Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 141 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Ahmet Zeki Gayberi: Ölüm tek özgürlüktür!
Tarih: 01.05.2005 Saat: 01:18 Gönderen: karakutu
 

Siz, psikiyatrların elinde pelteleşmiş ete dönen antidepresan manyakları!

İlaç bağımlısı ruhlarınızı, canlı cesede çevirdiğiniz yetmez mi?

Siz, intiharın kıyılarında gezen melankolik sakatlar!

Bu dünyadaki tek özgürlüğünüz olan ölümü kendi ellerinizle yok ettiğinizi anlamıyor musunuz?



Bir oyun yeri değil mi buralar, gurbette değil miyiz, bir hurma gölgesi değil mi hayat, sahi elmanın ilk ısırıldığı mekan sılamız değil miydi..? Bir oyun-oynaştır ömür, yalnızlığımız bile bu koca sahnenin provası ile geçmez mi? Seyircisiz ve rol ezberleri ile… Ama her zaman başroldedir ölüm!

Bir yakını ölünce insanın, hele de genç bir ölümse bu, “Bütün bir Doğu kültürünün dayanak noktası olan dünyanın geçiciliği, o nedenle de manasızlığı düşüncesi, bir değirmen taşı gibi üstünüze abanıyor” diyor H. Bülent Kahraman. Aslında abanan değirmen taşı, bir metafordan ziyade lönk! diye çöken, sırt çevrilen en katı gerçektir. Ölüm tek gerçek, tek özgürlük, aslında tek kurtuluş…

Tolstoy, tam onbeş senesini, ‘kafama dayadığım piştovun mermisiyle mi, boynuma bir ilmek geçirerek mi, yoksa kayalıklardan aşağı atlayarak mı ölsem’ diye düşünerek geçirmiş. Çünkü demiş, “Ben aydın olarak toplumun bir adım önünde isem, hayatın nihai gerçekliğinin ölüm olduğunun bilincinde isem, avam gibi ölümümü bekleyeceğime, yine bir adım önde ecelime kavuşayım”… Sonra, bilgiyi kabuslaştırmak yerine, hayatın bilgeliğine tutunmuş bir amcanın asude yaşantısına çarpılarak vazgeçmiş intihardan…

Gündüz Vassaf ise “Cehenneme Övgü”de, ölümün bu dünyada insanoğlunun tek özgürlüğü olduğunu söyler. Örneğin insan bir sınava girerse, iki ihtimalli sonucu vardır bunun; ya kazanacak ya kaybedecektir! İstediğiniz her örneğe teşmil edebilirsiniz bunu. Sonuçta birden fazla da olsa karşınıza çıkan olasılıklardır…

Mademki özgürlük, bilinmezliktir. Bir şey, ancak bilinmez ise gerçek anlamda özgürlüktür. O halde ölümden gayrı her şeyin ihtimallere çıkması, vaktinin bilinmezliği nedeniyle ölümü tek özgürlük haline getirmektedir. Bir tek, ne zaman öleceğimizi bilemeyiz. İhtimali, olasılığı, şıkları yoktur, şakaya gelmez ölüm! Bu dünyadaki her şeyin sonu öyle ya da böyle tahmin edilebildiğine göre, tek özgürlük kalıyor geriye o da; Ölüm!
Siz, psikiyatrların elinde pelteleşmiş ete dönen antidepresan manyakları! Bağımlıya dönüşmüş ruhlarınızı, ilaçlarla canlı cesede çevirdiğinizin farkında değil misiniz?

Siz, intiharın kıyılarında gezen melankolik sakatlar! Bu dünyadaki tek özgürlüğünüz olan ölümü kendi ellerinizle yok ettiğinizi anlamıyor musunuz?
Zamana and içen Tanrı’ya inat, özgürlüğünüzü, miladi takvimin ‘özel günleri’nden birine hapsetmiyor musunuz?
En fazla bir dostun günlüğünde, vaktin kelepçesine vurulup, iki damla gözyaşına kurban etmiyor musunuz?

Gencecik bedenler, taptaze ruhlar, kendi coğrafyalarında batan güneşle birlikte, tüm dünyanın da karanlığa gömdüğüne inanıyor. Her dem başka baharların geldiğini, bir yerlerde güneşin yeniden doğduğunu hatırlayacak kadar boş değil bellekleri… Teknolojik külfetin ağır makinalıları süzgece çevirmiş beyinlerini…

Aşkı kısa mesaj, özgürlüğü ‘düşük bel’ pantolon, ayrılık acısının tedavisini chat zanneden, varoluş sorunu ne bilmeyen, intikam diye yalnızca intiharı belleyen genç yüreklerin genç ölümleri…

Yediğiniz nanenin, kaç ciğeri köz ettiğini anlayın bari…..


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Ahmet Zeki Gayberi
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Ahmet Zeki Gayberi:
Aloo! Kes sesini!


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 4.51
Toplam Oy: 31


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Aloo! Kes sesini!
Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner
Ruh hastalarına ölüm tehlikesi
Herkesin bir derdi, değirmencinin de su derdi

"Ölüm tek özgürlüktür!" | Hesap Aç/Yarat | 4 yorum | Tartışma Ara
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Ölüm tek özgürlüktür! (Puan: 1)
Gönderen: aparat Tarih: 07.05.2005 Saat: 02:28
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
Bir çok ayette "başıboş bırakılacağınızı mı zannediyorsunuz" cümlesi geçer.

Özgürlüğün bilinmezik olduğunu kim söylemiş.Özgürlük ismet özelin tabiriyle "öz" ün gürleşmesidir.İnsanın özüne dönük çabalarının bir sonuca ermesidir.İnsan bu çabalarla özgürleşir ve varlık alanını genişletir.Bu bilinmezlik değil, bilinmezliğin peşinde koşan, onu bilmek için harekete geçen bir bilincin daimi bir surette çalışması, çaba göstermesiyle olur.Özgürlük bu şekilde cereyan eder.Fakat görülen o ki onu bir bilinmezliğe sürükleyerek ölüme bir anlam katmak kolaylığına kaçıyoruz.Bu ne kadar doğru onu sizin insafına bırakıyorum.

Ben ölümü özgürlük olarak değil sorulması gereken bir soru olarak görüyorum.Bu soruya verilmeye çalışılan her cevap muhakkak insanı bir adım daha özgürlüğe götürecektir.Onu bir varoluş problemi haline getirmenin yolu bu olmalıdır.Örneğini verdiğiniz insanları bu problemi çözmeye çalışacağını mı zannediyorsunuz.Güldürmeyin beni.



Re: Ölüm tek özgürlüktür! (Puan: 1)
Gönderen: ayselb Tarih: 27.02.2006 Saat: 22:01
(Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder)
"bu dünya hayatı yalnızca bir oyundan ibarettir... ankebut-64.ayet"


 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke