Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 154 Üye Adayı ve 9 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Ahmet Zeki Gayberi: Yenildik ulan! Yenildik işte!
Tarih: 20.05.2005 Saat: 13:07 Gönderen: karakutu
 

Alışkanlığa varmış pis bir mağlubiyet hissidir artık varoluşumuzu açıklayan…

İdeoloji, insanı diri kılar! Ota-boka, topa-popa yapışacağına inancına yapışırsın… Ama kesinlikle devrim, inkılap, kızıl elma veya devlet değildir devrimcinin son durağı! Bir kez daha gerçeğin şok edici soğuk yüzüdür öykünün finalinde bizi bekleyen…

Tanrıları çoğalan bir çağın inanç paradoksundan uzak, yenilginin duayenleri, çaresizliğin ustalarıyız artık baba!





“Hüzün ki en çok yakışandır bize” (Hilmi Yavuz)

Kırılgan, acılı, hazin öykülerimiz vardır her birimizin.
Gönlümüz buruk, nahif, kederlidir.
Kebabımız, çiğköftemiz ne kadar acılı ise bilinçlerimiz de bir o kadar yaralıdır.
Toprağımız bile kırılgandır. Her üç-beş senede bir kustuğu öfkesiyle, evlerimizi başımıza yıkar da yine son günümüzde sarılırız bağrına. Ondan kopamayışımızın gizli kodu belki de burada saklıdır.
‘Yenilgi yenilgi büyüyen zafer’lerimiz, ‘yenilip de ezilmediğimiz’ hüsranlarımız gizlidir bu topraklarda.

Periyodik olarak kayıp, yitik, vuruk, savruk, tutunamayan ve yenik kuşaklarımız vardır. Iskalanmış hayatlar, boşa çekilmiş kürekler, uçurtma diye gökyüzüne salınan gençlik hayallerimiz, çalınan umutlarımız, trajik hikayelerimiz, çalınan dinamizmimiz, sağaltılan enerjimiz vardır. Velhasıl alışkanlığa varmış pis bir mağlubiyet hissidir varoluşumuzu açıklayan…
Umut, sadece ama sadece fakirin ekmeğidir. Bizim umutlarımız bile dilimizin varmayacağı, elimizin ulaşamayacağı kadar uzaktır.

İslamcısının, Sosyalistinin, Komünistinin, Ülkücüsünün, Tarikatçısının, aşıkının, rasyonalistinin, şairinin, liberalinin, işsizinin, işlisinin, varsılının, yoksulunun vardır mutlaka hüzünlü bir hikayesi…
İdeoloji, insanı diri kılar! Ota-boka, topa-popa yapışacağına inancına yapışırsın… Sonra? Sonrasını sormayın! Hiçbir teoride, kitapta yazmayan, hiçbir ağabeyin, reisin, liderin, imamın, ulu hocanın, başkanın, şefin söylemediği büyük bir boşluktur. Kapkara, kocaman, yalnız bir boşluk!

Ama kesinlikle devrim, inkılap, kızıl elma veya devlet değildir devrimcinin son durağı! Bir kez daha gerçeğin şok edici soğuk yüzüdür öykünün finalinde bizi bekleyen…
İsyan, duruş, haykırış, eleştiri, aykırılık, karşı çıkma, direniş damarları kurutulmuş kayıp kuşakların, maceraları hep dramatiktir.
Pop şarkılarının sözlerine dikkat edin, arabeskten beter zehir zıkkımdır. Zıp zıp zıplarken bar neonlarının altında tempo tutulan pop-nakaratlar, ‘keder, ayrılık, kahpe kader” kokar…
Yenildiğimizi, tutunamadığımızı, yalnızlığımızı ve çaresizliğimizi, hiçbir şeyi isteğimiz doğrultusunda değiştiremeyeceğimiz gerçeği, duvar gibi suratımıza çarptığında öğreniriz.

Hayatı ve realite denen naneyi, yenilmeyi öğrenmekle başlarız. Ne diyordu Beckett; “Hayat, daha iyi yenilmekle, yenilmeyi daha iyi öğrenmekle sürer gider!”
Her mağlubiyetin ardından, yaptığımız, sığındığımız tek şeydir; çaresizlik! Unutmanın, unutmuş olmanın, unutmayı isteyişin metazori çaresizliği…
Ümitlerimizle, ideallerimizle, hayallerimizle başladığımız bu devrimci varoluşların, ciğer parçalayan, beyin patlatan sancılı çaresizliğinde ustalaştırır bizi hayat!
Doğrusu, yazının sonunda şöyle afili bir ‘umut’ mesajı vereyim diye düşündüm ama içimden gelmedi be abi!

Tanrıları çoğalan bir çağın inanç paradoksundan uzak, yenilginin duayenleri, çaresizliğin ustalarıyız artık be baba!


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Ahmet Zeki Gayberi
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Ahmet Zeki Gayberi:
Aloo! Kes sesini!


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.91
Toplam Oy: 12


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Aloo! Kes sesini!
Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner
Ruh hastalarına ölüm tehlikesi
Herkesin bir derdi, değirmencinin de su derdi

"Yenildik ulan! Yenildik işte!" | Hesap Aç/Yarat | 7 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Yenildik ulan! Yenildik işte! (Puan: 0)
Gönderen: Misafir Tarih: 21.05.2005 Saat: 02:59
Hayır Gayberi...

Biraz daha gayret...

Kaliteli serüven ve western filmlerinde olduğu üzere, orospu çocuklarının kurşunlarıyla delik deşik olmuş vücudumuzdan sızan kanlar eşliğinde yavaş yavaş son nefesimizi verirken ve böyle karamsar bir finalden yüzleri asılmış durumdaki genç seyircilerimiz tam da kötülüğün kazandığına dair can sıkıcı bir kanaatle koltuklarından kalkmaya hazırlanırken, evrenin en usta yönetmeninin elinde aniden canlanacak ve biraz ötede duran kabzası kanlı tabancalarımızı kavrayıp, hayallerimizi elimizden alan ve bunu yaparken de hayatlarımızın bozuk para gibi harcanışını "Benim için mi yaptınız lan deyyuslar, ne yaptıysanız Allah için, dava için ve hızmet için yaptınız" diye açıklayan o orospu çocuklarını tam tenasül aletlerinden vuracağız. Kan, bu orospu çocuklarının önce daşşaklarından, sonra da alınlarından müteveffa yönetmen Sam Peckinpah'a bir selam duruşunu andırırcasına "slow motion"da fışkıracak.
Seyirci son dakikada atılan bu golü görüp alkışı kopartacak ve sen, ben, bizler ancak ondan sonra öleceğiz.

Şimdi ölmek yok. Onlarla ilgili olarak yazdığımız her satırda yitik yılların bedelini ödeyecekler ve biz de birbirimize son bir kez daha gevrek gevrek bakıp ancak ondan sonra öleceğiz. Bitiş yazıları da bu alternatif finalin ardından yükselecek.

Güzel adam Şükrü Kanber'in dediği gibi, "Hiçbirimiz henüz son atışımızı yapmadık"...

Bak, ben meslek hayatımın 21'inci yılında, hayatımı adadığım yayın organlarında çeyrek sayfalık bir yazı yayınlatabilmek için daha adını doğru düzgün yazmaktan aciz adamlardan ve onları ağzından salyalar akıtarak kuyruğunda dolaştıran beyinsiz karılardan damgalı pullu izin belgesi almak durumunda kalıyorum. Ama buna karşın hiç geri adım atıyor muyum? Atmıyorum ve senin de atmanı istemiyorum.

Sıkı bir finale daha var. Henüz yenilmedik ve yenilmeyeceğiz.

Daha, hayata dair umutlarımızı ve tüm bir gençlik enerjimizi sömürerek iktidara gelip de her gün fasılasız biçimde ağzımıza sıçanların görkemli çöküşünü izlemenin keyfi sırada bizleri bekliyor. Bu güzel gösteriyi kaçırmak olur mu mesela...

Unutma... Son atış... Büyük atış... Can acıtıcı atış...

Güzel yüzlü masum gençleri uyandırmaya ve onların da bizim gibi yıllarca aptal yerine konulmasını engellemeye devam etmeliyiz...

Seni sevgiyle selamlıyorum...

ALİ MURAT GÜVEN




yaşamak direnmektir! (Puan: 0)
Gönderen: Misafir Tarih: 21.05.2005 Saat: 03:26
yenmek veya yenilmek değil yaşam uğraşımız, sidik yarıştırdığımız şey hayatın ta kendisidir, yani biziz, direniyoruz ona, hergün yenile yenile de olsa, 10 adim geriden de olsa ...

istanbulun fethinden yillar sonra bir grub gelmiş şehre, biz fetih ekibindeniz demişler...

-siz kimsiniz a kuzum fetih olali yillar olmuş ?

-biz mehter takımıydık !



“Bakın yaklaşıyor...” (Puan: 0)
Gönderen: Misafir Tarih: 21.05.2005 Saat: 03:28
"Benim adım insanların hizasına yazılmıştır.
Her gün yepyeni rüyalarla ödenebilen bir ceza bu.

Keşke yağmuru çağıracak kadar güzel olsaydım
ölüm ve acılar çatsaydı beni
düşüncem yapma çiçekler kadar gösterişli ve parlak
sözlerim ihanete varacak doğrulukta olsaydı.
Anmaya gücüm yetseydi de konuşsaydım
diri-gergin kasları konuşsaydım
“Kardeşler!” deseydim “Kardeşlerim!”
“Bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan
“Bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan
“Bakın yaklaşıyor...”

ismet özel



Re: Yenildik ulan! Yenildik işte! (Puan: 1)
Gönderen: selahaddin Tarih: 22.05.2005 Saat: 14:55
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
"Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen alsancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak"



Re: Yenildik ulan! Yenildik işte! (Puan: 0)
Gönderen: Misafir Tarih: 22.05.2005 Saat: 23:29
Her ne olursa olsun ümidimizi kaybetmemekliyiz. Yeni bir nesil geliyor. Yeni bir nesil hiç bir değeri olmayan, hiç bir kişiliği olmayan. Ne zaman ki ülkeyi onlara teslim edeceğiz; işte o gün hiç bir tasa ve derdimiz kalmayacak ÇÜN içimizde gönlümüzde kalan son ümit kırıntıları da gitmiş olacak. Umudun olmadığı yerde dert ve tasa da yoktur. Neyse zevk almaya bakın.



Re: Yenildik ulan! Yenildik işte! (Puan: 0)
Gönderen: Misafir Tarih: 24.05.2005 Saat: 09:18
ALLAH ISYAN DAMARINA ZEVAL VERMESIN

Evet ideoloji diri kilar insani ama yine en az "Tanrıları çoğalan bir çağın inanç paradoksu" kadar paradoksu barindiriyor devrimcinin yenilgiyi kabullenisi...devrim, devrimcilik birer isyandir, oyle de olmalidir ama asla yolun sonuna kadar vefali olmamalidir, oysa tam tersi icin bu gecerli degildir veya "kavmimle aramda problem yok" diyen bedeviye hiddetlenen islam peygamberinin "ama nasil olur"a benzeyen biraz garipsenen biraz da kabullenemez karsi durusudur devrim...Yani yenilgi vardir ama varligi devrimcinin benliginde kabul edilemez olmalidir ki bu isyan, bu durus, bu baskaldiri ayakta tutar insani..bir ara Ismet Ozel'den "Bir insan icin onune cikan her yol yurunebillir yol ise o insan artik kaybolmustur" seklinde bir soz sadr olmustu ya iste meramim bunda sakli...olsun yine de hostu artik ideolojinin para etmediginin dilllendirmeye baslandigi dunyada diri kalmani buna baglaman... ellerine saglik Allah isyan damarina zeval vermesin....



Re: Yenildik ulan! Yenildik işte! (Puan: 0)
Gönderen: Misafir Tarih: 31.05.2005 Saat: 05:04
Allah iniş takımlarına zeval vermesin :)


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke