA[<img border="0" src="i/protest.jpg" width="450" height="316">
<br><br>
<i><b>Sacco-Vanzetti trajedisini insanlığın vicdanında canlı tutmak için herşey yapılmalıdır.<br>
A. Einstein</b></i><br><br>
15 Nisan 1920'de öğleden sonra üç sularında, Boston'un banliyölerinden South<br>
Braintree'nin ana caddesinde, bir soygun sırasında iki adam öldürüldü. Buraya<br>
birkaç kilometre uzakta, Charlestown'da 22 Ağustos 1927 gecesinde, iki adam<br>
elektrikli sandalyede idam edildi. Sacco ve Vanzetti davası işte bu dört adam<br>
ve bu yedi uzun yıl boyunca adım adım örüldü.<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">5952@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Karakutu</dc:subject>
<dc:date>2009-05-09T19:50:26+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Sacco ile Vanzetti</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=5951</link>
<description><![CDATA[<p>Joan Baez’in onlar için yazdığı şarkı bir aralar bütün dünyada söyleniyordu.<br>
<br>
İki İtalyan anarşistiydiler.<br>
<br>
Birinin adı Sacco, diğerinin adı Vanzetti’ydi.<br>
<br>
<img border="0" src="i/sacco-vanzetti.jpg" width="422" height="246"><br>
<br>
İki kişinin ölümüyle sonuçlanan bir cinayetin sorumlusu olarak tutuklandılar.<br>
<br>
Suçlu olmadıklarını söylediler.<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">5951@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Ahmet Altan</dc:subject>
<dc:date>2009-05-09T19:47:46+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Okuyucu yorumları, medya fantazileri</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=5950</link>
<description><![CDATA[<p> 
Alper Görmüş Taraf'taki köşesi "Medyaironik"te gazetelerin internet sitelerinde yer alan okuyucu yorumlarındaki vahameti ele aldı. Alper Bey aynı konuya daha önce de değinmiş; "Nokta Baskını" haberi ile ilgili Hürriyet gazetesinin internet sitesine yazılan okuyucu yorumlarına dikkat çekmişti. Yorumların geneline hakim olan "oh olsun" tavrı, en az olayın kendisi kadar vahimdi gerçekten. Birkaç gün önce yine Hürriyet'in internet sitesinde, bu defa topraktan çıkan cephaneliklerle ilgili bir haberin altında aynı mental arızalara sahip okuyucu yorumlarını görünce haklı olarak "Hürriyet okurları o yorumculardan mı ibarettir? Değilse, öbürleri nerededir?" sorusunu gündeme getirmiş Alper Bey.]]></description>
<guid isPermaLink="false">5950@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2009-05-05T16:59:25+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Georgie Leonor Acevedo De Borges</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=5945</link>
<description><![CDATA[
<p> 
Georgie Buenos Aires’in merkezinde, Tucumán Sokağı’nda, benimle aynı evde doğdu. 
Ama orada uzun süre kalmadı: Birkaç yıl sonra, Palermo mahallesine, bahçeli, 
büyük bir eve taşındık… Şimdilerde çocukluğunu bir bahçeyle bir kütüphanede 
geçirdiğini söylerken kastettiği bu bahçe, bu evdir işte. Kütüphane de 
kocamındı; ruhunu orada biçimlendirdi. Tıpkı babası gibi, ne zaman bilmediği bir 
sözcük ya da bir şey dikkatini çekse, hemen bir sözlüğe ya da başka bir yere 
bakıp öğrenmeye çalışırdı onu.<br>
<br>
On üç yaşına kadar o evde kaldı, önce eğitmen bir bayandan İngilizce okumayı 
öğrendi, ardından koleje gitti. Sonra Avrupa’ya gittik. Bakaloryasını Fransızca 
olarak verdiği Cenevre’de altı yıl kaldı ve orada Fransız ve Alman edebiyatı 
üstüne pek çok şey öğrenme fırsatı yakaladı. Kaldı ki Almancayı tek başına 
öğrendi; o sıralar kolaylıkla bulunan Almanca kitaplardan alıyordu sürüyle 
(savaş dönemiydi). Çin edebiyatını da Almanca çevirilerle keşfetti. Sonrasında 
İspanya’ya gittik; orada Ultraismo hareketinden genç şairlerle bağlantı kurdu; 
ayrıca her zaman ustası olarak gördüğü Cansinos-Assens’le tanıştı; Gómez de la 
Serna’yla da sık sık görüşürdü.]]></description>
<guid isPermaLink="false">5945@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Makale</dc:subject>
<dc:date>2009-05-04T20:54:06+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Loreena McKennitt İstanbul`a geliyor</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=5940</link>
<description><![CDATA[<p>Loreena McKennitt, Türkiye`deki binlerce hayranının özlemine bu yıl 13 
Haziran`da Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi`nde gerçekleştireceği konserle son 
veriyor.<br>]]></description>
<guid isPermaLink="false">5940@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Güncel</dc:subject>
<dc:date>2009-05-02T00:15:03+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>SEMA KAYGUSUZ: Edebi bellek</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=5937</link>
<description><![CDATA[<p>
	<b>Önce size bir masal anlatayım:</b><br>
	Bir zamanlar yeryüzünde paranın geçmediği, herkesin birbirine emeğiyle 
	karşılık verdiği Rıza Şehri diye bir yer varmış. Şehre yolu düşen bir 
	gezgin, dünyada görülecek başka yerlerin böylesi heyecan verici 
	olamayacağını düşünüp oraya yerleşmeye, bir aile kurmaya karar vermiş. 
	Derken gezgin, bir kadınla yakınlaşmış. Kadın, ona “Sen dünyalı mısın,” diye 
	sormuş. Gezgin ilk kez karşılaştığı bu tuhaf soruya “evet” diye karşılık 
	vermiş. “Merak etme,” demiş kadın, “bu şehirde nasıl yaşayacağını ben sana 
	öğretirim.” Kadının gezgine söylediği bu davetkar cümle, eşyaya bir kuruşluk 
	dahi değer biçilmeyen, kimsenin kimseye hükmetmediği mülkiyetsiz bir 
	toplumsal düzen içinde, bolluk ya da yoksunluk duygusu hissetmeden yaşama 
	yolunu göstereceğine dair şefkatli bir çağrıymış da. Ertesi gün gezgin, 
	kadınla buluşmaya giderken yol kenarında bir nar ağacı görmüş. Çevresine 
	bakınmış kimse yok. Çabucak ağaca tırmanıp neredeyse ağacı talan edercesine 
	bütün narları heybesine toplayıp hediye olarak kadına götürmüş. Öfkeleyle 
	“Bunu nasıl yaparsın” demiş kadın, “o ağaçta zaten benim hakkım vardı. Nasıl 
	olur da hakkım olan narı bana hediye edersin?”]]></description>
<guid isPermaLink="false">5937@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Makale</dc:subject>
<dc:date>2009-04-30T16:08:39+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Jeff Buckley</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=5936</link>
<description><![CDATA[<embed id="VideoPlayback" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=4955431364989527869&hl=tr&fs=true" style="width:450px;height:326px" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always" type="application/x-shockwave-flash"> </embed>]]></description>
<guid isPermaLink="false">5936@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2009-04-30T16:06:34+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Hiç merhameti kalmayan dünya!</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=5933</link>
<description><![CDATA[<p> 
	Ne kadar farkındayız tartışılır; ama gerçek olan şu ki bütün bu olanlar 
	toplum olarak bizi, tek tek hepimizi, her birimizi çok örseledi. İçimizden, 
	insanlığımızdan bir şeyleri kaybettik bu sallantıda. Kuşlara cami 
	duvarlarında barınaklar inşa eden insanlar olmaktan çıkalı çok olmuştu 
	gerçi, ama merhameti çocuklarından bile esirgeyen insanlar değildik yine de 
	yakın zamanlara kadar. Kolay değil, topraktan lav silahları çıkan bir ülkede 
	yaşıyoruz. Yakın tarihimizin bir yalan tefrikasından başka bir şey 
	olmadığını görmenin sarsıntısını yaşıyoruz her Allah'ın günü. Yaşanmış onca 
	yılın, kırılmış hayallerin, sönmüş ideallerin, acımasızca üstümüzden geçip 
	gitmiş zamanların, harap edilmiş nesillerin bir hiç uğruna kaybedildiğini... ]]></description>
<guid isPermaLink="false">5933@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Gökhan Özcan</dc:subject>
<dc:date>2009-04-30T15:46:05+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Mohsen Namjoo: Torang</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=5920</link>
<description><![CDATA[<object width="425" height="304"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/x2z91yaojTo&hl=en&fs=1&color1=0x5d1719&color2=0xcd311b"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/x2z91yaojTo&hl=en&fs=1&color1=0x5d1719&color2=0xcd311b" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="304"></embed></object>]]></description>
<guid isPermaLink="false">5920@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Haber</dc:subject>
<dc:date>2009-04-21T14:19:05+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Direk ve kıymık</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=5913</link>
<description><![CDATA[
<p>Bu da bir yetenek. <br>
<br>
Bir direğin üstündeki kıymığın, o direkten daha büyük ve daha önemli olduğunu 
söyleyebilmek ve taraftar bulmak öyle kolay bir iş değil. <br>
<br>
Bunun için onları kutlamalıyız önce. <br>
<br>
Şimdi ortada adına “Ergenekon” denilen kocaman bir direk var. <br>
<br>
Bir de bu direğin üstündeki kıymıklar. <br>
<br>
Türkan Saylan’ın görüntüsü bir kıymıktı. <br>
<br>
İşin özü değil, görüntüsüydü insanın gözüne batan.]]></description>
<guid isPermaLink="false">5913@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Ahmet Altan</dc:subject>
<dc:date>2009-04-21T13:45:27+02:00</dc:date>
</item>

<item>
<title>Léolo</title>
<link>http://www.karakutu.com/modules.php?name=News&amp;file=article&amp;sid=5912</link>
<description><![CDATA[<object width="425" height="304"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/OWkkjCueMt4&hl=en&fs=1"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/OWkkjCueMt4&hl=en&fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="304"></embed></object>

<p>her zaman ki gibi...<br>
kendi yaşamımın seyircisiydim…<br>
…<br>
mısra terbiyecisi haklıydı.<br>
yan yana getirilen kelimelerde bir sır vardı.<br>
terbiyeci, kelimelerin ve imgelerin insanların hayallerinde...<br>
yeniden doğabilmesi için, mısraların küllerine karışması gerektiğine inanıyordu.<br>
düşlemelisin, Leolo.<br>
düşlemelisin...]]></description>
<guid isPermaLink="false">5912@http://www.karakutu.com</guid>
<dc:subject>Sinema</dc:subject>
<dc:date>2009-04-19T00:16:09+02:00</dc:date>
</item>

</channel>
</rss>
