“... Gelelum livata meselesune. Dinle cemaat dinle, işune gelmeyen çikar
gider. Adamin biri sorayi, hoca
efendu başumdan bir cahilluk geçmiştur, bunun
tövbesi var midur?
Mümin kardeşlerum, dedum ki, bu maskara adama, bu iş baştan geçmez. Bunun
çeşutleri, yollari vardur, gerusini anlat bakayim, nedur işin ayrintisu...
Bir sakin dinleyun bu maskara adami, her gün gazeteler yazayi, bir şey olmayi,
ses çikartmaysiniz, bu meselelere bir açukluk getirelum, İslam’un fikruni
söyleyelim.
Muhterem cemaat, bu adam, bu
puç heruf der ki, doğru dersun Hoca Efendu, ordan
geçmiştur da, ayrintisini nasil söylesem..., dürziye bak, dürziye, kulağuna
eğuldum usulca, şimdi evladum sen adam gibi ben ibneyum desene. Siz bilursunuz
hoca efendu deyi, bak
puç herufe bak, oğlum bu zikkimi yerken utanmadin da şimdi
mi utaniysin, açikla bakalim, bir defa midur, alişkanluk mudur, nedur? Hocaysak
da delu değuluz anlaruz, anlat oğlum, İslam’da her şeye çare vardur, adam ne
derse
beğenursunuz, “Hoca efendu sen en iyisi bir defa olirsa ne olur?
alişkanlık olirsa ne olur? İkisinin de tövbesi var midur ayri ayri söylesen...”
Ee pezevenk, e gavurun puçu, bu işin biri da bir, bini da bir, daha ne
tövbesi
araysin.
Ey cemaat, işte kitap, işte Kur’an, her işte tövbe var, bu işte tövbe yok.
Olaki içinuzde derduni anlatamayanlar vardur, lâfumi eyi dinleyun bu adamlarun
elinden bir şey alunmaz, bu
adamlarun eline bir şey verulmez. Hiç çareleri
yoktur, naçar yanacaklar.
Gelelum bu dürzünün uşağuna ne diyor, bir defa olirsa ne oliymiş, alişkanluk
olursa ne oliymiş. Göriy misin uyaniği, onin hesabi, alacak hoca
efendunun
ağzindan tövbenin garantisunu, yine koşup yetişecek o işe, göriymisun uyaniği,
aklunca beni kandiriy. Ne günlere kalduk, belki içinizde bu işi yapanlar vardur,
yatacak yerleri yok ey cemaat, yatacak yerleri yok, ne kilduklari
namaz namaz,
ne alduklari abdest abdest, o işi yaparken düşünseydiler, naçar, yanacaklar.
Ofli Hoca'dan
Nihat Genç' soru sormak için tıkla
www.nihatgenc.com