Karakutu
Karakutu.Com - Kültür Sanat
Ana sayfa
Galeri
Haberler
Karakutu Tv
Forum
Ekart
Ana Konular
Arşiv
Sanat Ajandası
Sinema
Müzik
Medya Rehberi
Sesli Kitap
Kitap Tahlili
Metin Listesi
Metin Hali
Üye Paneli
Üye Günlüğü
Özel Mesaj
Metin Gönderme
Tavsiye Edin
Künye
İletişim

Reklam


Google Arama



Arama



Online üyeler
Şu an sitemizde, 143 Üye Adayı ve 10 Üye bulunuyor.

Henüz Sitemize üye olmamışsınız, buraya tıklayarak ücretsiz üyemiz olabilirsiniz.

Reklam



Forum Son Başlıklar

 "Varlık her zamankinden de çok varolan'ın tehdidi altın
 Turuncu
 4 mıhlı çarmıh
 Bilim adamları gen avına çıkmışlar
 Söyle bana hangisi gerçek?
 Postmodern Çorba
 buğulu kuğunun akşam kadınında unuttuğu pirinç
 Gazoz Kapakları
 Gazete Kültürü
 İnci Dakikaları
 Nazi-Yahudi denklemi
 Savaşçı 1
 Bıraksana
 Erbuğ
 TİSVA
 Tanrı ve şeytan
 Tuvalet
 Kıyametin kopması zamana ve mekana mı bağlıdır?
 ...
 Hangi karakter olmak isterdiniz?

Karakutu.com-Kültür Sanat Forumu


Giriş Sayfanız Yapın
Favorilere Ekle!
İletişim Formu

Önemli Linkler
BBC Türkçe
İngilizce Dersler
DW-World Türkçe
VOA Türkçe
Google
Yahoo
Msn
Zoque
Resim Yükle

Karakutu - RSS - Alexa

Alexa - Karakutu internet gezgini

Site RSS
Forum RSS


Hilmi Yavuz: Felsefe terimleri üzerine (3)
Tarih: 13.04.2005 Saat: 22:48 Gönderen: karakutu
 

Felsefe terimleri üzerinde bir uzlaşımın, bir konsensüsün oluşamamış olması, Türkiye’de entelektüel hayata ilişkin, bana göre elbet, son derece önemli bir tesbitin altını çizmek anlamına geliyor:

Doğu ve Batı medeniyetleri arasında, bu medeniyet dairelerinden hangisine ‘mensup’ olduğumuz konusunda bir kararsızlığın, hâlâ (evet, hâlâ!) devam ediyor olduğunun altının çizilmesine...

Daha önceki yazılarımda da belirtmiştim: Peyami Safa’nın tesbiti doğrudur: Bilim ve Felsefe, bir Medeniyet meselesidir;- bir kültür (hars) meselesi değil! Hangi Medeniyete ‘mensup’ iseniz, Bilim ve Felsefeyi o Medeniyetin terimleriyle yapmak gerekir: Peyami, Batı medeniyeti dairesine girmiş bulunduğumuza göre, bu medeniyetin Bilim ve Felsefe terimlerini kullanmamız gerektiğini öne sürüyor, Bilim ve Felsefe terimlerinin Türkçeleştirilmesine karşı çıkıyordu.

Nurullah Ataç’ın da o kanıda olduğunu biliyoruz. Rıza Tevfik’in ise, Felsefe terimlerinin Arapça’larının kullanılmasından yana olduğunu da...



Galiba en doğrusu, entelektüel tarihimizin bize hem Doğulu hem de Batılı olmayı dayatan bir tarih olması dolayısıyla, her iki medeniyete eşzamanlı olarak ‘mensup’ oluşumuz gerçeğinden yola çıkarak, Bilim ve Felsefe alanlarında bu anlamda ‘sahih’ terimleme ölçütünü uygulamaktır.

Mesela, bir felsefe ve fizik terimi olarak ve salt Öztürkçe diye ‘özdek’in ‘madde’ yerine kullanılması kadar, yine salt Öztürkçe diye ‘eytişim’in ‘diyalektik’ yerine kullanılmasının doğru olmadığını düşünüyorum. Bir örnek vereyim: Bir felsefe terimi olarak ‘madde’yi ve ‘diyalektik’i kullanmak, ilkinin Arapça, ikincisinin de Grekçe kökenli oluşları dolayısıyla bir sakınca oluşturmak şöyle dursun, tam tersine, bana göre, tastamam, hem Doğu hem de Batı medeniyetini temellük edişimizdeki ‘sahih’liği gösterir.

Prof. Dr. Süleyman Hayri Bolay’ın, ‘Felsefe Doktrinleri ve Terimleri Sözlüğü’ (Genişletilmiş 9. baskı, Akçağ Yayınları), üzerinde belirli ölçüde uzlaşılmış Türkçe felsefe terimlerini büyük ölçekte yer vermekle birlikte, az da olsa gerek Grekçe ve Latince gerekse Arapça kökenli terimleri Sözlük’üne madde başı olarak almakta bir sakınca görmüyor; -mesela ‘akıl’ yerine ‘us’u madde başı olarak tercih etmediği gibi, yine mesela, ‘inak’ı ‘dogma’ yerine madde başı yapmıyor, ki bu, iki medeniyetin eşzamanlı olarak temellük edildiğini gösteren en sahih işarettir.

Prof. Bolay’ın ‘Sözlük’ünün, adının ‘Felsefe Doktrinleri ve Terimleri Sözlüğü’ olmasına bakarak salt Felsefe ile ilgili bir sözlük olmadığını belirtmek gerekiyor. Sözlük, felsefenin yanısıra Mantık, Psikanaliz, Sosyoloji ve İslami bilimlerin alanına giren kavramları da içeriyor.

Asıl önemlisi, Prof. Bolay’ın ‘Dokuzuncu Baskıya Dair’ başlıklı önsöz’ünde de dile getirdiği gibi, Sözlük’ün bu basımının ‘Osmanlı düşünce hayatının kavramlarına da yer vermeye başla[mış] ‘olmasıdır. Osmanlı’nın bir düşünce hayatından yoksun olduğunu öne süren budala ve cahil okuryazara ibret teşkil edecek şu açıklama Prof. Bolay’dan geliyor: ‘Biz felsefeyi sadece Batı’da var sandığımız ve sadece Batı felsefesine endekslendiğimiz için, onların kavramlarını tercüme edip onları öğreniyoruz. Artık felsefe bölümlerinde öğrenciler [artık][...]

Türk düşünce hayatıyla ilgili bilgi istiyorlar[...]: Bizde bazı Batı hayranı felsefeciler, Batı felsefesinin dışındaki düşüncelere hayat hakkı tanımamayı felsefe adına felsefe saymaktadırlar.

Halbuki Batılılar her medeniyetin bir dili, bir kavramlar hazinesi ve kendine göre felsefesi, düşünce sistemi, inancı ve ahlakı vardır diye düşünüp, onları tetkik edip yararlanarak yeni felsefeler ortaya atmak için de devasa sözlükler ve araştırma eserleri ortaya koyuyorlar: [...] Biz ise yüz elli senedir, kendimize Batı’dan kök arıyoruz. Halbuki herkes gibi, önce kendimizi tanımalıyız ve bilgi birikimimizle hesaplaşmalıyız.’ Prof. Bolay, Sabahattin Eyüboğlu’nun bir sözünü de aktarıyor: ‘Türk düşüncesinin Avrupalı olmasını istiyorsak, onu kendi geçmişimizle beslemeliyiz.’

‘Felsefe Doktrinleri ve Terimleri Sözlüğü’, içeriği bakımından ne kadar yetkin bir sözlükse, dizgi hatalarının varlığı, sözlüğün sunumunu o kertede rahatsız edici kılıyor. Dizgi hataları, özellikle terimlerin yabancı dillerde verilen karşılıklarında çok yoğun bir biçimde ortaya çıkıyor.

Umulur ki, Sözlük’ün onuncu basımında bu yanlışlar giderilir. Prof. Süleyman Hayri Bolay’a, ‘Felsefe Doktrinleri ve Terimleri Sözlüğü’nün, Türk tefekkür hayatına katkıları dolayısıyla, teşekkür borçluyuz.




Zaman
13.04.2005
 


 
İlgili Bağlantılar
· Daha fazla Makale
· Haber gönderen karakutu


En çok okunan haber: Makale:
Bir Fabl Olarak Fare ile Kedi Hikâyesinin Arkasındaki Mesaj


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 3
Toplam Oy: 1


Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü


Seçenekler

blink it

tag on del.icio.us

digg this

Wi Live

furl it

reddit this

search technorati

Save to YahooMyWeb 
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa

 
Bu Haberi Arkadaşına Gönder Bu Haberi Arkadaşına Gönder




 ADnet Reklamları

Siz de reklam verin »


İlgili Haberler

Bir Toplum Mimarı Olarak Yahya Kemal
Bir İmparatorluğun Sonu
Kasırgalar yerine, hafif bir meltem biraz da...
Bir Fabl Olarak Fare ile Kedi Hikâyesinin Arkasındaki Mesaj
Kalkınma yöntemi olarak sosyalizm
‘Muhafazakâr sinema yazarı’ tam olarak ne demektir?
Dağ fareyi doğurmak üzere
Coca Cola Ve Fare
Dünya Klasikleri ile aranız nasıl?
Selim İleri: Bu şehirde Edip Cansever'le...
İsrail ablukasını ‘Onur’la deldiler
Kara Kedi
Aynı evin kedileri
Obez kediler
Büyükanıt: Örgütün arkasındakilere bakın
Keskin bir mesaj....
Hasan Cihat Örter'den mesaj var

"Felsefe terimleri üzerine (3)" | Hesap Aç/Yarat | 0 yorum
Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden karakutu.com sorumlu tutulamaz.

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun
 




 

Karakutu.Com - Karakutu.tv - KaraSozluk.Com - MustafaYuce.Com
 


 Karakutu.com Sitemap RSS - Sadece Başlıklar RSS - ÖzetliAdd to Google

PHP-Nuke