Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 150 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Ahmet Zeki Gayberi: Sanalev patroniçesi: Chat!
Tarih: 14.05.2005 Saat: 07:41 Gönderen: karakutu
 

Postmodern zamanların pezevengi, çağdaş çöpçatan veya sanalev platformu! Ne derseniz deyin, sonu hüsran, hayal kırıklığı, şok ve pis bir ‘tongaya gelmişlik’le biten iletişim şeklidir ‘chat’…

“Dostluk mantar yemeye benzer. Zararlı olup olmadığı ancak yendikten sonra belli olur!” (Çin atasözü)
Hiçbir sorumluluk yüklemez. Bütün iletişim, on kelimelik bir lügat çerçevesinde gelişir. Dostluğun da, arkadaşlığın da, paylaşmanın da hiçbir yükü yoktur.
“İyidir, ya sen” klişelerine boğulmuş, belirsiz, flu, saydam bir dostluk!

Tuhaf ve yabancılaştırıcı bir işlevselliği vardır. Sürpriz kutular gibi içinden ne çıkacağı kestirilemez.
Postmodern zamanların pezevengi, çağdaş çöpçatan veya sanalev platformu!



Ne derseniz deyin, sonu genellikle hüsran, hayal kırıklığı, şok ve pis bir ‘tongaya gelmişlik’le biten bu iletişim şeklinin adına sanal alemlerde ‘chat’ denir!

İşte bir prototipi:

“Önce ‘isim-şehir’ oynanır. Sonra ‘meslek, medeni durum’ vs. ‘accayip’ merak edilir.
Ardından ‘sesini duymak isterim’ler ve ‘resmini görmek isterim’lere gelir sıra… Onlar da ‘accayip’ merak edilenlerdendir(!)
Ve nihayet o an gelir! Buluşma vakti! “Yakamda gül, kıçımda kot, ayağımda bot!”
Tanışma, öpüşme, koklaşma faslının ardından ilk izlenimlerin dehşetinden sıyrılmak için karşılıklı komik çabalamalar… “Halbuki dün akşama kadar nasıl da kırk yıllık dost gibiydik nette, şimdi noldu ki?” Sorgulamaları…
İç ses (erkek): “Ulen karı J. Lopez gibi tanıtmıştı kendini! Be ne lan? Ne Lopez’i, “lop-et” çıktı. Öyle kapağı atacak zengin kızı kılığı da yok bunda. Olsa olsa varoşlarda bir atölyede overlokçu ya da tazgahtır bu!”

İç ses (kadın): “Webcamda, gönderdiği jpeg formatlı fotoğraflardaki A. Banderas, bu amele kılıklı mıymış? Bunun da arabası, ya arkadaşında ya da servistedir kesin! Şimdi şiir de okur bu vallaha! Evet evet acilen işimin çıkması lazım, tekin birine benzemiyor bu!”
Evet, rasyonalizmin vahşi, katı, kekremsi tadıdır damaklarda kalan…
Kim, ideal tasarım ademoğlu modelidir de sanal alemin chat’ına düşer anam!
Kim, concon çocuğudur da buradan ‘ruh ikizini’ bulmaya kalkar?
Kim, evde kalmamıştır da eşini arar buralarda?

Doktor, mühendis, son ütücü, kalite kontrolcü, okumuş, okumamış, blues, hip-hop ya da Müslüm dinleyen, hayatındaki tek musiki atraksiyonu, bir belediyenin içmesuyu şebekesi açılışındaki beleş Kibariye konseri olan, kollarındaki falçata izlerini, anasından kaptığı çay parasını internet kafelerdeki sanal dostluklardan gizleyen, zengini de züğürdü de buralardadır babam….

Zengini Yonca’da, fukarası Türkçe bir arkadaşlık sitesinde, kaderini, yazgısını, ‘aşkını’ bulmanın umuduyla yürekten vurur ‘q’ klavyenin tuşlarına… (Böyle de bir eşitleyiciliği var meretin)
Hepsi de, nahiftir, hepsi de yitik kentin yalnız kovboyudur, hepsi de militan romantik beladır!

Formasyonu ya da asaleti ne olursa olsun, vardır onu buralara düşüren bir ayrılık acısı, bir içe dönüklük, bir dışa açılamama hali, bir yaralı ruh, vurgun bir bilinç, kederli bir arayış vardır mutlaka…
Kendini ‘bayan’ diye yutturan puştların varlığından muzdariptir erkekler...
Kendini ‘artist’ diye satan tiplerin, tipsiz çıkması da kızları kızdırır…
Yüzyüze ilişki, insanidir, yalındır, daha dürüst ve gerçektir..

Sanal ilişki, sahte, kaypak, kahpece, ve yalandır çoğu zaman…
Gözler ruhun aynasıdır. Jestler, mimikler eleverir, tutuk yapar, kendi gerçeğini saklayamaz hale sokar adamı…
Sanal ilişkide göz, el, ayak, ruh yoktur! Göbeğini kaşırken, sırıtırken, melankolik dizeler attırıvermeye, ‘canımlı, cicimli’, ‘öptüm, kokladım, yaladımlı’ yılış yılış geyikler çevirmeye müsaittir…
Bırak karşındakini, kendine bile yabancılaştırır insanı! Her türlü gerçeğin, ikiyüzlü toplumun, bu ikiyüzlü ortamında söylenmesi risklidir…

Bekar, güzel, yakışıklı, badem gözlü, sırma saçlı yapar, götü-göbeği karışmış, gözaltları kırışmış, saçları ağarmış, selülitleri azmış, yaralı, sahipsiz, yalnızları…
Aynı şehirde yaşayıp, aynı havayı koklayıp, aynı dolmuşa bineriz hepimiz…

Halkotobüsünde katlanamadığımız ‘tiplerle’ saatlerce sanal sanal ilişkiye giriyoruz…

Biz kaybettik bir şeyleri aslında onu arıyoruz babam, yitiğimizi…


Evet, evet biz kaybettik...! Bulanlara selam olsun!



 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Ahmet Zeki Gayberi
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Ahmet Zeki Gayberi:
Aloo! Kes sesini!


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.72
Toplam Oy: 11


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Aloo! Kes sesini!
Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner
Ruh hastalarına ölüm tehlikesi
Herkesin bir derdi, değirmencinin de su derdi

"Sanalev patroniçesi: Chat!" | Hesap Aç/Yarat | 1 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Sanalev patroniçesi: Chat! (Puan: 0)
Gönderen: Misafir Tarih: 14.05.2005 Saat: 17:22
yapmayın lütfen, yazdğınız manada bir çok olumsuz yönleri var chat'in ancak alabildiğine özgür bir kapıdır da. aslında bütün otoritelerin sonlandığı uçsuz bucaksız bir alan. Ve bu alanda insan dilediğini yapma veya söyleme imkanına sahip. Hatta gerçek hayattan daha sahici daha sağlam ilişkiler de kurulabiliyor. Bu tamamen kişinin edebine, kültürüne, iç dünyasına ve hayattan ne beklediğine bağlı bir şey. Gerçek hayatta asla bir araya gelemeyecek bir çok insanı bir araya getirebiliyor ki bu yazdığınız tarzda ilişkiler için bile olsa. unutmamak lazım masum olmayan chat değil insandır.


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke