Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 147 Üye Adayı ve 8 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Dücane Cündioğlu: Konuşmayı bırakıp ne zaman düşünmeye başlayacağız?
Tarih: 31.05.2005 Saat: 02:16 Gönderen: karakutu
 

Dünkü yazımızda Hakkı Hünler tarafından Türkçe'ye çevrilip Paradigma Yayınları'nca neşredilen "Antik Yunan Felsefesi Terimleri Sözlüğü" (İstanbul, Aralık 2004) hakkında bir değerlendirmede bulunmayı vaadetmiştik. Şimdi sözümüzü tutacak ve örneklerimizi temsil değeri yüksek terimlerden seçmeye çalışacağız.



Sayın Hakkı Hünler'in gayretini takdir ederim; bu nedenle eleştirilerimin kendisini incitmemesini dilerim. Unutulmamalı ki ifade istifade içindir.

koinôn'a: birleşiklik

Bu karşılıktan ne mânâ çıkarabilirsiniz? Hiç! Çünkü Türkçe'de 'birleşiklik' diye ne bir sözcük var, ne de bir terim! İngilizcesi 'combination", Osmanlıcası da 'iştirak' imiş. "İştirak" sözcüğü şirket'ten gelir ve anlamı da 'birleşiklik' değil, 'ortak olma, ortaklık etme"dir. İktisad dilinde hani şu yanlış olarak 'katılım' denen şey. Burada kastedilen ise terekküb'dür. Terkib ve terekküb'ün anlamını kavramak isteyenlere ciddi felsefe lugatları belki yardım edebilir. Ancak bu terimin kavramını görmek isteyenlere hiçbir lugat yardım edemez; tedristen geçmek gerek.

logismós: konuşmalı akıl-yürütme

Türkçe'de "konuşmalı akıl-yürütme" terkibi yok, bu uydurma terkibin işaret ettiği ne yazık ki uydurma bir anlam da yok! (Aksini iddia edecekler önce kendilerine bir anlam bulmalı, sonra bu anlam ile mezkur terkibin arasını bulmalı.) Mütercimin, "discursive reasoning" karşılığında kimbilir nereden bulduğu "ta'dad, muhasabe, mukayese, muhakeme" sözcüklerinin ise konuyla doğrudan bir alâkası yok.

metaksú: ara-varlıklar, aracı şeyler

İngilizcesi 'intermediaries' olan bu Yunanca terime bizim düşünce geleneğimizde verilen karşılık "müsül-i muallaka"dır ve Batı'da dahi yanlış yorumlanmakta olup "aracı-şeyler"le filan hiçbir alâkası bulunmamaktadır. Platoncu ideaların (eidos, müsül-i Eflatuniye) bir alt türü olan "müsül-i muallaka"nın kavramını görmek için hikmet-i nazariye tahsil edilmelidir.

mégethos: büyüklük

İngilizcesi 'magnitude' olan bu terime mütercim Osmanlıca karşılık olarak 'cesamet' sözcüğünü zikretmiş. Anlaşılan 'greatness' sözcüğünden ilham almış. Hakikaten çok ayıp! Niçin? Çünkü âlimlerimiz bu matematik terimine 'mikdar' (kemmiyet-i muttasıla) karşılığını vermişlerdi. Bugün mikdar'a (ölçülebilir olan'a) "geometrik büyüklük" diyorlar. Görüldüğü gibi sorun, kelime, hatta terim sorunu değil, kavram sorunu. Kavram görülmüyorsa, lugatlar işe yaramaz.

hêdone: haz

İngilizcesi 'pleasure' olan bu terime mütercimin Devellioğlu'ndan bulduğu iki karşılık var: 'haz' ve 'sefa'. Demek ki Türkçesi bulunamamış. Haz sözcüğü -ki ben de yaygınlığı nedeniyle ister istemez kullanıyorum- aslında pleasure'ın karşılığı değildir; sefa'nın ise (gündelik dilde kullanılan "sefa sürmek"ten hatırlayınız) konuyla uzaktan-yakından alakâsı bile yok. Acaba burada 'zevk' ve 'lezzet' sözcüklerini zikretmek için lugata ihtiyaç var mı?

epe'keika: hakikatlılık

Her sözcüğün sonuna bir "lik-lık" eklemekle terimlere karşılık bulunmuş olmaz. İngilizcesi 'equity' olan bu terime mütercim lugata bakıp 'sıdk' karşılığını yakıştırmış. Türkçe'de "hakikatli adam" denir ve "vefalı, sadık" adam" denmek istenir, burası doğru. "Hakikatlılık" diye uydurulan bu sözcüğün karşılığı (İngilizcesi de dikkate alınırsa) 'hakkaniyet' olmalı. Oysa hakkaniyet burada "sıdk ve vefa" anlamında değil, 'adalet', bilhassa 'insaf' anlamında kullanılmaktadır. Nitekim 'equi' (müsavi) öneki dikkate alınırsa, sanırım 'nısf' (yarım) ve 'tansif' (yarıya bölmek) sözcükleriyle alâkalı olan 'insaf' sözcüğünün kıymeti de anlaşılır.

agenêtos: varagelişi-olmayan, doğurulmamış, varagetirilmemiş

Şimdi artık böyle tumturaklı terkibler meydana getirilince mübtediler felsefe yapmış olduklarını sanıyorlar. Sözcüklerden anlamlara, hatta kavramlara gitmeye çalışmak, ne büyük bir yanılgı! İngilizce karşılığı "uncreated, ungeneradet" olan bu terime mütercim "lem-yelûd" diye güya Arapça bir olumsuz fiili karşılık olarak koymaya çalışmış. Herhalde İhlas Suresi'nde geçen "lem-yelid" ile "lem-yûled" fiilerini harmanlamak istemiş; ama bu arada fiil ile ism-i mef'ulü (Partizip II) birbirine karıştırmakta olduğunu aklına bile getirmemiş. Yazık!

allo'ôsis: değişme, başkalaşma, niteliksel değişme

Bu terimin Osmanlıcası 'tagayyür' imiş. Şu kadarını söyleyelim: niteliksel değişme'nin felsefe geleneğimizdeki karşılığı tagayyür değil, tahavvüldür. Çünkü değişim cevher kategorisinde olursa 'tagayyür', keyfiyet kategorisinde olursa 'tahavvül' denir. İlki gayr'dan, ikincisi hâl'den gelir.

êthos: karakter

Latincesi 'moralis', İngilizcesi 'character' olan bu terime Osmanlıca olarak "hulk, hulkî" karşılıkları verilmiş. Mütercim 'huy' kelimesini hatırlama becerisi gösterseydi, hele hele bizde karakterin huy'dan ziyade mizac'a karşılık geldiğini farketseydi, acaba İngilizce'den bozma şu 'karakter' sözcüğünü kullanır mıydı? Sanmıyorum.

kállos: güzellik

İngilizcesi 'beauty' olan bu sözcüğe yakıştırılan Osmanlıca karşılık: 'bedâat'. Bu sefer, "Ne alâkası var?!" demeyip sadece 'hüsn' sözcüğünü hatırlatmakla yetineceğim. Evinizde yeterli lugatınız olmasa bile en azından bir hüsn ü aşkınız olmalı değil mi?

Örneklerin sayısını daha fazla artırmaya lüzum görmüyorum. Aldığım notlar da öyle birkaç köşe yazısıyla tüketilecek gibi değil. Mütercimin gelişigüzel yakıştırdığı Osmanlıca kelimelerin bir kısmının yanlış okunup yazıldığını da bu vesileyle belirteyim.

Demem o ki, kendi geleneğimizin, kendi felsefî mirasımızın kadr u kıymetini bilmedikçe, Batı dillerinden gelişigüzel Türkçe'ye çevrilen kitaplarla kütüphanelerimizi doldursak n'olur, doldurmasak n'olur?

İnanın hiçbir şey olmaz!

 

Yenişafak
15/05/2005


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Felsefe Üzerine
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Felsefe Üzerine:
Ölerek yaşamın onurunu korumak; Sokrates'in savunması


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Ölerek yaşamın onurunu korumak; Sokrates'in savunması
Şair ve Çevirmen Bülent Ecevit yaşamını yitirdi
1. DEVRİK YÜREK SAVUNMASI
Afyon Savunması

"Konuşmayı bırakıp ne zaman düşünmeye başlayacağız?" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke