Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 143 Üye Adayı ve 9 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Ahmet Zeki Gayberi: Yaşlılar ölümü hak etmiştir!
Tarih: 11.06.2005 Saat: 04:50 Gönderen: karakutu
 

Ey doktorlar, yaşlılık bir hastalık değildir. Tedavi için yırtınıp durmanız boşuna! Görüntü kirliliğini estetize etmek için tüm yaşlıları katletmekten başka radikal çözüm yok!

Ey yaşlılar, ihtiyarlığa eski bilgeliğini ve saygınlığını kazandırın! 3-5 yıl daha fazla yaşayabilmek için vazgeçilen nimetlerin, ölürken bir film şeridi gibi gözlerinizin önünden geçmeyeceğinin garantisi ne?

Çağdaş gönüllü köleler! Siz de sayılı nefesinizi yürüyüş bandında tüketmeyin! 30’lu yaşlarında kalpten gidenlerle dolu etraf.

Bu kadar korkulur mu yaşlılıktan? Bu ‘aman benden uzak dursun’lar neden? Zaten yormadı mı bu koşturmaca, bu çelişkiler, ömür boyu yalanan tükürükler? Hak etmediniz mi huzurla o SON’u beklemeyi?



“Her yaşlı, rahatsız edilmeden, sakin bir şekilde ölmeyi bekleyecek kadar saygıyı hak etmiştir” (Konfüçyus)



Modern tıp, teknoloji ve bilimsel araştırmalar ilerledikçe, popüler kültürün gayrı insani ama reytingi yüksek taleplerine mağlup oluyor. Cerrahinin, estetik operasyonlardan başka bir boka yaramadığı gibi bir anlayış hakim artık. Asıl sakatlık ise yaşlılığın bir hastalık gibi algılanıp, tedavi edilmeye çalışılmasında yatıyor.

Yaşlılık, varoluşun en doğal sürecidir, hastalık değil! İflas etmeye, bozulmaya başlayan metabolizmayı nasıl geriye döndürebilirsiniz? Yaşlılık, Tanrı’nın insanoğluna, çocukluk ve gençlik gibi verdiği nimetlerden. Doğarsın, yaşarsın, ölürsün. Olay bu kadar basit!

İhtiyarlığın, hikmeti, erdemi, saygınlığı ve bilgeliği, modern zamanların kutsanan çocukluk ve gençliğine yenildiğinden bu yana, eşşek kadar amcaların, zırzop spor giyimler içinde kendini genç gösterme gülünçlüğüne şahid oluyoruz.

Altı milyar insan farklı düşünce, psikoloji ve biçimde yaratılmıştır. Bu kadar büyük farklılıklara sahip malzemeden, ölü balık gözlü, burnunun deliği karşındakinin suratına bakan, korseler içinde nefesi daralan aynılaştırılmış sayborglar yürüyor caddelerde…
Aynılaştırma operasyonunun öznesi olan modern cerrahi, Botoks, meme dikleştirme, kıç büyütme, yağ aldırma, kırışıklık giderme, burun kaldırma, gıdı aldırma filan gibi sakatat problemleri ile meşgul. Hepsi, yaşlılığın yitik değerlerden sayılmasından.

Geçen yaz Paris Belediyesi, aşırı sıcaklar yüzünden hayatını kaybeden ve tek başına yaşayan onbinlerce yaşlının, çocuklarının tatillerini yarıda kesmemesi nedeniyle morglara sığmadığını, bu yıl buz pateni salonlarının kiralandığını açıkladı. Bazı ülkelerde ise belli saatlerde, belli mekanlara ve parklara yaşlıların girmesi yasaklanıyor.
En iyisi görüntüyü bozan bu timsahları öldürmek, daha steril ve daha estetik bir dünya için en radikal çözüm bu mudur yoksa?
Ab-ı hayat iksirini, Kafkasya dağlarında, Hindistan mabedlerinde, sağlıklı yaşam köylerinde, kişiye özel diyet programlarında arama çabasına düşmüş zavallılar! Keten tohumu, Omega 3, Fosfor, Potasyum, çinko, doymamış yağlar ve ot çayları peşinde 3-5 yıl daha fazla yaşayacağım diye yırtınıp duruyor. Yetmedi, Mesir Macunu, Padişah dolması, kocakarı terkipleri ile akranlarına fark atma derdindeler…

Ekranlar, gazeteler ‘Bakın hala ne kadar gencim”, “Yaşım 70 ama 60 gösteriyorum” zevzekliği ile gebermeden dünyaya mertek dikeceğini sananlarla dolu! “Cildim parlak”
diye övünenlere, kösele gibi yüreğe sahip olduklarını kimseler söylemeyecek mi?
Otla, çimenle beslenerek kaç yıl daha bu tapındığın dünyada daha fazla ömür sereceksin? 3-5 yıl daha fazla (belki) yaşayabilmek için vazgeçtiklerinin, ölürken bile bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçmeyeceğinin, burnunda tütmeyeceğinin garantisi ne? Sizi gidi çağdaş yaşamın, gönüllü köleleri sizi…

Kendinden 20 yaş küçük kız-erkek tavlamak için, ölüme Don Kişot’ça karşı koymaya kalkmanın, zibidilere madara olmanın ne alemi var!
Gıdın, göbeğin, kolların vesair azaların sarkarsa, baldır-bacak yağlanırsa, yüz kırışırsa, saçlar ağarırsa, benler çoğalırsa, siyatikler azarsa ölür müsün? Evet ölürsün ve kurtulursun dertlerinden!
Neyi, ne kadar mutlu yaşadın? Ne sefa sürdün şu iki günlük dünyada! Çok mu matah bir şeydi harala gürele geçen sınav telaşı?
Hayatı boyunca, dengeli beslenmiş, bütün mineralleri düzenli almış, etten, pirzoladan uzak durmuş, hergün kilometrelerce koşup, jimnastik salonlarında Allah’ın verdiği sayılı nefesi tüketmiş, ancak 36 yaşında kalpten gidenlere bakın da ibret alın!

Doğu Anadolu’nun ücra bir ilçesinde görev yapan öğretmen bir arkadaş anlatmıştı. Hayatı boyunca şehre inmemiş 97 yaşındaki bir amcanın oğlu, ömründe doktor ve ilaç yüzü görmemiş babasının ayağında aksama hissettiğini ve şehirde doktora gitmesi için ikna etmesini istemiş bizimkinden. Zorla götürmüşler, doktor sigara içtiğini öğrenince, elindeki reçeteyi bırakıp “eğer sigarayı bırakmazsan 80’e varmaz ölürsün” demiş. 97 yaşındaki amca doktora ters ters bakıp, “O yazdığın reçeteyi g.tüne sok” demiş.
Zaten yormadı mı bu koşturmaca, bu çelişkiler, ömür boyu tükürdüğünü yalamalar, ölüm karşısındaki edilgenlikler, onurluca, şerefle ihtiyarlık şerbetini içip, o enfes sonu beklemek fena mı olur sanki? Evet her yaşlı ölümü gerçekten de hak etmiştir!

 

gayberia@yahoo.com


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Ahmet Zeki Gayberi
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Ahmet Zeki Gayberi:
Aloo! Kes sesini!


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 12


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Aloo! Kes sesini!
Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner
Ruh hastalarına ölüm tehlikesi
Herkesin bir derdi, değirmencinin de su derdi

"Yaşlılar ölümü hak etmiştir!" | Hesap Aç/Yarat | 3 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Yaşlılar ölümü hak etmiştir! (Puan: 0)
Gönderen: Misafir Tarih: 12.06.2005 Saat: 23:53
Genel olarak sağlıklı yaşam adı altında toplanan bu sektör dünyada ikinci büyük cirosu olan sektördür.( Meraklısına birincisini de söyleyelim Silah sektörü...) Bir taraftan yok ederken bir taraftan da onarıyor. Bir nevi yap boz...
İnsanın zaafları üzerine kurulu karlı bir iş.



Re: Yaşlılar ölümü hak etmiştir! (Puan: 1)
Gönderen: Karakutu Tarih: 11.06.2005 Saat: 05:01
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Yüreğine sağlık üstad...

...
Sağım yalan solum yalan

Giden yalan dönen yalan

Döndüm baktım dünya yalan

Senin gibi senin gibi


Zülfü Beyhan




Re: Yaşlılar ölümü hak etmiştir! (Puan: 1)
Gönderen: ahmetzekigayberi Tarih: 06.08.2005 Saat: 14:06
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
su iki günlük fani dünyada ha 5yıl fazla yasamıssın ha eksik yorma kendini be gözüm dolu dolu yasa arkana önüp baktığında keskelerle dolma bide seni gıdığınla sarkık yanaklarınla kırısıklarınla seven ve her zaman seni ceken birini bul huzurla öl saygılar.....


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke