Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 144 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Ahmet Zeki Gayberi: İnkar etme! Öleceksin!
Tarih: 07.05.2005 Saat: 18:30 Gönderen: karakutu
 

Ölüm yoksa, varlık da yok! Sen de yoksun! Aşk da, ahlak da, hırs, adalet, merhamet, emek, sevgi de yok…
İnkarcılığın sonu iğrenç bir hiçlik…

Yakınında ölenler, kahpelikler, ayrılıklar bir kırbaç gibi, en acılı halinde bilincinde şaklar!

Yoga, Fheng şui, transantal meditasyon, diyetler, rejimler, anti agingler ve bir sürü göt-göbek eriticisi alet edavat…

İletişim-pazarlama ilahlarının pompaladığı hiçbir ‘ölümsüzlük projesi’ ve yeni din, ölüm korkusuna karşı bir savunma taktiği olamaz…




“Dünyanın en üstün harikası, etrafındaki insanların ölümlü olduklarını gördüğü halde kendisinin hiç ölmeyeceğine inanan insanoğludur.” Hint Destanı Mahabharata’da geçen bir diyalog bu. ‘Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için çalışmak’ mevzuu yani. Bütün insanlar, ta genlerinin her atomuna işlemiş bu bastırılmış ölüm korkusu ile yüzleşmemek için öyle ya da böyle mücadele eder. Ölüm korkusuyla yüzleşmek her babayiğidin harcı değildir.

Şiirler, romanlar, öyküler, efsaneler türetmiş insanoğlu, kimi ölümü kutsamış, kimi hayat ve aşk demiş, kimi ‘büyük sonu’ yok saymış. Doğu, erdemini Necip Fazıl gibi yansıtırken perdeye, Batı da ise her boka püsüre tapınan ‘edebiyat şaheseri’ Marquis de Sade çıkmış. (Bakmayın, ‘bok püsürü’ laf ola diye yazmadım. Kendisi, ciddi ciddi, bokuyla duvara yazdıklarını, meyve yedirdiği kızların bokunu nasıl kaşık kaşık mideye indirdiğini yazan ve milyonlar satan modern zamanların sado-mazohist kuramcısı olur.)

Ölümü inkar ettikçe, hayata yükleyeceğimiz anlamları, sevinçlerimizi, hüzünlerimizi de yitik zamanlarda, yanlış mekanlarda aramaya başlıyoruz. Psikiyatrların karşısında, ölümü dahi elinden almış zavallılarız artık. Çünkü sigorta şirketleri psikoterapi için para ödememeye başladığından beri, psikoloji de eczanelere çalışan bir bilim dalı oldu. İnsan yok, ruh yok, ahlak yok, merhamet yok, ilaç var sadece. Her genç kızın çantasında avuç avuç tükettiği-tükendiği ömür törpüsü ‘şekerleme’lerden var artık…

Irvin Yalom, ölümün, tüm nevrotik kaygıları tedavi ettiğini, ölüm kabullenildikçe insanlararası ilişkilerdeki reddedilme korkusunun silinip gittiğini ve insanların hayata başka perspektiflerden bakmaya başladığını belirterek, “Önemli olan, ölümü inkardan vazgeçecek kadar cesaretimizin olması ve endişelerimizi daha anlamlı amaçları olan hayatlar yaşamak için kullanıp kullanmayacağımızdır” der.

Ölüm yoksa, bil ki sen de yoksun! Aşk da yok, ahlak, hayat, hırs, adalet, merhamet, emek, insan, sevgi de yok… İnkarcılığın sonu iğrenç bir hiçlik…
Ölümü kutsamak değil muradım! Ama yok saymanın erdemsizliğine öfkeleniyorum. Lucretius ne diyordu o meşhur öğretisinde, “Ölümün olduğu yerde ben yokum. Benim olduğum yerde ölüm yok!” Korkularından, tedirginliklerinden uzak durmak için sığındığın bilinçaltın kurtaramaz ki seni bu korkudan. Yakınında ölenler, yitip gidenler, kahpelikler, ayrılıklar bir kırbaç gibi, en acılı halinde bilincinde şaklar!

Yoga, Fheng şui, transantal meditasyon, Atkins diyetleri, karbonhidrat-protein rejimleri, anti agingler ve bir sürü göt-göbek eriticisi alet edavat… İletişim-pazarlama ilahlarının pompaladığı hiçbir ‘ölümsüzlük projesi’ ve yeni din, pusuda bekleyen ölüm korkusuna karşı bir savunma taktiği olamaz…

İnkar da etmeyeceğiz, kutsamayacağız da ölümü… Doğum kadar doğaldır ölüm… Para kazanma ve kariyer hırsının manyaklaştırdığı bilinçlerimiz bu en normal hadiseyi, ya korkuların efendisi kabuslara, ya ritüellerin kurbanı ayinlere çeviriyor… Bir koltuk için en yakınındakini tepeleyen kariyer bağımlıları, ölümlülük fikrine yaşlanmadan kavuşursa, hırsına gem vurabilir ancak…

Ezenler, acımayanlar, yüreği kaskatı kesenler, plaza tanrıları, fanisiniz işte fani! İnsan fani olduğunu hatırladıkça, hayatın anlamını sorgulamaya, damarlarına merhamet akmaya başlar. Aşağıladığı, ezmeye çalıştığı insanın da kendisiyle aynı hayatın yoldaşı olduğunu düşünür, birliktelikler derinleşir…

Sadece ihtiyarlanınca hatırlanacak bir şey değildir ölüm…

O her zaman canlıdır…!
 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Ahmet Zeki Gayberi
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Ahmet Zeki Gayberi:
Aloo! Kes sesini!


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 5
Toplam Oy: 12


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Aloo! Kes sesini!
Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner
Ruh hastalarına ölüm tehlikesi
Herkesin bir derdi, değirmencinin de su derdi

"İnkar etme! Öleceksin!" | Hesap Aç/Yarat | 3 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: İnkar etme! Öleceksin! (Puan: 0)
Gönderen: Misafir Tarih: 07.05.2005 Saat: 23:26
Bütün mesele ölmeden ölebilmeyi başarmaktır. O zaman aslında o korkunç sonun başlangıcını kabullenebilir insan.



Re: İnkar etme! Öleceksin! (Puan: 1)
Gönderen: girgin Tarih: 09.05.2005 Saat: 22:42
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
korkuları dürenlerölümü öldürenler
rabbinin huzuruna peygamberleggelenler




Re: İnkar etme! Öleceksin! (Puan: 0)
Gönderen: Misafir Tarih: 11.05.2005 Saat: 16:08
kimölumu inkar edebilirki....
ölum sonrası ne olacak?


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke