Prof. Dr. Hilmi Ziya Ülken’in çok uzun bir süredir mevcudu bulunmayan (ve
elbette, o nedenle uzun bir süredir aranan) kitabı ‘Türk Tefekkürü Tarihi’,
nihayet yeniden basıldı (Yapı Kredi Yayınları, Cogito dizisi). Hoca’nın daha
önce de bazı kitaplarının yeni basımları yapılmıştı.
Belleğim beni yanıltmıyorsa, ilk basımı 1972’de (Hoca’nın ölümünden iki yıl
önce) yapılan ‘Genel Felsefe Dersleri’, çok değerli felsefeci dostum Doç. Dr.
Füsun Akatlı tarafından yeniden
gözden geçirilerek 1999 yılında yayımlandı idi.
Hilmi Ziya Ülken hoca’nın kızı Gülseren Artunkal, uzun bir süre babasının
kitaplarının yeni basımları işini, ‘Ülken Yayınları’ ile bizzat yürütmeye
çalıştı; ama yayın
işinin son kertede iyiniyetli bir çabanın ötesinde büyük bir
organizasyon işi olduğunu, sanırım, o da anlamış olmalı ki, önce ‘Aşk Ahlakı’,
ardından da ‘Türk Tefekkürü Tarihi’, Yapı Kredi Yayınları’nca
basıldı.
‘Türk Tefekkürü Tarihi’ni yazan Prof. Dr. Hilmi Ziya Ülken, Türk tefekkürü
tarihinin, hiç şüphe yok, önemli adlarından biridir. Önemi, elbette, Hoca’nın
felsefenin her alanıyla ilgilenmiş,
ilgilenmekle yetinmeyip o alanlarda kayda
değer eserler vermiş olmasına indirgenemez. Prof. Ülken, Felsefeyle olduğu kadar
Sosyoloji ile, İlahiyat ile de, Dinler Tarihi ile de, Psikoloji ile de,
Antropoloji ile de ilgilenmiş; Füsun
Akatlı’nın ‘Genel Felsefe Dersleri’ni
‘Sunuş’ yazısında, çok haklı olarak belirttiği gibi, ‘kendi kuşağının pek çok
aydınından farklı olarak, zamanında hakim olan pozitivist felsefenin dikte
ettiği
uzmanlaşma eğilimini benimsememiş, adeta bir Rönesans adamı gibi, insan
zihninin yönelebileceği hemen her alana el atmıştı[r]’. Akatlı, Prof. Hilmi Ziya
Ülken’i, eskilerin deyişi ile, bir ‘mütebahhir’ olarak
niteliyor: Mütebahhir’,
yani, yine Akatlı’nın tanımıyla, ‘[d]erinlere dalan, kılı kırk yaran, bütün
hayatını zihinsel çalışmaya vakfetmiş’ biri...
Gerçekten de öyle: Dr. Eyyüp Sanay’ın, 1966
yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı
Yayınları arasında çıkmış olan ‘Hilmi Ziya Ülken’ adlı risalesine bakılacak
olursa, Hoca’nın Sosyoloji ile ilgili kitaplarının sayısı (biri çeviri olmak
üzere) 18, Sistematik Felsefe ile
ilgili (dördü çeviri olmak üzere) 25; Felsefe
Tarihi ve Türk-İslam Felsefesi ile ilgili 20’dir. Hoca’nın roman yazdığını da
biliyoruz: ‘Posta Yolu’, ‘Şeytanla Konuşmalar’ ve ‘Yarım
Adam’. (Ayrıca, Hilmi
Ziya Ülken’in, Margaret Mitchell’in o çok ünlü romanı ‘Rüzgar Gibi Geçti’yi,
Avni İnsel’le birlikte Hoca’nın Türkçeye çevirdiğini biliyor muydunuz? Hani o
Clark
Gable ile Vivien Leigh’in başrollerini oynadıkları ‘Rüzgar Gibi Geçti’
filminin romanını?)Hepsi bu kadar mı, değil elbette! Prof. Ülken, plastik
sanatlarla, özellikle de resim ile de ilgilenmiştir. ‘Resim ve
Cemiyet’
çalışması, bugün bile değerini koruyor.
Bilmiyordum, Dr. Eyyüp Sanay’ın kitabından öğrendim: Hoca, resimle sadece teorik
olarak ilgilenmemiş; -ayrıca, ‘1918-1920 yılları arasında kara
kalem; 1940-1945
yılları arasında yağlı boya ve 1967-1970 yılları arasında da kompozisyon
çalışmaları yapmış[...]’ Bitmedi: Prof. Ülken’in yayımlanmış ama bugüne kadar
kitaplaşmamış 350 makalesi bulunuyor. Dr.
Sanay’ın belirttiğine göre, bu
makalelerden ‘kimi müstakil bir kitap olacak uzunlukta’dır. ‘Bunların dışında
‘Fransızca ve Türkçe yüzlerce kitap tahlili, günlük gazetelerde yayınlanan
yüzlerce
makalesi’ var. Rıfkı Melul Meriç’in rübailerini şerh ettiği
‘Rübaiyyat-ı Melul’ gibi risaleleri saymıyorum; -ne müthiş bir toplam, öyle
değil mi?‘Türk Tefekkürü Tarihi’ni, dostum Ömer Faruk
Şerifoğlu yayına
hazırlamış. ‘Felsefe ve İçtimaiyat Muallimi Hilmi Ziya’ imzasıyla Galatasaray
Lisesi Talebe Cemiyeti tarafından 1933-1934 yıllarında yapılan ilk basımı
üzerinde ‘küçük yazım müdahaleleri dışında
önemli bir değişiklik
yapılmamış[...], eksik bırakılan dipnotu ve künye bilgileri tamamlan[mış]’
olduğu ‘Editörün Notu’nda belirtiliyor.
İki not da ben ekleyeyim: İlki, Hoca’nın kitaplaşmamış
makalelerinden yapılacak
bir seçme’nin hazırlanıp yayımlanması; ikincisi, bu yıl ölümünün 30. yılına
tesadüf eden 5 Haziran günü, bir anma töreni düzenlenmesi. Belki de, bu yıl
içinde düzenlenecek bir ‘Ord. Prof. Dr.
Hilmi Ziya Ülken’i Anma Sempozyumu’?
Sanırım, bu görevler, Hoca’nın yayımcısı olarak Yapı Kredi Yayıncılık’a düşüyor.
Zaman
18.04.2004
üyemiz duygu'ya
teşekkür