İdris Özyol: Bize İtalyan Usulü Sos Hazırlamayı Öğret Beyaz Oğlan
Tarih: 18.09.2004 Saat: 17:57 Gönderen: karakutu
|
|
haberlerin içinden bir haber öylesine akıp gidiyor. sakin ve normal bir tarzda
anlatıyor ntv'nin spikeri: 'x semtinde yeni bir diyet ve vejeteryan lokantası
açıldı. yemekler italyan usulü hazırlanıyor. menüde her yemeğin içinde ne kadar
yağ, ne kadar kolesterol bulunduğu belirtilmiş.' bu minval üzre akıp giden
haberin sonunda lokantanın sahibi kahramanca açıklamalar yapıyor: ' kebap ve
lahmacun kültürüne karşı mücadele veriyoruz.'
mücadeleni sevsinler senin beyaz oğlan. cici çocuk, pembe yanak; KORU BİZİ KENDİ
KÜLTÜRÜMÜZDEN; italyan mutfağını tattır bize; medeniyet öğret. yanık bağrımıza
ve acılı kursağımıza italyan soslu bişeyler dök, fransızca azarla bizi,
ingilizce döv.
bütün bunlar olurken ekranda hafızam bir yıl kadar öncesine gidiyor ve bir
haberi çıkartıp koyuyor önüme: 'iranlı turist adana kebabı fazla kaçırınca öldü!
' işte biz buyuz beyaz oğlan. adana kebep yüzünden öleceğiz biz, lahmacun, mısır
ekmeği, sırtı lacivert hamsi, alinazik ve şirden dolması yüzünden öleceğiz.
kaşıkla çatalı yanlış tutacağız ve daha tadına bile bakmadan tuz dökeceğiz kuru
fasulyeye. hadi gel beyaz çocuk, bize kebaptan nefret etmeyi öğret. hadi gel de
bir dene, gözlerimize bakarak italyan sosu hazırlamayı. gel de, şu bizim kara,
hem de kapkara semtlerimizde ekmek arası domates yiyen çocuklarımıza ve üzümü
ekmeğe katık eden ihtiyarlara medeniyeti anlat. et yemenin zararlarından bahset
bize. hadi gel beyaz oğlan, hadi gel...
ey arsızların medeniyeti, pişkinlerin kültürü, densizlerin uygarlığı,
boğazımızdan çaldığınız zenginliklerle kurduğunuz şatolarda gözlerimize baka
baka incelip gözlerimize baka baka çıldırıyorsunuz.aklınızı italyan usulü yiyip,
vicdanınızı ingiliz stıli süpürüyorsunuz.siz orada abidik gubidik işlerle
uğraşırken biz merdivenden düşen çocuklarımızı hastaneye bile götüremiyoruz
burada. çaresizliğin, olanaksızlığın, yoksulluğun bütün halleriyle
yuvarlandığımız bu hayat soya fasulyesini mideye indirdiğiniz masaların
çaprazına kurulan televizyonlara malzeme kılınırken; pişkin, densiz, iğrenç
gülüşünüzle kameraların karşısına geçip ' kebeba karşı açılan topyekun savaşt'an
bahsediyorsunuz. siz kimsiniz be, siz kimsiniz? nasıl bir ülkede doğdunuz, hangi
başkentleri başken bellediniz, hangi lisanla rüyalar gördünüz geceleri? hangi
toprakların yamyamısınız siz? hangi ülkelerin işbirlikçisi, hangi kültürlerin
taklitçisi, hangi satırların hainisiniz siz? hadi gel beyaz oğlan, hadi gel de
bunları anlat bize. seni bir güzel dövelim!
|