Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 143 Üye Adayı ve 9 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Latife Tekin: Hiçbir Şeyi Unutmak İstememiştim Ben
Tarih: 12.05.2005 Saat: 01:30 Gönderen: karakutu
 

''Unuttuğu için mi delirir insan, unutamadığı için mi? Bir daha asla geri dönemeyeceğiz; bir daha asla cennet bahçesine dönemeyeceğiz, masumiyete dönemeyeceğiz, Auschwitz öncesine, Hiroşima öncesine dönmeyeceğiz, Vietnam öncesine, Cezayir, Filistin, Irak öncesine dönemeyeceğiz...

Maraş öncesine, 1 Mayıs '77 öncesine, 12 Eylül öncesine, Sivas öncesine, "hayata dönüş operasyonu" öncesine dönmeyeceğiz!

Hepimize dışkı yedirilmemiş gibi, makadımıza cop sokulmamış gibi, kolumuzu iş makinesi koparmamış gibi yapamayız; kurşuna dizilmemişiz gibi, işkence görmemişiz gibi, gece baskınlarında götürülmüş ve bir daha geri dönmemişiz gibi yapamayız.

Çocukluğumuza tecavüz edilmemiş gibi, aşklarımız ve inançlarımız elimizden sökülüp alınmamış gibi, töre cinayetlerinde öldürülmemiş, bilmem kaç kez çığlık çığlığa uyanmamışız gibi duvara...

unutamayız...

televizyon karşısına geçip, sersem sersem gülüp oynayanları aynı şevk ve heyecanla seyredemeyiz hiçbir şey olmamış gibi...''

 



Işık Ergüden

"Hiçbir Şeyi Unutmak İstememiştim Ben" / Mektup

"Unutamayacağınız bir şey görüp unutmak isterseniz bir hikaye başlıyor." sy 18


...Unutmak isteyip de unutamayanlar; mağlupların belleği! Yıkılanlar, itilenler, örselenenler,ezilenler, sürgün ruhlar, unutamayanlar! Oysa asıl ötekiler unutmamalı.

Herkes Her şeyi Hatırlamalı !

Hiçbir şeyi unutmak istememiştim ben. Hep hatırlamak, hep hatırlamak! Bellek,o ne güzel, ne müthiş sözcük. Ama bellek, beden yazısı,bedenime kayıtlı ve sınırlı, ne yazık ki,evrenin ve insanın tüm tarihini kapsayamayacak kadar sınırlı!

Unutmadan anımsanamaz denmiş. Belki yer açmak için bellekte. Unuttukça unutulur acısı yaşamanın ve unuttukça açılır insan yeni deneyimlere. Hatırlamamak çocuk belleğinin saflığına geri dönmek olmasa da, macera, keşif ve deneyimleme mümkün olabilir mi unutmadan? Tekrar tekrar yenilmek mümkün mü unutmadan?

Ama unutmak, kişiliğimizin de göstergesi değil mi? "Bana neyi unuttuğunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim! " Nesneleri ya da olayları değil, herkes kendini anımsıyorsa eğer,unutmak kendini red olmaz mı?Ya unutmamak, neyin kabulüdür kendinden ve kendine sığdırabildiğin o koca hiçlikten başka?

Hiçbir şeyi unutmak, unutturmak istememiştim ben. Herkes her şeyi hatırlamalı! Tıpkı o pankartlardaki gibi, " unutulmadı, unutulmayacak!"

"Herkes her şeyden sorumlu; en çok da ben!"dememiş miydi İvan Karamazov? Yeryüzünde bir bellek ya da vicdan olup dolanmaktan, bir lanet gibi gece uykularını kaçırtmaktan daha anlamlı ne olabilirdi bu hayatta? Adalet, varsa, olmalıysa, olsa daha iyi olacaksa, bellekte olmalı o zaman.

Hiçbir şeyi unutmak istememiştim ben. Kimse unutmasın istemiştim.

Hatırlıyorum.Hatırladıkça suskunlaşıyorum,sımsıkı yumuyorum ağzımı, dişlerim birbirine kenetleniyor, dilimi ısırıyorum,içim dibe iniyor iyice, hatırladıkça kımıldıyor içim, dibe doğru, çöküyor ,birikiyor, ağırlaşıyor, artık istesem bile açamayacak hale geliyorum ağzımı, açsam tek ses çıkmayacak biliyorum, kimse anlamayacak, kimse duymayacak sesimi, ben bile duymayacağım sesimi,ben bile duymayacağım kendi sesimi,başkasının sesiyle de çıksın istemiyorum ağzımdan laflar, susuyorum.Hatırlıyorum.

İyi ki unutuyoruz,yoksa yaşayamayız diyen kimdi? Nietzsche mi? Unuttuğu için mi bir atın boynunda buldu deliliği?

Unuttuğu için mi delirir insan, unutamadığı için mi? Bir daha asla geri dönemeyeceğiz; bir daha asla cennet bahçesine dönemeyeceğiz, masumiyete dönemeyeceğiz, Auschwitz öncesine, Hiroşima öncesine dönmeyeceğiz,Vietnam öncesine, Cezayir, Filistin, Irak öncesine dönemeyeceğiz...

Maraş öncesine, 1 Mayıs '77 öncesine, 12 Eylül öncesine, Sivas öncesine, "hayata dönüş operasyonu" öncesine dönmeyeceğiz!

Hepimize dışkı yedirilmemiş gibi, makadımıza cop sokulmamış gibi, kolumuzu iş makinesi koparmamış gibi yapamayız; kurşuna dizilmemişiz gibi, işkence görmemişiz gibi, gece baskınlarında götürülmüş ve bir daha geri dönmemişiz gibi yapamayız.

Çocukluğumuza tecavüz edilmemiş gibi, aşklarımız ve inançlarımız elimizden sökülüp alınmamış gibi, töre cinayetlerinde öldürülmemiş, bilmem kaç kez çığlık çığlığa uyanmamışız gibi duvara...unutamayız...televizyon karşısına geçip, sersem sersem gülüp oynayanları aynı şevk ve heyecanla seyredemeyiz hiçbir şey olmamış gibi...


Hiçbirimiz geri dönmemeliyiz! Unutmamalıyız!

Unutamayanlar intikamını almalı galiplerden, cellatlardan …Damarlarımızı açıp mı girmeliyiz onların o pek gösterişli ,nazik,korunaklı dünyalarına ve yüzlerine,o temiz şık giysilerine ,eldivenli ellerine mi sürmeliyiz belleklerimizden akan kanı ki alkışçıları ,seyircileri şaşırsın hiç olmazsa bu oyun niye bozuldu ,görgü kuralları niye böyle hiçe sayıldı diye?

Hatırladıkça susuyorum.Konuşursam unutmaktan korkuyorum.Sözcüklere döküldükçe anlamsızlaşacak,evrende yok olup gidecek her şey diye korkuyorum.İçimin boşalmasından korkuyorum.

Unutuyorum ama. İstemeden. Bedenim ihanet ediyor ve unutuyorum. Hatırlamaya çalıştıkça unutuyorum.Yaşadıkça unutuyorum.Pisliğin ve kötülüğün dibindeki aynalarda kendi yüzümü gördükçe unutuyorum. Unuttukça kendimi unutuyorum. Kendimden utanıyorum.Unutuyorum. Bilerek unutuyorum. Unutmak istiyorum. Hatırladıkça yüzümü kızartan, kendimi iyice aşağılamak için en ince ayrıntısına kadar hatırlamak için çabaladığım her şeyi unutmak istiyorum. Unuttuğumu ve unutmak istediğimi biliyorum.

Bellek de intihar eder çünkü. Dayanamaz. Ve o zaman, her bir parçası ince birer kıymık gibi, parça tesirli el bombası gibi,en kılcal damarlara kadar saplanır kalır.Belleğin ta kendisi olduğunda kişi ,ne unutmak vardır ne de unutmamak…Ve orada ,artık zaman yoktur ,ne unutacak ne hatırlayacaktır insan, orada “mutlak huzurlu”dur. Beden,yersizyurtsuz, tarihsiz bir coğrafya:yakılmış eller, örselenmiş kollar, dağlanmış cinsellik, kurşun doldurulmuş mide, hakarete uğramış yürek ve dışlanmış beyin. Belleksiz. İstiap haddini çoktan doldurmuş bakışlar, boşluğu görür her yerde …

Herkes alsın payını bu lanetten ve birer zombi gibi dolanıp dursun yeryüzünde o sonsuz ölümsüzlüğüyle boka batmış belleğinin!

Latife Tekin'in "Unutma Bahçesi" Kitabından aktarıldı. Sy 273,274,275,276

üyemiz duygu'ya teşekkürler
 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Karakutu Yazılar
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Karakutu Yazılar:
Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor!


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.72
Toplam Oy: 11


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Mona Lisa'ya koca bulundu
Mona Roza ile Sezai Karakoç aynı karede
Mona Roza bulundu! Sadece Karakutu açıklıyor!
Acıyor
Düşünürken Buldum Kayayı
Mike Oldfield: Tubular Bells
Sadece deli! Sadece şair!
Semih Gümüş: 'Ben sadece benim...'
Bu otel sadece ölmeye yatmak için
Karakutu Sartre: Hiçlik
Karakutu forum/ sartre: hiçlik
Karakutu'dan çağrı: Cehennem yoksa hep beraber Kapitalist olalım!

"Hiçbir Şeyi Unutmak İstememiştim Ben" | Hesap Aç/Yarat | 2 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

yazı baştan yanlış! (Puan: 1)
Gönderen: thy_check_in Tarih: 04.03.2006 Saat: 02:09
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
"Unuttuğu için mi delirir insan, unutamadığı için mi?" diye başlamış yazı; halbuki UNUTTUĞU'nun zıttı UNUTAMADIĞI değil UNUTMADIĞI'dır. İlle de UNUTAMADIĞI olacaksa soru cümlesinin ikinci kısmı, o halde UNUTTUĞU diye yazılmış olan ilk kısım UNUTABİLDİĞİ olmalıdır. Yani, yazı bu haliyle dilbilgisi açısından yanlış başlamıştır. Şu iki şekilden biri ile başlaması gerekir ki doğru bir başlangıç olmuş olsun: 1) Unuttuğu için mi delirir insan, unutmadığı için mi? 2) Unutabildiği için mi delirir insan, unutamadığı için mi?


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke