Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 141 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Ahmet Zeki Gayberi: Hayat bir tiyatrodur!
Tarih: 06.06.2005 Saat: 07:27 Gönderen: karakutu
 

Hayat tiyatro sahnesidir. Yalnızken bile, seyircisiz yapılan provalar gibi, takınacağımız tavrı, edeceğimiz kelamı hesap ederiz.

Kendine bile katlanamayanların, kendi renklerinden yola çıkarak genel tanımlar üretmesi, fıtrata vurulmak istenen en büyük prangadır.

Evden çıkarken taktığımız maskelere tükürüp, şerefsize “şerefsiz!” diye haykırdığımızda, temizliğe mahallemizden başladığımızda, kalbimiz asude bir sükun bulacak, damarlarımıza ahlak yürüyecek!

Kaybedecek bir şeyi olmayanların cesareti, bir gün sınıf atlayacağı umudu ile hayata sarılan Mahzun’cu, Özcan Deniz’ci, Alişan’cı kitlenin kaygısıyla değil, dibe vurmuş Müslümcü’lerin, tedirgin edici suskunluğu ile açıklanabilir.




Varoluş kaygısına en güzel cevap Yunus’un ve Kafka’nınkidir bence. Yunus:
“İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmezse, ya nice okumaktır” derken,
Karşı kıyıdan Kafka şöyle seslenir: “İnsan aynaya baktığında, kendi suretini değil de, aynaya bakan kendini gördüğünde meseleyi halletmiş demektir’…
Bizim derdimiz kendimizle. Kendimize, yani insana katlanabildiğimiz, istifrayı deşarj etme gücünü gösterdiğimiz an, sokağa çıkarken portmantomuzda asılı duran sürüyle maske arasından ‘resmi’yi değil, ‘asli’yi seçtiğimiz zaman ‘İşte olay budur!” deme şansını da yakalayabiliriz…
Arkasından kalaylı küfürler savurduğu muhatabını görünce, klişe cümlelerle saygı, -konumuna göre- işi yalakalığa vardıran kişinin, o esnada aklından geçen gerçek düşüncelerini bastırma sanatına siyaset veya toplumsallık içgüdüsü denir….
Muhasebe, sorgulama ve telkin için yalnızlık güzel bir nimettir. Ama çoğu kez bu yalnızlığı bile, hayat sahnesinde rol kesmek için seyircisiz provalara çevirmez miyiz?
Kendine bile rol kesen, artistlerin şahı! Senden korkulur! Soluğunun çıkmasına izin verilmeyen bir düzende, kendine bile yabancılaşıp, yine kendini kandırıyorsun!
Bu kendine katlanamamanın bir üst derecesinde yer alan zenginlerin korkusu ise, kaybedecek hiçbir şeyi olmayanlara göre daha bir hazindir. Yokluğun mağmasında dolaşanların cesareti, bir gün sınıf atlayacağı umudu ile hayata sarılan Muhzun’cu, Özcan Deniz’ci, Alişan’cı kitlenin kaygılarından ziyade, dibe vurmuş Müslümcülerin, tedirgin edici suskunluğu ile açıklanabilir belki.
Hiçbir NLP, bireysel başarı kitabı, nasihatlar külliyatı, yalnızlık sancısının cevabını barındırmaz. İnsanoğlu, yaratılışı, fizyonomisi, moraliteleri ve hatta metabolizması ile Tanrı’nın kainat kitabının müthiş bir muamması değil midir?
Tek renkten yola çıkarak genel tanımlar üretmek, bu fıtrata vurulmak istenen en büyük prangadır. Hangi izmden beslenirse beslensin, hangi kaygıyı taşırsa taşısın, bu müthiş ‘muamma’ hakkındaki her türlü kategorizasyon ve genelleme çabası, ontolojik bir inkara ve faşizme varır…
Kısacası insanoğlu tek başına kalsa da modern zamanların klasik patalojisi, “Yalnızlıklarda bile kalabalığım” sendromunu aşamaz… Bu yüzdendir ki başka birince düşünülmüyor olmak dahi, yalnızlığın ve umarsızlığın körükleyicisi olur… Birilerini düşününce, kaç kişiyi mutlu kıldığınızı, kaç hastalıklı ruha derman olduğunuzu, farkında olmazsanız bile unutmayın!
Varken ilginç, yokken aranılmayan biri olmak nasıl bir duygudur? Herkes yaşamıştır bilir bunun cevabını: İğrenç! Öleceğini bile bile yaşamını sürdüren yeryüzündeki tek canlıdır insan. Dağların, taşların kaldıramadığı bu yükü gönüllü sırtlanmıştır… Bu şüphe götürmez gerçeğe bile sırtını dönüp, kendi varoluşuna dahi katlanamayan, hayatı tiyatro sahnesi belleyip, artistliklerle tüketen insanoğluna veyl olsun!
Bazıları sinirlense de işte alakasız bir son kelam aforizması:
“Zayıf, daima adalet ve eşitlik ister, halbuki bunlar, kuvvetlinin umurunda değildir.” (Aristo)

 

gayberia@yahoo.com
 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Ahmet Zeki Gayberi
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Ahmet Zeki Gayberi:
Aloo! Kes sesini!


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.8
Toplam Oy: 10


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Aloo! Kes sesini!
Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner
Ruh hastalarına ölüm tehlikesi
Herkesin bir derdi, değirmencinin de su derdi

"Hayat bir tiyatrodur!" | Hesap Aç/Yarat | 2 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Hayat bir tiyatrodur! (Puan: 0)
Gönderen: Misafir Tarih: 07.06.2005 Saat: 21:22
hayat bir tiyatrodur diyorsunuz ama hayat tiyatroda göründüğü kadar basit değil keşke hayat tayatrodan ibaret olsa ama insan özellikle bu insan türkiye de yaşıyorsa sürekli trajedik oluyor sonu hep yalakalık hep resmiyet...hayatı içtenlikle yaşamaya çalışan çok az insan var hep kendine koyduğu prensipler doğrultusunda monoton bir hayat...bu yüzden hayat bir tiyatro sahnesinde oynanılan roller kadar basit olsa


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke